Allah'ın, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir.

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَدِيدٍ

e lem tera enne (a)llahe ḣaleḳa s-semāvāti ve l-erDe bi l-Haḳḳi in yeşe' yuƶhibkum ve ye'ti bi ḣalḳin cedīdin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَمْe lem
2تَرَteraر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmedin mi?
3اَنَّenneşüphesiz
4اللّٰهَ(a)llaheAllah
5خَلَقَḣaleḳaخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yarattı
6السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gökleri
7وَالْاَرْضَve l-erDeا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yeri
8بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhak ile
9اِنْineğer
10يَشَأْyeşe'ش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilerse
11يُذْهِبْكُمْyuƶhibkumذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermeksizi götürür
12وَيَأْتِve ye'tiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve getirir
13بِخَلْقٍbi ḣalḳinخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.bir halk
14جَدِيدٍcedīdinج د دBir şeyi kesmek, yeni olmak, şanslı olmak veya iyi şansa sahip olmak, büyük olmak veya büyük itibar veya değere sahip olmak, ciddi veya samimi olmak, çabalamak/emek vermek/uğraşmak/kendini zorlamak, sıkıntılı veya üzgün hissetmek, damlamak veya damlalar düşürmek (bir ev veya çadır), bir giyside farklı renklerden şeritler yapmak [veya dokumak], bir şey hakkında başkasıyla mücadele etmek, vazgeçmek veya terk etmek, bir şeyi başlatmak veya yenilik getirmek, bir şeyi ilk kez yapmak, bir şeyi yenilemek, kolay veya pratik olmak, sert veya düz olmak (yumuşak alanlardan arınmış ve görüşe açık bir zemin gibi), yeryüzü yüzeyine çıkmak, bir şeyden yoksun veya mahrum olmak, hayattaki nasip veya geçim kaynağı, ihtiyacı olmama veya az ihtiyacı olma durumu, büyük/yüce/görkemli olmak, çok olmak (bir şeyle dolup taşmak), büyük veya olağanüstü derecede olmak, bir şeyin geri kalanından farklı olmak [ve böylece bir işaret veya iz görevi görmek] örneğin üzerinden geçen insan ve hayvanların ayaklarıyla [çizilmiş] çizgilerle işaretlenmiş patika gibi, bir işi belirli bir yol veya tarzda yapmak, bir şey hakkında fikir oluşturmak, yenilenmek veya yenisiyle değiştirilmek, kökünden kesilmek veya sökülmek, hızlı tempolu olmak.yepyeni

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmedin mi ki Allah, gökleri ve yeryüzünü hak ve gerçek olarak yarattı. Dilerse sizi helâk eder ve yerinize yeni bir halk getirir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Görmedin mi ki Allah, gökleri ve yeryüzünü hak ve gerçek olarak yarattı. Dilerse sizi helâk eder ve yerinize yeni bir halk getirir.

Adem Uğur

Allah'ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmedin mi? O dilerse sizi ortadan kaldırıp yepyeni bir halk getirir.

Ahmed Hulusi

Görmedin mi ki Allah semaları ve arzı Hak olarak (El Esma'sı özellikleriyle, Esma bileşimleri halinde) yaratmıştır. . . Eğer dilerse sizi giderir ve yepyeni, orijinal bir yapı olarak yeni bir halk getirir.

Ahmet Tekin

Allah’ın gökleri ve yeri haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı, hesaplı bir düzen içinde yarattığını görmüyor musun? O sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olursa, sizi ortadan kaldırıp yerinize yepyeni bir millet, yeni bir devlet getirir.

Ahmet Varol

Allah'ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi götürür ve yeni bir halk getirir.

Ali Bulaç

Allah'ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmüyor musunuz? Dilerse sizi giderir / yok eder ve yeni bir halk getirir.

Ali Fikri Yavuz

Görmedin mi (ey Rasûlüm ve dolayısıyla ey müminler görmediniz mi)? Allah, gökleri ve yeri hak ile (gereği üzere) yaratmıştır. Dilerse sizi yok eder ve yepyeni bir kavim getirir (de daha çok itaat ederler).

Ali Rıza Safa

Aslında, Allah'ın, gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak yarattığını görmüyor musun? Eğer dilerse, sizi götürür ve yeni yaratılmışlar getirir.

