İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.

وَجَاوَزْنَا بِبَنِي إِسْرَٓاءِيلَ الْبَحْرَ فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُ بَغْيًا وَعَدْوًا حَتّٰٓى اِذَٓا اَدْرَكَهُ الْغَرَقُ قَالَ اٰمَنْتُ اَنَّهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا الَّذِي اٰمَنَتْ بِهِ بَنُٓوا اِسْرَٓاءِيلَ وَاَنَا۬ مِنَ الْمُسْلِمِينَ

ve cāveznā bi benī isrāīle l-baHra fe etbeǎhum fir'ǎvnu ve cunūduhu beğyen ve ǎdven Hattā iƶā edrakehu l-ğaraḳu ḳāle āmentu ennehu lā ilāhe illā elleƶī āmenet bihi benū isrāīle ve enā mine l-muslimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَجَاوَزْنَاve cāveznāج و زBir yerden geçmek veya bir yer boyunca ilerlemek, geride bırakmak (bir yeri), bir yerden geçmek, bir yeri geçmek veya çaprazlamak, bir yerin ötesine geçmek, uygun sınırı/limiti/ölçüyü aşmak, aşırı/müsrif/ölçüsüz olmak, kabul edilebilir (doğru veya sağlam veya geçerli veya yasal olarak geçmek), bir yargı veya görüş oluşturmak, vermek, temizlemek, gevşetmek veya hafifletmek, göz yummak.ve geçirdik
2بِبَنِيbi benīب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğullarını
3إِسْرَٓاءِيلَisrāīleاسراءيلİsrail
4الْبَحْرَl-baHraب ح رDeniz, göl, büyük su birikintisi, bol, geniş, çok, deniz gibi cömert olan, bilgindenizden
5فَاَتْبَعَهُمْfe etbeǎhumت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekonların peşlerine düştüler
6فِرْعَوْنُfir'ǎvnuفرعونFiravun
7وَجُنُودُهُve cunūduhuج ن دOrduları toplamak veya bir araya getirmek, ordu hazırlamak, Jundun [savaş için hazırlanmış toplanan askerler; yardımcı kuvvetler].ve askerleri de
8بَغْيًاbeğyenب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramaktaşkınlıkla
9وَعَدْوًاve ǎdvenع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmekve düşmanlıkla
10حَتّٰٓىHattāsonunda
11اِذَٓاiƶāzaman
12اَدْرَكَهُedrakehuد ر كTakip etmek, izlemek, yakından takip etmek.onu yakaladığı
13الْغَرَقُl-ğaraḳuغ ر قBattı, boğuldu, aşağı doğru inip kayboldu, ihtiyacı kalmadı, yayı sonuna kadar çekti, geçti/geride bıraktı, meşgul etti, sıkıntılarla bunalmış adam, tek yudum, süslendi, zorunlu, aniden/şiddetli bir şekilde, birine yaklaşmakboğulma
14قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
15اٰمَنْتُāmentuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman ettim
16اَنَّهُennehuelbette
17لَاolmadığına
18اِلٰهَilāheا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birlikilah
19اِلَّاillābaşka
20الَّذِيelleƶīkimseden
21اٰمَنَتْāmenetا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman ettiği
22بِهِbihikendisine
23بَنُٓواbenūب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğullarının
24اِسْرَٓاءِيلَisrāīleاسراءيلİsrail
25وَاَنَا۬ve enāve ben de
26مِنَmine
27الْمُسْلِمِينَl-muslimīneس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakMüslümanlardanım

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İsrailoğullarını denizden geçirdik, derken Firavun'la askeri de azgınlıkla, düşmanlıkla peşlerine düştü onların, sonucu su boğazına girince boğulurken inandım, gerçekten de İsrailoğullarının inandığı Tanrıdan başka tapacak yok ve ben Müslümanlardanım dedi.

