Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.
كَذٰلِكَ نَسْلُكُهُ فِي قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ
ke ƶālike neslukuhu fī ḳulūbi l-mucrimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz böylece, Kur'ân'ı, yüreklerine kadar sokarız da.
Abdulkadir Gölpınarlı
Biz böylece, Kurʼânʼı, yüreklerine kadar sokarız da.
Adem Uğur
İşte böylece biz onu, (inkârcılığı) suçluların kalplerine sokarız.
Ahmed Hulusi
İşte Onu suçluların kalplerinde böylece ilerletiriz.
Ahmet Tekin
Alayı, inkârı, yalanlamayı, hidayeti, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların, günahkârların akıllarına, kalplerine soktuğumuz gibi onun, Kur’ân’ın günahkârların kafalarında, kalplerinde yankı bulmadan geçip gitmesine de biz yol açarız.
Ahmet Varol
İşte onu suçluların kalplerine böyle sokarız.
Ali Bulaç
Böylece biz onu (alayı), suçlu günahkarların kalblerine sokarız.
Ali Fikri Yavuz
Biz, o küfrü (istihzâyı) mücrimlerin kalblerine işte böyle geçiririz.
Ali Rıza Safa
İşte böylece, Onu, suçluların yüreklerine sokarız.
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz de o alayı suçluların kalplerine sokarız.
Bekir Sadak
(12-13) Ayni sekilde biz de Kitap'i suclularin kalblerine sokariz, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden oncekilerin ugradiklari meydandadir.
Celal Yıldırım
Bunun gibi onu (sapıklık, inkâr, alay ve şirki) suçlu günahkârların kalblerine sokarız (öncekilerin kalblerine soktuğumuz gibi).
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(12-13) İşte onu (Kur’an’ı) inkârcıların kalplerine, inanmadıkları halde böyle yerleştiririz. Nitekim daha öncekilere de bu ilâhî kanun uygulanmıştır.
Diyanet İşleri
Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.
Diyanet İşleri (eski)
(12-13) Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.
Diyanet Vakfi
İşte böylece biz onu, (inkârcılığı) suçluların kalplerine sokarız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz böylece suçluların kalplerine sokarız onu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz ona mücrimlerin kalblerinde böyle bir süluk veririz
Erhan Aktaş
Böylece onu mücrimlerin kalplerine sokarız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Böylece onu mücrimlerin kalplerine sokarız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Böylece onu suçluların kalplerine sokarız.
Fizilal-il Kuran
Biz böylece peygamberleri alaya alma huyunu günahkârların kalplerine aşılarız.
Gültekin Onan
Böylece biz onu (alayı), suçlu günahkarların kalplerine sokarız.
Hamdi Döndüren
İşte Biz onu (inkârcılığı), suç işleyenlerin kalplerine böyle sokarız.
Hasan Basri Çantay
Biz böylece o (istihzayi) günahkarların kalblerine sokarız.
Hasib Asutay
Böylece biz onu (alayı), suçluların kalplerine sokarız.
Hayrat Neşriyat
İşte böylece onu (o alayı, bir azâb olarak) günahkârların kalblerine sokarız.
İbni Kesir
Biz, böylece onu suçluların kalbine sokarız.
Mehmet Okuyan
İşte böylece biz onu (alaycılığı) suçluların kalplerine sokarız.
Muhammed Esed
Biz (mesajımızdan yana) bu (alaycı tutumu), işte böylece, o günaha gömülüp gitmiş kimselerin yüreklerine sokarız,
Mustafa İslamoğlu
Biz (vahyin, etki etmeden) günahkarların yüreklerinden geçip gitmesini işte böyle sağlarız;
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte böylece onu (o istihzâyı) günahkâr olanların kalplerine sokarız.
Ömer Öngüt
İşte böylece biz onu (inkârı) suçluların kalplerine sokarız.
Suat Yıldırım
(12-13) Biz böylece o inkâr ve alayı suçluların kalplerine sokarız. Geçmiş ümmetlerin başlarına gelen felaketler ibret teşkil ettiği halde yine de onlar iman etmezler.
Süleyman Ateş
İşte biz o(Tanrı Zikri)ni suçluların kalblerine böyle sokarız.
Süleymaniye Vakfı
Onu (o zikrin gerçek olduğunu) suçluların kalplerine işte böyle işleriz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hep böyle olur. Onu (Zikri) suçluların kalplerine işleriz.