Bayraktar Bayraklı

- Allah'ın, gökleri ve yeri bir amaç uğruna yarattığını görmedin mi? O dilerse sizi ortadan kaldırıp yepyeni bir halk getirir. Bu, Allah'a güç değildir.

Bekir Sadak

Gokleri ve yeri gercekten Allah'in yarattigini bilmiyor musun? Dilerse sizi yok edip yeni bir topluluk var eder.

Celal Yıldırım

Görmedin mi, Allah gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Dilerse sizi giderip yok eder, yerinize yeni bir insan topluluğu getirir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın gökleri ve yeri hikmetli olarak yarattığını görmüyor musun? O, dilerse sizi yok edip yerinize yeni varlıklar getirir.

Diyanet İşleri

Allah'ın, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir.

Diyanet İşleri (eski)

Gökleri ve yeri gerçekten Allah'ın yarattığını bilmiyor musun? Dilerse sizi yok edip yeni bir topluluk var eder.

Diyanet Vakfi

Allah'ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmedin mi? O dilerse sizi ortadan kaldırıp yepyeni bir halk getirir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gökleri ve yeri gerçekten Allah'ın yarattığını görmedin mi? O dilerse sizi yok edip yepyeni bir halk getirir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Görmedin mi Allah gökleri ve yeri hikmetle yaratmış; dilerse sizi giderir, yepyeni bir halk getirir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Görmedin mi? Allah Gökleri ve Yeri hakkile yaratmış, dilerse sizi giderir yepyeni bir halk getirir

Erhan Aktaş

Allah'ın gökleri ve yeri Hakk ile yarattığını görmüyor musun? Dilerse sizi yok eder, yeni bir nesil yaratır;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın gökleri ve yeri Hakk ile yarattığını görmüyor musun? Dilerse sizi yok eder, yeni bir nesil yaratır;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın gökleri ve yeri Hakk ile yarattığını görmüyor musun? Dilerse sizi yok eder, yeni bir nesil yaratır;

Fizilal-il Kuran

Allah'ın gökleri ve yeri hak ilkesine dayalı olarak yarattığını görmüyor musun? O eğer dilerse sizi yokedip yerinize yeni bir canlı türü geçirebilir.

Gültekin Onan

Tanrı'nın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmüyor musunuz? Dilerse sizi giderir / yok eder ve yeni bir halk getirtr.

Hamdi Döndüren

Allah’ın gökleri ve yeri gerçekle yarattığını görmedin mi? O, dilerse sizi yok eder ve yerinize yeni bir halk getirir.

Hasan Basri Çantay

Görmedin mi ki Allah gökleri ve yeri hak (ve hikmet) le yaratmışdır. Eğer dilerse sizi (n varlığınızı) giderir (yok eder, yerinize) yepyeni bir halk getirir.

Hasib Asutay

Allah'ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmedin mi? (7) Dilerse sizi giderir (yok eder) ve yeni bir halk getirir. (7. Hitap Hz. Peygamber'e ise de murad ümmetidir.)

Hayrat Neşriyat

Görmedin mi, muhakkak Allah, gökleri ve yeri elbette hak ile (yerli yerinde)yaratmıştır. Eğer dilerse sizi (helâk edip) giderir de (yerinize) yepyeni bir halk getirir.

İbni Kesir

Görmez misin ki, Allah; gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Dilerse sizi yok edip yeni bir halk getirir.

Mehmet Okuyan

Allah’ın gökleri ve yeri bir amaç ile yarattığını görmüyor musun? Dilerse sizi giderir ve (yerinize) yepyeni bir yaratık (başka bir halk) getirir.

Muhammed Esed

Görmüyor musun(uz), gökleri ve yeri belli bir (içsel) gerçekliğe göre yaratan Allah'tır? Dilerse sizi ortadan kaldırır ve (yerinize) yeni bir yaratılmışlar topluluğu getirir:

Mustafa İslamoğlu

Görmez misin ki Allah, gökleri ve yeri mutlak hakikate (bir atıf olsun diye) amaçlı ve anlamlı olarak yarattı. (Dolayısıyla) eğer dilerse sizi topyekün ortadan kaldırır, yerinize yepyeni bir varlık türü getirir:

Ömer Nasuhi Bilmen

Görmedin mi ki, muhakkak Allah Teâlâ gökleri ve yeri bihakkın yaratmıştır. Eğer dilerse sizleri giderir ve yeni bir halk getirir.