Abdulkadir Gölpınarlı

İsrailoğullarını denizden geçirdik, derken Firavunʼla askeri de azgınlıkla, düşmanlıkla peşlerine düştü onların, sonucu su boğazına girince boğulurken inandım, gerçekten de İsrailoğullarının inandığı Tanrıdan başka tapacak yok ve ben Müslümanlardanım dedi.

Adem Uğur

Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik. Ama Firavun ve askerleri zulmetmek ve saldırmak üzere onları takip etti. Nihayet (denizde) boğulma haline gelince, (Firavun:) "Gerçekten, İsrailoğullarının inandığı Tanrı'dan başka tanrı olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım!" dedi.

Ahmed Hulusi

İsrailoğullarını denizden geçirdik. . . Firavun ve ordusu haddi aştı ve düşman olarak onları izledi. . . Ta ki boğulma hali ona erişince: "İman ettim ki tanrı yoktur, ancak İsrailoğullarının kendisine iman ettiği vardır. Ben müslimlerdenim" dedi.

Ahmet Tekin

Biz İsrâiloğulları’na denizi geçirdik. Firavun, askerî erkânı ve ordusu da, isyanlarını artırmak, zulmetmek ve saldırmak üzere onları takip ettiler. Firavun denizde boğulmaya başladığı zaman: 'İsrâiloğulları’nın inandığı tanrının hak ilâh olduğuna ben de iman ettim. Ben de İslâm’ı yaşayacak olan müslümanlardanım.' dedi.

Ahmet Varol

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve askerleri de taşkınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Sonunda su onu boğmaya başlayınca: 'İsrailoğullarının kendisine iman ettiğinden başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de Müslümanlardanım' dedi.

Ali Bulaç

Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): "İsrailoğullarının kendisine inandığı (ilahtan) başka ilah olmadığına inandım ve ben de müslümanlardanım" dedi.

Ali Fikri Yavuz

İsraîloğullarını denizden (sâlimen karşı tarafa) geçirdik. Firavun, hemen askerleriyle zulüm ve saldırganlık yaparak arkalarına düştü. Nihayet denizde boğulmaya başlayınca şöyle dedi: “İman ettim, gerçekten İsrailoğullarının iman ettiğinden (Allah’dan) başka hiç bir ilâh yoktur. Ben de O’na teslim olanlardanım.”

Ali Rıza Safa

Ve İsrailoğullarını, denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla arkalarına düştü. Boğulmak üzereyken, şöyle dedi: "İnandım! Kuşkusuz, İsrailoğullarının inandığından başka Tanrı yoktur. Ben de teslim olanlar arasındayım!"

Bayraktar Bayraklı

İsrailoğulları'nı denizden geçirdik; Firavun ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için onların arkalarına düştü. Nihayet boğulma tehlikesiyle burun buruna gelince Firavun,"Gerçekten İsrailoğulları'nın inandığından başka tanrı olmadığına inandım, ben de Müslümanlardanım" dedi.

Bekir Sadak

Israilogullarini denizden gecirdik, Firavun ve askerleri haksizlik ve dusmanlikla ardlarina dustuler. Firavun bogulacagi anda: «Israilogullarinin inandigindan baska tanri olmadigina inandim, artik ben O'na teslim olanlardanim» dedi.

Celal Yıldırım

İsrail oğulları'nı denizden geçirdik ; Fir'avn ve askerleri zulüm ve düşmanlık (izhar ederek) onları takibe koyuldular. Sonunda Fir'avn boğulma derecesine gelince (şöyle) dedi : «İsrail oğulları'nın inandığı Allah' tan başka ilâh olmadığına inandım ve ben artık (O'na) teslimiyet gösterenlerdenim i»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Derken İsrâiloğulları’nı denizin öteki yakasına geçirdik. Firavun ve ordusu da haksız yere onlara saldırmak üzere peşlerine düşmüştü. Sonunda Firavun boğulmak üzereyken şöyle dedi: “Elhak inandım ki, İsrâiloğulları’nın iman ettiğinden başka tanrı yokmuş! Ben de artık kendini O’na teslim edenlerden biriyim.”

