Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?

وَمَا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوحِي اِلَيْهِمْ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰى اَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذِينَ اتَّقَوْا اَفَلَا تَعْقِلُونَ

ve mā erselnā min ḳablike illā ricālen nūHī ileyhim min ehli l-ḳurā e fe lem yesīrū fī l-erDi fe yenZurū keyfe kāne ǎāḳibetu (e)lleƶīne min ḳablihim ve le dāru l-āḣirati ḣayrun li(e)lleƶīne tteḳav e fe lā teǎ'ḳilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve mā
2اَرْسَلْنَاerselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegöndermedik
3مِنْmin
4قَبْلِكَḳablikeق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmeksenden önce
5اِلَّاillābaşka
6رِجَالًاricālenر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.erkeklerden
7نُوحِيnūHīو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.vahyettiğimiz
8اِلَيْهِمْileyhimkendilerine
9مِنْmin-dan
10اَهْلِehliا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarhalkın-
11الْقُرٰىl-ḳurāق ر يBir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek.kentler
12اَفَلَمْe fe lem
13يَسِيرُواyesīrūس ي رYürümek, gitmek, hareket etmek, ilerlemek, seyahat etmek, gezmek, dolaşmak, davranmak, tutum takınmak, hal ve gidiş, yaşam tarzı, biyografi, hayat hikayesihiç gezmediler mi?
14فِي
15الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
16فَيَنْظُرُواfe yenZurūن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakgörsünler
17كَيْفَkeyfeك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne haldenasıl
18كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğunu
19عَاقِبَةُǎāḳibetuع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.sonunun
20الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
21مِنْmin
22قَبْلِهِمْḳablihimق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekkendilerinden önceki
23وَلَدَارُve le dāruد و رDönmek, devretmek, dolaşmakve yurdu
24الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiret
25خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha iyidir
26لِلَّذِينَli(e)lleƶīne
27اتَّقَوْاtteḳavو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunanlar için
28اَفَلَاe fe lā
29تَعْقِلُونَteǎ'ḳilūneع ق لBağlamak, alıkoymak, akıllı olmak, bilge olmak, anlamak, birisi için kan bedeli ödemek, bir dağın zirvesine tırmanmak, anlayış kullanmak, sakınmak.aklınızı kullanmıyor musunuz?

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Senden önce gönderdiğimiz kimseler de şehirlerin ahâlisinden birtakım adamlardı ancak. Yeryüzünde hiç mi gezmezler de kendilerinden öncekilerin sonucu ne olmuş, görmezler? Ve âhiret yurdu, çekinenler için elbette daha hayırlıdır, hâlâ mı akıl etmezsiniz?

Abdulkadir Gölpınarlı

Senden önce gönderdiğimiz kimseler de şehirlerin ahâlisinden birtakım adamlardı ancak. Yeryüzünde hiç mi gezmezler de kendilerinden öncekilerin sonucu ne olmuş, görmezler? Ve âhiret yurdu, çekinenler için elbette daha hayırlıdır, hâlâ mı akıl etmezsiniz?

Adem Uğur

Senden önce de, şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber göndermedik. (Kâfirler) yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler! Sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha iyidir. Hâla aklınızı kullanmıyor musunuz?

Ahmed Hulusi

Senden önce, şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz ricalden başkasını irsal etmedik. . . Arzda dolaşıp seyir etmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görsünler. . . Korunanlar için, sonsuz olan gelecek yaşam ortamı elbette daha hayırlıdır. . . Aklınızı kullanmayacak mısınız?

Ahmet Tekin

Senden önce özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendiğimiz peygamberler de, kesinlikle yerleşik toplum hayatı yaşayan insanlar arasından, kendilerine vahiy verdiğimiz liyâkatli ve güvenilir erkeklerdi. Kâfirler, yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler, incelesinler, ibret alsınlar. Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, takvâya dayalı düzeni benimseyen mü’minler için âhiret yurdu, ebedî yurt elbette daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?

