Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).

وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِنْدَ اللّٰهِ مَكْرُهُمْ وَاِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ

ve ḳad mekerū mekrahum ve ǐnde (a)llahi mekruhum ve in kāne mekruhum li tezūle minhu l-cibālu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَدْve ḳadve kuşkusuz
2مَكَرُواmekerūم ك رAldatmak, hile veya dolambaçlı yol kullanmak, kaçamak yapmak veya sakınmak, komplo kurmak, kurnazlık veya hüner kullanmak, politika izlemek, strateji uygulamak.onlar kurdular
3مَكْرَهُمْmekrahumم ك رAldatmak, hile veya dolambaçlı yol kullanmak, kaçamak yapmak veya sakınmak, komplo kurmak, kurnazlık veya hüner kullanmak, politika izlemek, strateji uygulamak.tuzaklarını
4وَعِنْدَve ǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.oysa yanındadır
5اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
6مَكْرُهُمْmekruhumم ك رAldatmak, hile veya dolambaçlı yol kullanmak, kaçamak yapmak veya sakınmak, komplo kurmak, kurnazlık veya hüner kullanmak, politika izlemek, strateji uygulamak.onların tuzakları
7وَاِنْve ineğer
8كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolsa bile
9مَكْرُهُمْmekruhumم ك رAldatmak, hile veya dolambaçlı yol kullanmak, kaçamak yapmak veya sakınmak, komplo kurmak, kurnazlık veya hüner kullanmak, politika izlemek, strateji uygulamak.tuzakları
10لِتَزُولَli tezūleز ا لyerinden kaldıracak
11مِنْهُminhu
12الْجِبَالُl-cibāluج ب لDağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmakdağları

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Düzenlerini yaptılar, düzdükleri hîlelerin cezâsıysa Allah katında, hattâ hîlelerinden dağlar bile yerinden oynasa.

Abdulkadir Gölpınarlı

Düzenlerini yaptılar, düzdükleri hîlelerin cezâsıysa Allah katında, hattâ hîlelerinden dağlar bile yerinden oynasa.

Adem Uğur

Hilelerinin cezası Allah katında (malum) iken, onlar, tuzaklarını kurmuşlardı. Halbuki onların hileleriyle dağlar yerinden gidecek değildi!

Ahmed Hulusi

Gerçekten onlar, mekrlerini yaptılar; onların mekrleri Allah indindedir (karşılığından kurtulamazlar)! Onların mekrleri (hileleri), dağları yerinden oynatacak kadar olsa (neye yarar)!

Ahmet Tekin

Hilelerinin cezası Allah katında belli iken, onlar sinsice hileler, İslâm’ın yükselişini önleme, müslümanların ilerlemesini engelleme planları yapmışlar, tuzaklar kurmuşlardı. Onların sinsi planlarıyla dağlar yerinden gidecek değildi.

Ahmet Varol

Onlar tuzaklarını kurdular. Oysa onların tuzakları Allah katındadır. İsterse onların tuzakları dağları yerinden oynatacak olsun.

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, onlar hileli düzenler kurdular. Oysa onların düzenleri, dağları yerlerinden oynatacak da olsa, Allah katında onlara hazırlanmış düzen (kötü bir karşılık) vardır.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten onlar, (İslâma karşı) hile ve tuzaklarını kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azap var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun.

Ali Rıza Safa

Oysa sinsi düzenler tasarladılar. Tasarladıkları düzenler de Allah'ın bilgisi içindedir. Düzenleri, dağları yerinden oynatacak ölçüde olsa bile.

Bayraktar Bayraklı

Kafirler tuzaklarını kurdular. Onların tuzakları sebebiyle dağlar yerinden oynayacak nitelikte olsa bile, tuzakları Allah'ın katındadır.

Bekir Sadak

suphesiz onlar duzenlerini kurdular; oysa daglari yerinden oynatacak olsa bile, bu duzenleri hep Allah'in elindeydi.

Celal Yıldırım

Onlar kurmak istedikleri tuzağı kurdular; hile ve tuzaklarıyla dağlar bile yerinden oynasa, Allah yanında da onların tuzağına karşı tuzak var.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Tuzaklarını Allah bilip dururken onlar tuzaklarını kurmaya devam ettiler. Oysa onların tuzaklarıyla dağlar yıkılıp yok olacak değildi!

