İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!
وَتِلْكَ عَادٌ جَحَدُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ وَعَصَوْا رُسُلَهُ وَاتَّبَعُوا اَمْرَ كُلِّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ
ve tilke ǎādun ceHadū bi āyāti rabbihim ve ǎSav rusulehu ve ttebeǔ emra kulli cebbārin ǎnīdin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İşte Âd, Rablerinin delillerini bile bile inkâr ettiler ve peygamberlerine asi oldular ve her inatçı cebbar kişiye uydular.
Abdulkadir Gölpınarlı
İşte Âd, Rablerinin delillerini bile bile inkâr ettiler ve peygamberlerine asi oldular ve her inatçı cebbar kişiye uydular.
Adem Uğur
İşte Âd (kavmi). Rablerinin âyetlerini inkâr ettiler; O'nun peygamberlerine âsi oldular ve inatçı her zorbanın emrine uydular.
Ahmed Hulusi
İşte Ad (kavmi olayı buydu). . . Rablerinin (nefslerindeki) işaretlerini bile bile inkar ettiler. . . O'nun Rasullerine isyan ettiler. . . Her inatçı zorbanın emrine tabi oldular.
Ahmet Tekin
İşte bu Âd kavmi, Rablerinin birliğini gösteren âyetlerini bile bile inkâr ettiler. Rasullerinin tebliğine, sünnetine sırt çevirdiler, âsi oldular. Hak hukuk tanımayan zorbanın, diktatör idarecilerin düzenine tâbi oldular.
Ahmet Varol
İşte bu Ad halkı, Rabblerinin ayetlerini inkar etti, peygamberlerine karşı geldi ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
Ali Bulaç
İşte Ad (halkı): Rablerinin ayetlerini tanımayıp reddettiler. O'nun elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emri ardınca yürüdüler.
Ali Fikri Yavuz
İşte Âd kavmi! Rablerinin âyetlerini inkâr ettiler ve onun peygamberlerine isyan eylediler. Böylece başları bulunan, her inadcı zorbanın emrine uydu gittiler.
Ali Rıza Safa
İşte, Âd böyleydi. Efendilerinin ayetlerini inkar ettiler; O'nun elçilerine karşı geldiler ve her inatçı zorbanın buyruğuna uydular.
Bayraktar Bayraklı
İşte 'Ad halkı Rabblerinin ayetlerini inkar ettiler: O'nun peygamberlerine asi oldular ve inatçı bir zorbanın emrine uydular.
Bekir Sadak
Iste bu, Rablerinin ayetlerini bile bile inkar eden, peygamberlerine kafa tutan ve her inatci zorbanin emrine uyan Ad milletidir.
Celal Yıldırım
İşte bu Âd kavmi, Rablarının âyetlerini inatla inkâr ettiler, O'nun peygamberine karşı geldiler ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İşte Âd! Rablerinin âyetlerini inkâr ettiler; O’nun peygamberlerine âsi oldular ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
Diyanet İşleri
İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!
Diyanet İşleri (eski)
İşte bu, Rablerinin ayetlerini bile bile inkar eden, peygamberlerine kafa tutan ve her inatçı zorbanın emrine uyan Ad milletidir.
Diyanet Vakfi
İşte Âd (kavmi). Rablerinin âyetlerini inkâr ettiler; O'nun peygamberlerine âsi oldular ve inatçı her zorbanın emrine uydular.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İşte Âd kavmi buydu. Rablerinin âyetlerini bile bile inkâr ettiler ve peygamberlerine isyan ettiler. Başa geçen her zorbanın emrine uyup arkasından gittiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte Ad kavmi, Rablerinin ayetlerini inkar ettiler, peygamberlerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte Ad, rablarının ayatını inkar ettiler ve Peygamberlerine isyan eylediler ve her bir ınadcı cebbarın emri ardına gittiler
Erhan Aktaş
İşte Ad halkı Rabb'lerinin ayetlerini inkar ettiler ve Resullerine isyan ettiler. İnatçı zorbanın her buyruğuna uydular.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İşte Âd halkı Rabb'lerinin ayetlerini inkar ettiler ve resullerine isyan ettiler. İnatçı zorbanın her buyruğuna uydular.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Âd halkı da Rabb'lerinin ayetlerini inkar ettiler ve rasullerine isyan ettiler. İnatçı zorbanın her buyruğuna uydular.