Ahmet Varol

Senden önce (peygamber olarak) kasabaların halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamlardan başkalarını göndermedik. Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonlarının ne olduğunu bir görsünler? Şüphesiz ahiret yurdu (kötülüklerden) sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıl etmiyor musunuz?

Ali Bulaç

Biz senden önce, şehirler halkına kendilerine vahyettiğimiz kimseler dışında (başkalarını elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı, ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? Korkup sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz?

Ali Fikri Yavuz

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de başka değil, ancak şehirler halkından kendilerine vahy ettiğimiz bir takım erkeklerdi. Şimdi kâfirler, kendilerinden önce gelen inkârcıların akıbetlerinin nasıl olduğuna bakıp ibret almak için yeryüzünde dolaşmadılar mı? Muhakkak ki ahiret yurdu, Allah’dan korkanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ bunu düşünüp anlamıyacak mısınız (Ey kâfirler)?

Ali Rıza Safa

Senden önce de kentlerin halkı arasından, kendilerine bildirdiğimiz adamlardan başkasını göndermedik. Yeryüzünde dolaşıp da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmıyorlar mı? Sorumluluk bilinci taşıyanlar için, Sonsuz Yaşam Ülkesi, kesinlikle daha iyidir. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?

Bayraktar Bayraklı

Senden önce de, şehir halkından seçip kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Kafirler yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha iyidir. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?

Bekir Sadak

Senden once kasabalar halkindan suphesiz, kendilerine vahyettigimiz bir takim insanlar gonderdik. Yeryuzunde dolasmiyorlar mi ki, kendilerinden once gecenlerin sonlarinin ne oldugunu gorsunler?Ahiret yurdu Allah'a karsi gelmekten sakinanlar icin hayÙrlÙdÙr. Akletmez misiniz?

Celal Yıldırım

Senden önce kasabalar halkından kendilerine vahyedip peygamber olarak gönderdiğimiz kimseler de ancak birtakım adamlardı. Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin akıbetinin ne olduğuna bakmıyorlar mı ? Âhiret yurdu, elbette (Allah'tan korkup küfür ve şirkten) sakınanlar için çok daha hayırlıdır. Artık aklınızı kullanmaz mısınız?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Senden önce de şehir halkı içinden seçip kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber göndermedik. İnkârcılar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Günahtan sakınanlar için âhiret yurdu elbette daha iyidir.Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?

Diyanet İşleri

Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?

Diyanet İşleri (eski)

Senden önce kasabalar halkından şüphesiz, kendilerine vahyettiğimiz bir takım insanlar gönderdik. Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önce geçenlerin sonlarının ne olduğunu görsünler? Ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hayırlıdır. Akletmez misiniz?

Diyanet Vakfi

Senden önce de, şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber göndermedik. (Kâfirler) yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler! Sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha iyidir. Hâla aklınızı kullanmıyor musunuz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de o memleketlerin halkındandı, onlar da kendilerine vahiy verdiğimiz birtakım erkeklerden başkası değillerdi. Şimdi o yerlerde şöyle bir gezip görmediler mi? Kendilerinden önce gelip geçenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bir baksalar ya!... Elbette ahiret yurdu müttakiler için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de ancak şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkeklerdi. Şimdi o yerde dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden önce gelip geçenlerin akibetlerinin nasıl olduğuna bir baksalar ya! Elbette ahiret evi korunanlar için daha hayırlıdır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Elmalılı Hamdi Yazır

Senden evvel gönderdiğimiz Peygamberler de başka değil ancak şehirler ahalisinden kendilerine vahyeylediğimiz bir takım erler idi; Ya şimdi o yerde bir gezmediler mi? Baksalar a kendilerinden evvel geçenlerin akıbetleri nasıl olmuş? Ve elbette Ahiret evi korunanlar için daha hayırlıdır ya, hala akletmiyecekmisiniz?

Erhan Aktaş

Senden önce gönderdiğimiz ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler de şehirlerde yaşayanlardan başkası değildi. Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Takva sahipleri için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Senden önce gönderdiğimiz ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler de şehirlerde yaşayanlardan başkası değildi. Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Takva sahipleri için Ahiret Yurdu daha hayırlıdır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Senden önce gönderdiğimiz ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler de, şehirlerde yaşayanlardan başkası değildi. Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Takva sahipleri için Ahiret Yurdu daha hayırlıdır. Hala akılınızı kullanmayacak mısınız?

