De ki: "Allah'a koştuğunuz ortaklarınızdan hakka iletecek olan bir kimse var mı?" De ki: "Hakka Allah iletir." Öyle ise, hakka ileten mi uyulmaya daha layıktır, yoksa iletilmedikçe doğru yolu bulamayan kimse mi? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?"

قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَائِكُمْ مَنْ يَهْدِي اِلَى الْحَقِّ قُلِ اللّٰهُ يَهْدِي لِلْحَقِّ اَفَمَنْ يَهْدِي اِلَى الْحَقِّ اَحَقُّ اَنْ يُتَّبَعَ اَمَّنْ لَا يَهِدِّي اِلَّٓا اَنْ يُهْدٰى فَمَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

ḳul hel min şurakāikum men yehdī ilā l-Haḳḳi ḳuli (a)llahu yehdī li l-Haḳḳi e fe men yehdī ilā l-Haḳḳi eHaḳḳu en yuttebeǎ e mmen lā yehiddī illā en yuhdā fe mā lekum keyfe teHkumūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2هَلْhelvar mıdır?
3مِنْmin-dan
4شُرَكَائِكُمْşurakāikumش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.sizin ortak koştuklarınız-
5مَنْmenbir kimse
6يَهْدِيyehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.iletecek
7اِلَىilā
8الْحَقِّl-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhakka
9قُلِḳuliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
10اللّٰهُ(a)llahuAllah
11يَهْدِيyehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.iletir
12لِلْحَقِّli l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhakka
13اَفَمَنْe fe menkimse mi?
14يَهْدِيyehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ileten
15اِلَىilā
16الْحَقِّl-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhakka
17اَحَقُّeHaḳḳuح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekdaha lâyıktır
18اَنْen
19يُتَّبَعَyuttebeǎت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuyulmaya
20اَمَّنْe mmenyoksa kimse mi?
21لَا
22يَهِدِّيyehiddīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yolu bulamayan
23اِلَّٓاillādışında
24اَنْen
25يُهْدٰىyuhdāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.kendisi yöneltilmesi
26فَمَاfe māne oluyor
27لَكُمْlekumsize
28كَيْفَkeyfeك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne haldenasıl
29تَحْكُمُونَteHkumūneح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm veriyorsunuz

Tüm mealler

Meal seçin (98 / 98 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Ona eş saydıklarınız içinde hangisi halkı gerçeğe sevkedip yol gösterir? De ki: Allah, gerçek yola sevk eder, doğru yolu gösterir. Halkı gerçeğe sevk eden mi uyulmaya daha lâyıktır, doğru yola sevkedilmedikçe o yolu bulamayan mı? Nasıl hükmediyorsunuz?

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Ona eş saydıklarınız içinde hangisi halkı gerçeğe sevkedip yol gösterir? De ki: Allah, gerçek yola sevk eder, doğru yolu gösterir. Halkı gerçeğe sevk eden mi uyulmaya daha lâyıktır, doğru yola sevkedilmedikçe o yolu bulamayan mı? Nasıl hükmediyorsunuz?

Abdullah Aydın

De ki: “Ortaklarınızdan hak yolu gösterebilecek var mı?” De ki: “Allah hak yolu gösterip doğru yola iletir. O halde hakka ileten mi uyulmaya layıktır, yoksa hidayet verilmedikçe kendiliğinden doğru yolu bulamayan (put) mu? Ne oluyor size? Nasıl böyle yanlış hüküm veriyorsunuz?”

Adem Uğur

De ki: Ortak koştuklarınızdan hakka iletecek olan var mı? De ki: "Hakka Allah iletir." Öyle ise hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır; yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Size ne oluyor? Nasıl (böyle yanlış) hükmediyorsunuz?

Ahmed Hulusi

De ki: "Ortak koştuklarınızdan hangisi Hakk'a erdirebilir?" De ki: "Allah, Hakk'a hidayet eder. . . Hakk'a erdiren mi tabi olunmayı hak eder, yoksa kendisi hidayet bulmakta yetersiz olan mı? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?"

