"Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."

رَبِّ اِنَّهُنَّ اَضْلَلْنَ كَثِيرًا مِنَ النَّاسِ فَمَنْ تَبِعَنِي فَاِنَّهُ مِنِّي وَمَنْ عَصَانِي فَاِنَّكَ غَفُورٌ رَحِيمٌ

rabbi innehunne eDlelne keṧīran mine n-nāsi fe men tebiǎnī fe innehu minnī ve men ǎSānī fe inneke ğafūrun raHīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
2اِنَّهُنَّinnehunneşüphesiz onlar
3اَضْلَلْنَeDlelneض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.şaşırttılar
4كَثِيرًاkeṧīranك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.birçoğunu
5مِنَmine-dan
6النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar-
7فَمَنْfe menartık kim
8تَبِعَنِيtebiǎnīت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekbana uyarsa
9فَاِنَّهُfe innehuşüphsiz o
10مِنِّيminnībendendir
11وَمَنْve menve kim
12عَصَانِيǎSānīع ص يİsyan etmek, itaat etmemek, karşı çıkmak, direnmek, ihlal etmek.bana karşı gelirse
13فَاِنَّكَfe innekeşüphesiz sen
14غَفُورٌğafūrunغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemeküstünü örtensin
15رَحِيمٌraHīmunر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.esirgeyensin

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbim, şüphe yok ki onlar, insanların çoğunu doğru yoldan saptırdılar. Artık kim bana uyarsa o bendendir ve bana isyân edene gelince: Şüphe yok ki sen, suçları örtersin, rahîmsin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbim, şüphe yok ki onlar, insanların çoğunu doğru yoldan saptırdılar. Artık kim bana uyarsa o bendendir ve bana isyân edene gelince: Şüphe yok ki sen, suçları örtersin, rahîmsin.

Adem Uğur

Çünkü, onlar (putlar), insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular, Rabbim. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan, pek esirgeyensin.

Ahmed Hulusi

"Rabbim. . . Muhakkak ki onlar (tanrı edinilenler) insanlardan pek çoğunu saptırdılar. . . (Artık) kim bana tabi olur ise, muhakkak ki o bendendir. . . Kim de bana isyan eder ise, muhakkak ki sen Ğafur'sun, Rahıym'sin. "

Ahmet Tekin

'Rabbim, bu putlar insanların birçoğunu başına buyruk hale getirerek, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağladılar. Kim bana tâbî olursa, o bendendir. Kim de, bana âsî olursa, bilsin ki, Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.' diyordu.

Ahmet Varol

Rabbim! Gerçekten onlar insanlardan çoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen bağışlayansın, rahmet edensin.

Ali Bulaç

"Rabbim, gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp saptırdı. Bundan böyle kim bana uyarsa, artık o bendendir, kim bana isyan ederse elbette Sen, bağışlayansın, esirgeyensin."

Ali Fikri Yavuz

Rabbim! Çünkü o putlar, insanlardan bir çoğunu şaşırttılar. Artık bundan sonra kim bana tabi olur, izimde giderse, işte o bendendir. Kim de bana isyan ederse, tevbe ettiği takdirde, muhakkak ki sen çok bağışlayıcı, çok merhamet edicisin.

Ali Rıza Safa

"Efendim! Aslında, onlar, insanların çoğunu saptırdılar. Artık, kim beni izlerse; o bendendir. Kim de bana karşı gelirse; kuşkusuz, Sen, Sınırsız Bağışlayansın; Merhametlisin!"

Bayraktar Bayraklı

"Ey Rabbim!Onlar insanlardan birçoğunu şaşırttılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir; kim bana karşı gelirse, şüphesiz sen, affedicisin; merhamet sahibisin."

Bekir Sadak

«ORabbim! O putlar cok insanlari saptirdi; bana uyan bendendir, bana karsi gelen kimseyi Sana birakirim; Sen bagislarsin, merhamet edersin.»

Celal Yıldırım

«Rabbim! O putlar insanlardan bir çoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, şüphesiz ki o bendendir ; kim de bana karşı gelirse, şüphe yok ki sen çok bağışlayan ve çok merhamet edensin.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Rabbim! Putlar insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldu. Bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir; kim de bana karşı gelirse artık sen çok bağışlayan, pek esirgeyensin.

Diyanet İşleri

"Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."

Diyanet İşleri (eski)

'Rabbim! O putlar çok insanları saptırdı; bana uyan bendendir, bana karşı gelen kimseyi Sana bırakırım; Sen bağışlarsın, merhamet edersin.'