Fizilal-il Kuran

Senden önce gönderdiğimiz tüm peygamberler de, çeşitli şehirlerin halklarından seçerek kendilerine vahiy indirdiğimiz erkekler idi. Onlar yeryüzünde gezerek; kendilerinden önceki inkârcı milletlerin sonunun nasıl olduğunu görmüyorlar mı? Kötülükten kaçınanlar için ahiret yurdu, dünyadan daha hayırlıdır. Bunu düşünemiyor musunuz?

Gültekin Onan

Biz senden önce, şehirler ehline kendilerine vahyettiğimiz kimseler dışında (başkalarını elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? Korkup sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akletmeyecek misiniz?

Hamdi Döndüren

Senden önce de ancak, kentler halkından, kendilerine vahyettiğimiz bir takım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Onlar yeryüzünde dolaşıp, daha önce (peygamberleri yalan sayanların) başlarına neler geldiğini görmüyorlar mı? Ahiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ, aklınızı kullanmaz mısınız?

Hasan Basri Çantay

Senden evvel (peygamber olarak) gönderdiklerimiz (başka değil senin gibi) şehirler halkından kendilerine vahy eder olduğumuz erkek adamlardı. (Acaba müşrikler) kendilerinden evvelkilerin akıbeti nice olduğunu görmeleri için hiç de yer yüzünde gezib dolaşmadılar mı? Ahiret yurdu (şirkden ve günahlardan) sakınanlar için elbet daha hayırlıdır. Siz (ey müşrikler) haala akıllanmayacak mısınız?

Hasib Asutay

Senden önce de, kentler halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. (38) (O müşrikler) yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler! Sakınanlar için âhiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? (38. Bu âyet, 'Ne olurdu Allah Peygamber olarak melekleri gönderseydi' diyen kâfirlere bir cevaptır.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Senden önce de (bedevîlerden ve kadınlardan değil,) şehirlerin halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkeklerden başkasını (bir meleği, peygamber olarak) göndermedik. (O müşrikler) yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin âkıbeti nasıl olmuş, baksınlar! Âhiret yurdu ise, (günahlardan) sakınanlar için elbette daha hayırlıdır. Hâlâ akıl erdirmeyecek misiniz?

İbni Kesir

Senden önce gönderdiğimiz elçiler de ancak kasabalar halkından, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkeklerdi. Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki; görsünler kendilerinden önce geçenlerin akıbetlerinin nasıl olduğunu. İttika edenler için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız?

Mehmet Okuyan

Senden önce de şehirlerin halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek üzere yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? Ahiret yurdu takvâlı (duyarlı) olanlar için hayırlı olandır. Akıl etmiyor musunuz?

Muhammed Esed

Ve Biz senden önce de (elçilerimiz olarak) her topluma (kendi içlerinden, onlara mesajlarımızı ulaştırmak üzere) kendilerine vahyettiğimiz (ölümlü) adamlardan başkasını göndermedik. Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce gelip geçen (inkarcı)ların sonlarının nasıl olduğunu görmüyorlar mı? Ve (bilmiyorlar mı ki,) Allah'a karşı sorumululuk bilinci taşıyan kimseler için ahiret yurdu (bu dünyadan) daha tercihe şayandır? Öyleyse artık akıllarını kullanmayacaklar mı?

Mustafa İslamoğlu

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler, kentlerin ahalisinden (seçip) kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkası değildi. Hem onlar yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Öyle yapsalardı, kendilerinden öncekilerin başına gelen feci akıbeti görmüş olurlardı! Ve Allah bilincine ulaşanlar için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır: Bunu dahi düşünemiyor musunuz?