Diyanet İşleri

Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).

Diyanet İşleri (eski)

Şüphesiz onlar düzenlerini kurdular; oysa dağları yerinden oynatacak olsa bile, bu düzenleri hep Allah'ın elindeydi.

Diyanet Vakfi

Hilelerinin cezası Allah katında (malum) iken, onlar, tuzaklarını kurmuşlardı. Halbuki onların hileleriyle dağlar yerinden gidecek değildi!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gerçekten onlar çeşitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azab var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçekten onlar, tuzaklarını kurdular; Allah katında da onlara tuzak var; isterse onların tuzakları dağları yerinden oynatacak olsun!

Elmalılı Hamdi Yazır

Filhakıka onlar mekirlerini yaptılar, Allah ındinde de onlara mekir var, isterse onların mekirleri dağları yerinden oynatacak olsun

Erhan Aktaş

Onlar, her türlü planı yapmışlardı. Oysaki dağları yerinden oynatacak derecede güçlü olduğunu sandıkları planları Allah'ın denetimi altındadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, her türlü planı yapmışlardı. Oysaki dağları yerinden oynatacak derecede güçlü olduğunu sandıkları planları Allah'ın denetimi altındadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, her türlü planı yapmışlardı. Dağları yerinden oynatacak derecede güçlü olduğunu sandıkları planlarını Allah boşa çıkarmıştı.

Fizilal-il Kuran

Onlar kuracakları tuzağı kurdular. Fakat tuzakları dağları yerlerinden oynatabilecek nitelikte olsa bile, Allah'ın denetimi altındadır.

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, onlar hileli düzenler kurdular. Oysa onların düzenleri, dağları yerlerinden oynatacak da olsa, Tanrı katında onlara hazırlanmış düzen (kötü bir karşılık) vardır.

Hamdi Döndüren

Onlar tuzaklarını kurdular. Oysa dağları yerinden oynatacak güçte tuzaklar olsa bile, onların tuzakları Allah’ın yanındadır!

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, onlar (peygamberlere karşı) bir takım tuzaklar kurmuşlardı. Halbuki onların tuzaklarından dağlar yerinden oynayıb gitmiş olsa bile Allah katında onlara aid (nice nice) cezalar vardır.

Hasib Asutay

Onlar gerçekten (peygambere karşı) tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, onların tuzakları Allah katındadır. (16) (16. Nihayet onların hileleri de Allah'ın iznine bağlıdır. O'nun iradesi olmadıkça hiçbir hile sonuç vermez.)

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki (onlar her türlü) tuzaklarıyla, gerçekten tuzak kurdular; Allah katında da tuzakları (beklemedikleri cezâları) var. Artık, isterse tuzakları dağları yerinden yok edecek olsun!

İbni Kesir

Gerçekten onlar, düzenlerini kurmuşlardı. Halbuki dağları oynatacak güçte olsa bile, onların bu düzenleri hep Allah'ın elindeydi.

Mehmet Okuyan

Dağları yerlerinden edeceğini sandıkları tuzakları Allah katında (bilinmekte)yken onlar tuzak kurmuşlardı.

Muhammed Esed

(Hal böyleyken,) onlar yine de, çürük ve asılsız tasarımlara dayanan oyunlarını oynamaya devam etmekteler; oysa, onların bütün oyunları, bütün düzenleri Allah'ın bilgisi içindedir. (Kafirler hakikat karşısında asla başarıya ulaşamazlar) velev ki bu oyunları dağları yerinden oynatacak kadar (yetkince kurgulanmış veyahut güçlü kuvvetli) olsun.

Mustafa İslamoğlu

Ama onlar hilelerini sürdürdüler; isterse onlar hileleri dağları yerinden oynatmayı vaad etsin; yine de hileleri bütünüyle Allah'a ayandır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve muhakkak ki, (onlar) hileleriyle hilede bulundular ve onların hilesi, Allah katında (malum)dur. Ve onların hilesi, ondan dağlar zail olacak bir (kuvvette) değildir.

Ömer Öngüt

Gerçekten onlar kurmak istedikleri tuzağı kurmuşlardı. Oysa tuzakları dağları yerinden oynatacak (cinsten) olsa bile, onların tuzakları Allah'ın katında idi.