Diyanet Vakfi

«Çünkü, onlar (putlar), insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular, Rabbim. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan, pek esirgeyensin.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Rabbim! Çünkü onlar (putlar) insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular. Şimdi kim bana uyarsa, o bendendir; kim bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan ve çok merhamet edensin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbim, çünkü onlar, insanlardan bir çoğunu şaşırttılar. Bundan böyle kim benim izimce gelirse, işte o bendendir; kim bana karşı gelirse artık Sen bağışlayan, merhamet edensin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbım!. Çünkü onlar insanlardan bir çoğunu şaşırtırlar, bundan böyle izimce gelirse işte o bendendir, kim de bana ısyan ederse artık sen gafursun, rahimsin

Erhan Aktaş

"Rabb'im! Doğrusu onlar, insanlardan çoğunu saptırdılar. Kim, bana uyarsa, o bendendir. Ve bana uymayana gelince: Kuşkusuz Sen, Çok Bağışlayıcı'sın, Rahmeti Kesintisiz Olan'sın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabbim! Doğrusu onlar, insanlardan çoğunu saptırdılar. Kim, bana uyarsa, o bendendir. Ve bana uymayana gelince: Kuşkusuz Sen, Çok Bağışlayıcı'sın, Rahmeti Kesintisiz Olan'sın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Doğrusu onlar, insanlardan çoğunu saptırdılar. Kim, bana uyarsa, o bendendir. Ve kim bana uymazsa, onun işi Sana kalmıştır. Kuşkusuz Sen, Çok Bağışlayıcı'sın, Rahmeti Kesintisiz Olan'sın.

Fizilal-il Kuran

Ey Rabbim, o putlar çoğu insanı yoldan çıkardı. Bundan böyle kim bana uyarsa bendendir, kim bana karşı çıkarsa, hiç kuşkusuz sen bağışlayıcısın, merhametlisin.

Gültekin Onan

"Rabbim gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp saptırdı. Bundan böyle kim bana uyarsa, artık o bendendir, kim bana isyan ederse elbette Sen, bağışlayansın, esirgeyensin."

Hamdi Döndüren

“Ey Rabbim! Onlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık bundan sonra kim bana uyarsa, hiç kuşkusuz o bendendir; kim de bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan, çok merhametli olansın!”

Hasan Basri Çantay

"Rabbim, çünkü onlar insanlardan bir çoğunu başdan çıkardılar. Bundan sonra kim bana uyarsa işte o, bendendir. Kim de bana karşı gelirse... Hakıykat, sen çok yarlığayıcı, çok esirgeyicisin".

Hasib Asutay

Rabbim! Çünkü onlar (putlar) insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa o bendendir kim de bana karşı gelirse şüphesiz sen çok bağışlayansın, çok esirgeyensin.

Hayrat Neşriyat

'Rabbim! Çünki onlar (o putlar), insanlardan birçoğunu dalâlete düşürdüler. Bundan sonra kim bana tâbi' olursa, artık muhakkak o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, artık şübhesiz ki sen, Gafûr (çok bağışlayan)sın, Rahîm (çok merhamet eden)sin.'

İbni Kesir

Rabbım; çünkü onlar insanlardan bir çoğunu baştan çıkardılar. Bundan sonra bana uyan bendendir. Bana karşı gelen kimseyi de Sana havale ederim. Muhakkak ki Sen; Gafur, Rahim'sin.

Mehmet Okuyan

Rabbim, onlar (putlar) insanlardan birçoğunu saptırdılar. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, sen çok bağışlayansın, çok merhamet edensin.

Muhammed Esed

Çünkü, ey Rabbim, bu (tapınma nesneleri) gerçekten, insanlardan pek çoğunu yoldan çıkardı! "Bunun içindir ki, (yalnızca tebliğ ettiğim dinde) bana uyan kimse gerçekten bendendir; bana baş kaldırana gelince, şüphesiz Sen çok acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcısın!

Mustafa İslamoğlu

Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan bir çoğunu saptırdılar: Artık kim bana uyarsa işte o bendendir; kim de bana karşı çıkarsa biliyorum ki Sen tarifsiz bir bağışlayıcısın, eşsiz bir merhamet kaynağısın!

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ey Rabbim! Muhakkak ki onlar nâstan birçoklarını idlâl ettiler. İmdi her kim bana tâbi olursa şüphe yok ki, o bendendir ve kim bana âsi olursa, artık muhakkak ki, Sen çok yarlığayıcısın, çok esirgeyicisin.»

Ömer Öngüt

“Ey Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan bir çoğunu saptırdılar. Bana uyan bendendir. Bana karşı gelen kimseyi sana havale ederim, şüphesiz ki sen çok bağışlayan çok merhamet edensin. ”

Suat Yıldırım

"Ya Rabbî! Doğrusu onlar (putlar) insanların birçoğunu saptırdılar. Artık bundan sonra kim bana tâbi olursa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse o da Sen’in merhametine kalmıştır, şüphesiz Sen gafursun, rahîmsin."