Ahmet Davudoğlu

“Ortaklarınızdan hak yolu gösterecek var mı?” de. “Doğru yola Allah iletir. O halde hakka ileten mi arkasından gitmeye daha layıktır, yoksa hidayet olunmadıkça kendi başına doğru yolu bulamayan mı? Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?” de.

Ahmet Tekin

Onlara: 'İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koştuğunuz varlıklar arasında hakça düzene yönlendirecek, aydınlatıcı bilgiler veren var mı?' de. Sen: 'Allah hakça düzenin gerçekleşmesi için aydınlatıcı bilgi verir. O halde hakça düzene yönlendirecek, aydınlatıcı bilgiler veren mi tâbî olmaya daha lâyıktır, yoksa, doğru yol gösterilmedikçe, kendi kendine doğru yolu bulamayacak olan mı? Sizin ne imtiyazınız var? Nasıl hüküm veriyorsunuz?' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Sizin ortak koştuklarınızdan hakka iletecek olan var mıdır?' De ki: 'Allah hakka iletir. Öyleyse hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır yoksa kendisi yöneltilmedikçe doğru yolu bulamayan mı? Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz!'

Ali Arslan

De ki: “Ortak koştuklarınızdan Hakka iletecek olan var mı?” De ki: “Hakka Allah iletir.”

Ali Bulaç

De ki: "Sizin şirk koştuklarınızdan hakka ulaştırabilecek var mı?" De ki: "Hakka ulaştıracak Allah'tır. Öyleyse, hakka ulaştıran mı uyulmaya daha hak sahibidir, yoksa doğru yola ulaştırılmadıkça kendisi hidayete ulaşmayan mı? Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?"

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), de ki: “-Ortaklarınızdan hak yolu gösterebilecek var mı? “ (cevap veremiyen müşriklere) de ki: “- Allah, ancak hak yolu gösterir ve ona iletir. O halde, hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa kendisine hidayet olunmadıkça tek başına doğru yolu bulamıyan (putunuz) mu? Öyle ise, ne oluyorsunuz, nasıl bâtıl hüküm veriyorsunuz (uyulmaya lâyık olmayan putlara uyuyorsunuz?)”

Ali Rıza Safa

De ki: "Ortaklar koştuklarınız arasında, sizi gerçeğe eriştiren var mı?" De ki: "Gerçeğe eriştiren Allah'tır. Öyleyse gerçeğe eriştiren mi izlenmeye yaraşır; yoksa yol gösterilmedikçe doğru yolu bulamayacak olan mı? Öyleyse size ne oluyor; nasıl yargı veriyorsunuz?"

Arif Pamuk

De ki: "Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?" De ki: "Allah, hak olan doğru yola hidayet eder. O halde doğru yola hidayet eden mi kendisine uyulmaya daha layıktır, yoksa kendisine yol gösterilmeyince onu bulamayan mı daha layıktır. O halde ne duruyorsunuz? Nasıl hükmediyorsunuz?"

Ayntabî Mehmet Efendi

De ki: “Şerîk tuttuklarınız içinde (peygamberler göndererek, hüccetler ikâme ederek) Hakk'a hidâyet edebilen var mıdır? Halkı, Hakk'a Allahû Tealâ hidâyet eder.” de! O halde, kendisine uyulmaya hakka hidayet eden Allah Teala mı daha layıktır? Yoksa, hidayet olunmadıkça, kendiliğinden hidayet bulamıyacak olanlar mı? Size ne oluyor? Nasıl böyle hükmediyorsunuz?

Bahaeddin Sağlam

De ki: “Allah'a eş koştuklarınızdan hak ve hakikati gösterecek kimse var mı?” De ki: “Ancak Allah, hak ve hakikati gösterir.”

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ortak koştuklarınızdan, hakka iletecek olan var mı?" De ki: "Allah hakka iletir. Öyle ise hakka götüren mi uyulmaya layıktır, yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Size ne oluyor? Nasıl böyle yanlış hükmediyorsunuz?"