Diyanet İşleri

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

İsrailoğullarını denizden geçirdik, Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla ardlarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: 'İsrailoğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, artık ben O'na teslim olanlardanım' dedi.

Diyanet Vakfi

Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik. Ama Firavun ve askerleri zulmetmek ve saldırmak üzere onları takip etti. Nihayet (denizde) boğulma haline gelince, (Firavun:) «Gerçekten, İsrailoğullarının inandığı Tanrı’dan başka tanrı olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım!» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve sonra İsrailoğulları'nı denizden aşırdık. Firavun, düşmanca saldırmak için derhal adamlarını ve askerlerini arkalarına düşürdü. Ta ki, suda boğulmaya başlayınca «İnandım, gerçekten de İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka tanrı yoktur. Ben de ona teslim olanlardanım.» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken İsrail oğullarını denizden geçirdik. Firavun askerleriyle takip ve taarruz etmek için derhal arkalarına düştü. Sonunda boğulma kendini sıkboğaz edince: "İnandım, gerçekten de İsrail oğullarının iman ettiği Allah'tan başka tanrı yok, ben de O'na teslimiyet gösterenlerdenim!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken Beni İsraili denizi geçirdik, derhal Fir'avn askerile ta'kıb ve taaruz için arkalarına düştü, nihayet gark kendini derdest edince; inandım hakıkat Beni İsrailin iyman ettiğinden başka ilah yok, ben de ona teslim olanlardanım, dedi

Erhan Aktaş

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken: "İsrailoğullarının iman ettiği ilahtan başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de müslimlerdenim." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken: "İsrailoğulları'nın iman ettiği ilahtan başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de Müslümanlardanım." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken: "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de Müslümanlardanım." dedi.

Fizilal-il Kuran

İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve askerleri saldırı ve düşmanlık amacı ile peşlerine düştüler. Sonunda Firavun boğulmanın eğişine geldiğinde, «İsrailoğulları'nın inandıkları ilahtan başka ilah olmadığına inandım, ben de O'na teslim olanlardan (müslümanlardan) biriyim» dedi.

Gültekin Onan

Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): "İsrailoğullarının kendisine inandığından başka tanrı olmadığına inandım ve ben de müslümanlardanım" dedi.

Hamdi Döndüren

Biz, İsrail oğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu zulmetmek ve saldırmak için, onların peşine düştü. Sonunda boğulmak üzereyken Firavun, “İsrail oğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, artık ben de Müslümanlardanım!” dedi.

Hasan Basri Çantay

Israil oğullarını denizden (selametle) geçirdik. Hemen Fir'avn, askerleriyle beraber, zulmederek ve saldırarak, arkalarına düşdü. Nihayet su onu boğmıya başlayınca (şöyle) dedi: "İnandım. Hakıykat İsrail oğullarının iman etdiğinden başka Tanrı yokmuş. Ben de müslümanlardanım".

Hasib Asutay

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak üzere onların arkalarına düştü. Nihâyet (denizde) boğulma kendisini yakalayınca (Firavun:) 'Gerçekten İsrailoğullarının inandığı ilâhtan başka ilâh olmadığına iman ettim ve ben de Müslümanlardanım ' dedi.

Hayrat Neşriyat

Ve İsrâiloğullarını denizden geçirdik; Fir'avun ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için hemen onların arkalarına düştü. Nihâyet (deniz kapanarak) kendisini boğacağında (Fir'avun): 'Gerçekten şuna inandım ki, İsrâiloğullarının kendisine îmân ettiğinden başka ilâh yoktur; ben de Müslümanlardanım!' dedi.

İbni Kesir

İsrailoğullarına da denizi geçirdik. Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla ardlarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: İsrailoğullarının iman ettiğinden başka tanrı olmadığına inandım. Artık ben de müslümanlardanım, dedi.

