İbrahim Suresi 36. Ayet — Elfaz
"Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."
1رَبِّrabbiRabbimİsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
2اِنَّهُنَّinnehunneşüphesiz onlarHarf-i Nasb+Zamir
3اَضْلَلْنَeDlelneşaşırttılarMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müennes Gaib · İf'âl Bâbıض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.
4كَثِيرًاkeṧīranbirçoğunuİsimك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.
5مِنَmine-danHarf-i Cer
6النَّاسِn-nāsiinsanlar-Marife (Belirlilik Takısı)+İsimن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.
7فَمَنْfe menartık kimİsti'nafiye Edatı+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8تَبِعَنِيtebiǎnībana uyarsaMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmek
9فَاِنَّهُfe innehuşüphsiz oİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nasb+Zamir
10مِنِّيminnībendendirHarf-i Cer+Zamir
11وَمَنْve menve kimBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
12عَصَانِيǎSānībana karşı gelirseMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibع ص يİsyan etmek, itaat etmemek, karşı çıkmak, direnmek, ihlal etmek.
13فَاِنَّكَfe innekeşüphesiz senİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nasb+Zamir
14غَفُورٌğafūrunüstünü örtensinİsimغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek