Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.
مَا نُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ اِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُوا اِذًا مُنْظَرِينَ
mā nunezzilu l-melāikete illā bi l-Haḳḳi ve mā kānū iƶen munZerīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz melekleri, ancak hak ve gerçek olarak indiririz, indiririz ama o vakit de mühlet vermeyiz, göz açtırmayız kâfirlere.
Abdulkadir Gölpınarlı
Biz melekleri, ancak hak ve gerçek olarak indiririz, indiririz ama o vakit de mühlet vermeyiz, göz açtırmayız kâfirlere.
Adem Uğur
Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez.
Ahmed Hulusi
Biz melekleri bil-Hak (Hak olarak) inzal ederiz. . . O vakit de onlara zaten göz açtırılmaz!
Ahmet Tekin
Biz melekleri, ancak hakkın icrası göreviyle, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak indiririz. O zaman onlara göz açtırılmaz, mühlet de verilmez.
Ahmet Varol
Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Ali Bulaç
Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Ali Fikri Yavuz
Biz, o melekleri, ancak hikmet üzere indiririz ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) göz açtırılmaz.
Ali Rıza Safa
Melekleri, ancak gerçek olarak indiririz. Zaten o zaman, onlara göz açtırılmaz.
Bayraktar Bayraklı
Biz melekleri ancak bir amaç için indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez.
Bekir Sadak
Biz melekleri ancak gerekince inidiririz. O takdirde de ceza gorecekler asla geri birakilmazlar.
Celal Yıldırım
Melekleri ancak hak'ka dayalı bir hikmet) ile indiririz ve o zaman da (inkarcılara) mühlet verilmez, göz açtırılmaz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz melekleri ancak açık gerçekle indiririz, o zaman da onlara artık süre tanınmaz.
Diyanet İşleri
Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.
Diyanet İşleri (eski)
Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.
Diyanet Vakfi
Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz, o melekleri ancak hak ile indiririz ve o zaman, onlara göz açtırılmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz o Melaikeyi ancak hakkile indiririz ve o vakıt onlara göz açtırılmaz
Erhan Aktaş
Biz, melekleri ancak Hakk ile indiririz. O zaman da işleri bitirilmiş olur.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Biz, melekleri ancak Hakk ile indiririz. O zaman da işleri bitirilmiş olur.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Biz, melekleri ancak Hakk ile indiririz. O zaman da işleri bitirilmiş olur.
Fizilal-il Kuran
Oysa biz melekleri ancak gerektiğinde indiririz, o zaman da onlara artık mühlet tanınmaz.»
Gültekin Onan
Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Hamdi Döndüren
Biz melekleri ancak gerçekle indiririz. O zaman da kendilerine göz açtırılmaz.
Hasan Basri Çantay
Biz o melekleri hak (kın, hikmet ve kaderin bir iktizası) olmadan indirmeyiz. O zaman da kendilerine (ne) mühlet, (ne aman) verilmez.
Hasib Asutay
Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da kendilerine mühlet verilmez.
Hayrat Neşriyat
(Hâlbuki) melekleri (onların üzerine) ancak hak (ettikleri azâb) ile indiririz ve o vakit(o kâfirler kendilerine) mühlet verilmiş kimseler de olmazlar.
İbni Kesir
Biz, melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da kendilerine mühlet verilmez.
Mehmet Okuyan
Biz, melekleri ancak ve ancak bir amaç ile indiririz. O zaman da onlara zaman tanınmaz.
Muhammed Esed
(Oysa,) Biz melekleri ancak hakk(ın iktizası) olarak indiririz; ve o zaman da artık (ilahi mesajı reddetmeleri yüzünden cezayı hak edenler) asla geri bırakılmazlar!
Mustafa İslamoğlu
Biz, melekleri ancak ve ancak hakikatin gerçekleşmesi için indiririz; eğer (dedikleri olsaydı), o zaman da onlar için asla erteleme olmazdı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Biz melekleri ancak hak ile indiririz ve o zaman (münkirlerin) kendilerine bir mühlet verilmiş olmazlar.
Ömer Öngüt
Biz melekleri ancak hak ile indiririz. İşte o zaman onlara mühlet verilmez.
Suat Yıldırım
Biz o melekleri ancak hikmet gereğince göndeririz. Ama o zaman da, kendilerine hiç mühlet verilmez, derhal işleri bitirilir, mahvolup giderler.
Süleyman Ateş
Biz, melekleri ancak hak ile (hikmet gereğince) indiririz, o zaman da kendilerine asla göz açtırılmaz, (derhal işleri bitirilir, mahvolup giderler).
Süleymaniye Vakfı
(Halbuki) Biz melekleri sadece gerçek bir görevle indiririz. O zaman da onlara süre tanınmaz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz melekleri sadece gerçek bir iş sebebiyle göndeririz. Gönderdikten sonra da onlara artık süre tanınmaz.
Şaban Piriş
Melekleri haksız yere indirmeyiz, indirince de onlara süre verilmez.
Tefhim-ul Kuran
Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.