Ömer Öngüt

Allah'ın gökleri ve yeri hak olarak yarattığını görmedin mi? O dilerse sizi götürür, yepyeni bir halk getirir.

Suat Yıldırım

(19-20) Görüp anlamadın mı ki Allah gökleri ve yeri, hikmetle ve ciddî bir maksat için yaratmıştır. Eğer dilerse sizi ortadan kaldırıp yepyeni bir halk getirir. Allah’a göre bu, sözü edilecek bir şey değildir.

Süleyman Ateş

Allah'ın, gökleri ve yeri hak(ve hikmet) ile yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi götürür ve yepyeni bir halk getirir.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın, gökleri ve yeri o gerçek için (sizleri imtihan için) yarattığını görmedin mi? O, gerek görürse sizi yok eder ve yerinize yeni bir halk getirir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın, gökleri ve yeri tümüyle gerçek olarak yarattığını hiç görmedin mi? Düzenine uygun görürse sizi giderir ve yerinize yeni bir topluluk getirir.

Şaban Piriş

Gökleri ve yeri Allah'ın hak ile yarattığını görmüyor musunuz? Dilerse sizi yok edip yeni bir topluluk getirir.

Tefhim-ul Kuran

Allah'ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmüyor musunuz? Dilerse sizi giderir / yok eder ve yeni bir halk getirir.

Ümit Şimşek

Allah'ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmedin mi? O dilerse sizi yok eder ve yerinize yeni bir halk getirir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın gökleri ve yeri hak olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi yok eder, yepyeni bir halk getirir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahın göyləri və yeri haqdan yaratdığını görmürsənmi? Əgər O, istəsə, sizi yox edib yerinizə yeni bir məxluq gətirər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum və ya ey möʼmin insan!) Məgər Allahın göyləri və yeri haqq olaraq yaratdığını görmürsənmi? Əgər (Allah) istəsə, sizi yox edib yerinizə başqa bir məxluq (insan tayfası) gətirər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Siehst du nicht, daß Gott die Himmel und die Erde in vollkommener Wahrheit erschuf? Wenn Er wollte, würde Er euch untergehen lassen und neue Menschen schaffen.

Almanca — Der Edle Quran

Siehst du nicht, daß Allah die Himmel und die Erde in Wahrheit erschaffen hat? Wenn Er will, läßt Er euch vergehen und bringt eine neue Schöpfung.

Almanca — M. A. Rassoul

Siehst du denn nicht, daß Allah die Himmel und die Erde in Wirklichkeit geschaffen hat? Wenn Er will, so kann Er euch hinwegnehmen und eine neue Schöpfung hervorbringen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Hast du etwa nicht wahrgenommen, daß ALLAH die Himmel und die Erde in Gesetzmäßigkeit erschaffen hat?! Wenn ER wollte, hätte ER euch vergehen lassen und eine neue Schöpfung hervorgebracht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O man, can you not see with the bodily eyes and with those of your mind that Allah created the heavens and the earth and brought them into existence in truth and in all manner of wisdom and for a valid reason, and if He wills He can do away with you and replace you by a new creation!

Abdul Haleem

[Prophet], do you not see that God created the heavens and the earth for a purpose? He could remove all of you and replace you with a new creation if He wished to:

Abdullah Yusuf Ali

Seest thou not that Allah created the heavens and the earth in Truth? If He so will, He can remove you and put (in your place) a new creation?

Abul A'la Maududi

Do you not see that Allah created the heavens and the earth in Truth? Were He to will, He could take you away and bring a new creation.

Aisha Bewley

Do you not see that Allah has created the heavens and the earth with truth? If He wished He could eliminate you and bring about a new creation.

Al-Hilali & Khan

Do you not see that Allâh has created the heavens and the earth with truth? If He wills, He can remove you and bring (in your place) a new creation!

Ali Quli Qarai

Have you not regarded that Allah created the heavens and the earth with reason? If He wishes, He will take you away, and bring about a new creation,

Amatul Rahman Omar

Have you (O reader!) not considered that Allâh created the heavens and the earth to suit the requirements of truth and wisdom. If He (so) will, He can do away with you and bring forth a new creation.