Mehmet Okuyan

Biz İsrailoğulları'nı denizden geçirmiştik de Firavun ve askerleri haksızlık etmek ve saldırmak üzere onları takip etmişti. Sonunda (denizde) boğulma zamanı gelince (Firavun) “İsrailoğulları'nın inandığı ilahtan başka ilah olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım!” demişti.

Muhammed Esed

Derken İsrailoğulları'nı denizin öte yakasına geçirdik; bunun üzerine Firavun ve ordusu hışımla onların ardına düştü, (denizin dalgaları onları örtüp de Firavun) boğulmak üzereyken: "Elhak, inandım," dedi, "İsrailoğulları'nın inandığı Tanrı'dan başka tanrı yok! Ve ben de artık kendini yürekten O'na teslim eden kimselerdenim!"

Mustafa İslamoğlu

Ve İsrailoğullarını denizden geçirdik. Hemen ardından Firavun ve ordusu kin ve nefretle onların peşini takip etti. Nihayet boğulacağını anladığında şöyle yakardı: "Ben de, İsrailoğullarının inandığından başka ilah olmadığına inandım; artık ben de O'na kayıtsız şartsız teslim olanlardanım!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve İsrailoğullarını denizden geçirdik. Fir'avun ile askerleri ise zulmen ve adaveten onların arkalarına düşmüşlerdi. Nihâyet ona boğulmak yetişince dedi ki: «Ben İsrailoğullarının imân etmiş olduklarından başka ilâh olmadığına muhakkak ki imân ettim ve ben de müslümanlardanım.»

Ömer Öngüt

İsrâiloğullarını denizden geçirdik. Firavun ve askerleri de zulmetmek ve mahvetmek üzere arkalarına düştü. Nihayet Firavun boğulacağı anda: “İsrâiloğullarının inandığı Allah'dan başka ilâh olmadığına inandım. Artık ben de Müslümanlardanım. ” dedi.

Suat Yıldırım

Derken, İsrailoğullarını denizden geçirdik. Hemen Firavun, askerleriyle beraber haksız ve saldırgan bir şekilde peşlerine düştü. Nihayet boğulmak üzere iken: "İman ettim. İsrailoğullarının inandığı İlahtan başka tanrı yokmuş. Ben de Müslümanlardanım" dedi.

Süleyman Ateş

İsrail oğullarını denizden geçirdik, Fir'avn ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için onların arkalarına düştü. Nihayet boğulma kendisini yakalayınca (Fir'avn): "Gerçekten İsrail oğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, ben de müslümanlardanım!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

İsrailoğullarını denizden karşıya geçirdik. Firavun ve orduları onları yakalamak ve ezmek için arkalarından yetişti. Firavun, boğulması kaçınılmaz olduğunda dedi ki: "İsrailoğullarının inanıp güvendiğinden başka ilah olmadığına inandım. Ben de ona teslim olanlardanım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ile orduları, onları yakalamak ve ezmek için hemen peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken Firavun dedi ki "İsrailoğullarının inanıp güvendiği ilahtan başka ilah olmadığına inandım. Ben de tam teslim olanlardanım(müslümanlardanım)"

Şaban Piriş

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla arkalarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: -İsrailoğulları'nın inandığından başka ilah olmadığına inandım. Artık ben O'na teslim olanlardanım, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun) : «İsrailoğullarının kendisine inandığı (ilahtan) başka ilah olmadığına inandım ve ben de müslümanlardanım» dedi.

Ümit Şimşek

Ve İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve askerleri de zulüm ve düşmanlıkla onların peşine düştü. Boğulacağını anlayınca, Firavun 'İsrailoğullarının inandığından başka bir tanrı bulunmadığına inandım; ben de Ona teslim olanlardanım' dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onları izlemekteydi. Nihayet, boğulma ümüğüne çökünce şöyle dedi: "İman ettim. İsrailoğullarının inanmış olduğu dışında ilah yok. Ben de O'na teslim olanlardanım."

