Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşi Bünyamin'i yanına bağrına bastı ve (gizlice) "Haberin olsun ben senin kardeşinim, artık onların yaptıklarına üzülme" dedi.

وَلَمَّا دَخَلُوا عَلٰى يُوسُفَ اٰوٰٓى اِلَيْهِ اَخَاهُ قَالَ اِنِّٓي اَنَا۬ اَخُوكَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

ve lemmā deḣalū ǎlā yūsufe āvā ileyhi eḣāhu ḳāle innī enā eḣūke fe lā tebteis bimā kānū yeǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَمَّاve lemmāne zaman ki
2دَخَلُواdeḣalūد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgirince
3عَلٰىǎlāhuzuruna
4يُوسُفَyūsufeيوسفYusuf'un
5اٰوٰٓىāvāا و يSığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil.aldı
6اِلَيْهِileyhiyanına
7اَخَاهُeḣāhuا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.kardeşini
8قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
9اِنِّٓيinnīgerçekten ben
10اَنَا۬enāben
11اَخُوكَeḣūkeا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.senin kardeşinim
12فَلَاfe lā
13تَبْتَئِسْtebteisب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıküzülme
14بِمَاbimāsebebiyle
15كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
16يَعْمَلُونَyeǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatonların yaptıkları

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yûsuf'un huzûruna girdikleri zaman Yûsuf, kardeşini yanına aldı da ben senin kardeşinim dedi, onların yaptıkları hareketten kederlenme.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yûsufʼun huzûruna girdikleri zaman Yûsuf, kardeşini yanına aldı da ben senin kardeşinim dedi, onların yaptıkları hareketten kederlenme.

Adem Uğur

Yusuf'un yanına girdiklerinde öz kardeşini yanına aldı ve "Bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme" dedi.

Ahmed Hulusi

(Kardeşler) Yusuf'un yanına vardıklarında, (Yusuf) kardeşini (Bünyamin'i) yanına getirtti ve: "Ben senin kardeşinim. . . Olanlardan dolayı üzülme!" dedi.

Ahmet Tekin

Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde ötekilerin dalgınlıklarından istifade kardeşini kucakladı. Ve gizlice: 'Ben senin kardeşinim. Onların yapmaya devam ettikleri şeylere üzülme.' dedi.

Ahmet Varol

Yusuf'un huzuruna girdiklerinde o kardeşini kendi yanına aldı ve: 'Ben senin öz kardeşinim. Sen artık onların yaptıklarına üzülme' dedi.

Ali Bulaç

Yusuf'un yanına girdikleri zaman, o, kardeşini bağrına bastı; "Ben" dedi. "Senin gerçekten kardeşinim. Artık onların yaptıklarına üzülme."

Ali Fikri Yavuz

Yûsuf’un huzuruna vardıkları zaman, Yûsuf kardeşini (Bünyamin’i) yanına alıkoydu (ve ona): “- Ben senin kardeşinim, onların bize yapmış oldukları eziyetlere kederlenme” dedi.

Ali Rıza Safa

Yusuf'un yanına girdiklerinde, kardeşini yanına çekti. Dedi ki: "Aslında, ben, senin kardeşinim. Onların yaptıkları için artık üzülme!"

Bayraktar Bayraklı

Yusuf'un yanına girdiklerinde, öz kardeşini yanına aldı ve ona, "Bilesin ben senin kardeşinim. Onların yaptıklarına üzülme!" dedi.

Bekir Sadak

Yusuf'un yanina girdiklerinde, kardesini bagrina basti ve: «Ben senin kardesinim, onlarin yaptiklarina artik uzulme» dedi.

Celal Yıldırım

Onlar Yûsuf'un huzuruna girince ; kardeşini yanına aldı ve «şüphen olmasın ki, ben senin kardeşinim ; onların yaptıklarına artık üzülme !» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde öz kardeşini yanına aldı (ve ona gizlice) “Ben, gerçekten senin kardeşinim; onların yaptıklarına üzülme!” dedi.

Diyanet İşleri

Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşi Bünyamin'i yanına bağrına bastı ve (gizlice) "Haberin olsun ben senin kardeşinim, artık onların yaptıklarına üzülme" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Yusuf'un yanına girdiklerinde, kardeşini bağrına bastı ve: 'Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme' dedi.