Fizilal-il Kuran
İşte sana o Adoğulları; onlar Rabblerinin ayetlerini yalanladılar, O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve ne kadar küstah zorba varsa hepsinin emirlerine uydular.
Gültekin Onan
İşte Ad (halkı); rablerinin ayetlerini tanımayıp reddettiler. O'nun elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın buyruğu ardınca yürüdüler.
Hamdi Döndüren
İşte Ad kavminin başına gelenler! Onlar Rablerinin âyetlerini bilerek inkâr ettiler, peygamberlerine karşı geldiler ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
Hasan Basri Çantay
İşte Ad (kavmi)! Onlar Rablerinin ayetlerini bilerek inkar etdiler, peygamberlerine aasi oldular, inadcı her zorbanın emri ardınca gitdiler.
Hasib Asutay
İşte Âd (kavmi). Rablerinin âyetlerini inkâr ettiler; peygamberlerine karşı geldiler ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
Hayrat Neşriyat
İşte Âd (kavmi) Rablerinin âyetlerini bilerek inkâr ettiler, O’nun peygamberlerine âsî oldular ve her inadcı zorbanın emrine uydular.
İbni Kesir
Ad da, Rabblarının ayetlerini bile bile inkar ettiler. Peygamberlerine isyan ettiler. Ve her inadçı zorbanın emrine uydular.
Mehmet Okuyan
İşte şu, Âd (kavmi)dir: Rablerinin ayetlerini inkâr etmişler, (Allah’ın) elçilerine asi olmuşlar ve inatçı her zorbanın emrine uymuşlardı.
Muhammed Esed
İşte, Rablerinin ayetlerini reddeden, O'nun elçilerine baş kaldıran ve hak hakikat düşmanı her inatçı zorbanın koyduğu yasaya boyun eğen Ad toplumu(nun sonu) böyle (oldu).
Mustafa İslamoğlu
İşte böyleydi Ad kavmi: Rablerinin mesajlarını reddetiler ve O'nun elçilerine karşı geldiler; üstelik her inatçı zorbanın yönetimine boyun eğdiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve işte o da Âd'dır ki, Rablerinin âyetlerini inkar ettiler ve O'nun peygamberlerine âsi oldular ve herbir inatçı cebbârın emrine uydular.
Ömer Öngüt
İşte Âd kavmi! Rablerinin âyetlerini bile bile inkâr ettiler, O'nun peygamberlerine isyan ettiler ve her bir inatçı zorbanın emrine uydular.
Suat Yıldırım
(59-60) İşte Âd halkı buydu... Rab’lerinin âyetlerini inkâr ettiler, O’nun peygamberlerine isyan ettiler ve Hakka karşı gelen her inatçı zorbanın isteklerine uydular. Hem bu dünyada lânete tâbi tutuldular, hem de kıyamet gününde. Evet, Âd halkı, Rab’lerini tanımayıp inkâr yolunu tuttular. Dikkat et! Nasıl da defoldu gitti o Hûd’un kavmi Âd!
Süleyman Ateş
İşte Ad (kavmi), Rablerinin ayetlerini inkar ettiler, peygamberlerine karşı geldiler ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
Süleymaniye Vakfı
İşte Ad kavmi… Rablerinin ayetlerini bile bile inkar ettiler, onun elçilerine karşı geldiler ve nerede bir inatçı zorba varsa ona uydular.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İşte Ad kavmi… Rablerinin ayetlerini bile bile inkar ettiler, O'nun elçilerine karşı çıktılar ve nerede bir inatçı zorba varsa ona uydular.
