Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde zorba bir kişi idi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi.
فَمَا اٰمَنَ لِمُوسٰٓى اِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِنْ قَوْمِهِ عَلٰى خَوْفٍ مِنْ فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِهِمْ اَنْ يَفْتِنَهُمْ وَاِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الْاَرْضِ وَاِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِفِينَ
fe mā āmene li mūsā illā ƶurriyyetun min ḳavmihi ǎlā ḣavfin min fir'ǎvne ve meleihim en yeftinehum ve inne fir'ǎvne le ǎālin fī l-erDi ve innehu le mine l-musrifīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Firavun'un, kendilerini bir musîbete uğratmasından korktukları için Mûsâ'ya, kavminden bir soy inandı ancak, başkaları inanmadı ve gerçekten de Firavun, yeryüzünde pek yüceydi ve gerçekten o, buyruktan çıkmış kişilerdendi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Firavunʼun, kendilerini bir musîbete uğratmasından korktukları için Mûsâʼya, kavminden bir soy inandı ancak, başkaları inanmadı ve gerçekten de Firavun, yeryüzünde pek yüceydi ve gerçekten o, buyruktan çıkmış kişilerdendi.
Adem Uğur
Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir gurup gençten başka kimse Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun yeryüzünde ululuk taslayan (bir diktatör) ve haddi aşanlardan idi.
Ahmed Hulusi
Firavun ve ileri gelenlerinin başlarına bela olacağı korkusuyla, Musa'ya, kendi halkından genç bir gruptan başka kimse iman etmedi. . . Muhakkak ki Firavun yeryüzünde zorba hükümran idi! Muhakkak ki o, israf edenlerdendi!
Ahmet Tekin
Firavun’un ve devlet görevlilerinin, kendilerine baskı, zulüm ve işkence ederek, hürriyetlerinin tamamen engellenmesinden korktukları için kavminden bir grup gençten başka kimse Mûsâ’ya güvenip itimat etmedi. Çünkü Firavun yeryüzünde, ülkede üstünlük iddiasında bulunan bir diktatördü. Cahilce haddi aşanlardan, ağır-adaletsiz hükümler içeren kurallar koyanlardan, kural tanımayanlardan, Allah’a âsi olanlardandı.
Ahmet Varol
Firavun ve adamlarının kendilerine kötülük etmeleri korkusuyla, kavminden Musa'ya, bir genç takımdan başka iman eden olmadı. Şüphesiz Firavun yeryüzünde iyice büyüklenmişti ve o çok aşırı gidenlerdendi.
Ali Bulaç
Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden) başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- iman eden olmadı. Çünkü Firavun, gerçekten yeryüzünde büyüklenen bir zorba ve gerçekten ölçüyü taşıranlardandı.
Ali Fikri Yavuz
Sonunda, Firavun ve etrafındakilerin belâsı korkusundan, Mûsa’ya kavminden ancak bir zürriyet iman etti. Çünkü Firavun o yerde (Mısır’da) çok üstün idi ve pek aşırı giden taşkınlardandı.
Ali Rıza Safa
Firavun ve ileri gelenlerinin kötülüklerinden korktukları için, toplumunun arasındaki genç kuşaktan başkası Musa'ya inanmadı. Çünkü Firavun, ülkesinde büyüklük taslayan bir zorbaydı. Aslında, ölçüyü aşanlar arasındaydı.
Bayraktar Bayraklı
Firavun ve etrafındakilerin, kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için, halktan bir grup gençten başka kimse Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, yeryüzünde ululuk taslayan bir diktatör ve haddi aşanlardan biri idi.
Bekir Sadak
Firavun ve erkaninin kendilerine fanalik yapmasindan korktuklarindan, milletinin bir kisim gencleri disinda, kimse Musa'ya inanmamisti, cunku Firavun o yerde hakimdi. O, gercekten asiri gidenlerdendi.
Celal Yıldırım
Fir'avn ve çevresindeki ileri gelen yandaşlarının, kendilerini fitneye düşürür korkusuyla kavminin soyundan ancak bir kısmı Musa'ya imân etti. Çünkü Fir'avn o yerde oldukça üstündü ve o aşırı gidip hakkı çiğneyenlerden idi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Hâsılı, kavminden ancak az sayıda insan, Firavun ve adamlarının kendilerine kötülük edeceğinden korka korka Mûsâ’ya iman etti. Çünkü Firavun o topraklarda gerçekten güç ve iktidar sahibiydi, üstelik kötülükte sınır tanımaz biriydi.
Diyanet İşleri
Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde zorba bir kişi idi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi.
Diyanet İşleri (eski)
Firavun ve erkanının kendilerine fenalık yapmasından korktuklarından, milletinin bir kısım gençleri dışında, kimse Musa'ya inanmamıştı, çünkü Firavun o yerde hakimdi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi.
Diyanet Vakfi
Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir gurup gençten başka kimse Musa’ya iman etmedi. Çünkü Firavun yeryüzünde ululuk taslayan (bir diktatör) ve haddi aşanlardan idi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Firavun ve adamlarının kendilerini belaya uğratacağı korkusundan dolayı Musa'ya kendi kavminin bir oymağından başka kimse iman etmedi. Çünkü orada Firavun çok üstün idi ve o kesinlikle aşırı giden taşkınlardandı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Özetle, Firavun ve adamlarının belası korkusundan önceleri Musa'ya -kavminin bir kısmından başka- iman eden olmadı; çünkü Firavun o yerde çok üstün ve çok aşırı giden taşkınlardan idi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hasılı Fir'avn ve cem'ıyyetinin belası korkusundan ibtida Musaya kavminin bir zürriyetinden başka iyman eden olmadı, çünkü Fir'avn o yerde çok üstün idi ve çok aşırı giden müsriflerden idi
Erhan Aktaş
Firavun ve melelerin, kendilerine kötülük yapacaklarından korktukları için, Musa'ya halkından az sayıda gençten başka iman eden olmadı. Zira Firavun, o yerde çok büyüklenmişti. O, çok aşırı gidenlerdendi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Firavun ve melelerin, kendilerine kötülük yapacaklarından korktukları için, Musa'ya halkından az sayıda gençten başka inanan olmadı. Zira Firavun, o yerde çok büyüklenmişti. O, çok aşırı gidenlerdendi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Firavun ve ileri gelenlerinin, kendilerine kötülük yapacaklarından korktukları için, Musa'ya halkından az sayıda gençten başka inanan olmadı. Zira Firavun, o yerde çok büyüklenmişti. O, çok aşırı gidenlerdendi.
Fizilal-il Kuran
Musa'ya soydaşlarının sadece bir bölüm gençleri inanmıştı. Bunlar da hem Firavun'dan ve hem de ileri gelen soydaşlarından kaynaklanan işkence korkularına rağmen inanmışlardı. Çünkü Firavun yeryüzünde koyu bir diktatörlük kurmuş, iyice azıtmıştı.
Gültekin Onan
Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden) başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- inanan olmadı / inanmadı. Çünkü Firavun, gerçekten yeryüzünde büyüklenen bir zorba ve gerçekten ölçüyü taşıranlardandı.
Hamdi Döndüren
Bununla birlikte, Firavun ve çevresindeki ileri gelenlerin, kendilerine işkence yapmalarından korktukları için, kavminin içinde Musa’ya, bir grup genç dışında hiç kimse inanmadı. Çünkü Firavun, yeryüzünde gerçekten çok güçlüydü ve aşırı gidenlerdendi.
Hasan Basri Çantay
Neticede (ve bidayetde) Musaya kavminin bir zürriyyetinden başkası — Fir'avn ile elebaşlarının kendilerine açacağı beladan korkusuna — iman etmedi. Çünkü Fir'avn o yerde (Mısırda) cidden gaalibdi ve cidden aşırı gidenlerdendi.
Hasib Asutay
Firavun ve elebaşlarının kendilerine kötülük yapmasından korktukları için kavminden Musa'ya bir gruptan başka kimse iman etmedi. Çünkü Firavun yeryüzünde büyüklük taslayan ve haddi aşanlardan idi.
Hayrat Neşriyat
Buna rağmen Fir'avun’un ve ileri gelenlerinin, kendilerini fitneye (işkenceye)atmasından korktukları için Mûsâ’ya, kavminin (genç) bir tâifesinden başkası îmân etmedi. Çünki Fir'avun yeryüzünde çok büyüklenen (bir zorba) idi. Ve doğrusu o, gerçekten(haddi aşarak) isrâf edenlerdendi.
İbni Kesir
Firavun ve erkanının kendilerine fenalık yapmasından korktuklarından, kavminin bir kısım gençleri dışında kimse Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, yeryüzünde çok ululanan ve gerçekten aşırı gidenlerdendi.
Mehmet Okuyan
Firavun ve yöneticilerinin kendilerine fitne (sıkıntı) vermelerinden korkmaları nedeniyle, kavminden bir grup insandan başka kimse Musa’ya iman etmemişti. Şüphesiz ki Firavun yeryüzünde kibirlenen biriydi ve elbette o, haddi aşanlardandı.
Muhammed Esed
Firavun ve onun seçkinler çevresi kendilerine zulmeder korkusuyla (başkaları geri dururken) kavminden ancak birkaç kişi Musa'ya olan inançlarını açıkladılar: çünkü Firavun ülkede gerçekten de nüfuz ve iktidar sahibiydi, ve üstelik ölçüsüz, acımasız biriydi.
Mustafa İslamoğlu
Firavun ve onların önde gelenleri kendilerine işkence ederler korkusuyla, Musa'ya onun kavminden sadece bir avuç insan iman etti. Çünkü Firavun ülkede gerçekten de otorite ve baskı sahibiydi; zaten o dengesizin tekiydi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık Mûsa'ya imân etmedi, ancak kavminden bir zürriyet kendilerinin Fir'avun'dan ve onların cemaatinden bir belaya uğrayacaklarından korkar oldukları halde imân etmiş oldular. Fir'avun ise muhakkak ki, o yerde yüksek idi ve şüphe yok ki, o haddi tecavüz edenlerden idi.
Ömer Öngüt
Firavun'un ve erkânının fenalık yapmasından korktukları için kavmin bir kısım gençleri dışında, kimse Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun yeryüzünde ululuk taslayan (bir zorba) ve o gerçekten aşırı gidenlerden idi.
Suat Yıldırım
Hasılı, başlangıçta Mûsâ’ya, kendi kavminden, genç bir kuşaktan başka iman eden olmadı. Kavmi, Firavun’un ve ileri gelen yetkililerinin, kendilerine işkence edeceklerinden korkuyorlardı.Çünkü Firavun o ülkede son derece despot ve çok aşırı gidenlerdendi.
Süleyman Ateş
Fir'avn'ın ve adamlarının, kendilerine kötülük yapmasından korktukları için kavminin içinde Musa'ya, yalnız genç bir kuşaktan başkası inanmadı. Çünkü Fir'avn, yeryüzünde çok ululanan ve çok aşırı gidenlerden idi.
Süleymaniye Vakfı
Firavun ve ileri gelenleri işkence eder korkusuyla toplumundan bir grup genç dışında Musa'ya inanan olmadı. Çünkü Firavun o topraklarda tam hakimiyet kurmuştu ve gerçek anlamda aşırı gidenlerdendi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Firavun'un ve kendi önderlerinin baskısından korkmaları sebebiyle Musa'ya halkının gençleri dışında kimse inanmadı. Firavun orada tam bir hakimiyet kurmuştu ve aşırılıklar içindeydi.
Şaban Piriş
Firavun ve çevresindekilerin işkence yapmasından korkmalarından dolayı kavminden Musa'ya çok küçük bir grubun dışında inanan olmadı. Çünkü Firavun o yerde hakimdi ve O, aşırı gidenlerdendi.
Tefhim-ul Kuran
Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden) başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- iman eden olmadı. Çünkü Firavun, gerçekten yeryüzünde büyüklenen bir zorba ve gerçekten ölçüyü taşıranlardandı.
Ümit Şimşek
Firavun ile kavmin ileri gelenlerinden başlarına bir belâ gelir diye korktukları için, Musa'ya, kavminden genç bir neslin dışında iman eden olmadı. Firavun gerçekten de memlekette bir zorba kesilmişti ve çok aşırı giden biriydi.
Yaşar Nuri Öztürk
Firavun ve kodamanlarının kendilerine kötülük etmelerinden korktukları için, kavmi arasından bir gençlik grubu dışında hiç kimse Musa'ya inanmadı. Çünkü Firavun, o toprakta gerçekten çok üstündü ve gerçekten sınır tanımaz azgınlardan biriydi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Firon və onun əyanları tərəfindən özlərinə işgəncə veriləcəyindən qorxaraq Musaya öz qövmündən yalnız azsaylı bir nəsil iman gətirdi. Həqiqətən də, Firon yer üzündə qəddar hakim və həddi aşanlardan idi.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Firʼonun və əʼyanlarının bəlası qorxusundan Musaya öz qövmündən (və ya Firʼon camaatından) yalnız kiçik bir dəstə (nəsil) iman gətirdi. Çünki Firʼon o yerdə hakim idi. O, (küfr və azğınlıq etməkdə) həddi aşmışdı.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
An Moses glaubten nur wenige von seinem Volk aus Angst vor Verfolgung durch Pharao und seine Würdenträger. Pharao besaß die höchste Macht im Lande und gehörte zu den Maßlosen.
