İbrahim Suresi 17. Ayet — Elfaz
Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.
1يَتَجَرَّعُهُyetecerraǔhuonu yutmağa çalışırMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıج ر عYutmak, (suyu) bir defada içmek, yavaş yavaş içmek, öfke veya gazabı bastırmak ya da dizginlemek.
2وَلَاve lāfakatBağlaç+Harf-i Nefi
4يُسِيغُهُyusīğuhuboğazındanMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıس و غGüzel ve hoş gelmek, Uygun olmak, Makul olmak, Meşru olmak, Caiz olmak, İzin vermek, Müsaade etmek
5وَيَأْتِيهِve ye'tīhive ona geldiği haldeBağlaç+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
6الْمَوْتُl-mevtuölümMarife (Belirlilik Takısı)+İsimم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansız
7مِنْminHarf-i Cer
9مَكَانٍmekāninyandanİsimك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
10وَمَاve māve yineBağlaç+Harf-i Nefi
11هُوَhuveoZamir
12بِمَيِّتٍbi meyyitinölemezHarf-i Cer+İsimم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansız
13وَمِنْve minBağlaç+Harf-i Cer
15عَذَابٌǎƶābunbir azabİsimع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12
16غَلِيظٌğalīZunkabaSıfatغ ل ظKalın, kaba, hantal, kaba, pürüzlü, sertlik/katılık, güç, ciddi, şiddet, sert