Şaban Piriş
İşte Ad, Rabbinin ayetlerini bile bile inkar ettiler ve O'nun elçilerine isyan edip, her inatçı zorba emrine uydular.
Tefhim-ul Kuran
İşte Ad (halkı): Rablerinin ayetlerini tanımayıp reddettiler. O'nun peygamberlerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emri ardınca yürüdüler.
Ümit Şimşek
İşte bu Âd kavmi idi ki, Rablerinin âyetlerini inkâr eder, Onun peygamberlerine karşı gelir ve herbir inatçı zorbanın emrine uyarlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte buydu Ad. Rablerinin ayetlerine kafa tuttular, O'nun resullerine isyan ettiler. Ve her inatçı zorbanın emrine uydular.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Bu, Ad qövmü idi! Onlar Rəbbinin ayələrini inkar etdilər, Onun elçilərinə asi oldular və hər bir inadcıl təkəbbür sahibinin əmrinə uydular.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bu da Ad tayfasıdır! Onlar Rəbbinin ayələrini inkar etdilər, Onun Peyğəmbərlərinə qarşı çıxdılar (peyğəmbərlərin hamısı tövhid, təkallahlılıq təblig etdiklərinə görə bir peyğəmbərə qarşı çıxan kimsə bütün peyğəmbərlərə qarşı çıxmış olur), başlarının üstündə duran hər bir inadkar böyüyün əmrinə tabe oldular.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Das waren die ʹÂd, die die Zeichen Ihres Herrn leugneten, Seinem Gesandten trotzten und dagegen dem Befehl jedes unbelehrbaren, eigensinnigen Tyrannen folgten.
Almanca — Der Edle Quran
Das waren die ʹAd. Sie verleugneten die Zeichen ihres Herrn und widersetzten sich Seinen Gesandten und folgten dem Befehl eines jeden trotzigen Gewalthabers.
Almanca — M. A. Rassoul
Und diese waren die `Ad, die die Zeichen ihres Herrn leugneten und Seinen Gesandten nicht gehorchten und der Aufforderung eines jeden abschweifenden Tyrannen folgten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und dies ist ʹAad. Sie leugneten die Ayat ihres HERRN ab, widersetzten sich Seinen Gesandten und folgten der Anordnung jedes sturen Gewalttäters.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
These were the people of 'Ad -the 'Adites- who just would not bow their hearts' ears to the divine revelations nor their minds' eyes to His signs betokening His Omnipotence and Authority, and they adhered to the same evil line of conduct espoused by every stubborn who plays the tyrant.
Abdul Haleem
These were the Ad: they rejected their Lord’s signs, disobeyed His messengers, and followed the command of every obstinate tyrant.
Abdullah Yusuf Ali
Such were the 'Ad People: they rejected the Signs of their Lord and Cherisher; disobeyed His messengers; And followed the command of every powerful, obstinate transgressor.
Abul A'la Maududi
Such were 'Ad. They repudiated the signs of their Lord, disobeyed His Messengers, and followed the bidding of every tyrannical enemy of the truth.
Aisha Bewley
That was ‘Ad. They denied the Signs of their Lord and disobeyed His Messengers and followed the command of every obdurate tyrant.
Al-Hilali & Khan
Such were ‘Âd (people). They rejected the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of their Lord and disobeyed His Messengers, and followed the command of every proud obstinate (oppressor of the truth, from their leaders).
Ali Quli Qarai
Such were [the people of] ‘Ād: they impugned the signs of their Lord and disobeyed His apostles, and followed the dictates of every obdurate tyrant.
Amatul Rahman Omar
And such were `Âd, they deliberately denied the commandments of their Lord and disobeyed His Messengers and followed the bidding of every haughty enemy (of truth).
Arthur John Arberry
That was Ad; they denied the signs of their Lord, and rebelled against His Messengers, and followed the command of every froward tyrant.
Bijan Moeinian
Such was the end of Ad; people who rejected their Lord’s revelations, disobeyed His Messengers, and supported their tyrants.
E. Henry Palmer
That (tribe of) 'Ad denied the signs of their Lord, and rebelled against His apostles, and followed the bidding of every headstrong tyrant.