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İsrail oğullarını dənizdən (sağ-salamat) keçirtdik. Firʼon və əsgərləri zalımcasına və düşməncəsinə onların arxasınca düşdülər. (Firʼon) batacağı anda: ″İsrail oğullarının inandıqlarılarından başqa tanrı olmadığına iman gətirdim. Mən artıq (Ona) təslim olanlardanam!″ – dedi.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wir ließen die Kinder Israels das Meer durchqueren. Pharao und seine Heerscharen folgten ihnen, um sie zu schlagen und sich an ihnen zu vergreifen. Als er zu ertrinken drohte, rief er: ʺIch bekenne, daß es keinen anderen Gott gibt außer dem Gott, an Den die Kinder Israels glauben, und ich reihe mich unter die, die Ihm ergeben sind.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir führten die Kinder Israels durch das Meer; und Pharao mit seinen Heerscharen verfolgte sie widerrechtlich und feindlich, bis er nahe daran war, zu ertrinken, (und) sprach: ʺIch glaube, daß kein Gott ist als Der, an Den die Kinder Israels glauben, und ich gehöre nun zu den Gottergebenen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann ließen WIR die Kinder Israils das Meer überqueren. Pharao und seine Soldaten sind ihnen dann aus Übertretung und Feindseligkeit gefolgt. Dann als er (Pharao) kurz vor dem Ertrinken war, sagte er: ʺIch bekunde den Iman, daß es gewiß keine Gottheit gibt außer Der, an Die die Kinder Israils den Iman bekundeten, und ich bin einer der Muslime.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We led Bani Isra‘il (the Children of Israel) across the sea whereupon Pharaoh and his troops pursued them with the intention of persecuting them and unjustly and wrongfully torturing them. Such intention had prevailed until the moment when the sea- water overwhelmed them in abundance and Pharaoh realized that he was drowning. There and then he uttered his pining regrets and vain repentances and said: " Now do I realize that there is no Ilah but Him Who has been recognized by Bani Isra‘il and I submit to join those who have conformed to Islam."

Abdul Haleem

We took the Children of Israel across the sea. Pharaoh and his troops pursued them in arrogance and aggression. But as he was drowning he cried, ‘I believe there is no God except the one the Children of Israel believe in. I submit to Him.’

Abdullah Yusuf Ali

We took the Children of Israel across the sea: Pharaoh and his hosts followed them in insolence and spite. At length, when overwhelmed with the flood, he said: "I believe that there is no god except Him Whom the Children of Israel believe in: I am of those who submit (to Allah in Islam)."

Abul A'la Maududi

And We led the Children of Israel across the sea. Then Pharaoh and his hosts pursued them in iniquity and transgression until Pharaoh cried out while he was drowning: 'I believe that there is no god but Allah in Whom the Children of Israel believe, and I am also one of those who submit to Allah.

Aisha Bewley

We brought the tribe of Israel across the sea and Pharaoh and his troops pursued them out of tyranny and enmity. Then, when he was on the point of drowning, he said, ‘I believe that there is no god but Him in whom the tribe of Israel believe. I am one of the Muslims.’

Al-Hilali & Khan

And We took the Children of Israel across the sea, and Fir‘aun (Pharaoh) with his hosts followed them in oppression and enmity, till when drowning overtook him, he said: "I believe that none has the right to be worshipped but He (Allâh) in Whom the Children of Israel believe, and I am one of the Muslims (those who submit to Allâh’s Will)."

Ali Quli Qarai

We carried the Children of Israel across the sea, whereat Pharaoh and his troops pursued them out of defiance and aggression. When overtaken by drowning, he called out, ‘I believe that there is no god except Him in whom the Children of Israel believe, and I am one of those who submit [to Him]!’

