Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ

ve yemneǔne l-māǔne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve zekât vermeyi menederler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve zekât vermeyi menederler.

Adem Uğur

Ve hayra da mâni olurlar.

Ahmed Hulusi

Hayrı da engellerler!

Ahmet Tekin

Çok cüz’î mâlî mükellefiyetleri yerine getirmeyenlerin, olanından karşılıksız ve ödünç vermeyenlerin, gücüyle ve imkânlarıyla imdada yetişmeyenlerin vay haline!

Ahmet Varol

Ve zekatı (veya emaneti) vermezler.

Ali Bulaç

Ve 'ufacık bir yardımı (veya zekatı) da' engellemektedirler.

Ali Fikri Yavuz

Ve zekâtı vermezler...

Ali Rıza Safa

Kamu Haklarına da engel olurlar.

Bayraktar Bayraklı

Hayra da mani olurlar.

Bekir Sadak

Onlar basit seyleri dahi vermezler. *

Celal Yıldırım

Zekâtı da, eğreti âlet edavatı da vermezler (yardımda bulunmaktan hiç hoşlanmazlar).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hayra da engel olurlar.

Diyanet İşleri

Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar basit şeyleri dahi vermezler.

Diyanet Vakfi

(6-7) Onlar gösteriş yapanlardır; hayra da mâni olurlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve yardımlığı sakınırlar (zekatı vermezler).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve yardımlığı sakınır (zekatı yemezler).

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yardımlığı sakınır (zekatı vermezler)

Erhan Aktaş

Ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler.

Fizilal-il Kuran

En ufak bir yardımı esirgerler.

Gültekin Onan

Ve 'ufacık bir yardımı (veya zekatı) da' engellemektedirler.

Hamdi Döndüren

Hayra da engel olurlar.

Hasan Basri Çantay

Zekatı da men'ederler onlar.

Hasib Asutay

Ufacık bir yardıma bile engel olurlar. (3) (3. Su, tuz, iğne, çanak, çömlek, kova gibi ödünç verilmesi adet olan şeyleri vermeye engel olurlar.)

Hayrat Neşriyat

Ve mâûn’u (zekâtı) men' ederler!

İbni Kesir

Ve zekatı da men'ederler.

Mehmet Okuyan

(En ufak) yardıma (bile) engel olurlar.

Muhammed Esed

ve üstelik onlar, (insanlara) en ufak bir yardımı bile reddederler!

Mustafa İslamoğlu

ama en küçük yardımı bile esirgerler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve men edilmesi mutad olmayan bir şeyi bile men ediverirler.

Ömer Öngüt

Zekâtı da menederler.

Suat Yıldırım

(5-7) Ki onlar namazlarından gafildirler (Kıldıkları namazın değerini bilmez, namaza gereken ihtimamı göstermezler). İbadetlerini gösteriş için yapar, zekât ve diğer yardımlarını esirger, vermezler.

Süleyman Ateş

En ufak bir yardımı esirgerler.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, ufak tefek şeyleri bile (başkalarından) esirgerler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Küçük yardımlara bile engel olan kimselerdir.

Şaban Piriş

Ufak tefek yardıma bile engel olanlara..

Tefhim-ul Kuran

Ve 'ufacık bir yardımı (veya zekâtı) da' engellemektedirler.

Ümit Şimşek

Mâuna da engel olurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekata/iyiliğe engel olurlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və az bir şey verməkdən belə imtina edirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və (xalqa) zəkat verməyi qadağan edərlər (yaxud xəsislik göstərib bir iş üçün qonum-qonşuya lazım olan qab-qacağı verməkdən imtina edərlər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und die Hilfeleistung verweigern.

Almanca — Der Edle Quran

und die Hilfeleistung verweigern!

Almanca — M. A. Rassoul

und die Hilfeleistung verweigern.

Almanca — Muhammad Zaidan

und die Utensilien verweigern.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Their malevolence prevents benevolence and proves an occasion of so much discontent.

Abdul Haleem

and forbid common kindnesses.

Abdullah Yusuf Ali

But refuse (to supply) (even) neighbourly needs.

Abul A'la Maududi

and deny people the articles of common necessity.

Aisha Bewley

and deny help to others.

Al-Hilali & Khan

And prevent Al-Mâ‘ûn (small kindnesses like salt, sugar, water).

Ali Quli Qarai

but deny aid.

Amatul Rahman Omar

And who withhold (legal) alms and other acts of kindness (starting from the Zakât to the lowest form of lending ordinary things of utility like a needle or a piece of thread to a neighbour).

Arthur John Arberry

and refuse charity.

Bijan Moeinian

The hypocrites may spend a lot of money to be known as charitable people, but they refuse to engage in small kindnesses (say Hi to the doorman, smile to their low level employees, buy a burger to the hungry man in the street, etc. etc. etc.)

E. Henry Palmer

and withhold necessaries.

Edip-Layth

They refuse aid.

George Sale

and deny necessaries to the needy.

Hamid S. Aziz

Yet withhold small kindnesses (or necessaries).

Mahmoud Ghali

And (refuse and) prevent (small) kindnesses.

Marmaduke Pickthall

Yet refuse small kindnesses!

Mohamed Ahmed - Samira

And withhold things of common use (from others).

Muhammad Asad

and, withal, deny all assistance [to their fellow-men]!

Mustafa Khattab

and refuse to give ˹even the simplest˺ aid.[1] 

Progressive Muslims

And they deter from helping others.

Sahih International

And withhold [simple] assistance.

Sam Gerrans

And refuse small things!

Shabbir Ahmed

And, with all this, they put dams before the Spring of Sustenance. ('Ma'n' = Running water. 'Mu'in' = Source of sustenance with plenty of fresh water springs. (23:50)).

Syed Vickar Ahamed

But refuse (to offer even) the neighborly needs.

Taqi Usmani

and refuse (to give even) small gifts.

The Monotheist Group

And they withhold from any assistance.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et refusent lʹustensile (à celui qui en a besoin).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Riya qedandinê jî li ber hewcedaran digirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en die de hulpverlening weigeren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En (den behoeftige) de noodige aalmoes (gereedschappen) onthouden.

Hollandaca — Siregar

En die de levensbenodigdheden tegenhouden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и отказывают в подаянии [отказывает даже в таких простых вещах, как ведро, мотыга, котел, и даже в воде и соли]!

Rusça — Osmanov

и запрещают подавать милостыню.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

men som vägrar (sin medmänniska) även den minsta hjälp!