Bekir Sadak

De ki: «Kostugunuz ortaklardan gercege eristiren var midir?» De ki: «Ama Allah gercege eristirir. Gercege eristiren mi, yoksa, birisi goturmezse gidemeyen mi uyulmaga daha layiktir? Ne bicim hukum veriyorsunuz?»

Bir Heyet

De ki: “Ortak koştuklarınızdan ilk defa yaratacak (öldükten) sonra da onu (eski durumuna) iade edecek olan var mı?” De ki: “Allah ilk defa yaratıp sonra (diriltecek) iade edecektir.”

Celal Yıldırım

De ki: Ortak edindiklerinizden Hakk'a yol gösteren, Hakk'a ileten var mıdır ? De ki:. Allah Hakk'a yol gösterir ve ona iletir. Hakk'a ileten mi, yoksa iletilmeden kendiliğinden hak yolu bulamayan mı uyulmaya daha lâyıktır ? Size ne oluyor, nasıl hükmediyorsunuz?!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Tanrı diye taptıklarınız içinde hakka götüren biri var mı?” diye sor. De ki: “Hakka götüren yalnız Allah’tır.” Öyleyse hakka götüren mi izlenmeye daha lâyıktır, yoksa rehberlik edilmedikçe bir başına yolunu bulmaktan bile âciz olan mı? Size ne oluyor, nasıl yargıda bulunuyorsunuz böyle?

Diyanet İşleri

De ki: "Allah'a koştuğunuz ortaklarınızdan hakka iletecek olan bir kimse var mı?" De ki: "Hakka Allah iletir." Öyle ise, hakka ileten mi uyulmaya daha layıktır, yoksa iletilmedikçe doğru yolu bulamayan kimse mi? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?"

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Koştuğunuz ortaklardan gerçeğe eriştiren var mıdır?' De ki: 'Ama Allah gerçeğe eriştirir. Gerçeğe eriştiren mi, yoksa, birisi götürmezse gidemeyen mi uyulmağa daha layıktır? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?'

Diyanet Vakfı (1993)

De ki: “Ortak koştuklarınızdan Hakka iletecek olan var mı?” De ki: “Hakka Allah iletir.”

Diyanet Vakfi

De ki: Ortak koştuklarınızdan hakka iletecek olan var mı? De ki: «Hakka Allah iletir.» Öyle ise hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır; yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Size ne oluyor? Nasıl (böyle yanlış) hükmediyorsunuz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki, «Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?» De ki: «Allah, hak olan doğru yola hidayet eder. O halde doğru yola hidayet eden mi kendisine uyulmaya daha layıktır, yoksa kendisine yol gösterilmeyince onu bulamayan mı daha layıktır. O halde ne oluyorsunuz? Nasıl hükmediyorsunuz?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Sizin ortak koştuklarınız arasında doğru yola hidayet eden biri var mı?" De ki: "Allah doğru yola hidayet eder. O halde doğru yola hidayet eden mi uyulmaya layıktır yoksa hidayet olunmadıkça kendi kendine onu bulamayan mı? O halde ne oluyorsunuz? Nasıl hüküm veriyorsunuz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki sizin şeriklerinizden hakka hidayet eden var mı? Allah de ki: hakka hidayet eder, o halde hakka hidayet eden mi ittibaa ehaktır, yoksa hidayet olunmadıkça kendi kendine iremiyen mi? O halde ne oluyorsunuz? Nasıl hukmediyorsunuz?

