Yusuf Suresi 13. Ayet — Elfaz
Babaları, "Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum."
1قَالَḳālededi kiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2اِنِّيinnīşüphesizHarf-i Nasb+Zamir
3لَيَحْزُنُنِيle yeHzununībeni üzerLam-ı Te'kid+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.
4اَنْenMasdar Harfi
5تَذْهَبُواteƶhebūgötürmenizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermek
6بِهِbihionuHarf-i Cer+Zamir
7وَاَخَافُve eḣāfuve korkarımBağlaç+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahdeخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmak
8اَنْendiyeMasdar Harfi
9يَأْكُلَهُye'kulehuonu yerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekler
10الذِّئْبُƶ-ƶi'bubir kurtMarife (Belirlilik Takısı)+İsimذ ا بToplamak/bir araya getirmek, kovmak, hor görmek/küçümsemek, teşvik etmek, korkutmak
11وَاَنْتُمْve entumsizinHaliye Edatı+Zamir
12عَنْهُǎnhuondanHarf-i Cer+Zamir
13غَافِلُونَğāfilūnehaberiniz yokkenİsimغ ف لDikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşan