Yusuf Suresi 18. Ayet — Elfaz
Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah'tır."
1وَجَٓاؤُ۫ve cā'ūve getirdilerBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
2عَلٰىǎlāüzeriHarf-i Cer
4بِدَمٍbi deminkanlıHarf-i Cer+İsimد م وKan akmak, Kanamak, Kan gelmek, Kanatmak, Kan dökmek, Yaralamak, Kanını akıtmak
6قَالَḳālededi kiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
7بَلْbelherhaldeİdrab (Vazgeçme) Edatı
8سَوَّلَتْsevveletaldattıp sürüklemişMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibe · Tef'îl Bâbıس و لSormak, istemek, dilemek, rica etmek, talep etmek, dilenmek
9لَكُمْlekumsiziHarf-i Cer+Zamir
10اَنْفُسُكُمْenfusukumnefislerinizİsim+Zamirن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan
12فَصَبْرٌfe Sabrunartık (tek çarem) sabretmektirİsti'nafiye Edatı+İsimص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.
13جَمِيلٌcemīlungüzelceSıfatج م لBir şey veya şeyleri toplamak, güzel olmak, kişilik olarak hoş olmak, davranış/ahlaki karakter açısından iyi olmak, ılımlı olmak, hoş/nazik olmak, yakışıklı olmak, edepli/onurlu/zarif olmak, zarif olmak, bir şeyi birleştirmek veya tamamlamak, [Jaml] erkek deve; gemi; hurma ağacı; büyük deniz balığı veya balina; bükülmüş ip.
14وَاللّٰهُve(a)llahuancak Allah'tanBağlaç+Lafza-i Celal
15الْمُسْتَعَانُl-musteǎānuyardım istenirMarife (Belirlilik Takısı)+İsimع و نOrta yaşlı olmak. yu'inu (4. kalıp fiil) - yardım etmek/destek olmak/yardımcı olmak. ta'awana (4. kalıp fiil) - birbirine yardım etmek/yardımlaşmak. ista'ana (10. kalıp fiil) - yardım dilemek, yardım aramak, dönüp yardım istemek. musta'an - yardımı dilenilen/kendisinden yardım istenen.
16عَلٰىǎlāüzerine-karşıHarf-i Cer
17مَاmāİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
18تَصِفُونَteSifūnedediğinizeMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabو ص فBir şeyi iyi veya kötü olarak tanımlamak, bir şeyi gerçek olarak ileri sürmek, başarmak, atfetmek, belirtmek.