Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zamandan sonra (Yusuf'u) hatırladı ve, "Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin" dedi.

وَقَالَ الَّذِي نَجَا مِنْهُمَا وَادَّكَرَ بَعْدَ اُمَّةٍ اَنَا۬ اُنَبِّئُكُمْ بِتَأْوِيلِهِ فَاَرْسِلُونِ

ve ḳāle elleƶī necā minhumā ve ddekera beǎ'de ummetin enā unebbiukum bi te'vīlihi fe ersilūni

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2الَّذِيelleƶī
3نَجَاnecāن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.kurtulanı
4مِنْهُمَاminhumāiki kişiden
5وَادَّكَرَve ddekeraذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekhatırladı
6بَعْدَbeǎ'deب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
7اُمَّةٍummetinا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]uzun bir süre
8اَنَا۬enāben
9اُنَبِّئُكُمْunebbiukumن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygambersize haber veririm
10بِتَأْوِيلِهِbi te'vīlihiا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçonun yorumunu
11فَاَرْسِلُونِfe ersilūniر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalehemen beni gönderin

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O iki adamdan biri olan ve zindandan kurtulan adam, nice zaman sonra hatırlayıp ben dedi bu rüyayı yorarım, beni hemen gönderin o zâta.

Abdulkadir Gölpınarlı

O iki adamdan biri olan ve zindandan kurtulan adam, nice zaman sonra hatırlayıp ben dedi bu rüyayı yorarım, beni hemen gönderin o zâta.

Adem Uğur

(Zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra (Yusufu) hatırlayarak dedi ki: Ben size onun yorumunu haber veririm, beni hemen (zindana) gönderin.

Ahmed Hulusi

O ikisinden (Yusuf'un zindan arkadaşlarından) kurtulmuş olan, daha sonra hatırladı da dedi ki: "Ben size bunun tevilini haber vereyim. . . Hemen beni (zindana) ulaştırın!"

Ahmet Tekin

Zindandan kurtulmuş olan genç, bir müddet sonra Yûsuf’u hatırlayarak: 'Ben size o rüyanın tâbirini haber veririm. Yeter ki benim zindana girmeme müsaade edin.' dedi.

Ahmet Varol

O iki kişiden kurtulmuş olanı nice zaman sonra hatırladı ve dedi ki: 'Ben size bunun yorumunu haber veririm, hemen beni gönderin.'

Ali Bulaç

O iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra hatırladı ve: "Ben bunun yorumunu size haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin" dedi.

Ali Fikri Yavuz

O iki delikanlıdan idamdan kurtulanı, nice zaman sonra (Yûsuf’u ve kendisine söylediklerini) hatırladı da dedi ki: “- Ben, size onun tâbirini haber veririm, hemen beni (zindandaki Yûsuf’a) gönderin.”

Ali Rıza Safa

Uzun bir süre sonra, ikisi arasından kurtulmuş olan hatırladı ve şöyle dedi: "Onun yorumunu size söyleyebilirim; beni hemen gönderin!"

Bayraktar Bayraklı

Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra Yusuf'u hatırlayarak dedi ki: "Ben size rüyanızın yorumunu öğrenip haber veririm, beni hemen zindana gönderin."

Bekir Sadak

Hapisteki iki kisiden kurtulmus olani, nice zaman sonra Yusuf'u hatirladi ve: «Ben size bunu yorumlayacagim, hele beni gonderin» dedi.

Celal Yıldırım

Zindandaki o ikisinden kurtulan adam, hayli zaman sonra Yûsuf'u hatırladı da, «ben size bunun yorumunu haber vereyim, beni hemen (zindana) gönderin !» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O iki kişiden, hapisten kurtulup bunca zaman geçtikten sonra Yûsuf’un tembihini hatırlayan genç, “Ben size bu rüyanın yorumunu bildireceğim; beni hemen gönderin” dedi.

Diyanet İşleri

Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zamandan sonra (Yusuf'u) hatırladı ve, "Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Hapisteki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra Yusuf'u hatırladı ve: 'Ben size bunu yorumlayacağım, hele beni gönderin' dedi.