Erhan Aktaş

De ki: "Ortak koştuklarınızdan, gerçeğe iletebilecek kimse var mı?" De ki: "Allah gerçeğe iletir. Gerçeğe ileten mi, yoksa kendisi iletilmedikçe doğru yolu bulamayan mı uyulmaya daha layıktır? Ne oluyor size, nasıl karar veriyorsunuz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ortak koştuklarınızdan, gerçeğe iletebilecek kimse var mı?" De ki: "Allah gerçeğe iletir. Gerçeğe ileten mi, yoksa kendisi iletilmedikçe doğru yolu bulamayan mı uyulmaya daha layıktır. Ne oluyor size, nasıl karar veriyorsunuz?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ortak koştuklarınızdan, hakka iletebilecek kimse var mı?" De ki: "Allah hakka iletir. Hakka ileten mi, yoksa kendisi iletilmedikçe doğru yolu bulamayan mı uyulmaya daha layıktır. Ne oluyor size, nasıl karar veriyorsunuz?"

Fizilal-il Kuran

Onlara de ki; «Allah'a ortak koştuğunuz putlar arasında gerçeğe ileten var mı?» De ki; «Allah, insanları gerçeğe iletir.» Acaba insanları gerçeğe ileten mi uyulmaya daha layıktır, yoksa başkasının kılavuzluğundan yararlanmadıkça doğru yolu kendi kendine bulamayan mı? O halde size ne oluyor da böyle yanlış hüküm veriyorsunuz?

Gültekin Onan

De ki: "Sizin şirk koştuklarınızdan hakka ulaştırabilecek var mı?" De ki: "Hakka ulaştıracak Tanrı'dır. Öyleyse, hakka ulaştıran mı uyulmaya daha hak sahibidir, yoksa doğru yola ulaştırılmadıkça kendisi hidayete ulaşmayan mı? Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?"

Hamdi Döndüren

De ki: “Sizin koştuğunuz ortaklardan, gerçeğe ulaştıracak olan var mıdır?” De ki: “Ama Allah, gerçeğe iletir. Öyleyse gerçeğe ulaştıran mı, yoksa başkası tarafından ona ulaştırılmadıkça, kendisi ulaşamayan mı, uyulmağa daha lâyıktır? O halde ne oluyor size, nasıl hüküm veriyorsunuz?”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Sizi ortaklarınızın içinden hakkı (doğru yolu) gösterecek bir kimse var mıdır"? De: "Hakkı gösterecek ve ona iletecek Allahdır. O halde hakka hidayet edecek (Allah) mı (kendisine) uyulmıya daha layıkdır, yoksa (hayat ve) hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan (o uydurma Tanrılar) mı? Ne oluyor size? Nasıl (böyle yanlış) hükmediyorsunuz"?

Hasan Tahsin Feyizli

De ki: “Ortak (tanıdığınız put)larınızdan doğruya götürecek olan var mı?” (cevap veremezler) De ki: “Ancak Allah doğruya eriştirir.”

Hasib Asutay

De ki: Ortak koştuklarınızdan hakka iletecek olan var mıdır? De ki: Allah hakka iletir. Öyle ise hakka ileten mi uyulmaya daha layıktır, yoksa hidâyet verilmedikçe kendi kendine (bir yere bile kımıldamayıp) doğru yolu bulamayan (o putlar) mı? Size ne oluyor? Nasıl (böyle yanlış) hükmediyorsunuz?

Hayrat Neşriyat

De ki: '(Allah’a şirk koştuğunuz) ortaklarınızdan hakka hidâyet edecek var mı?' De ki: 'Allah, hakka hidâyet eder. Öyle ise hakka hidâyet eden mi tâbi' olunmaya daha lâyıktır, yoksa hidâyet olunmadıkça kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Öyle ise size ne oluyor? Nasıl (böyle esassız) hüküm veriyorsunuz?'

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

De ki: “Koştuğunuz ortaklardan önce yaratan, sonra bunu tekrar eden var mı? De ki: “Allah önce yaratır, sonra bunu tekrar eden var mıdır?”

Hüseyin Kaleli

“Ortaklarınızdan hakka hidâyet edecek kim var?” de. Yine: “hakka sevkedecek ancak Allâh’tır. Artık hakka hidâyet eden mi uyulmaya daha haklı yoksa hidâyet verilmedikçe hidâyetlenemeyen mi? Peki size ne oluyor? Nasıl hükmediyorsunuz?” de.