Diyanet Vakfi

Yusuf'un yanına girdiklerinde öz kardeşini yanına aldı ve «Bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yusuf'un yanına girdikleri vakit, o, kardeşini (Bünyamin'i) yanında alıkoydu. Dedi ki: «Bilesin, ben, senin kardeşinim! İşte bundan dolayı onların yapacaklarına sakın üzülme!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yusuf'un yanına girdikleri vakit, kardeşini yanına aldı ve: "Haberin olsun ben senin kardeşinim, sakın yapacaklarına göcürgenme (üzülme)!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki Yusüfün yanına girdiler, kardeşini kendine aldı ve ben, dedi: ben haberin olsun senin kardeşinim, sakın yapacaklarına göcürgenme

Erhan Aktaş

Kardeşleri Yusuf'un yanına girince, o, öz kardeşini yanına alarak, "Ben senin öz kardeşinim, onların yapmış oldukları şeylerden dolayı artık üzülme." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kardeşleri Yusuf'un yanına girince, o, öz kardeşini yanına alarak, "Ben senin öz kardeşinim, onların yapmış oldukları şeylerden dolayı artık üzülme." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kardeşleri Yusuf'un yanına girince, o, öz kardeşini yanına alarak, "Ben senin kardeşinim, onların yapmış oldukları şeylerden dolayı artık üzülme." dedi.

Fizilal-il Kuran

Yakub'un oğulları, Yusuf'un yanına girdiklerinde o öz kardeşini bağrına basarak «Ben senin öz kardeşinim, onların yaptıkları kötülüklerden ötürü sakın tasalanma» dedi.

Gültekin Onan

Yusuf'un yanına girdikleri zaman, o, kardeşini bağrına bastı; "Ben" dedi. "Senin gerçekten kardeşinim. Artık onların yaptıklarına üzülme."

Hamdi Döndüren

Yusuf’un huzuruna varınca o, kardeşi (Bünyamin’i) yanına aldı ve (gizlice), “Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarından dolayı üzülme!” dedi.

Hasan Basri Çantay

(Biraderler) Yuusufun huzuruna girince o, kardeşini kendi yanına aldı: "Ben senin hakiki kardeşinim. Onların (geçmişde hakkımızda) yapmış olduklarına tasalanma" dedi.

Hasib Asutay

Yusuf'un yanına girdiklerinde o, kardeşini yanına aldı ve 'Ben gerçekten senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme!' dedi.

Hayrat Neşriyat

(Kardeşleri) nihâyet Yûsuf’un huzûruna girdiklerinde, kardeşini (Bünyâmin’i)bağrına bastı: 'Muhakkak (bilesin) ki ben gerçekten senin kardeşinim; artık (onların bize)yapmakta olduklarına üzülme!' dedi (ve yapacaklarını kardeşine anlattı).

İbni Kesir

Yusuf'un yanına girince; o, kardeşini yanına aldı ve: Ben senin kardeşinim, onların yapmış olduklarına artık üzülme, dedi.

Mehmet Okuyan

Yusuf’un yanına girdiklerinde kardeşini (Bünyamin’i) yanına almış ve (Yusuf, ona) “Şüphesiz ki ben senin kardeşinim; yapmış olduklarına üzülme!” demişti.

Muhammed Esed

Ve Yusuf'un yanına vardıklarında, (Yusuf) kardeşi (Bünyamin)i bağrına bastı ve ona (gizlice): "Ben senin kardeşinim, artık onların geçmişte yaptıklarına üzülme!" dedi.

Mustafa İslamoğlu

Ve Yusuf'un huzuruna girdiklerinde, o, kardeşini bağrına bastı ve (diğerlerinin duymadığı bir ortamda) "Evet ben" dedi, "ben senin kardeşinim; artık geçmişte onların yaptıklarına üzülme!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Yusuf'un huzuruna girdikleri zaman, kardeşini yanına alıverdi. Ve dedi ki: «Şüphe yok ben senin kardeşinim, artık yapar oldukları şeyden dolayı mahzun olma.»

Ömer Öngüt

Yusuf'un yanına girdiklerinde öz kardeşini yanına aldı ve: “Bilesin ki ben senin kardeşin Yusuf'um. Onların yaptıklarına artık üzülme!” dedi.

Suat Yıldırım

Onlar Yusuf’un huzuruna girince, öz kardeşini yanına çekti ve: "İyi bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme!" dedi.