Almanca — Der Edle Quran
Aber es glaubten Musa nur junge Leute aus seinem Volk, trotz ihrer Furcht vor Firʹaun und ihrer führenden Schar, davor, daß er sie verfolgen würde. Firʹaun war ja überheblich im Land und gehörte wahrlich zu den Maßlosen.
Almanca — M. A. Rassoul
Und niemand bekannte sich zu Moses, bis auf einige junge Menschen aus seinem Volk - voller Furcht vor Pharao und seinen Vornehmen, er (Pharao) würde sie verfolgen. Und in der Tat war Pharao ein Tyrann im Land, und wahrlich, er war einer der Maßlosen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Doch mit Musa hat niemand den Iman verinnerlicht außer Nachkommenschaft von seinen Leuten – unter Angst vor Pharao und seinen Entscheidungsträgern, daß diese sie der Fitna aussetzen. Gewiß, Pharao war zweifellos ein Hochmütiger im Lande und gewiß, er war sicherlich einer der Maßlosen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
The people of pharaoh, knew Mussa to be in the right. Nonetheless, only a few of them gave credence to the message through fear of Pharaoh and of the Pharonic nobility lest they should persecute them. Pharaoh was indeed an unmerciful tyrannical ruler in the land, who strayed beyond just limits, and in every manner and degree was he flagrantly excessive.
Abdul Haleem
But no one believed in Moses except a few of his own people, for fear that Pharaoh and their leaders would persecute them: Pharaoh was domineering in the land and prone to excess.
Abdullah Yusuf Ali
But none believed in Moses except some children of his people, because of the fear of Pharaoh and his chiefs, lest they should persecute them; and certainly Pharaoh was mighty on the earth and one who transgressed all bounds.
Abul A'la Maududi
None but a few youths of Moses' people accepted him, fearing that Pharaoh and their own chiefs would persecute them. Indeed Pharaoh was mighty in the land, he was among those who exceed all limits.
Aisha Bewley
No one had iman in Musa except for a few of his people out of fear that Pharaoh, and the elders, would persecute them. Pharaoh was high and mighty in the land. He was one of the profligate.
Al-Hilali & Khan
But none believed in Mûsâ (Moses) except the offspring of his people, because of the fear of Fir‘aun (Pharaoh) and his chiefs, lest they should persecute them; and verily, Fir‘aun (Pharaoh) was an arrogant tyrant on the earth, he was indeed one of the Musrifûn (polytheists, sinners and transgressors, those who give up the truth and follow the evil, and commit all kinds of great sins).
Ali Quli Qarai
But none believed in Moses except some youths from among his people, for the fear of Pharaoh and his elite that he would persecute them. For Pharaoh was indeed a tyrant in the land, and indeed he was an unrestrained [despot].
Amatul Rahman Omar
None, however, but a few youths from among his people accepted Moses (while others held back), for fear of Pharaoh and their chiefs lest he should persecute them. And surely Pharaoh was ever a tyrant in the land and truthfully he was of those who committed excesses (and high-handedness).
Arthur John Arberry
So none believed in Moses, save a seed of his people, for fear of Pharaoh and their Council, that they would persecute them; and Pharaoh was high in the land, and he was one of the prodigals.
Bijan Moeinian
What a shame that none believed in Moses except a few youths of his own people. They were afraid of Pharaoh and his administrators’ vindication. Surely, Pharaoh was an arrogant tyrant and the most extravagant.
E. Henry Palmer
But none believed in Moses, save a race of his own people, through fear of Pharaoh and his chiefs; lest he should afflict them, for verily, Pharaoh was lofty in the earth, and verily, he was extravagant.
Edip-Layth
Because of their fear from Pharaoh and his entourage that he would persecute them, none acknowledged Moses from his people except some of their descendants. Pharaoh was high in the land, and he was of the tyrants.
George Sale
And there believed not any on Moses, except a generation of his people, for fear of Pharaoh and of his princes, lest he should afflict them. And Pharaoh was lifted up with pride in the earth, and was surely one of the transgressors.
Hamid S. Aziz
But Allah verifies (or proves and establishes) the Truth by His Words, however much the guilty are averse.
Mahmoud Ghali
So, in no way did (anyone) believe Mûsa, (Moses) except (some) offspring of his people, with fear of Firaawn (Pharaoh) and their chiefs, that they would tempt them; (i. e., persecute them of force them into disbelief) and surely Firaawn was indeed exalted in the land, and surely he was indeed of the extravagant.
Marmaduke Pickthall
But none trusted Moses, save some scions of his people, (and they were) in fear of Pharaoh and their chiefs, that he would persecute them. Lo! Pharaoh was verily a tyrant in the land, and lo! he verily was of the wanton.
