Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

وَلَئِنْ اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُ اِنَّهُ لَيَؤُ۫سٌ كَفُورٌ

ve le in eƶeḳnā l-insāne minnā raHmeten ṧumme nezeǎ'nāhā minhu innehu le yeūsun kefūrun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَئِنْve le inşayet
2اَذَقْنَاeƶeḳnāذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygutattırsak
3الْاِنْسَانَl-insāneا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insana
4مِنَّاminnākatımızdan
5رَحْمَةًraHmetenر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.bir rahmet
6ثُمَّṧummesonra, ayrıca
7نَزَعْنَاهَاnezeǎ'nāhāن ز عÇekmek, almak, koparmak, çıkarmak, kapıp götürmek, kaldırmak, soymak, koparmak, çıkarmak, geri çekmek, sertçe çekmek, görevini yerine getirmek, özlem duymak, üst düzey yetkilileri görevden almak, benzemek, güçlü bir şekilde çekmek, başkalarını doğruya davet etmek, yükselmek, tırmanmak, mesken veya dipten çekmek, zorla götürmek, mahrum bırakmakonu geri alsak
8مِنْهُminhuondan
9اِنَّهُinnehuşüphesiz o
10لَيَؤُ۫سٌle yeūsunي ا سUmutsuzluğa düşmek, çaresiz olmak, umudunu yitirmek, bilmek, tanımak, farkına varmak. Bu kelime, umudu kesmek anlamına gelen qanata (Qaf-Nun-Tay) kelimesinin eş anlamlısıdır.ümitsiz
11كَفُورٌkefūrunك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretbir nankör

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnsana, katımızdan bir rahmet tattırsak da sonra alıversek onu insandan, şüphe yok ki her şeyden ümidini keser, bir nankör olur gider.

Adem Uğur

Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da sonra bunu ondan çekip alırsak, tamamen ümitsiz ve nankör olur.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, eğer insana bizden bir rahmet tattırsak da sonra onu ondan çekip alsak, muhakkak ki o çok umutsuzluğa düşer ve çok nankör olur.

Ahmet Tekin

Eğer insana, tarafımızdan bir rahmet, bir nimet tattırır, sonra da bunu kendisinden çekip alırsak, tamamen ümitsiz ve nankör bir kimse olur.

Ahmet Varol

İnsana katımızdan bir rahmet tattırsak da sonra onu geri alsak o hemen ümitsiz bir nankör oluverir.

Ali Bulaç

Andolsun, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz o, (artık) umudunu kesmiş bir nankördür.

Ali Fikri Yavuz

İnsanoğluna, tarafımızdan bir rahmet (sıhhat ve zenginlik) taddırıp da sonra bunu çekip alıversek, şüphesiz ki o, Allah’ın ihsanından tamamen ümidini kesen, evvelki nimeti unutan nakör bir kimse olur.

Ali Rıza Safa

İnsana, Kendi katımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da onu çekip alsak, kesinlikle umutlarını yitirmiş bir nankör olur.

Bayraktar Bayraklı

Eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır da sonra bunu ondan çekip geri alırsak, tamamen ümitsiz ve nankör olur.

Bekir Sadak

And olsun ki, insana nimetimizi tattirir sonra onu ondan cekip alirsak, o suphesiz umutsuz bir nankore doner.

Celal Yıldırım

İnsana kendi tarafımızdan bir rahmet tattırdıktan sonra, onu ondan çekip alırsak, (bir de bakarsın ki) o çok umutsuz ve çok nankördür.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer insana tarafımızdan bir nimet tattırır da sonra ondan çekip alırsak tamamen ümitsizliğe düşer, nankörleşir.

Diyanet İşleri

Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, insana nimetimizi tattırır sonra onu ondan çekip alırsak, o şüphesiz umutsuz bir nanköre döner.

Diyanet Vakfi

Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da sonra bunu ondan çekip alırsak, tamamen ümitsiz ve nankör olur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve şayet insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra da onu kendisinden geri alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör bir kimse olur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şayet insana tarafımızdan bir nimet tattırıp sonra da onu kendisinden çekip alırsak, şüphesiz ki, o bütün ümidini yitirir ve nankör biri oluverir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve şayed insana tarafımızdan bir rahmet tattırır sonra da onu ondan alıverirsek şüphesiz ki o çok me'yustur, nankördür

Erhan Aktaş

Eğer insana, tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da onu geri alsak, ümitsizliğe kapılır ve küfreder.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer insana, tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da onu geri alsak, ümitsizliğe kapılır ve küfreder.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer insana, tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da onu geri alsak, ümitsizliğe kapılır ve nankörlük eder.

Fizilal-il Kuran

Eğer insana önce rahmetlerimizi tattırıp sonra onu elinden alsak, o mutsuz bir nanköre dönüşür.

Gültekin Onan

Andolsun, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz o, (artık) umudunu kesmiş bir (çok / pek) kafirdir (mübalağa sigası).

Hamdi Döndüren

Eğer insana katımızdan bir rahmet (iyilik, nimet) tattırdıktan sonra, onu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz hemen o, bir ümitsizliğe düşer ve nankör olur.

Hasan Basri Çantay

İnsana bizden bir rahmet (ve ni'met) tatdırıb da sonra bunu kendisinden soyub alıversek, andolsun, (o anda) o, (Allahın fazlından) ümidini kesen bir adam, (evvelki ni'metleri tamamen unutan) bir nankördür.

Hasib Asutay

Eğer biz insana, tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da sonra onu kendisinden çekip alsak, şüphesiz o, (artık) umudunu kesmiş bir nankördür.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki, insana tarafımızdan bir rahmet tattırsak da, sonra bunu ondan çekip alsak; doğrusu o, gerçekten çok ümidsiz, çok nankör olur.

İbni Kesir

Biz, insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra onu geri alırsak; andolsun ki o, pek ümitsiz, pek nankör olur.

Mehmet Okuyan

O insana tarafımızdan bir rahmet tattırır da sonra bunu ondan çekip alırsak, (bu durumda) şüphesiz ki o tamamen ümitsiz, nankör olur.

Muhammed Esed

Bunun gibi, insana katımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da onu kendisinden çekip alsak, hemen (önceki lütfumuzu) nankörce unutup umutsuzluğa düşer.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki eğer insanoğluna katımızdan bir rahmet tattırır, daha sonra da o rahmeti ondan çekip alırsak; derhal o derin bir umutsuzluğa, dehşet bir nankörlüğe saplanır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra da onu ondan çekip alırsak şüphe yok ki o elbette çok me'yustur, nankördür.

Ömer Öngüt

Andolsun ki, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da ondan çekip alsak, o hemen ümitsizliğe düşer ve nankör olur.

Suat Yıldırım

Eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra o nimeti geri alırsak o, son derece ümitsiz, son derece nankör olur.

Süleyman Ateş

Eğer biz insana, bizden bir rahmet taddırsak da sonra onu kendisinden çekip alsak, hemen o, umutsuzluğa düşer, nankör olur.

Süleymaniye Vakfı

İnsana tarafımızdan bir ikram tattırsak, sonra onu ondan çekip alsak tam bir ümitsizliğe kapılır, nankörlük eder durur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsana katımızdan bir ikramda bulunsak, sonra onu geri alsak umutsuzluğa kapılır ve tam bir nankör olur.

Şaban Piriş

Eğer insanlara tarafımızdan bir rahmet tattırıp, sonra onu kendisinden geri alırsak, o artık, ümitsiz bir nankör olur.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra bunu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz o, (artık) umudunu kesmiş bir nankördür.

Ümit Şimşek

Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırsak, sonra da bunu ondan alacak olsak, o ümitsizliğe düşer, nankörleşir.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsana bizden bir rahmet tattırıp sonra onu ondan çekip alsak, insan elbette çok ümitsiz, çok nankör bir hale düşer.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər insana Özümüzdən bir mərhəmət daddırsaq, sonra da ondan onu geri alsaq, o, naümid və nankor olar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər insana Özümüzdən bir neʼmət (mərhəmət) daddırsaq, sonra da onu geri alsaq, şübhəsiz ki, o, məʼyus (ümidsiz) və nankor olar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Wir dem Menschen Barmherzigkeit von Uns zuteil werden lassen, und sie ihm dann entziehen, ist er äußerst verzweifelt und äußerst undankbar.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn Wir den Menschen von Uns (aus) Barmherzigkeit kosten lassen und sie ihm hierauf entziehen, ist er fürwahr sehr verzweifelt und sehr undankbar.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn Wir dem Menschen Unsere Gnade zu kosten geben und sie ihm daraufhin fortnehmen, ist er verzweifelt und undankbar.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn WIR den Menschen eine Gnade von Uns erfahren lassen, dann diese von ihm wegnehmen, so ist er gewiß doch äußerst verzweifelt, äußerst kufr-betreibend!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if We should extend to man Our mercy and make him taste Our benediction then We justly decide to withhold it, he nurses despair forgetting the other advantages he enjoys and looks for the how, the why and the wherefore and becomes sour and in bitterness he turns his, worst side outwards.

Abdul Haleem

How desperate and ungrateful man becomes when We let him taste Our mercy and then withhold it!

