(Helak) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

فَلَمَّا جَاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَالِحًا وَالَّذِينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَمِنْ خِزْيِ يَوْمِئِذٍ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِيُّ الْعَزِيزُ

fe lemmā cā'e emrunā necceynā SāliHen ve(e)lleƶīne āmenū meǎhu bi raHmetin minnā ve min ḣizyi yevmiiƶin inne rabbeke huve l-ḳaviyyu l-ǎzīzu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَمَّاfe lemmānihayet
2جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgelince
3اَمْرُنَاemrunāا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemrimiz
4نَجَّيْنَاnecceynāن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.kurtardık
5صَالِحًاSāliHenص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.Salih'i
6وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimseleri
7اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman eden(leri)
8مَعَهُmeǎhuberaberindeki
9بِرَحْمَةٍbi raHmetinر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.bir rahmetle
10مِنَّاminnābizden
11وَمِنْve minve
12خِزْيِḣizyiخ ز يAlçalmak/aşağılanmak/bayağılaşmak/değersizleşmek, sınav veya acı ve kötülüğe düşmek, çirkin davranışlar veya özellikler göstermek, onursuzluk nedeniyle kafası karışmak veya şaşkına dönmek, utanç duymak veya utançtan etkilenmek.aşağılığından
13يَوْمِئِذٍyevmiiƶino günün
14اِنَّinnemuhakkak ki
15رَبَّكَrabbekeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyüksenin Rabbin
16هُوَhuveO
17الْقَوِيُّl-ḳaviyyuق و يGüçlü olmak, güçlenmek, üstün gelmek, yapabilir olmak, güçlü olmak, dinç olmak, zorlu olmak. Quwwatun (çoğulu quwan) - güç, kuvvet, dinçlik, kararlılık, sağlamlık, azim. Qawun - çöl. Aqwa - çölde kalmak. Muqwin - çöl/vahşi doğa sakinleri (qawiya fiilinden türetilmiştir, bu da ıssız veya terk edilmiş hale gelmek anlamına gelir).güçlüdür
18الْعَزِيزُl-ǎzīzuع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertmutlak üstündür

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Emrimiz gelince Sâlih'i ve onunla berâber bulunan inananları, bir rahmet olarak kurtardık ve o günün horluğundan necat verdik onlara. Şüphe yok ki Rabbin, çok kuvvetlidir, o, pek üstündür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Emrimiz gelince Sâlihʼi ve onunla berâber bulunan inananları, bir rahmet olarak kurtardık ve o günün horluğundan necat verdik onlara. Şüphe yok ki Rabbin, çok kuvvetlidir, o, pek üstündür.

Adem Uğur

Emrimiz gelince, Sâlih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin kuvvetlidir, (her şeye) galip gelendir.

Ahmed Hulusi

Hükmümüz açığa çıktığında Salih'i ve beraberindeki iman etmişleri, rahmetimizle kurtardık. . . O sürecin aşağılamasından da (kurtardık). . . Muhakkak ki senin Rabbin Kaviyy'dir, Aziyz'dir.

Ahmet Tekin

Planımız, azâbımız gerçekleştirilirken Sâlih’i ve onunla beraber, iman edenleri, tarafımızdan bir rahmet olarak azaptan ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin güçlü, kudretli ve hükümrandır.

Ahmet Varol

Nihayet emrimiz gelince Salih'i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir rahmetle o günün aşağılığından kurtardık. Muhakkak ki senin Rabbin güçlü ve yüce olandır.

Ali Bulaç

Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Salih'i ve O'nunla birlikte iman edenleri o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Doğrusu senin Rabbin, güçlü olandır, aziz olandır.

Ali Fikri Yavuz

Azab emrimizin vakti gelince, Sâlih’i ve beraberinde iman etmiş olanları, tarafımızdan bir merhamet ile kurtardık; hem o günün rüsvaylığından da... Gerçekten senin Rabbin çok kuvvetlidir, her şeye galibdir.

Ali Rıza Safa

Buyruğumuz geldiği zaman, Salih'i ve Onunla birlikte inananları, Kendi katımızdan bir rahmetle, o günün aşağılamasından kurtardık. Kuşkusuz, Efendin, Kudretlidir; Üstündür.

Bayraktar Bayraklı

Emrimiz gelince, Salih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak azaptan ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin kuvvetlidir;galip gelendir.

Bekir Sadak

Buyrugumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki inananlari katimizdan bir rahmet olarak o gunun rezilliginden kurtardik. Dogrusu Rabbin pek kuvvetli ve gucludur.

Celal Yıldırım

Buyruğumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki imân edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık, hem de o günün rezilliğinden.. Şüphesiz ki, Rabbin yegâne güçlü ve yegâne üstündür.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Emrimiz gelince Sâlih’i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak, helâk olmaktan ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz rabbin kuvvetlidir, üstündür.

Diyanet İşleri

(Helak) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Buyruğumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak o günün rezilliğinden kurtardık. Doğrusu Rabbin pek kuvvetli ve güçlüdür.

Diyanet Vakfi

Emrimiz gelince, Sâlih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin kuvvetlidir, (her şeye) galip gelendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ne zaman ki, azap emrimiz geldi, Salih'i ve beraberindeki iman edenleri, tarafımızdan bir rahmet sayesinde kurtardık, üstelik o günün perişanlığından da kurtardık. Hiç şüphesiz Rabbin güçlüdür, mutlak üstündür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberinde iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle azaptan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Çünkü Rabbindir çok güçlü, çok üstün olan.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki emrimiz geldi, Salihi ve maıyyetinde iyman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık, hem de o günün zilletinden, çünkü rabbın öyle kavi, öyle aziz

Erhan Aktaş

Nihayet haklarındaki yargımız gerçekleşerek, Salih'i ve beraberinde iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle o günün zilletinden kurtardık. Rabb'in, Çok Güçlü'dür, Mutlak Üstün Olan'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nihayet haklarındaki yargımız gerçekleşerek, Salih'i ve beraberinde iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle izin gününün zilletinden kurtardık. Rabb'in, Çok Güçlü'dür, Mutlak Üstün Olan'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nihayet emrimiz gelince, Salih'i ve beraberinde iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle o günün zilletinden kurtardık. Rabb'in, Çok Güçlü'dür, Mutlak Üstün Olan'dır.

Fizilal-il Kuran

Azaba ilişkin emrimiz geldiğinde Salih ile beraberindeki mü'minleri helak olmaktan ve o günkü onur kırıcı perişanlıktan, rahmetimizin sonucu olarak, kurtardık. Hiç şüphesiz senin Rabbin güçlüdür, üstün iradelidir.

Gültekin Onan

Buyruğumuz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Salih'i ve O'nunla birlikte inananları o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Doğrusu senin rabbin güçlü olandır, aziz olandır.

Hamdi Döndüren

Buyruğumuz gelince, Salih’i ve onunla birlikte iman edenleri, bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün aşağılayıcı azabından kurtardık. Çünkü senin Rabbin çok güçlüdür, mutlak üstündür.

Hasan Basri Çantay

Vaktaki (azab) emrimiz geldi, Saalihi de, onun maiyyetinde iman etmiş olanları da tarafımızdan bir esirgeme olarak (azabdan ve) o günün rüsvaylığından kurtardık. Şübhesiz ki senin Rabbin, O, çok kuvvetlidir, mutlak gaalibdir.

Hasib Asutay

Nihâyet emrimiz gelince, Salih'i ve onunla beraber inanmış olanları, bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin güçlüdür, mutlak üstündür.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet emrimiz gelince, Sâlih’i ve berâberindeki îmân edenleri tarafımızdan bir rahmetle (hem o azabdan), hem de o günün zilletinden kurtardık. Şübhesiz ki, Kaviyy (pek kuvvetli olan), Azîz (kudreti herşeye galib gelen) ancak Rabbindir.

İbni Kesir

Emrimiz gelince; Salih'i ve beraberindeki mü'minleri, tarafımızdan bir rahmet ile azabdan ve o günün rüsvaylığından kurtardık. Doğrusu Rabbın; Kavi'dir, Aziz'dir.

Mehmet Okuyan

(Kendilerine azap) emrimiz gelince, Salih’i ve onunla birlikte iman edenleri tarafımızdan bir merhametle (helakten) ve o günün rezilliğinden kurtarmıştık. Şüphesiz ki Rabbin kuvvetlidir, güçlüdür.

Muhammed Esed

Ve derken, hükmümüz vaki olunca, katımızdan bir esirgemeyle Salih'i ve o'nunla aynı inancı paylaşanları kurtardık; ve (onları) o (kıyamet) Gün(ü Bizim lanetimize uğramanın vereceği) alçalmadan (da kurtardık). Doğrusu, senin Rabbin, gerçekten sınırsız kuvvet ve kudret sahibi O yüceler yücesidir.

Mustafa İslamoğlu

Kararlaştırdığımız vakit gelince, Salih'i ve onun inancını paylaşan kimseleri Rahmetimiz sayesinde kurtardık; dahası (onları), o bir Gün (yaşayacakları) utançdan da (kurtarmış olduk). Şüphesiz senin Rabbin var ya: işte O, eşsiz güç sahibidir, mutlak üstün ve yüce olandır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki emrimiz geldi, Sâlih'i ve O'nunla beraber imân etmiş olanları Bizden bir rahmet sebebiyle necâta erdirdik, hem de o günün mezelletinden (kurtardık). Şüphe yok ki çok kuvvetli, çok izzet sahibi olan, ancak senin o Rabbindir.

Ömer Öngüt

Nihayet emrimiz gelince, Sâlih'i ve beraberindeki inananları, katımızdan bir rahmet olarak o günün rezilliğinden kurtardık. Doğrusu Rabbin pek kuvvetlidir ve Azîz'dir.

Suat Yıldırım

Azap emrimiz gelince, tarafımızdan bir lütuf olarak Salih’i ve beraberindeki müminleri azaptan ve o günün zilletinden kurtardık. Şüphesiz ki senin Rabbin kavî ve azîzdir (çok kuvvetlidir, mutlak galiptir).

Süleyman Ateş

Nihayet emrimiz gelince Salih'i ve onunla beraber inanmış olanları, bizden bir rahmetle kurtardık, (onları) o günün zilletinden (kurtardık). İşte Rabbin öyle güçlü, öyle galiptir.

Süleymaniye Vakfı

(Azapla ilgili) Emrimiz gelince Salih'i ve onunla birlikte inanıp güvenenleri, bizden bir ikram olarak kurtardık. Onları, o günün rezilliğinden kurtardık. Senin Rabbin her şeye gücü yeten, daima üstün olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Emrimiz gelince Salih'i ve onunla birlikte olan inanıp güvenenleri, bizden bir ikram olarak, o günün rezilliğinden kurtardık. Senin Rabbin işini başarır, daima üstündür.

Şaban Piriş

Emrimiz gelince Salih'i ve beraberindeki müminleri, katımızdan bir rahmet ile o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Kuşkusuz Rabbin, güçlüdür, onurludur.

Tefhim-ul Kuran

Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Salih'i ve onunla birlikte iman edenleri o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Doğrusu senin Rabbin, güçlü olandır, aziz olandır.

Ümit Şimşek

Emrimiz geldiğinde, Salih'i ve beraberindeki mü'minleri, tarafımızdan bir rahmetle o azaptan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz ki Rabbinin yakalayışı pek güçlü, kudreti herşeye üstündür.

Yaşar Nuri Öztürk

Emrimiz gelince Salih'i ve onunla birlikte iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık. O günün rezilliğinden kurtardık. Senin Rabbin, evet O, Kavi'dir, Aziz'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əmrimiz gəldikdə Salehi və onunla birlikdə iman gətirənləri Öz mərhəmətimizlə əzabdan və o günün rüsvayçılığından qurtardıq. Həqiqətən, Rəbbin Qüvvətlidir, Qüdrətlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Saleh tayfasının məhvi barəsində) əmrimiz gəldikdə Bizdən bir mərhəmət olaraq Salehi və onunla birlikdə iman gətirənləri xilas etdik və o günün rüsvayçılığından qurtardıq. Həqiqətən, Rəbin yenilməz qüdrət sahibi, qüvvət sahibidir!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Als nun Unser Befehl kam, erretteten Wir Salih und diejenigen, die mit ihm glaubten, durch Barmherzigkeit von Uns, auch vor der Schande jenes Tages. Gewiß, dein Herr ist ja der Starke und Allmächtige.