İbni Kesir

De ki: Sizin ortaklarınız içinde; hakka ileten var mıdır? De ki: Allah hakka eriştirir. Hakka eriştiren mi, yoksa götürülmeden gidemeyen mi uyulmaya daha layıktır. Ne oluyor size, nasıl hükmediyorsunuz?

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

De ki: Sizin ilah edindiklerinizden hak yolu gösterecek birisi var mı? De ki: Hakka eriştiren Allah'tır. O halde hakka eriştiren mi emrine uymaya layıktır, yoksa kendisine göstermedikçe doğru yolu bulmayan mı? Size ne oluyor ki böylesine batıl bir şekilde hükmediyorsunuz?

Mehmet Okuyan

De ki: “Ortak koştuklarınızdan gerçeğe ulaştıracak olan var mı?” De ki: “Allah gerçeğe ulaştırır. Gerçeğe ulaştıran mı uyulmaya daha layıktır; yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Ne oluyor size? Nasıl (böyle) hükmediyorsunuz?”

Muhammed Esed

De ki: "O sizin tanrılaştırdığınız varlıklardan hiç sizi hakka eriştiren var mı?" De ki: "(Yalnızca) Allah'tır, hakka eriştiren. Öyleyse, hakka eriştiren mi izlenmeye layıktır, yoksa kendisine yol gösterilmedikçe bir başına doğru yolu bulamayacak durumda olan mı? Peki, ne oluyor size ve muhakemenize!"

Mustafa İslamoğlu

Sor (onlara): "Hak yola yönelten kimse ortak koştuklarınızdan biri midir?" Cevap ver: "Hak yola yönelten sadece Allah'tır. Peki, hak yola yönelten mi uyulmaya daha layıktır, yoksa yol gösterilmedikçe kendi başına doğru yolu bulamayacak olan mı? Şu halde ne oluyor size; nasıl böyle bir hükme varabiliyorsunuz?"

Nedim Yılmaz

De ki: “Allah’a ortak koştuklarınız arasında Hakka iletecek kimse var mı?” De ki: “Allah Hakka iletir. O halde Hakka iletilen mi uyulmaya daha lâyıktır. Yoksa Hakka iletilmeyip de kendi kendine hakkı bulamayan mı? Öyleyse size ne oluyor. Nasıl böyle hüküm veriyorsunuz?”

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Sizin şeriklerinizden Hakk'a hidâyet edecek bir kimse var mıdır? De ki: «Allah Teâlâ Hakk'a hidâyet eder. Artık Hakk'a hidâyet eden zât mı uyulmaya daha haklıdır, yoksa hidâyet olunmadıkça kendi kendine hidâyete eremiyecek kimse mi? Artık sizin için ne var? Nasıl hükmediyorsunuz?»

Ömer Öngüt

De ki: “Sizin ortak koştuklarınızdan Hakk'a iletecek olan var mıdır?” De ki: “Allah'tır Hakk'a ileten. O halde Hakk'a ileten mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğruyu bulamayan mı daha lâyıktır? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?”

Ömer Rıza Doğrul

Gene onlara de ki: “Sizin o batıl mabudlarınız içinde doğruya ileten var mıdır? (Cevap veremiyorlar mı?)” Onlara de ki: “Allah doğruya iletir. O halde doğruya iletene mi uymak daha lâyıktır. Yoksa götürülemedikçe gitmeyen, yol göstermeyen fakat kendisine yol gösterilene mi? Size ne oluyor, nasıl hükmediyorsunuz?”

Suat Yıldırım

De ki: "O şeriklerinizden hakikate götürecek var mı? De ki: "Gerçeğe ancak Allah hidâyet eder."Şimdi söyleyin bakalım; gerçeğe ulaştıran mı tâbi olunmaya lâyıktır, yoksa elinden tutulup doğru yola götürülmedikçe kendisi yol bulamayan mı?Ne oluyor size! Nasıl böyle yanlış hükmediyorsunuz?"