Arthur John Arberry

Hast thou not seen that God created the heavens and the earth in truth? If He will, He can put you away and bring a new creation;

Bijan Moeinian

Do you not see that God has based the creation of the heavens and the earth on the basis of (the survival of the) truth? If He (faces the human being’s continuous effort to establish the falsehood then He) may decide to remove man and substitute him with a new creation.

E. Henry Palmer

Dost not thou see that God created the heavens and the earth in truth? If He please He can take you off and bring a new creation;

Edip-Layth

Did you not see that God created the heavens and the earth with truth? If He wished, He would do away with you and bring a new creation.

George Sale

Dost thou not see that God hath created the heavens and the earth in wisdom? If He please, he can destroy you, and produce a new creature in your stead:

Hamid S. Aziz

Do not you see that Allah created the heavens and the earth in Truth? If He please He can remove you (take you off) and bring (replace you with) a new creation;

Mahmoud Ghali

Have you not seen that Allah created the heavens and the earth with the Truth? In case He (so) decides, He can put you away and come up with a new creation.

Marmaduke Pickthall

Hast thou not seen that Allah hath created the heavens and the earth with truth? If He will, He can remove you and bring (in) some new creation;

Mohamed Ahmed - Samira

Do you not see that God has created the heavens and the earth with ultimate reason? If He so wills He could take you away from the earth and raise a new creation (in your place).

Muhammad Asad

ART THOU NOT aware that God has created the heavens and the earth in accordance with [an inner] truth? He can, if He so wills, do away with you and bring forth a new mankind [in your stead]:

Mustafa Khattab

Have you not seen that Allah created the heavens and the earth for a reason? If He wills, He can eliminate you and produce a new creation.

Progressive Muslims

Did you not see that God created the heavens and the Earth with truth If He wished, He would do away with you and bring a new creation.

Sahih International

Have you not seen that Allah created the heavens and the earth in truth? If He wills, He can do away with you and produce a new creation.

Sam Gerrans

Dost thou not see that God created the heavens and the earth in truth? If He wills, He will remove you and bring a new creation;

Shabbir Ahmed

Have you not realized that Allah has created the heavens and the earth with a sublime Purpose? If He Will, He can do away with you and bring a new creation. (4:133), (7:146), (9:39), (47:38).

Syed Vickar Ahamed

Do you not see that Allah has created the heavens and the earth with (Candor and) Truth? If He wants, He can remove you and put a new Creation (in your place)?

Taqi Usmani

Have you not seen that Allah has created the heavens and the earth with truth? If He wills, He can put you away and bring a new creation;

The Monotheist Group

Didyou not see that God created the heavens and the earth with the truth? If He wished, He would remove you and bring a new creation.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne vois-tu pas quʹAllah a créé les cieux et la terre pour une juste raison? SʹIl voulait, Il vous ferait disparaître et ferait venir de nouvelles créatures,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Erê ma tu nizanî ku Xwedê erd û asîman bi hikmet û zanayî afirandine?! (Gelî mirovan!) Eger Xweda, bivê dê we ji navê bibe (û di şûna we de) dê mexlûqekî nû bîne.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zie jij dan niet dat God de hemelen en de aarde in waarheid geschapen heeft? Als Hij wil vaagt Hij jullie weg en brengt Hij een nieuwe schepping.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Ziet gij niet dat God de hemelen en de aarde met wijsheid heeft geschapen? Indien het hem behaagt, kan hij verdelgen en een nieuw schepsel in uwe plaats voortbrengen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве ты (о, человек) не видел [разве ты не знаешь], что Аллах сотворил небеса и землю (и все что в них) по истине [в совершенном виде, по Своей мудрости, с определенной целью]; если Он пожелает, то уведет вас (в небытие) и приведет новое творение [других, которые будут полностью покорны Ему].

Rusça — Osmanov

Разве тебе не известно, что Аллах сотворил небеса и землю в истине? Если Он захочет, то уничтожит вас всех и сотворит других [людей],

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

KAN DU inte se att Gud har skapat himlarna och jorden i enlighet med en plan och ett syfte? Om Han så vill, skall Han låta er gå under och sätta ett nytt släkte (i ert ställe);