Almanca — M. A. Rassoul

Als Unser Befehl eintraf, da erretteten Wir Sälih und diejenigen, die mit ihm gläubig waren, durch Unsere Barmherzigkeit, (Wir erretteten sie) vor der Schmach jenes Tages. Wahrlich, dein Herr ist der Allmächtige, der Erhabene.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als Unsere Bestimmung eintraf, erretteten WIR Salih und diejenigen, die mit ihm den Iman verinnerlichten - durch Gnade von Uns. Und vor der Erniedrigung des (Jüngsten) Tages (erretteten WIR sie). Gewiß, dein HERR ist Der Allkraftvolle, Der Allwürdige.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When Our command came to pass, We rescued Saleh and those who gave credence to his mission and acknowledged Allah's message, an act of mercy vouchsafed by us to save them from the shame and the multiplied humiliations incurred on that Momentous Day. Allah, your Creator is indeed AL-Qawiy(the Omnipotent) and AL- Aziz Who prevails against the whole and all in all.

Abdul Haleem

this warning will not prove false.’ And so, when Our command was fulfilled, by Our mercy We saved Salih and his fellow believers from the disgrace of that day. [Prophet], it is your Lord who is the Strong, the Mighty One.

Abdullah Yusuf Ali

When Our Decree issued, We saved Salih and those who believed with him, by (special) Grace from Ourselves - and from the Ignominy of that day. For thy Lord - He is the Strong One, and able to enforce His Will.

Abul A'la Maududi

Then, when Our command came to pass, We saved Salih and those who shared his faith through Our special mercy, from the disgrace of that day. Truly Your Lord is All-Strong, All-Mighty.

Aisha Bewley

Then when Our command came We rescued Salih and those who had iman along with him by a mercy from Us from the disgrace of that day. Your Lord is the All-Strong, the Almighty.

Al-Hilali & Khan

So when Our Commandment came, We saved Sâlih and those who believed with him by a Mercy from Us, and from the disgrace of that Day. Verily, your Lord - He is the All-Strong, the All-Mighty.

Ali Quli Qarai

So when Our edict came, We delivered Ṣāliḥ and the faithful who were with him by a mercy from Us, and from the [punishment and] disgrace of that day. Your Lord is indeed the All-strong, the All-mighty.

Amatul Rahman Omar

And when Our command (about punishment) came (to pass), We saved Sâlih and with him the believers by a (special) mercy from Us and (We saved them) from the ignominy of that day. Surely, All-Powerful is your Lord (and) All Mighty.

Arthur John Arberry

And when Our command came, We delivered Salih and those who believed with him by a mercy from Us, and from the degradation of that day; thy Lord is the All-strong, the All-mighty.

Bijan Moeinian

When they were being subjected to My Punishment, I saved Saleh (and those who had joined him in belief) out of mercy and spared them from the humiliating punishment of that Day. Yes; your Lord is Powerful, Almighty.

E. Henry Palmer

And when our order came we saved Zalih, and those who believed with him, by our mercy, from disgrace upon that day. Verily, thy Lord He is powerful and mighty.

Edip-Layth

So, when Our command came, We saved Saleh and those who acknowledged with him by a mercy from Us against the disgrace of that day. Your Lord is the Powerful, the Noble.

George Sale

And when our decree came to be executed, we delivered Saleh and those who believed with him, through our mercy, also from the disgrace of that day; for thy Lord is the strong, the mighty God.

Hamid S. Aziz

But they did hamstring her, and he said, "Enjoy yourselves in your houses for three days; this is the promise that shall not be belied. "

Mahmoud Ghali

So, as soon as Our Command came, We safely delivered Salih and the ones who believed with him by a mercy from Us, and from the disgrace upon that day. Surely your Lord, Ever He, is The Ever-Powerful, The Ever-Mighty.