Amatul Rahman Omar

And We brought the Children of Israel across the sea, and Pharaoh and his legion pursued them in wanton aggression and for no justified cause till when he (Pharaoh) was about to be drowned, he cried, `I (confess and) believe that there is no One worthy of worship but He in Whom the Children of Israel have believed in, and I am of those who submit (to Him). '

Arthur John Arberry

And We brought the Children of Israel over the sea; and Pharaoh and his hosts followed them insolently and impetuously till, when the drowning overtook him, he said, 'I believe that there is no god but He in whom the Children of Israel believe; I am of those that surrender. '

Bijan Moeinian

Eventually, I led the children of Israel across the [Red] sea. Then Pharaoh and his army followed them [through the passage opened in the sea] with the hostile intention. When Pharaoh was drowning [due to the closure of the passage by the permission of the Lord], he said: "Now I believe that there is no deity but the Lord in whom the children of Israel have believed. Thus, I declare myself to be a Muslim (submitted to the commandments of God.)"

E. Henry Palmer

And we brought the children of Israel across the sea; and Pharaoh and his hosts followed them eager and hostile, until when drowning overtook him, he said, 'I believe that there is no god but He in whom the children of Israel believe, and I am of those who are resigned!' -

Edip-Layth

We helped the Children of Israel cross the sea, and Pharaoh and his soldiers followed them out of hatred and animosity. But when drowning overtook him, he said, "I acknowledge that there is no god except the One in whom the Children of Israel acknowledge, and I am of those who have peacefully surrendered."

George Sale

And we caused the children of Israel to pass through the sea; and Pharaoh and his army followed them in a violent and hostile manner; until, when he was drowning, he said, I believe that there is no God but He, on whom the children of Israel believe; and I am one of the resigned.

Hamid S. Aziz

He said, "Your prayer is answered; be upright then (follow the Straight Way), you two, and follow not the path of those who have no knowledge (the ignorant). "

Mahmoud Ghali

And We made the Seeds (Or: sons) of Israel) pass over the sea; then Firaawn and his hosts followed them up inequitably and aggressively till, when the drowning overtook him, he said, "I believe that there is no god except He in Whom the Seeds of believe, and I am one of the Muslims. "

Marmaduke Pickthall

And We brought the Children of Israel across the sea, and Pharaoh with his hosts pursued them in rebellion and transgression, till, when the (fate of) drowning overtook him, he exclaimed: I believe that there is no Allah save Him in Whom the Children of Israel believe, and I am of those who surrender (unto Him).

Mohamed Ahmed - Samira

And We brought the people of Israel across the sea, but the Pharaoh and his army pursued them wickedly and maliciously till he was on the point of drowning, and he said: "I believe that there is no god but He in whom the people of Israel believe, and I submit to Him. "

Muhammad Asad

And We brought the children of Israel across the sea; and thereupon Pharaoh and his hosts pursued them with vehement insolence and tyranny, until [they were overwhelmed by the waters of the sea. And] when he was about to drown, [Pharaoh] exclaimed: "I have come to believe that there is no deity save Him in whom the children of Israel believe, and I am of those who surrender themselves unto Him!"

Mustafa Khattab

We brought the Children of Israel across the sea. Then Pharaoh and his soldiers pursued them unjustly and oppressively. But as Pharaoh was drowning, he cried out, "I believe that there is no god except that in whom the Children of Israel believe, and I am ˹now˺ one of those who submit."

Progressive Muslims

And We helped the Children of Israel cross the sea, and Pharaoh and his soldiers followed them out of hatred and animosity. But when he was certain to drown, he said: "I believe that there is no god except the One in whom the Children of Israel believe, and I am of those who have surrendered."

Sahih International

And We took the Children of Israel across the sea, and Pharaoh and his soldiers pursued them in tyranny and enmity until, when drowning overtook him, he said, "I believe that there is no deity except that in whom the Children of Israel believe, and I am of the Muslims. "

Sam Gerrans

And We brought the children of Israel across the sea; and Pharaoh followed them with his forces in sectarian zealotry and enmity. When the drowning had overtaken him, he said: “I believe there is no god save He in whom the children of Israel believe; and I am of those submitting.”