Süleyman Ateş

(Kardeşleri), Yusuf'un yanına girince, (Yusuf, öz) kardeşi(Bünyami)n'i yanına aldı ve: "Ben senin kardeşinim, onların (bizim hakkımızda) yaptıklarına üzülme!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Yusuf'un huzuruna çıktıklarında, Yusuf kardeşini bağrına bastı. (Ona gizlice) "Ben gerçekten senin kardeşinim. Artık onların yaptıklarından dolayı canını sıkma!" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yusuf'un huzuruna çıktıklarında kardeşini yanına aldı. "Bak ben senin kardeşinim. Buradakilerin yapacakları şeyden dolayı sakın kaygılanma" dedi.

Şaban Piriş

Yusuf'un yanına girdiklerinde, kardeşini bağrına bastı ve: -Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Yusuf'un yanına girdikleri zaman, o, kardeşini bağrına bastı: «Ben» dedi. «Senin gerçekten kardeşinim. Artık onların yaptıklarına üzülme.»

Ümit Şimşek

Yusuf'un huzuruna girdiklerinde, Yusuf kardeşini yanına aldı ve 'Ben senin kardeşinim; artık onların yaptıklarına tasalanma' dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Kardeşler Yusuf'un yanına girdiklerinde, Yusuf öz kardeşini yanına çekip dedi: "Şu bir gerçek ki, ben senin kardeşinim. Onların yapıp ettiklerine üzülme."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar Yusufun yanına daxil olduqda o, qardaşını bərk-bərk qucaqlayıb dedi: “Mən sənin qardaşınam. Onların tutduqları işlərə görə kədərlənmə”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar Yusifin hüzuruna daxil olduqları zaman (Yusif) qardaşını (Bin Yamini) bağrına basıb dedi: ″Mən, həqiqətən, sənin qardaşınam. Onların etdikləri (başımıza gətirdikləri) işlərdən kədərlənmə!″

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Als sie zu Joseph eintraten, nahm er seinen Bruder zu sich und sagte: ʺIch bin dein Bruder. Gräme dich nicht ihrer bösen Taten wegen!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und als sie vor Yusuf traten, nahm er seinen Bruder zu sich. Er sprach: ʺIch bin dein Bruder; so sei nicht traurig über das, was sie getan haben.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als sie bei Yusuf eintraten, nahm er seinen Bruder zu sich. Er sagte: ”Gewiß, ich bin dein Bruder, so sei nicht verbittert über das, was sie zu tun pflegten.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When they came to where Yusuf was, he took his full brother -Benjamin- by his side, and in a manner designed to escape observation, he declared to him his identity and actuated him with the feeling of confidence and said to him: "Do not grieve at heart over what their minds and souls had impelled them to do. "

Abdul Haleem

Then, when they presented themselves before Joseph, he drew his brother apart and said, ‘I am your brother, so do not be saddened by their past actions,’

Abdullah Yusuf Ali

Now when they came into Joseph's presence, he received his (full) brother to stay with him. He said (to him): "Behold! I am thy (own) brother; so grieve not at aught of their doings."

Abul A'la Maududi

When they presented themselves before Joseph, he took his brother aside to himself and said: "Verily I am your own brother Joseph; so do not grieve over the manner they have treated you."

Aisha Bewley

Then when they entered into Yusuf’s presence, he drew his brother close to him and said, ‘I am your brother. Do not be distressed concerning all the things they used to do.’

Al-Hilali & Khan

And when they went in before Yûsuf (Joseph), he took his brother (Benjamin) to himself and said: "Verily! I am your brother, so grieve not for what they used to do."

Ali Quli Qarai

And when they entered into the presence of Joseph, he set his brother close to himself, and said, ‘Indeed I am your brother, so do not sorrow for what they used to do. ’

Amatul Rahman Omar

When they entered upon Joseph he betook his brother to himself for restful lodging (making him his personal guest). He (- Joseph) said (to Benjamin), `I am your (real) brother (Joseph), so now do not grieve over what they (- our other brothers) have been doing.'

Arthur John Arberry

And when they entered unto Joseph, he said, taking his brother into his arms, 'I am thy brother; so do not despair of that they have done. '

Bijan Moeinian

When they entered Joseph’s place, he talked privately to his brother, introduced himself to him, and said: "Do not be upset with what your brothers have done. "

E. Henry Palmer

And when they entered in unto Joseph, he took his brother to stay with him, and said, 'Verily, I am thy brother - then take not ill that which they have been doing. '

Edip-Layth

When they entered upon Joseph, he called his brother to himself and said, "I am your brother, so do not be saddened by what they have done."