Süleyman Ateş

"Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu şaşırttılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir, kim bana karşı gelirse (o da senin merhametine kalmıştır), şüphesiz sen bağışlayan, esirgeyensin."

Süleymaniye Vakfı

Rabbim! O putlar insanların birçoğunun sapmasına sebep oldu. Bundan böyle bana uyan bendendir. Bana karşı gelen olursa da şüphesiz sen çok bağışlayan, ikramı bol olansın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbim! Onlar (müşrikler) insanların bir çoğunu yoldan çıkardılar. Kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı koyarsa, sen çok bağışlar, ikramda bulunursun.

Şaban Piriş

Rabbim! Onlar çok insanları saptırdı; Kim bana uyarsa o bendendir. Kim bana isyan ederse.. Sen bağışlarsın, merhamet edersin.

Tefhim-ul Kuran

«Rabbim, gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp saptırdı. Bundan böyle kim bana uyarsa, artık o bendendir, kim de bana isyan ederse kuşkusuz Sen, bağışlayansın, esirgeyensin.»

Ümit Şimşek

'Yâ Rabbi, onlar insanların birçoğunu saptırdı. Kim bana uyarsa, o bendendir. Kim bana karşı gelirse, şüphesiz ki Sen çok bağışlayıcı, çok merhamet edicisin.

Yaşar Nuri Öztürk

"Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık beni izleyen bendendir. Bana isyan edene gelince, onun hakkında sen Gafur ve Rahim'sin.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey Rəbbim! Həqiqətən də, onlar çox adamı azdırıblar. Kim mənə tabe olsa, o, məndəndir. Kim də mənə asi olsa, bilsin ki, Sən Bağışlayansan, Rəhmlisən.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey Rəbbim! Onlar (bütlər), həqiqətən, çox insanı (haqq yoldan) azdırıblar. İndi kim arxamca gəlsə, o, şübhəsiz ki, məndəndir. Kim mənə qarşı çıxsa, (bilsin ki, tövbə edəcəyi təqdirdə) Sən (günahları) bağışlayansan, (bəndələrinə) rəhm edənsən!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Mein Herr! Die Götzen haben viele Menschen irregeleitet. Wer mir folgt, der gehört zu meiner Glaubensgemeinschaft, und nimm Dich dessen an, der sich mir widersetzt, bist Du doch unendlich vergebend und barmherzig!

Almanca — M. A. Rassoul

mein Herr, sie haben viele Menschen irregeleitet. Wer mir nun folgt, der gehört sicher zu mir; und wer mir nicht gehorcht siehe, Du bist Allverzeihend, Barmherzig.

Almanca — Muhammad Zaidan

Mein HERR! Gewiß, sie haben sehr viele von den Menschen in die Irre geführt. Also wer mir folgt, der gehört zweifelsohne zu mir, und wer mir widerspricht - so bist DU gewiß allvergebend, allgnädig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

These objects of worship "O Allah, my Creator, have allured the mind's eyes of the many who strayed from. Your path of righteousness, therefore, he who follows me and submits to Your system of faith and worship shall be an integral part of me, and he who disobeys me shall be left to plead his causes and You decide them; you are Ghafurun (Forgiving) and Rahimun (Merciful)."

Abdul Haleem

Lord, the [idols] have led many people astray! Anyone who follows me is with me, but as for anyone who disobeys me- You are surely forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

"O my Lord! they have indeed led astray many among mankind; He then who follows my (ways) is of me, and he that disobeys me,- but Thou art indeed Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

My Lord! They have caused many people to go astray. Now, if anyone follows my way, he is from me; and if anyone follows a way opposed to mine, then surely You are Ever-Forgiving, Most Merciful."

Aisha Bewley

My Lord! They have misguided many of mankind. If anyone follows me, he is with me but if anyone disobeys me, You are Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

"O my Lord! They have indeed led astray many among mankind. But whoso follows me, he verily is of me. And whoso disobeys me, still You are indeed Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

My Lord! Indeed they have misled many people. So whoever follows me indeed belongs to me, and as for someone who disobeys me, well, You are indeed all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

`My Lord! a large number of people has gone astray because of these (idols) to be sure. Then whoso follows me he is certainly of me. As for the person who disobeys me, (I can say only,) You are indeed Great Protector (against faults), Ever Merciful.

Arthur John Arberry

my Lord, they have led astray many men. Then whoso follows me belongs to me; and whoso rebels against me, surely Thou art All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

"Lord, idol worshipping has led many people to darkness. Those who follow me, they belong with me. As for those who do not follow me, (lead them to the right path as) you are forgiver and Most Merciful."