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve senden evvel göndermedik, ancak şehirler ahalisinden kendilerine vahyeder olduğumuz birtakım erler gönderdik. (Münkirler) Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Baksalar ya kendilerinden evvelkilerin akıbetleri nasıl olmuştur? Ve elbette ahiret yurdu ittikada bulunmuş olanlar için hayırlıdır. Artık akıl erdiremeyecek misiniz?

Ömer Öngüt

Resulüm! Biz senden önce de, şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber göndermedik. Yeryüzünde hiç dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler! Allah'tan korkup sakınan muttakiler için âhiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?

Suat Yıldırım

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de başka değil, ancak şehirlerde oturanlardan vahye mazhar ettiğimiz birtakım erkeklerdi. Onlar dünyayı hiç gezmediler mi ki kendilerinden önce yaşayanların âkıbetlerinin nasıl olduğunu görüp anlasınlar?Âhiret diyarı elbette Allah’a saygı duyup haramlardan sakınanlar için daha iyidir. Siz ey müşrikler, hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

Süleyman Ateş

Senden önce de kentler halkından, yalnız kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka, (elçi) göndermedik. Yeryüzünde hiç gezmediler mi ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Korunanlar için ahiret yurdu daha iyidir. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Süleymaniye Vakfı

Biz senden önce de sadece, kentlerin ahalisinden (seçerek), kendilerine vahyettiğimiz erkekleri elçi olarak gönderdik. Peki, bunlar hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun ne olduğuna baksınlar! Ahiret yurdu yanlışlardan sakınanlar için elbette daha iyidir. Hiç aklınızı kullanmaz mısınız?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senden önce gönderdiğimiz elçiler, o kentlerin halkından vahyettiğimiz erkeklerdi. Bunlar yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun ne olduğunu görsünler? Ahiret yurdu Allah'tan çekinerek kendini bozmayanlar için elbette daha iyidir. Aklınızı kullanmaz mısınız?

Şaban Piriş

Senden önce de, ülkelerin içinden yalnızca kendilerine vahyettiğimiz adamlar gönderdik. Yeryüzünde gezmiyorlar mı ki, kendilerinden önce geçenlerin sonlarının nasıl olduğuna baksınlar? Ahiret yurdu takva sahipleri için hayırlıdır. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

Tefhim-ul Kuran

Biz senden önce, şehirler halkına kendilerine vahyettiğimiz kimseler dışında (başkalarını elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı, ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? Korkup sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz?

Ümit Şimşek

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de, o beldelerin ahalisinden kendilerine vahyettiğimiz adamlardı. Yeryüzünde gezip de bakmazlar mı, kendilerinden öncekilerin sonu nice olmuş? Âhiret yurdu, takvâ sahipleri için daha hayırlıdır. Bunu akıl edemiyor musunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Senden önce gönderdiklerimiz de kentler halkından kendilerine vahyettiğimiz bazı erlerden başkası değildi. Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, onlardan öncekilerin akıbeti nice oldu görsünler. Elbette ki ahiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllarınızı kullanmayacak mısınız?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz səndən əvvəl də məmləkət əhlindən yalnız özlərinə vəhy etdiyimiz kişilərdən elçi göndərdik. Məgər müşriklər yer üzündə gəzib dolaşıb özlərindən əvvəlkilərin aqibətinin necə olduğunu görmürlər? Əlbəttə, Axirət yurdu Allahdan qorxanlar üçün daha xeyirlidir. Məgər anlamırsınız?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Səndən əvvəl də (səhra əhlindən deyil) ancaq şəhər əhlindən olub özlərinə vəhy etdiyimiz neçə-neçə kişilər (qadın, mələk yox, məhz kişi peyğəmbərlər) göndərdik. Məgər (bu müşriklər) yer üzündə gəzib dolaşmırlarmı ki, özlərindən əvvəl gəlib-gedənlərin (məhv olmuş xalqların, tayfaların) aqibətinin necə olduğunu görsünlər? Həqiqətən, axirət yurdu Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənlər üçün daha xeyirlidir. Məgər dərk etmirsiniz?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Alle Gesandten, die Wir vor dir entsandten, waren Menschen aus Städten und Dörfern, denen Wir Offenbarung gewährten. Sind sie nicht durch das Land gezogen, um zu sehen, zu welchem Ende die Menschen vor ihnen gekommen sind? Das Jenseits ist für die Frommen das Beste. Warum bedient ihr euch nicht des Verstandes?