Süleyman Ateş

De ki: "Sizin ortaklarınızdan hakka götürecek var mı?" De ki: "Allah, hakka götürür. Hakka götüren mi uyulmağa daha layıktır, yoksa (tutulup) yola götürülmedikçe kendisi doğru yolu bulamayan mı? O halde neyiniz var? Nasıl hükmediyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Ortak saydıklarınız arasında gerçeğe yöneltecek biri var mı?" De ki: "Gerçeğe yönelten Allah'tır. Öyleyse, gerçeğe yönelten mi uyulmaya daha layıktır, yoksa kendisine gösterilmedikçe gerçeği bulamayacak olan mı? Size ne oluyor? Ne biçim karar veriyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Ortak saydıklarınız arasında doğruyu gösterecek biri var mı? De ki "Doğruyu gösteren Allah'tır. Öyleyse, doğruyu gösterene uymak mı, yoksa kendine gösterilmedikçe doğruyu gösteremeyecek olana uymak mı daha doğrudur? Size ne oluyor? Ne biçim karar veriyorsunuz?"

Şaban Piriş

De ki: -Ortak koştuklarınızdan gerçeğe eriştiren var mıdır? De ki: -Allah, gerçeği gösterir. Gerçeği gösteren mi uyulmaya daha layıktır; yoksa birisi yol göstermezse, doğruya ulaşamayan mı? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?

Talat Koçyiğit

(Ey Muhammed! Yine müşriklere) de ki: “Ortak koştuğunuz (ilâhlar) arasında hiç, Hakk'a hidayet eden biri var mı?” De ki: “Yalnız Allah, Hakk'a hidayet eder.”

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Sizin şirk koştuklarınızdan hakka ulaştırabilecek var mıdır?» De ki: «Hakka ulaştıracak Allah'tır. Öyleyse, hakka ulaştıran mı uyulmaya daha hak sahibidir, yoksa doğru yola ulaştırılmadıkça kendisi hidayete ulaşmayan mı? Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?»

Ümit Şimşek

De ki: Allah'a ortak koştuklarınız arasında, hak yola rehberlik edecek birisi var mı? De ki: Hak yola ancak Allah iletir. Hak yola ileten mi kendisine uyulmaya lâyıktır, yoksa yol gösterilmedikçe kendiliğinden yol bulamayan mı? Öyleyse ne oluyor size? Nasıl bir yargıya varıyorsunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söyle: "Ortak tuttuklarınızdan kim var hakka götüren?" De ki: "Allah götürür hakka. Hakka götürebilen mi izlenmeye daha layıktır yoksa kılavuzlanmadıkça yolu bulamayan mı? Peki, ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz siz?"

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

De ki: “Sizin ortaklarınızdan hakkı gösteren var mı?” De ki: “Hakka götüren ve ona hidâyet eden Allah'tır.”

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Allaha qoşduğunuz şəriklər arasında haqqa yönəldən bir kimsə varmı?” De: “Allah Öz qullarını haqqa yönəldir. Elə isə deyin görək haqqa yönəldən kəs arxasınca gedilməyə daha çox layiqdir, yoxsa özünə doğru yol göstərilməyincə onu tapa bilməyən kəs? Sizə nə olub? Necə mühakimə edirsiniz?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Şərikləriniz içərisində (insanları) haqq yola yönəldə bilən bir kimsə varmı?″ (Sənə cavab verə bilməyən müşriklərə) de: ″Allah (insanları) haqq yola yönəldir. Belə olduqda doğru yola yönəldən kəs arxasınca gedilməyə daha çox layiqdir, yoxsa doğru yol göstərilmədikcə özü onu tapa bilməyən kəs? Sizə nə olub? Necə mühakimə yürüdürsünüz?″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺGibt es unter denen, die ihr Gott beigesellt, einen, der zur Wahrheit rechtleitet?ʺ Sprich: ʺGott ist es, Der zur Wahrheit rechtleitet. Ist nicht Der, Der zur Wahrheit leitet, würdiger, daß man ihm folge, als der, der zu nichts leitet oder gar selbst geleitet werden müßte? Wie seltsam urteilt ihr!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Ist unter euren Teilhabern jemand, der zur Wahrheit leitet? Sag: Allah leitet zur Wahrheit. Hat jemand, der zur Wahrheit leitet, ein größeres Anrecht darauf, daß man ihm folgt, oder jemand, der nur (dann) die Rechtleitung findet, wenn er (selbst) rechtgeleitet wird? Was ist denn mit euch? Wie urteilt ihr?