Abdullah Yusuf Ali

If We give man a taste of Mercy from Ourselves, and then withdraw it from him, behold! he is in despair and (falls into) blasphemy.

Abul A'la Maududi

If We ever favour man with Our Mercy, and then take it away from him, he becomes utterly desperate, totally ungrateful.

Aisha Bewley

If We let man taste mercy from Us, and then take it away from him, he is despairing, ungrateful;

Al-Hilali & Khan

And if We give man a taste of Mercy from Us, and then withdraw it from him, verily! he is despairing, ungrateful.

Ali Quli Qarai

If We let man taste a mercy from Us, and then withdraw it from him, he becomes despondent, ungrateful.

Amatul Rahman Omar

And if We bestow upon a human being mercy from Us and then withdraw it from him, he is totally despairing (and) completely ungrateful.

Arthur John Arberry

And if We let a man taste mercy from Us, and then We wrest it from him, he is desperate, ungrateful.

Bijan Moeinian

Man becomes desperate and (like a rotten child) acts ungratefully when I (as a part of his trial) deprive him of a privilege that I had entitled him to.

E. Henry Palmer

And if we make man taste of mercy from us and then strip it off from him, verily, he is despairing, ungrateful;

Edip-Layth

If We give the human being a taste of mercy from Us, then We withdraw it from him; he becomes despairing, rejecting.

George Sale

Verily, if We cause man to taste mercy from Us, and afterwards take it away from him; he will surely become desperate, and ungrateful.

Hamid S. Aziz

And if We delay from them the doom to a stated time, they will surely say, "What hinders it?" Verily, on the day it comes to them there is no averting it from them and that which they mocked shall close in on them.

Mahmoud Ghali

And indeed in case We cause man to taste mercy from Us, thereafter We draw it out from him, (then) surely he is indeed constantly despairing constantly disbelieving.

Marmaduke Pickthall

And if we cause man to taste some mercy from Us and afterward withdraw it from him, lo! he is despairing, thankless.

Mohamed Ahmed - Samira

If We allow man to enjoy Our favours, and then take them away from him, he becomes despondent and ungrateful.

Muhammad Asad

And thus it is: if We let man taste some of Our grace, and then take it away from him -behold, he abandons all hope, forgetting all gratitude [for Our past favours].

Mustafa Khattab

If We give people a taste of Our mercy then take it away from them, they become utterly desperate, ungrateful.

Progressive Muslims

And if We give man a taste of mercy from Us, then We withdraw it from him; he becomes despairing, rejecting.

Sahih International

And if We give man a taste of mercy from Us and then We withdraw it from him, indeed, he is despairing and ungrateful.

Sam Gerrans

And if We let man taste mercy from Us then remove it from him, he is without hope and ungrateful.

Shabbir Ahmed

(Those who only believe in the instant gains of this life, are quick to rejoice and quick to despair. ) If Our Law causes man to taste Mercy from Us and afterward withdraws it from him, he behaves despairing, thankless.

Syed Vickar Ahamed

And if We give man a taste of mercy from Us, and then take it away from him, surely! He is in sadness and turns ungrateful (to Us).

Taqi Usmani

If We give man a taste of Our mercy and then take it away from him, he becomes highly desperate, utterly ungrateful.

The Monotheist Group

And if We give man a taste of a mercy from Us, then We withdraw it from him; he becomes despairing, rejecting.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et si Nous faisons goûter à lʹhomme une grâce de Notre part, et quʹensuite Nous la lui arrachons, le voilà désespéré et ingrat.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, eger em ji aliyê xwe ve dilovanî (û qenciyekê) bi mirov bidin çêjandin paşê jê bistînin, bêguman ew (ji rehma me) zû bêhêvî dibe û qenciyên berê jibîr dike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als Wij van Onze kant de mens barmhartigheid laten proeven en dan weer van hem wegnemen dan is hij wanhopig en ondankbaar.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, indien wij den mensch van onze genade doen proeven, en daarna van hem aftrekken, zal hij zeker wanhopig en ondankbaar worden.

Hollandaca — Siregar

En wanneer Wij de mens Barmhartigheid van Ons doen proeven, (en) die vervolgens van hun wegnemen: voorwaar, hij wordt dan een wanhopige ondankbare.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если Мы дадим человеку ощутить милость (как здоровье, безопасность,...), а потом отнимем ее у него, – поистине, он (становится) отчаивающимся, неблагодарным!

Rusça — Osmanov

Если Мы дадим человеку вкусить от милости [Своей], а потом отберем это, воистину, он неизбежно приходит в отчаяние и становится неблагодарным.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och om Vi låter människan smaka något av Vår nåd och sedan tar det ifrån henne, misströstar hon och glömmer allt vad hon har (Oss) att tacka för.