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir haben vor dir nur Männer gesandt von den Bewohnern der Städte, denen Wir (Offenbarungen) eingaben. Sind sie denn nicht auf der Erde umhergereist, so daß sie schauen (konnten), wie das Ende derjenigen war, die vor ihnen waren? Die Wohnstätte des Jenseits ist wahrlich besser für diejenigen, die gottesfürchtig sind. Begreift ihr denn nicht?

Almanca — M. A. Rassoul

Auch vor dir entsandten Wir nur Männer, denen Wir die Offenbarung gaben, aus dem Volk der Städte. Sind sie denn nicht im Lande umhergezogen, so daß sie schauen konnten, wie das Ende derer war, die vor ihnen lebten? Und gewiß, die Wohnstatt des Jenseits ist besser für die Gottesfürchtigen. Wollt ihr es denn nicht begreifen?

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR entsandten vor dir nur Männer, denen WIR Wahy zuteil werden ließen, die zu den Bewohnern der Ortschaften zählten. Sind sie etwa nicht durch das Land gezogen, damit sie wahrnehmen, wie das Anschließende von denjenigen war, die vor ihnen lebten?! Und das Jenseits ist gewiß besser für diejenigen, die Taqwa gemäß gehandelt haben. Wollt ihr euch etwa nicht besinnen?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We never sent Messengers before you O Muhammad whom We inspired, but were men chosen from among the town dwellers whose deeds were natural to man. Have these people not journeyed through the land and looked with their minds' eyes to see what was the end of those who preceded them! Indeed the abode in Paradise is infinitely better for those who had entertained the profound reverence dutiful to Allah in life below; can you people not reflect!

Abdul Haleem

All the messengers We sent before you [Muhammad] were men to whom We made revelations, men chosen from the people of their towns. Have the [disbelievers] not travelled through the land and seen the end of those who went before them? For those who are mindful of God, the Home in the Hereafter is better. Do you [people] not use your reason?

Abdullah Yusuf Ali

Nor did We send before thee (as messengers) any but men, whom we did inspire,- (men) living in human habitations. Do they not travel through the earth, and see what was the end of those before them? But the home of the hereafter is best, for those who do right. Will ye not then understand?

Abul A'la Maududi

The Messengers whom We raised before you, (O Muhammad), and to whom We sent down revelations, were only human beings, and were from among those living in earthly habitations. Have these people not travelled in the earth that they may observe the end of their predecessors? Certainly the abode of the Hereafter is much better for those (who accepted the call of the Messengers and) acted in a God-fearing manner. Will you still not act with good sense?

Aisha Bewley

We sent none before you but men inspired with revelation from among the people of the cities. Have they not travelled in the land and seen the final fate of those before them? The abode of the Next World is better for those who have taqwa. So will you not use your intellect?

Al-Hilali & Khan

And We sent not before you (as Messengers) any but men unto whom We revealed, from among the people of the townships. Have they not travelled in the land and seen what was the end of those who were before them? And verily, the home of the Hereafter is the best for those who fear Allâh and obey Him (by abstaining from sins and evil deeds, and by performing righteous good deeds). Do you not then understand?

Ali Quli Qarai

We did not send [any apostles] before you except as men to whom We revealed from among the people of the towns. Have they not traveled over the land so that they may observe how was the fate of those who were before them? And the abode of the Hereafter is surely better for those who are Godwary. Do you not apply reason?

Amatul Rahman Omar

And We sent none (as Messengers) before you but they were men from among the people of the townships to whom We revealed (Our will). Have they not then journeyed in the land and seen how was the end of their predecessors? Indeed, the abode of the Hereafter holds out better promises for those who guard against evil and keep their duty. Will you not then refrain (from disbelief and unrighteous deeds)?