Suat Yıldırım

Onlar tuzaklar kurdular, ama Allah nezdinde de onlara tuzak var, isterse onların tuzakları dağları yerinden oynatacak olsun!

Süleyman Ateş

Onlar tuzaklarını kurdular. Oysa tuzakları dağları yerinden kaldıracak (cinsten) olsa bile onların tuzakları, Allah'ın yanındaydı (Allah onların tuzaklarını bozar, cezalarını verirdi).

Süleymaniye Vakfı

Onlar planlarını kurdular ama planları Allah'ın gözlemi altındadır. Kurdukları planlar isterse dağların yerinden oynaması için olsun.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, kurdukları oyunlarını oynadılar. Oyunları, Allah'ın denetimindedir; isterse oyunları dağları yerlerinden kaldırmak için olsun.

Şaban Piriş

Onlar tuzaklar kurmuşlardı; oysa dağları yerinden oynatacak olsa bile, bu tuzakları hep Allah'ın elindeydi.

Tefhim-ul Kuran

Gerçek şu ki, onlar hileli düzenler kurdular. Oysa onların düzenleri, dağları yerlerinden oynatacak da olsa, Allah katında onlara hazırlanmış düzen (kötü bir karşılık) vardır.

Ümit Şimşek

Onlar tuzaklarını kurdular. Ancak tuzakları Allah katındadıristerse o tuzaklar dağları yerinden oynatacak olsun.

Yaşar Nuri Öztürk

Tuzaklarını kurmuşlardı ama Allah katında da onlar için tuzak var. Zaten onların tuzakları dağları yerinden oynatacak türden olsa neye yarar!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Zalımlar öz hiylələrini qururdular. Halbuki onların hiyləsi Allaha bəlli idi. Onların hiyləsi ilə dağlar yerindən tərpənən deyildir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Kafirlər Peyğəmbərə və islam dininə qarşı bacardıqları qədər) hiylə qurdular. Onların hiyləsi Allah dərgahında məʼlumdur (və buna görə də cəzalarını da alacaqlar). Onların hiyləsi ilə dağlar (islam dini, onun hökmləri) yerindən oynayan deyildir! (Və ya onların hiyləsi dağları yerindən oynatsa belə, yenə də Allahın dini qarşısında acizdir!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen haben heimlich hinterlistige Pläne geschmiedet, die Gott kennt. Damit wollten sie Gottes felsenfeste Offenbarung zunichte machen.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie haben bereits ihre Ränke geschmiedet, aber ihre Ränke sind bei Allah, auch wenn ihre Ränke derart sind, daß davor die Berge vergehen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie haben bereits ihre Ränke geschmiedet, aber ihre Ränke sind bei Allah, und wären ihre Ränke derart, daß sie Berge versetzen sollten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und bereits haben sie ihre Intrigen geplant. Doch bei ALLAH sind ihre Intrigen bekannt, und obgleich ihre Intrigen so (heftig) waren, daß davon die Berge vergehen würden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Yet, with cleverness in circumventing, they -the Meccan infidels- had recourse to stratagem, but all their cunning they take for a sinister and crooked wisdom comes to Allah's knowledge, notwithstanding that their breastplate of cunning is overreaching that it moves mountains.

Abdul Haleem

They made their plots, but, even if their plots had been able to move mountains, God had the answer.

Abdullah Yusuf Ali

Mighty indeed were the plots which they made, but their plots were (well) within the sight of Allah, even though they were such as to shake the hills!

Abul A'la Maududi

Indeed the unbelievers contrived their plan, but it is in Allah's power to nullify their plan, even though their plans were such that would move even mountains.

Aisha Bewley

They concocted their plots, but their plots were with Allah, even if they were such as to make the mountains vanish.

Al-Hilali & Khan

Indeed, they planned their plot, and their plot was with Allâh, though their plot was not such as to remove the mountains (real mountains or the Islâmic law) from their places (as it is of no importance)[Tafsir Ibn Kathir][1].

Ali Quli Qarai

They certainly devised their schemes, but their schemes are known to Allah, and their schemes are not such as to dislodge the mountains.

Amatul Rahman Omar

They have (already) hatched their plots. But even though they have plots that can move mountains, Allâh has power over (rendering) their plots (ineffective).

Arthur John Arberry

They devised their devising, and their devising is known to God; though their devising were such as to remove mountains. '

Bijan Moeinian

The disbelievers had recourse to the most evil plans; the plans that could have moved the mountains. What they did not know was that God was aware of their plans.