Marmaduke Pickthall

So, when Our commandment came to pass, We saved Salih, and those who believed with him, by a mercy from Us, from the ignominy of that day. Lo, thy Lord! He is the Strong, the Mighty.

Mohamed Ahmed - Samira

So, when Our command (of punishment) came We delivered Saleh by Our grace, and those who believed, with him, from the disgrace of that day. Verily your Lord is mighty and powerful.

Muhammad Asad

And so, when Our judgment came to pass, by Our grace We saved Salih and those who shared his faith; and [We saved them, too,] from the ignominy of [Our rejection on] that Day [of Resurrection]. Verily, thy Sustainer alone is powerful, almighty!

Mustafa Khattab

When Our command came, We saved Ṣâliḥ and those who believed with him by a mercy from Us and spared them the disgrace of that Day. Surely your Lord ˹alone˺ is the All-Powerful, Almighty.

Progressive Muslims

So, when Our command came, We saved Saleh and those who believed with him by a mercy from Us against the disgrace of that day. Your Lord is the Powerful, the Noble.

Sahih International

So when Our command came, We saved Salih and those who believed with him, by mercy from Us, and [saved them] from the disgrace of that day. Indeed, it is your Lord who is the Powerful, the Exalted in Might.

Sam Gerrans

And when Our command came, We delivered Ṣāliḥ and those who heeded warning with him, by mercy from Us, and from the disgrace of that day; thy Lord: He is the Strong, the Exalted in Might.

Shabbir Ahmed

And so, when Our Command came to pass, by Our grace We saved Saleh and the believers with him from the humiliating annihilation of the day. Verily, your Lord, He alone is Strong, Almighty.

Syed Vickar Ahamed

So when Our Commandment came forth, We saved Sálih and those who believed with him, by (special) Grace from Us (Allah)— And from the shame (and dishonor) of that day. Verily, your Lord— He is All Strong (Al-Qhavi, in every sense), and All Mighty (Al-Aziz).

Taqi Usmani

So, when came Our command, We saved SāliH and those who believed along with Him, out of mercy from Us, and (We saved them) from the disgrace of that day. Surely, your Lord is the Powerful, the All Mighty.

The Monotheist Group

So, when Our command came, We saved Saleh and those who had believed with him by a mercy from Us and against the disgrace of that day. Your Lord is the Powerful, the Noble.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, lorsque Notre ordre vint, Nous sauvâmes Sâlih et ceux qui avaient cru avec lui, - par une miséricorde venant de Nous - de lʹignominie de ce jour-là. En vérité, cʹest ton Seigneur qui est le Fort, le Puissant.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi dema fermana me hat, me bi dilovaniyeke ji cem xwe Salih û yên digel wî, wan ên ku bawerî anîbû ji ezab û riswahiya wê rojê rizgar kirin. Bêguman Xwedayê te, her Ew e yê hêzdar, yê desthelatdar.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen Onze beschikking kwam redden Wij Salih en hen die met hem geloofden door barmhartigheid van Ons en van de schande van die dag. Jouw Heer is de krachtige, de machtige.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen ons besluit tot uitvoering komen zou, bevrijdden wij Saleh en hen die met hem geloofden, door onze barmhartigheid, van de ongenade van dien dag; want uw Heer is de sterke, de machtige God.

Hollandaca — Siregar

En toen Ons bevel kwam, redden Wij Shâlih en degenen die met hem geloofden, door Genade van Ons en (Wij redden hen) van een vernedering op die Dag. Voorwaar, jouw Heer is de Sterke, de Almachtige.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда пришло Наше повеление, Мы спасли Салиха и тех, которые уверовали вместе с ним по милости от Нас, (от наказания) и от позора того дня. Поистине, Господь твой (таков, что) Он – Всесильный, Величественный!

Rusça — Osmanov

Когда же настал час [исполниться] Нашему повелению, Салиха и тех, кто уверовал вместе с ним, Мы по Нашему милосердию спасли [от гибели] и от бесславия в тот день. Воистину, твой Господь силен, всемогущ!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när Vår dom föll räddade Vi i Vår nåd Salih och dem som följde honom i tron, och (Vi förskonade dem) från skam och förödmjukelse på (Uppståndelsens) dag. Din Herre har all styrka, all makt.