Mohamed Ahmed - Samira
But none of them put faith in Moses except some youths among his people who were nonetheless afraid lest the Pharaoh and his nobles should persecute them; for the Pharaoh was mighty in the land, and guilty of excesses.
Muhammad Asad
But none save a few of his people declared their faith in Moses, [while others held back] for fear of Pharaoh and their great ones, lest they persecute them: for, verily, Pharaoh was mighty on earth and was, verily, of those who are given to excesses.
Mustafa Khattab
But no one believed in Moses except a few youths of his people, while fearing that Pharaoh and their own chiefs might persecute them. And certainly Pharaoh was a tyrant in the land, and he was truly a transgressor.
Progressive Muslims
But none believed in Moses from his people except some from their descendants, because of their fear from Pharaoh and his leaders that he would persecute them. Pharaoh was high in the land, and he was of the tyrants.
Sahih International
But no one believed Moses, except [some] youths among his people, for fear of Pharaoh and his establishment that they would persecute them. And indeed, Pharaoh was haughty within the land, and indeed, he was of the transgressors
Sam Gerrans
And there believed not Moses save a progeny of his people, for fear of Pharaoh and their eminent ones, that they would subject them to means of denial; and Pharaoh was exalted in the land, and he was of the committers of excess.
Shabbir Ahmed
Only a few of the Egyptians, some youngsters, could proclaim belief in Moses because of the fear of Pharaoh and his chiefs. Pharaoh was indeed a great tyrant on earth. He used to cross all bounds of human behavior.
Syed Vickar Ahamed
But no one believed in Musa (Moses) except some offspring of his people, because of the fear of men, Firon (Pharaoh) and his chiefs, in case they should punish them; And Firon (Pharaoh) was really arrogant and cruel on the earth and one who exceeded all limits.
Taqi Usmani
Then, except some youths of his people, no one believed in Mūsā for the fear of Pharaoh and his group, lest he should persecute them. Pharaoh was high-handed in the land and he was of those who crossed all limits.
The Monotheist Group
But none believed in Moses from his people except some from their descendants, because of their fear from Pharaoh and his commanders that he would persecute them. Pharaoh was high in the land, and he was of the tyrants.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Personne ne crut (au message) de Moïse, sauf un groupe de jeunes gens de son peuple, par crainte de représailles de Pharaon et de leurs notables. En vérité, Pharaon fut certes superbe sur terre et il fut du nombre des extravagants.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca (digel dîtina van mucîze û ayetan jî) ji ber tirsa Firewn û giregirên wî ku dê wan bidin ezabê, ji çend kesên qewmê wî pê ve tu kesî bawerî bi Mûsa neanî. Bêguman Firewn li erdê desthilatekî zordest bû û bêguman ew ji tixûbbihêran bû.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Moesa werd slechts door enige jongeren van zijn volk geloofd ondanks hun vrees voor Firʹaun en hun voornaamsten dat hij hen in verzoeking zou brengen. En Firʹaun had de overhand in het land en hij behoorde tot de onmatigen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En niemand geloofde in Mozes, behalve een geslacht van zijn volk, uit vrees voor Pharao en zijne vorsten, opdat die hen niet zouden onderdrukken. En Pharao was machtig op de aarde, en was zekerlijk een der zondaren.
Hollandaca — Siregar
Toen gcloofde niemand Môesa, behalve (enkele) jongelingen van zijn volk, terwijl zij vreesden dat Firʹaun en zijn vooraanstaanden hen zouden vervolgen. En voorwaar, Firʹaun was zeker een onderdrukker in het land: en voorwaar, hij behoorde zeker tot de buitensporigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И поверило Мусе (и стали верующими) только (немногое) потомство из его народа [из потомков Исраила] из-за страха перед Фараоном и его знатью, чтобы он не подверг их испытанию [наказанию] (чтобы этим отвратить их от веры): ведь Фараон – однозначно, велик [высокомерный] на земле, ведь он – однозначно, из числа преступивших пределы (в неверии и тирании).
Rusça — Osmanov
За Мусой из страха перед Фирʹауном и его вельможами последовало лишь немного людей из народа Фирʹауна, опасаясь его преследований, ибо Фирʹаун правил на земле самовластно. Воистину, он преступил всякую меру.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Av rädsla för förföljelser från Faraos och stormännens sida förklarade sig bara ett fåtal bland Moses folk tro på honom. Farao utövade förvisso stor makt på jorden och hans övermod kände inga gränser.