Yusuf Suresi 14. Ayet — Elfaz
Onlar da, "Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz" dediler.
1قَالُواḳālūdediler kiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2لَئِنْle inandolsunLam-ı Te'kid+Şart Edatı
3اَكَلَهُekelehuonu yerseMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekler
4الذِّئْبُƶ-ƶi'bukurtMarife (Belirlilik Takısı)+İsimذ ا بToplamak/bir araya getirmek, kovmak, hor görmek/küçümsemek, teşvik etmek, korkutmak
5وَنَحْنُve neHnubiz (olduğumuz halde)Haliye Edatı+Zamir
7اِنَّٓاinnāelbette bizHarf-i Nasb+Zamir
8اِذًاiƶeno zamanCevap Edatı
9لَخَاسِرُونَle ḣāsirūnetamamen kaybedenlerdenizLam-ı Te'kid+İsimخ س رKayıp veya azalma yaşamak, aldatılmak/kandırılmak/baştan çıkarılmak/atlatılmak, hata yapmak/yoldan çıkmak/doğru yoldan sapmak/doğru yolu kaçırmak, yok olmak veya ölmek, bir şeyi kusurlu veya eksik yapmak, yok etmek veya yok olmasına sebep olmak, birini uzaklaştırmak/yabancılaştırmak/soğutmak, hain/alçak/aşağılık olmak, sadakatsiz olmak, cimri olmak, insanlar arasında küçük/önemsiz/zayıf olmak, başkasının davetini reddetmek.