E. Henry Palmer

but they plotted their stratagems, but with God is a stratagem for them, although at their stratagem the mountains should give way.

Edip-Layth

Indeed they schemed their scheming, and their scheming was at God; though their scheming was enough to eliminate mountains.

George Sale

They employ their utmost subtlety to oppose the truth; but their subtlety is apparent unto God, who is able to frustrate their designs; although their subtlety were so great, that the mountains might be moved thereby.

Hamid S. Aziz

But they plotted mighty stratagems, but their stratagem were within Allah's sight, although their stratagem were mountain-shaking.

Mahmoud Ghali

And they readily schemed their scheming, and their scheming is in the Providence of Allah, and decidedly their scheming was such that thereby mountains should be removed.

Marmaduke Pickthall

Verily they have plotted their plot, and their plot is with Allah, though their plot were one whereby the mountains should be moved.

Mohamed Ahmed - Samira

Still they are plotting their plots, but evident are their plots to God, even though they are so adroit as to make the mountains move.

Muhammad Asad

And [this retribution will befall all evildoers because] they devise that false imagery of theirs - and all their false imagery is within God's knowledge. [And never can the blasphemers prevail against the truth - not] even if their false imagery were so (well devised and so powerful] that mountains could be moved thereby.

Mustafa Khattab

They devised every plot, which was fully known to Allah, but their plotting was not enough to ˹even˺ overpower mountains ˹let alone Allah˺.

Progressive Muslims

And they schemed their scheming, and their scheming is known to God; and their scheming was enough to make the mountains cease to exist.

Sahih International

And they had planned their plan, but with Allah is [recorded] their plan, even if their plan had been [sufficient] to do away with the mountains.

Sam Gerrans

And they have schemed their scheme, but their scheme is with God; and though their scheme be that the mountains should vanish

Shabbir Ahmed

Their schemes, all recorded with Allah, were strong enough to intimidate the strongest of resolves. But, since their schemes were pitched against the Divine Laws, they utterly failed.

Syed Vickar Ahamed

Truly powerful were the plans they made, and their plans were plainly visible to Allah, though they were not (even) plotting to remove the mountains from their places!

Taqi Usmani

And they worked out their plot and whatever they plot is before Allah, even though their plot is such as would move the mountains.

The Monotheist Group

Andthey schemed their scheming, and their scheming is known to God; and their scheming was enough to make the mountains cease to exist.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils ont certes comploté. Or leur complot est (inscrit) auprès dʹAllah même si leur complot était assez puissant pour faire disparaître les montagnes...

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bi rastî wan (muşrikan) fetl û fendên xwe (li Pêxember û bawermendan) bi cih kirin, pûçkirina planên wan li cem Xwedê ye. Çendî ku ji ber xurtiya dek û dolabên wan, çiyan dikir ku ji cihê xwe hilbibin û hilweşin jî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij hebben hun list beraamd, maar hun list is bij God bekend, ook al was hun list dat de bergen ermee zouden vergaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij gebruiken hunne grootste listen om der waarheid weerstand te bieden; maar hunne list is duidelijk voor God, die in staat is hunne plannen te verijdelen, al waren hunne listen zoo groot, dat de bergen daardoor, konden worden bewogen.

Hollandaca — Siregar

En waarlijʹk, zij hebben hun list beraamd, maar hun list is (bekend) bij Allah. Ondanks dat bun list (zo geweldig was) dat de bergen er door zouden vergaan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И вот они [многобожники] хитрили своей хитростью (чтобы убить Посланника Аллаха или причинить ему зло), но (ведь) у Аллаха вся их хитрость [Он обращает ее против них самих], хотя и хитрость их такова, что (даже) горы (бы) от нее исчезли [[Смотри аяты: «Готовы небеса разрушиться от этого, и земля расколоться, горы пасть прахом [рассыпаться] оттого, что они [неверующие] приписали Милостивому сына». (Сура «Марьям», аяты 90-91)]].

Rusça — Osmanov

[Неверные] строили козни на свой лад, но Аллах ясно видит [все] их козни, если бы даже их хитрости были способны передвигать горы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De smidde onda planer, men Gud kände deras planer och (skulle ha omintetgjort dem) även om man med deras hjälp hade kunnat flytta berg.