Edip-Layth
Such was the case of Aad. They disregarded the signs of their Lord, and they disobeyed His messengers, and they followed the lead of everyone powerful and stubborn.
George Sale
And this tribe of Ad wittingly rejected the signs of their Lord, and were disobedient unto his messengers, and they followed the command of every rebellious perverse person.
Hamid S. Aziz
And when Our commandment came We saved Hud, and those who believed with him, by mercy from Us; We saved them from a harsh torment.
Mahmoud Ghali
And that was Aad; they repudiated the signs of their Lord, and disobeyed His Messengers, and closely followed the command of every stubborn potentate.
Marmaduke Pickthall
And such were A'ad. They denied the revelations of their Lord and flouted His messengers and followed the command of every froward potentate.
Mohamed Ahmed - Samira
These were the people of 'Ad who denied the word of their Lord and rebelled against His apostles, and followed the bidding of every perverse tyrant.
Muhammad Asad
And that was [the end of the tribe of] `Ad, [who] had rejected their Sustainer's messages, and rebelled against His apostles, and followed the bidding of every arrogant enemy of the truth.
Mustafa Khattab
That was ’Âd. They denied the signs of their Lord, disobeyed His messengers, and followed the command of every stubborn tyrant.
Progressive Muslims
Such was the case of 'Aad. They disregarded the revelations of their Lord, and they disobeyed His messengers, and they followed the lead of everyone powerful and stubborn.
Sahih International
And that was 'Aad, who rejected the signs of their Lord and disobeyed His messengers and followed the order of every obstinate tyrant.
Sam Gerrans
And those were ʿĀd; they rejected the proofs of their Lord, and opposed His messengers, and followed the command of every obstinate tyrant.
Shabbir Ahmed
Such were Aad. They denied the clear Messages of their Lord, rebelled against His Messengers and followed the command of every stubborn tyrant.
Syed Vickar Ahamed
The ‘Ad people were like this: They rejected the Signs of their Lord and Cherisher; Disobeyed His messengers; And followed the orders of every powerful, difficult (and harsh) outlaw (and ruler who acted beyond his limits).
Taqi Usmani
Such was the tribe of ‘Ād who rejected the signs of their Lord, disobeyed their Messengers and followed the dictates of every obstinate tyrant!
The Monotheist Group
Such was the case of 'Aad. They disregarded the revelations of their Lord, and they disobeyed His messengers, and they followed the command of every stubborn tyrant.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Voilà les ʹAad. Ils avaient nié les signes (enseignements) de leur Seigneur, désobéi à Ses messagers et suivi le commandement de tout tyran entêté.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ha ew (qiseya) Ad e; ayetên Xwedayê xwe mandel kirin, li ber pêxemberên Wî rabûn û dane pey fermana her zordarekî rikdar.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Dat waren dan de ʹAad; zij verwierpen de tekenen van hun Heer en zij waren aan Zijn gezanten ongehoorzaam en zij volgden het bevel op van elke weerspannige geweldenaar.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En deze stam van Ad verwierp met voordacht de teekens van zijnen Heer, was ongehoorzaam aan zijne gezanten, en volgde het bevel van ieder oproerig en bedorven mensch.
Hollandaca — Siregar
En dat was (het einde van) het volk van ʹÂd, zij verwierpen de Tekenen van hun Heer, zij gehoorzaamden de Profeten niet en zij volgden het bevel van iedere opstandige geweldenaar.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И такими (были) адиты, (которые) отвергли знамения своего Господа и ослушались Его посланников и последовали за приказом всякого упрямого тирана.
Rusça — Osmanov
Адиты же отвергли знамения своего Господа, не вняли Его посланникам и повиновались обыкновенному тирану-ослушнику.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Detta (var stammen) Aad. De avvisade sin Herres budskap och satte sig upp emot det sändebud (som Han hade låtit komma till dem), men de gjorde (villigt) vad varje övermodig fiende till sanningen befallde dem.