Ümit Şimşek
Oysa melekler ancak hak ile inerler; o zaman da kendilerine göz açtırılmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz o melekleri ancak ve ancak hak üzere, hak bir yolla indiririz. Ve o zaman inkarcılara göz açtırılmaz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz mələkləri ancaq haqqı bərqərar etmək üçün endiririk. O zaman kafirlərə möhlət verilməz.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Allah onların cavabında buyurdu:) ″Biz mələkləri yalnız haqq olaraq (peyğəmbərlərə vəhy gətirmək, kafirlərə əzab vermək üçün) endiririk. O zaman onlara (kafirlərə) heç bir möhlət verilməz!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir senden aber die Engel nur mit der endgültigen Meldung der unwiderlegbaren Wahrheit herab, der die vernichtende Strafe unverzüglich folgt.
Almanca — Der Edle Quran
Wir senden die Engel nur mit der Wahrheit hinab. Dann wird ihnen kein Aufschub gewährt.
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, Wir senden keine Engel hinab, außer aus triftigem Grunde, und dann wird ihnen kein Aufschub gewährt.
Almanca — Muhammad Zaidan
WIR lassen die Engel nicht herabsteigen, es sei denn in Gesetzmäßigkeit . Und dann wird ihnen keine Zeit mehr gewährt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They do not realize that We do not send down the angels to satisfy a curiosity. We only send them down for a valid reason and a just cause -to execute Allah's decrees-, and if We do send them down, the infidels shall be annihilated on the spot and no hope shall there be for respite.
Abdul Haleem
But We send down the angels only to bring justice and then these people will not be reprieved.
Abdullah Yusuf Ali
We send not the angels down except for just cause: if they came (to the ungodly), behold! no respite would they have!
Abul A'la Maududi
We do not send down the angels (in frivolity); and when We do send them down, We do so with Truth; then people are granted no respite.
Aisha Bewley
The angels only descend with the truth and then they would be granted no reprieve.
Al-Hilali & Khan
We send not the angels down except with the truth (i.e. for torment), and in that case, they (the disbelievers) would have no respite!
Ali Quli Qarai
We do not send down the angels except with due reason, and then they will not be granted any respite.
Amatul Rahman Omar
We send no angels until (the punishment becomes) rightly due and (when once We do send them) these (disbelievers) will not be the respited ones.
Arthur John Arberry
We send not down the angels, save with truth;
Bijan Moeinian
I (God) do not send the Angles for the entertainment of people. When I send my Angles down to establish My Will, there will be no time for you silly people to repent.
E. Henry Palmer
We sent not down the angels save by right nor even then would these be respited.
Edip-Layth
We do not send down the controllers except with truth, and then they would have no more respite.
George Sale
Answer, we send not down the angels, unless on a just occasion; nor should they be then respited any longer.
Hamid S. Aziz
We sent not down the angels save as a Fact (for a just or right cause, effect or reason); but then (if We did) they would have no respite.
Mahmoud Ghali
In no way do We send down the Angels except with the Truth; and lo, in no way would they (The disbelievers) be respited.
Marmaduke Pickthall
We send not down the angels save with the Fact, and in that case (the disbelievers) would not be tolerated.
Mohamed Ahmed - Samira
But then We never send the angels down save with the purpose (of enforcing their doom), after which they will not be given more respite.
Muhammad Asad
[Yet] We never send down angels otherwise than in accordance with the [demands of] truth; and [were the angels to appear now, ] lo! they [who reject this divine writ] would have no further respite!
Mustafa Khattab
We do not send the angels down except for a just cause, and then ˹the end of˺ the disbelievers will not be delayed.
Progressive Muslims
We do not send down the Angels except with truth, and then they would have no more delay.
Sahih International
We do not send down the angels except with truth; and the disbelievers would not then be reprieved.
Sam Gerrans
We send down the angels only with justice, and then are they not granted respite.
Shabbir Ahmed
We do not send down the angels except when the period of respite is over. And in that case the rejecters get no further reprieve.
Syed Vickar Ahamed
We do not send down the angels except with truth (for a valid cause): If they came (to the ungodly), look! No chance will they (the disbeliveers) have!
Taqi Usmani
We do not send down the angels except with truth, and then they shall be given no respite.
The Monotheist Group
Wedo not send down the angels except with the truth, and then they would have no more delay.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous ne faisons descendre les Anges quʹavec la vérité; et alors, il ne leur sera pas accordé de répit (à ces impies).
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Em firîşteyan her bi heqî dişînin, (eger me firîşte bişandana) wê çaxê ji bo wan muhlet nedihate dayîn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij zenden de engelen slechts met de waarheid neer. Dan wordt hun geen uitstel meer verleend.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Antwoord: Wij zenden geene engelen neder, dan bij eene voegzame gelegenheid. Dan zullen de ongeloovigen niet meer worden uitgesteld.
Hollandaca — Siregar
Wij sturen de Engelen niet, behalve met de Waarheid. En zij zouden dan geen uitstel (van hun bestraffing) hebben gekregen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Не низводим Мы ангелов, кроме как только с истиной [с наказанием для тех, кого Мы желаем погубить], и тогда [когда сойдут ангелы] не будет дана им отсрочка.
Rusça — Osmanov
[Но] Мы ниспосылаем ангелов только с истиной, и уж тогда никому не будет дано отсрочки.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi sänder inte änglarna annat än med den slutliga Sanningen, och (tvivlarna) får då ingen (ytterligare) frist.