Diyanet Vakfi

(Zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra (Yusuf'u) hatırlayarak dedi ki: Ben size onun yorumunu haber veririm, beni hemen (zindana) gönderin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O ikiden kurtulmuş olanı nice zamandan sonra hatırladı da dedi ki: «Ben size o rüyanın tabirini haber veririm, hemen beni gönderin.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İki zindan arkadaşından kurtulmuş olan, uzun süre sonra hatırladı ve: "Ben size onun tabirini haber veririm, hemen beni gönderin!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

O ikisinden kurtulmuş olan da nice zamandan sonra hatırladı da dedi ki: ben size onun te'vilini haber veririm, hemen beni gönderin

Erhan Aktaş

Ancak o zaman o iki kişiden kurtulmuş olanı, aradan geçen bunca zamandan sonra hatırladı. "Beni hemen gönderin, rüyanın yorumunu ben size söyleyeceğim."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak o zaman o iki kişiden kurtulmuş olanı, aradan geçen bunca zamandan sonra hatırladı. "Beni hemen gönderin, rüyanın yorumunu ben size söyleyeceğim."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak o zaman o iki kişiden kurtulmuş olanı, aradan geçen bunca zamandan sonra hatırladı. Beni hemen gönderin, rüyanın yorumunu ben size söyleyeceğim.

Fizilal-il Kuran

Yusuf'un hapishaneden kurtulan ve kendisini ancak uzun bir süre sonra hatırlayan arkadaşı krala «Ben bu rüyanın ne anlama geldiğini sizin için öğrenirim, yalnız bana izin verin de bir yere kadar gideyim» dedi.

Gültekin Onan

O iki kişiden kurtulmuş olanı nice ümmet (zaman) sonra hatırladı ve: "Ben bunun yorumunu size haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin" dedi.

Hamdi Döndüren

(Zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir süre sonra (Yusuf’u) hatırlayarak dedi ki: “Ben size rüyanın haber vereceğim; beni hemen (zindana) gönderin!”

Hasan Basri Çantay

(Zindandaki) iki (arkadaş) dan kurtulanı, nice zaman sonra (Yuusufu) hatırladı da dedi ki: "Ben size onun ta'birini haber vereyim. Hemen beni gönderin".

Hasib Asutay

(Zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir süre sonra (Yusuf'u) hatırlayarak dedi ki: 'Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin. '

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine (zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra(Yûsuf’u) hatırladı da dedi ki: 'Ben size onun ta'bîrini haber veririm; hemen beni (zindana)gönderin!'

İbni Kesir

O ikiden kurtulmuş olanı nice zaman sonra hatırladı da dedi ki: Ben, size onun yorumunu bildireyim. Hemen gönderin beni.

Mehmet Okuyan

(Hapisteki) iki kişiden, kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra (Yusuf’u) hatırlayarak: “Ben size onun yorumunu bildiririm; beni hemen (Yusuf’a) gönderin.” demişti.

Muhammed Esed

İşte ancak o zaman, aradan geçen bunca vakitten sonra, hapisten kurtulan o iki kişiden biri (Yusuf'u) hatırladı ve: "Bu (rüyanın) işaret ettiği gerçek anlamı ben öğrenip ulaştırabilirim size" dedi, "ama bunun için gitmeme izin verin".

Mustafa İslamoğlu

İşte o an, iki (zindan arkadaşından) kurtulmuş olan diğeri, aradan geçen bunca vakitten sonra geçmişi hatırlayarak söze girdi: "Ben bunun altında yatan gerçek anlamı öğrenip size bildirebilirim, fakat önce bana izin vermeniz gerek."

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o ikisinden kurtulmuş olan, bir uzunca müddetten sonra hatırladı da dedi ki: «Ben size onun tâbirini haber veririm, beni hemen gönderiniz.»

Ömer Öngüt

Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olanı, uzun bir zaman sonra (Yusuf'u) hatırladı ve: “Ben size onun yorumunu haber veririm, hele beni bir gönderin!” dedi.

Suat Yıldırım

O iki arkadaştan kurtulanı, aradan geçen bunca zamandan sonra, işte ancak o sırada, Yusuf’u hatırlayıp dedi ki "Rüyanın tabirini size ben bildireceğim. Hele siz beni hapishaneye bir gönderiverin!"