George Sale

And when they entered into the presence of Joseph, he received his brother Benjamin as his guest, and said, verily I am thy brother: Be not therefore afflicted for that which they have committed against us.

Hamid S. Aziz

And when they had entered as their father bade them, it availed them nothing against (the plan of) Allah. It fulfiled but a want in Jacob's soul; for, verily, he was possessed of knowledge that We had taught him; but most of mankind know not.

Mahmoud Ghali

And soon as they entered to Yûsuf, (Joseph) he gave an abode to his brother (saying), "Surely I, even I, am your brother; so do not feel chagrined by whatever were doing. "

Marmaduke Pickthall

And when they went in before Joseph, he took his brother unto him, saying: Lo! I, even I, am thy brother, therefore sorrow not for what they did.

Mohamed Ahmed - Samira

When they came to Joseph he made his brother his guest, and said: "I am your brother. So do not grieve for what they had done."

Muhammad Asad

AND WHEN [the sons of Jacob] presented themselves before Joseph, he drew his brother [Benjamin] unto himself, saying [to him in secret]: "Behold, I am thy brother! So grieve thou not over their past doings!"

Mustafa Khattab

When they entered Joseph’s presence, he called his brother ˹Benjamin˺ aside, and confided ˹to him˺, "I am indeed your brother ˹Joseph˺! So do not feel distressed about what they have been doing."

Progressive Muslims

And when they entered upon Joseph, he called his brother to himself and said: "I am your brother, so do not be saddened by what they have done. "

Sahih International

And when they entered upon Joseph, he took his brother to himself; he said, "Indeed, I am your brother, so do not despair over what they used to do [to me]. "

Sam Gerrans

And when they entered upon Joseph, he took his brother to himself; he said: “I am thy brother, so despair thou not at what they did.”

Shabbir Ahmed

When they met with Joseph, he brought his brother closer to him and said, "I am your brother, do not grieve about what they have been doing to us. "

Syed Vickar Ahamed

And when they came in Yusuf's (Joseph's) presence, he invited his (full) brother (Benjamin) to stay with him. He (Yusuf) said (to his brother): "Verily! I am your (own) brother: So do not feel sad because of their doing."

Taqi Usmani

And when they came to Yūsuf, he lodged his brother (Binyamin) with himself. He said, "Look, I am your brother! So do not grieve for what they have been doing."

The Monotheist Group

Andwhen they entered upon Joseph, he called his brother to himself and said: "I am your brother, so do not be saddened by what they have done."

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema çûne cem Yûsuf, wî birayê xwe (Bunyamîn) anî cem xwe û jê re got: Ez birayê te me (ez Yûsuf im), ji ber ya ku (bi me) kirin, xemgîn mebe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen zij bij Joesoef binnenkwamen haalde hij zijn broer bij zich. Hij zei: ʺIk ben het, jouw broer; wees dus niet bedroefd over wat zij gedaan hebben.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen zij in tegenwoordigheid van Jozef kwamen, ontving hij zijnen broeder Benjamin als zijn gast en zeide: Waarlijk, ik ben uw broeder; wees dus niet bedroefd om hetgeen zij tegen mij hebben bedreven.

Hollandaca — Siregar

Toen zij bij Yôesoef binnenkwamen, nam hij zijn broeder (Benyamin) met zich mee naar zijn plaats, en zei: ʺVoorwaar, ik ben jouw broeder, treurt daarom niet over wat zij plachten te doen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда они пришли к Йусуфу (и он хорошо встретил их), и принял [поселил] к себе своего брата (Биньямина); он сказал: «Поистине, я – брат твой: не печалься из-за того, что они совершили (против нас)».

Rusça — Osmanov

Когда [братья] предстали перед Йусуфом, он подозвал к себе родного брата [Вениамина] и сказал: ʺВоистину, я - твой брат. Пусть не огорчает тебя то, что совершили [другие братья]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH NÄR (bröderna) fick stiga fram inför Josef tog han sin broder (Benjamin) i famnen och viskade till honom: ʺJag är din broder; glöm din sorg över vad de (en gång) gjorde (mot oss)!ʺ