Shabbir Ahmed

We brought the Children of Israel across the sea, and Pharaoh with his armies pursued them in rage and bitter enmity. When Pharaoh was drowning, he cried out, "I believe that there is no god but the One in whom the Children of Israel believe, and I am of those who surrender."

Syed Vickar Ahamed

And We took the Children of Israel across the sea: Firon (Pharaoh) and his armies followed them with pride and anger. At the end, when overpowered with flood, he said: "I believe that there is no god except He in Whom the Children of Israel believe: I am of those who bow (to Allah in Islam)."

Taqi Usmani

And We let the children of Isrā’īl cross the sea. So, Pharaoh and his troops chased them in transgression and hostility, until when he was about to drown, he said, "I believe that there is no god but the One in whom the children of Isrā’īl believe, and I am among those who submit to Allah."

The Monotheist Group

And We helped the Children of Israel cross the sea, and Pharaoh and his soldiers followed them out of hatred and animosity. But when he was certain to drown, he said: "I believe that there is no god except the One in whom the Children of Israel believe, and I am of those who have submitted."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous fîmes traverser la mer aux Enfants dʹIsraël. Pharaon et ses armées les poursuivirent avec acharnement et inimitié. Puis, quand la noyade lʹeut atteint, il dit: ʺJe crois quʹil nʹy a dʹautre divinité que Celui en qui ont cru les enfants dʹIsraël. Et je suis du nombre des soumisʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me zaroyên îsraîl di deryayê re derbas kirin, vêca Firewn û leşkerên xwe bi neheqî û bi êrîşkarî dane pey wan, heyanî kete wê rewşa ku binav bibe, (Firewn) got: Bêguman min bawerî anî ku ji bilî wî Xwedayê ku zaroyên îsraîl pê bawerî aniye tu îlah tun in û ez ji mislimanan im!“

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij lieten de Israëlieten de zee oversteken, waarop Firʹaun en zijn troepen hen uit opstandigheid en om te overtreden achtervolgden. Maar toen ten slotte de verdrinking hem verraste zei hij: ʺIk geloof dat er geen god is dan Hij in wie de Israëlieten geloven en ik behoor tot hen die zich (aan God) overgeven.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij deden de kinderen Israëls door de zee trekken, en Pharao en zijn leger vervolgden hen op eene hevige en vijandige wijze, tot hij op het punt was te verdrinken, en toen zeide: Ik geloof dat er geen God is buiten hem, in wien de kinderen Israëls gelooven en ik ben een der onderworpenen.

Hollandaca — Siregar

En Wij brachten de Kinderen van Israël over de zee, waarop Firʹaun en zijn legefs hen volgden uit tirannie en vijandschap, totdat, toen de verdrinking hen bereikte, Firʺaun zei: ʺIk geloofdat er geen god is dan Degene waarin de Kinderen van Israël geloven en ik behoor tot hen die zich hebben overgegeven (aan Allah).ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И перевели Мы потомков Исраила через море (разделив его), а Фараон и его войска погнались за ними по злости и вражде. А когда его [Фараона] настиг потоп, он сказал: «Верую, что нет бога [заслуживающего поклонение], кроме Того, в Кого уверовали потомки Исраила, и (вот теперь) я – из числа предавшихся (Аллаху)!»

Rusça — Osmanov

И Мы переправили сынов Исраила через море, а Фирʹаун и его войско преследовали их упорно и ожесточенно. Когда же на Фирʹауна низвергся потоп, он воскликнул: ʺЯ уверовал в то, что нет Бога, кроме того, в кого уверовали сыны Исраила, и я из числа тех, кто предался [Богу]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH VI förde Israels barn genom havet, förföljda av en förbittrad Farao och hans armé; och när (de framvällande) vattenmassorna hotade att dränka honom ropade han: ʺJag tror att ingen gud finns utom Den som Israels barn tror på, och jag är en av dem som underkastar sig Hans vilja!ʺ