Süleyman Ateş

(Zindandaki) İki kişiden kurtulan (adam), uzun bir süre sonra (bu olay üzerine Yusuf'u) hatırladı da dedi ki: "Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin."

Süleymaniye Vakfı

Yusuf'un iki hapishane arkadaşından, kurtulmuş olanı, uzunca bir süreden sonra Yusuf'u hatırladı ve dedi ki: "Ben size bu rüyanın yorumunu söyleyebilirim; o yüzden beni (hapishaneye) gönderin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hapisteki iki kişiden hayatta kalanı neden sonra Yusuf'u hatırladı da dedi ki "Ben size bu rüyanın nasıl çıkacağının haberini getireceğim; beni hemen gönderin."

Şaban Piriş

Zindandan kurtulmuş olan, uzun bir süreden sonra hatırlayıp: -Beni gönderin ben size onun yorumunu haber vereyim.

Tefhim-ul Kuran

O iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra hatırladı ve: «Ben bunun yorumunu size haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin» dedi.

Ümit Şimşek

İki gençten kurtulmuş olanı, neden sonra hatırladı da 'Beni gönderin, size rüyanın tabirini öğrenip geleyim' dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Zındandaki iki adamdan kurtulanı, uzun bir zamandan sonra eskiyi hatırladı da şöyle dedi: "Onun yorumunu size ben haber veririm. Siz beni zındana gönderin."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İki nəfərdən qurtulmuş olanı, uzun müddətdən sonra xatırlayaraq dedi: “Mən sizə onun yozumunu bildirərəm. Bircə məni Yusufun yanına göndərin!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Zindandakı) iki (cavan) oğlandan (eʼdamdan) xilas olan (şərabpaylayan) bir neçə müddətdən sonra (Yusifi) xatırlayıb dedi: ″Mən sizə onun yozumunu xəbər verərəm. Bircə məni (zindana – Yusifin yanına) göndərin!″

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Der Gerettete erinnerte sich nach langer Zeit und sprach: ʺIch verschaffe euch die Deutung des Traumes. Schickt mich zu einem hin, den ich kenne.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Derjenige von beiden, der entkommen war und sich nach einiger Zeit erinnerte, sagte: ʺIch werde euch seine Deutung kundtun. Darum entsendet mich.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und derjenige von den Beiden, der gerettet war und sich nach langer Zeit erinnerte, sagte: ʺIch kann euch seine Deutung mitteilen, so schickt mich nur!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then did Yusuf's fellow prisoner who heard of the king's dream remember in the end Yusuf and his story. He said: "Permit me to withdraw and give me permission to go to where I can get you the right and true information."

Abdul Haleem

but the prisoner who had been freed at last remembered [Joseph] and said, ‘I shall tell you what this means. Give me leave to go.’

Abdullah Yusuf Ali

But the man who had been released, one of the two (who had been in prison) and who now bethought him after (so long) a space of time, said: "I will tell you the truth of its interpretation: send ye me (therefore)."

Abul A'la Maududi

Then of the two prisoners, the one who had been set free, now remembered, after the lapse of a long period, what Joseph had said. He said: "I will tell you the interpretation of this dream; just send me (to Joseph in prison)."

Aisha Bewley

The one of them who had been saved then said, remembering after a period, ‘I will tell you what it signifies, so send me out. ’

Al-Hilali & Khan

Then the man who was released (one of the two who were in prison), now at length remembered and said: "I will tell you its interpretation, so send me forth."

Ali Quli Qarai

Said the one of the two who had been delivered, remembering [Joseph] after a long time: ‘I will inform you of its interpretation; so let me go [to meet Joseph in the prison]. ’

Amatul Rahman Omar

And of the two (prisoners) the one who had got his release and who (now) recalled (Joseph) to his mind after a long time, said, `I will inform you of its (true) interpretation, therefore send me (for the purpose to Joseph in prison). '

Arthur John Arberry

Then said the one who had been delivered, remembering after a time, 'I will myself tell you its interpretation; so send me forth. '

Bijan Moeinian

The one who was released from the prison (and served the king as a butler) said: "I will tell you its interpretation, if you let me visit Joseph in the prison. "

E. Henry Palmer

Then he who had escaped of those twain said, - remembering after a while,- 'Verily, I will inform you of the interpretation thereof, so send me. '

Edip-Layth

The one of them who had been saved and remembered after all this time said, "I will tell you of its interpretation, so send me forth."