Şaban Piriş
İşte biz onu suçluların kalplerine sokarız.
Tefhim-ul Kuran
Böylece biz onu (alayı), suçlu günahkârların kalblerine sokarız.
Ümit Şimşek
Alaycılığı o mücrimlerin kalplerine Biz böyle yerleştiririz.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz ona, günaha batmışların gönüllerinde böyle bir yol veririz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Beləcə, Biz küfrü günahkarların qəlbinə yeridirik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Əvvəlki ümmətlər barəsində etdiyimiz kimi) Biz onu (küfrü, istehzanı) günahkarların (sənin qövmündən olan müşriklərin) ürəklərinə belə yeridirik!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
So setzen Wir den Unglauben in den Herzen der Frevler ihren Absichten entsprechend fest.
Almanca — Der Edle Quran
So lassen Wir ihn in die Herzen der Übeltäter einziehen.
Almanca — M. A. Rassoul
So lassen Wir diese (Spottlust) in die Herzen der Sünder einziehen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Solcherart lassen WIR es in die Herzen der schwer Verfehlenden eindringen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Thus do We picture him in the minds and hearts of the sinful who grow daily more and more wicked.
Abdul Haleem
in this way We make the message slip through the hearts of evildoers.
Abdullah Yusuf Ali
Even so do we let it creep into the hearts of the sinners -
Abul A'la Maududi
Even so We make a way for it (that is, the Admonition) in the hearts of the culprits (like a hot rod);
Aisha Bewley
In that way We insert it into the evildoers’ hearts.
Al-Hilali & Khan
Thus do We let it (polytheism and disbelief) enter the hearts of the Mujrimûn [criminals, polytheists and pagans (because of their mocking at the Messengers)].
Ali Quli Qarai
That is how We let it pass through the hearts of the guilty:
Amatul Rahman Omar
(Just as We made this a habit with the peoples gone by, ) so do We cause this (tendency of scornful treatment) enter the minds of these people who sever their ties (with God).
Arthur John Arberry
even so We cause it to enter into the hearts of the sinners --
Bijan Moeinian
With their words, these prophets tried to touch their minds.
E. Henry Palmer
Such conduct also will we put into the hearts of the sinners.
Edip-Layth
We thus let it sneak into the hearts of the criminals.
George Sale
In the same manner will we put it into the hearts of the wicked Meccans to scoff at their prophet:
Hamid S. Aziz
Even so do We let it traverse the heart of the guilty.
Mahmoud Ghali
Thus We insert it (Disbelief) into the hearts of the criminals.
Marmaduke Pickthall
Thus do We make it traverse the hearts of the guilty:
Mohamed Ahmed - Samira
We place in the hearts of sinners (disbelief).
Muhammad Asad
Even so do We [now] cause this [scorn of Our message] to pervade the hearts of those who are lost in sin,
Mustafa Khattab
This is how We allow disbelief ˹to steep˺ into the hearts of the wicked.
Progressive Muslims
It is such that We let it seep into the hearts of the criminals.
Sahih International
Thus do We insert denial into the hearts of the criminals.
Sam Gerrans
Thus do We insert it in the hearts of the lawbreakers:
Shabbir Ahmed
Our Law turns the psyche of the guilty such that they ridicule reform since they are used to thriving on the fruit of others' toil.
Syed Vickar Ahamed
But, We let it (evil) come into the hearts of the guilty,
Taqi Usmani
Likewise, We make it (i.e. disbelief) enter into the hearts of the sinners,
The Monotheist Group
It is such that We let it seep into the hearts of the criminals.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Cʹest ainsi que Nous faisons pénétrer (la mécréance) dans les cœurs des coupables.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ha wisa, em batilî dixin dilên gunehkaran.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zo laten Wij dat in de harten van de boosdoeners gaan.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Evenzoo zullen wij de harten der zondige bewoners van Mekka er toe brengen, hunnen profeet te bespotten.
Hollandaca — Siregar
Op deze wijze doen wij het (ongeloof) in de harten van de misdadigers binnengaan.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Так [как Мы ввели неверие в сердца тех, кто насмехался над прежними пророками] Мы вкладываем это [неверие] в сердца бунтарей [многобожников]!
Rusça — Osmanov
[Подобно тому] как [вводили неверие в сердца прежних народов], Мы вводим так же его в сердца [мекканских] грешников.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och (samma motstånd mot förkunnelsen) låter Vi genomsyra dessa obotfärdiga syndares hjärtan.