Arthur John Arberry

We sent not forth any before thee, but men We revealed to of the people living in the cities. Have they not journeyed in the land? Have they not beheld how was the end of those before them?. Surely the abode of the world to come is better for those that are godfearing. What, do you not understand?

Bijan Moeinian

All the Prophets that I sent before you, were also human beings (chosen from their own communities) to relay My revelations. Do these people ever travel to see what happened to people who passed away before them? Know that the life after death is much better for those who lead a righteous life. Do you get it?

E. Henry Palmer

Nor did we ever send before thee any save men whom we inspired, of the people of the cities. Have they not journeyed on in the earth, and beheld how was the end of those before them? But the abode of the future is surely better for those who believe;- what! have they then no sense?

Edip-Layth

We have not sent before you except men, to whom We gave inspiration, from the people of the towns. Would they not roam the earth and see what the punishment of those before them was? The abode of the Hereafter is far better for those who are aware. Do you not reason?

George Sale

We sent not any apostles before thee, except men, unto whom We revealed our will, and whom We chose out of those who dwelt in cities. Will they not go through the earth, and see what hath been the end of those who have preceded them. But the dwelling of the next life shall surely be better for those who fear God. Will they not therefore understand?

Hamid S. Aziz

Say, "This is my Way; I call now unto Allah with sure knowledge (or clear proof), I and those who follow me - Glory be to Allah - for I am not of the idolaters. "

Mahmoud Ghali

And in no way did We send (any Messengers) even before you, except men whom We revealed to of the population of the towns. Have they then not traveled in the earth (and) so have looked into how was the end of (the ones) who were (there) even before them? And indeed the Residence of the Hereafter is most charitable (i.e., better) for the ones who are pious. Do you then not consider?

Marmaduke Pickthall

We sent not before thee (any messengers) save men whom We inspired from among the folk of the townships - Have they not travelled in the land and seen the nature of the consequence for those who were before them? And verily the abode of the Hereafter, for those who ward off (evil), is best. Have ye then no sense? -

Mohamed Ahmed - Samira

All the apostles We had sent before you were men of those regions, to whom We sent Our revelations. Have they not travelled on the earth and seen what befell the people before them? Surely the abode of the Hereafter is better for those who fear straying from the right path. Do you not understand?

Muhammad Asad

And [even] before thy time, We never sent [as Our apostles] any but [mortal] men, whom We inspired, [and whom We always chose] from among the people of the [very] communities [to whom the message was to be brought]. Have, then, they [who reject this divine writ] never journeyed about the earth and beheld what happened in the end to those [deniers of the truth] who lived before them?-and [do they not know that] to those who are conscious of God the life in the hereafter is indeed better [than this world]? Will they not, then, use their reason?

Mustafa Khattab

We only sent before you ˹O Prophet˺ men inspired by Us from among the people of each society. Have the deniers not travelled through the land to see what was the end of those ˹destroyed˺ before them? And surely the ˹eternal˺ Home of the Hereafter is far better for those mindful ˹of Allah˺. Will you not then understand?

Progressive Muslims

And We have not sent before you except men, to whom We gave inspiration, from the people of the towns. Would they not roam the Earth and see how was the punishment of those before them And the abode of the Hereafter is far better for those who are aware. Do you not comprehend

Sahih International

And We sent not before you [as messengers] except men to whom We revealed from among the people of cities. So have they not traveled through the earth and observed how was the end of those before them? And the home of the Hereafter is best for those who fear Allah ; then will you not reason?

Sam Gerrans

And We sent before thee only men to whom We revealed from among the people of the cities. (So have they not travelled in the earth and seen how was the final outcome of those who were before them? And the abode of the Hereafter is best for those who are in prudent fear; will you then not use reason!)

Shabbir Ahmed

And even before your time, We never sent (as Our Messengers) but men to whom We revealed Our Messages. We always chose them from among the people of their own communities. Have they then never journeyed about the earth and seen what happened in the end to those who lived before them? And, don't they know that those who walk aright, the life to come is better for them. Will they not then, use reason?

Syed Vickar Ahamed

And before you, We did not send any except men (as messengers, men) whom We inspired— Living in human homes (and groups). Do they not travel through the earth, and see what was the end of those before them? And verily, the home of the Hereafter is the best, for those who do right. Then, will you not understand?