E. Henry Palmer

'My Lord, verily, they have led many men astray; but he who follows me, verily, he is of me; but he who rebels against me,- verily, thou art pardoning, merciful!

Edip-Layth

"My Lord, they have misguided many from amongst the people. So, whoever follows me, then he is of me, and whoever disobeys me, then You are Forgiving, Compassionate."

George Sale

for they, O Lord, have seduced a great number of men. Whoever therefore shall follow me, he shall be of me: And whosoever shall disobey me; verily thou wilt be gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

"My Lord, verily, they have led many men astray; but he who follows me, verily, he is of me; but he who rebels against me - still you are Forgiving, Merciful!

Mahmoud Ghali

Lord! Surely they have led many of mankind into error. So whoever follows me, then surely he is of me; and whoever disobeys me, then surely You are Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

My Lord! Lo! they have led many of mankind astray. But whoso followeth me, he verily is of me. And whoso disobeyeth me - Still Thou art Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Many a man have they led astray, O Lord. So he who follows me is truly of me; but as for him who disobeys me, surely You are forgiving and kind.

Muhammad Asad

for, verily, O my Sustainer, these [false objects of worship] have led many people astray! "Hence, [only] he who follows me [in this my faith] ~ is truly of me; and as for him who disobeys me - Thou art, verily, much-forgiving, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

My Lord! They have caused many people to go astray. So whoever follows me is with me, and whoever disobeys me—then surely You are ˹still˺ All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

"My Lord, they have misguided many from amongst mankind. So, whoever follows me, then he is of me, and whoever disobeys me, then You are Forgiving, Merciful."

Sahih International

My Lord, indeed they have led astray many among the people. So whoever follows me - then he is of me; and whoever disobeys me - indeed, You are [yet] Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

“My Lord: they have led astray many among mankind. But whoso follows me, he is of me; and whoso disobeys me: Thou art forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

"My Lord! The keepers of these idols and temples mislead a great many people. Whoever will follow me, will be of me, as the relationships would stand on Ideology (2:124), (60:4). Anyone who rebels against me, his or her case shall be with You. You are Forgiving, Merciful. You provide sustenance indiscriminately (11:15)."

Syed Vickar Ahamed

"O my Lord! They (the idols) have truly led many among mankind astray; Then he who follows my (ways), surely he is of me, and he who disobeys me (is going astray)— But You are truly Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

My Lord, they have misled many a people. So, the one who follows me does surely belong to me. As for the one who disobeys me, then You are Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

"MyLord, they have misguided many from among the people. So, whoever follows me, then he is of me, and whoever disobeys me, then You are Forgiving, Merciful."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O mon Seigneur, elles (les idoles) ont égaré beaucoup de gens. Quiconque me suit est des miens. Quant à celui qui me désobéit... cʹest Toi, le Pardonneur, le Très Miséricordieux!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedayê min! Bi rastî van pûtan ji mirovan pir kes ji rê xistine. Êdî kî li pey min bê, ew ji (xelkên) min e. Kî jî li ber min rabe, vêca bêguman tu gunehveşêr î, dilovîn î.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Mijn Heer, zij hebben veel van de mensen tot dwaling gebracht. Wie mij volgt, die behoort bij mij en als iemand aan mij ongehoorzaam is, dan bent U vergevend en barmhartig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Want, o Heer! zij hebben reeds een groot aantal menschen verleid. Wie mij dus volgt, zal tot mij behooren: en omtrent hem die mij niet gehoorzaamt, zult gij genadig en barmhartig zijn.

Hollandaca — Siregar

Mijn Heer, voorwaar, zij hebben vele mensen doen dwalen. Wie mij dan volgt: voorwaar, die behoort bij mij. En wie mij niet gehoorzaant: voorwaar, U bent Vergevensgezind, Meest Barmbartig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Господи! Поистине, они [идолы] сбили с пути [стали причиной для заблуждения] многих людей, а кто последует за мной, тот – со мной (на одной вере и на одном пути), а кто ослушается меня (будучи при этом верующим)... то (ведь) Ты – прощающий (и) милосердный!

Rusça — Osmanov

Господи! Воистину, они сбили с пути многих людей. Тот, кто последует за мной [из моих потомков], - мой [по вере], а если кто ослушается меня, то ведь Ты - прощающий, милосердный.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

hur många människor, Herre, har inte dessa (avgudar) lett vilse! Jag skall därför (bara) räkna den som följer mig i tron till de mina; den som inte lyder mig (får hoppas på Din barmhärtighet), eftersom Du är ständigt förlåtande, barmhärtig.