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺIst unter euren Teilhabern etwa einer, der zur Wahrheit leitet?ʺ Sprich: ʺAllah ist es, Der zur Wahrheit leitet. Ist nun Der, Der zur Wahrheit leitet, nicht der Gefolgschaft würdiger als der, der den Weg nicht zu finden vermag, es sei denn, er wird selbst geleitet? Was fehlt euch also? Wie urteilt ihr nur?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺGibt es unter den von euch (ALLAH) beigesellten Partnern einen, der zur Wahrheit rechtleitet?ʺ Sag: ʺALLAH leitet zur Wahrheit recht!ʺ Hat etwa derjenige, der zurWahrheit rechtleitet, mehr Anrecht darauf, daß ihm gefolgt wird, oder derjenige, der nicht rechtleitet, außer wenn er selbst rechtgeleitet wird?!ʺ Was ist mit euch, wie urteilt ihr denn?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "Is there anyone among your predominant partners whom you presume to share with Allah His divine nature, who can guide people into all truth!" Then say to them: Allah's spirit of truth guides to all truth, therefore, does He Who guides to all truth not merit to be followed, or he who cannot act as a guide and needs to be guided!" "What ails you people that you cannot apprehend mentally the difference nor arrive at a sound and correct Judgement. "

Abdul Haleem

Say, ‘Can any of your partner-gods show the way to the Truth?’ Say, ‘God shows the way to the Truth. Is someone who shows the way to the Truth more worthy to be followed, or someone who cannot find the way unless he himself is shown? What is the matter with you? How do you judge?’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Of your 'partners' is there any that can give any guidance towards truth?" Say: "It is Allah Who gives guidance towards truth, is then He Who gives guidance to truth more worthy to be followed, or he who finds not guidance (himself) unless he is guided? what then is the matter with you? How judge ye?"

Abul A'la Maududi

Ask them: 'Are there among ones whom you associate with Allah in His divinity those who can guide to the truth? Say: 'It is Allah alone Who guides to the truth.' Then, who is more worthy to be followed - He Who guides to the truth, or he who cannot find the right way unless others guide him to it? What is wrong with you? How ill do you judge!

Aisha Bewley

Say: ‘Can any of your partner-gods guide to the truth?’ Say: ‘Allah guides to the truth. Who has more right to be followed – He who guides to the truth, or he who cannot guide unless he is guided? What is the matter with you? How do you reach your judgement?’

Al-Hilali & Khan

Say: "Is there of your (Allâh’s so-called) partners one that guides to the truth?" Say: "It is Allâh Who guides to the truth. Is then He Who guides to the truth more worthy to be followed, or he who finds not guidance (himself) unless he is guided? Then, what is the matter with you? How judge you?"

Ali Quli Qarai

Say, ‘Is there anyone among your partners who may guide to the truth?’ Say, ‘Allah guides to the truth. Is He who guides to the truth worthier to be followed, or he who is not guided unless he is shown the way? What is the matter with you? How do you judge?’

Amatul Rahman Omar

Ask, `Is there any of your (associated) partners (with God) who leads to the truth?' Say, `It is Allâh alone Who leads to the truth. Is then He who leads to the truth more worthy to be followed or he (assumed to be god) that cannot find the way (himself) unless he be guided? What, then, is the matter with you? How do you judge?'

Arthur John Arberry

Say: 'Is there any of your associates who guides to the truth?' Say: 'God -- He guides to the truth; and which is worthier to be followed -- He who guides to the truth, or he who guides not unless he is guided? What then ails you, how you judge?'