Taqi Usmani

We did not send before you (messengers) other than men from the people of the towns whom We inspired with revelation. Have they not traveled in the land where they could have seen how was the fate of those before them? And surely the abode of the Hereafter is much better for those who fear Allah. Would you, then, still not understand?

The Monotheist Group

And We have not sent before you except men, to whom We gave inspiration, from the people of the towns. Will they not roam the earth and see how was the punishment of those before them? And the abode of the Hereafter is far better for those who are aware. Do you not comprehend?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous nʹavons envoyé avant toi que des hommes originaires des cités, à qui Nous avons fait des révélations. (Ces gens là) nʹont-ils pas parcouru la terre et considéré quelle fut la fin de ceux qui ont vécu avant eux? La demeure de lʹau-delà est assurément meilleure pour ceux qui craignent (Allah). Ne raisonnerez-vous donc pas?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me berî te ji xelkên bajaran, bes ji mêran re wehî şandiye. Ma (kafir) hîç li erdê nagerin ku bibînin encama wan (înkarkerên) beriya wan çawa bûye? Mala axretê teqez ji bo wan ên ku xwe (ji gunehan) diparêzin çêtir e. Ma hûn hê jî aqilê xwe bi kar nayînin (ku êdî hûn bawerî bînin)?!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben voor jouw tijd slechts mannen uitgezonden uit de inwoners van de steden aan wie Wij een openbaring gegeven hadden. Hebben zij dan niet op de aarde rondgereisd zodat zij konden zien hoe het einde was van hen die er voor hen waren? En de woning van het hiernamaals is voor hen die godvrezend zijn werkelijk beter. Hebben jullie dan geen verstand?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij zenden u geene gezanten, behalve menschen, aan welke wij onzen wil openbaren en die wij kiezen onder hen die in steden wonen. Wilt gij niet de aarde rond trekken en zien wat het einde was van hen die u zijn voorafgegaan? Maar de woning van het volgende leven zal zekerlijk beter zijn voor hen die God vreezen. Wilt gij dus niet begrijpen?

Hollandaca — Siregar

Wij hebben vóór jou niemand gezonden, behalve mannen van de bewoners van de steden aan wie Wij openbaarden. Reizen zij dan niet rond op de aarde, zodat zij zien boe het einde was van degenen vóór hen? En het Huis van het Hiernamaals is beter voor degenen die (Allah) vrezen. Denken jullie dan niet na?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И до тебя (о, Мухаммад) Мы посылали только людей (а не ангелов) из (числа) обитателей селений (и городов) (а не пустынь [[Оседлые жители лучше воспринимают и понимают призыв к истине и вере, так как они более образованы и обходительны, нежели обитатели пустынь, которые более невежественны и грубы.]]), которым ниспосылали откровение [внушение от Аллаха]. Разве они [неверующие мекканцы и другие] не странствовали по земле [разве они не были в Йемене и в Шаме] и (разве они) не видели, каков был конец тех (народов, которые не подчинились Аллаху), которые были до них [что произошло с адитами и самудянами]?И конечно же Обитель Вечности [Рай] – лучше для тех, кто остерегался (наказания Аллаха). Неужели вы не уразумеете [не подумаете об этом]?

Rusça — Osmanov

И задолго до тебя Мы направляли [посланниками] с откровением только [смертных] мужей из их же селений. Разве они не странствовали по земле и не видели, чем кончили те, которые жили до них? Ведь обитель в будущей жизни лучше для богобоязненных. Неужели они не поймут этого?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Före dig har Vi inte sänt andra (som sändebud) än män, som Vi gav del av (Vår) uppenbarelse, tillhörande de folk (till vilka de sändes). Har (dagens förnekare) aldrig begett sig ut i världen och sett (spåren som visar) vad slutet blev för deras föregångare (som avvisade Våra budskap som lögn)? Det eviga livet är bättre för dem som fruktar Gud (än detta liv)! Använder ni inte ert förstånd