George Sale

And Joseph's fellow-prisoner who had been delivered, said, (for he remembered Joseph after a certain space of time) I will declare unto you the interpretation thereof; wherefore let me go unto the person who will interpret it unto me.

Hamid S. Aziz

Said they, "Confused dreams! And naught know we of the interpretation of such dreams. "

Mahmoud Ghali

And the one who (was) delivered of the two said and recollected after some time, "I will (myself) fully inform you of its interpretation. So send me forth."

Marmaduke Pickthall

And he of the two who was released, and (now) at length remembered, said: I am going to announce unto you the interpretation, therefore send me forth.

Mohamed Ahmed - Samira

Then the servant, who of the two had been released, remembering (Joseph), said: "I will give you its interpretation; let me go for it. "

Muhammad Asad

At that, the one of the two [erstwhile prisoners] who had been saved, and [who suddenly] remembered [Joseph] after all that time, spoke [thus]: "It is I who can inform you of the real meaning of this [dream]; so let me go [in search of it]. "

Mustafa Khattab

˹Finally,˺ the surviving ex-prisoner remembered ˹Joseph˺ after a long time and said, "I will tell you its interpretation, so send me forth ˹to Joseph˺."

Progressive Muslims

And the one of them who had been saved and remembered after all this time said: "I will tell you of its interpretation, so have me dispatched. "

Sahih International

But the one who was freed and remembered after a time said, "I will inform you of its interpretation, so send me forth. "

Sam Gerrans

And said he who was delivered of the two, and remembered after a time: “I will inform you of the interpretation; so send me.”

Shabbir Ahmed

The one who was released (the chief butler) at long last remembered. He said, "I can bring you the meaning, so send me forth."

Syed Vickar Ahamed

Then one of the two (men from the prison) who was set free, and who now thought of him (Yusuf) after a long time, said: "I will tell you the truth of its meaning: So you send me. "

Taqi Usmani

And said the one who was released (from the prison) out of the two, and recalled (Yūsuf) after a long time, "I shall tell you its interpretation. Just send me (to Yūsuf)."

The Monotheist Group

Andthe one of them who had been saved and remembered after all this time said: "I will tell you of its interpretation, so let me be sent."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Or, celui des deux qui avait été délivré et qui, après quelque temps se rappela, dit: ʺJe vous en donnerai lʹinterprétation. Envoyez-moi doncʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji herdukan ew ê ku (ji zîndanê) xelas bûyî, piştî demeke dirêj (Yûsuf ) di bîra xwe anî û got: Ez ê şîroveya wê (xewnê) ji bo we bibêjim, vêca min bişînin (zîndanê).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En hij van de twee die bevrijd was en die zich na een tijd herinnerde zei: ʺIk zal jullie de uitleg ervan meedelen, zendt mij er dus op uit.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En Jozefs medegevangene, die bevrijd was, zeide (want hij herinnerde zich Jozef, na verloop van eenigen tijd): Ik zal u de uitlegging daarvan geven, laat mij dus tot den persoon gaan, die mij dien droom zal verklaren.

Hollandaca — Siregar

En degene die gered werd van hen, herinnerde het zich na een tijd, en zei: ʺIk zal jullie de uitleg ervan vertellen, zendt mij daarom.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказал тот из двух (слуг правителя, а именно виночерпий), который спасся (от смерти), вспомнив (о Йусуфе и его просьбе) после (долгого) периода (времени): «Я сообщу вам толкование этого, пошлите меня (к тому, кто может истолковать его)!»

Rusça — Osmanov

Но тот из двух [узников], который спасся [из темницы], вдруг вспомнил [Йусуфа] после [долгого] времени [их разлуки] и сказал: ʺЯ смогу растолковать вам сон, только пошлите меня [в темницу]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Då) sade den av de två (som hade varit Josefs medfångar) och hade släppts fri och nu efter lång tid kom ihåg (honom): ʺJag skall ge er besked om vad (drömmen) betyder; låt mig därför gå (för att hämta detta besked).ʺ