Bijan Moeinian

Ask the disbelievers: "Which one of those whom you worship guides you to the truth?" Say: “It is only God alone who guides you to the truth. ” This being clearly stated, ask them: “Who is more worthy to be followed: He Who guides to the truth or the one who cannot guide, unless he himself be guided? What is wrong with you that you cannot use your straight sense of judgment?”

E. Henry Palmer

Say, 'Is there any of your associates who guides unto the truth?' Say, 'God guides unto the truth. ' Is then He who guides unto the truth more worthy to be followed, or he that guides not except he be himself guided? What ails you then, bow ye judge?

Edip-Layth

Say, "Are there any of those whom you set up as partners who can guide to the truth?" Say, "God guides to the truth. Is He who guides to the truth more worthy of being followed, or the one who does not guide except after he is guided? What is wrong with you, how do you judge?"

George Sale

Say, is there any of your companions who directeth unto the truth? Say, God directeth unto the truth. Whether is he therefore, who directeth unto the truth, more worthy to be followed; or he who directeth not, unless he be directed? What aileth you therefore, that ye judge as ye do?

Hamid S. Aziz

Say, "Is there any of your associates who can originate a creation and then reproduce it?" Say, "Allah produces creation, then reproduces it. How then are you misled (deluded)?"

Mahmoud Ghali

Say, "Is there any of your associates (Those things associated with Allah) who gives guidance towards the Truth?" Say, " Allah guides to the Truth. Then is He who guides to the Truth (worthier) to be closely followed or he who finds no guidance (for himself or others) unless he is guided? What (plea) have you; how do you judge?"

Marmaduke Pickthall

Say: Is there of your partners (whom ye ascribe unto Allah) one that leadeth to the Truth? Say: Allah leadeth to the Truth. Is He Who leadeth to the Truth more deserving that He should be followed, or he who findeth not the way unless he (himself) be guided. What aileth you? How judge ye?

Mohamed Ahmed - Samira

Ask: "Is there one among those you associate with God who can show the way to the truth?" Say: "It is God who shows the way to truth. " Then who is more worthy of being followed -- He who guides to the truth, or he who cannot find the path until shown the way? What has happened to you that you judge in such a wise?

Muhammad Asad

Say: "Does any of those beings to whom you ascribe a share in God's divinity guide unto the truth?" Say: "It is God [alone] who guides unto the truth. Which, then, is more worthy to be followed - He who guides unto the truth, or he who cannot find the right way unless he is guided? What, then, is amiss with you and your judgment?"

Mustafa Khattab

Ask ˹them, O  Prophet˺, "Can any of your associate-gods guide to the truth?" Say, “˹Only˺ Allah guides to the truth.” Who then is more worthy to be followed: the One Who guides to the truth or those who cannot find the way unless guided? What is the matter with you? How do you judge?

Progressive Muslims

Say: "Are there any of those whom you set up as partners who can guide to the truth" Say: "God guides to the truth. Is He who guides to the truth more worthy of being followed, or the one who does not guide except after he is guided What is wrong with you, how do you judge"

Sahih International

Say, "Are there of your 'partners' any who guides to the truth?" Say, " Allah guides to the truth. So is He who guides to the truth more worthy to be followed or he who guides not unless he is guided? Then what is [wrong] with you - how do you judge?"

Sam Gerrans

Say thou: “Is there among your partners one that guides to the truth?” Say thou: “God guides to the truth; is then He who guides to the truth worthier to be followed, or he who guides not save he be guided? Then what ails you? How judge you?”

Shabbir Ahmed

Say, "Of your 'partners' is there any that can lead you to the Truth?" Say, "Allah leads to the Truth. So, who is more worthy of being followed? The One Who shows you the Way or he who finds no way unless he is guided? What is amiss with you? How do you judge?"

Syed Vickar Ahamed

Say: "From your 'partners', is there any that can give any guidance towards Truth?" Say: "It is Allah Who gives guidance towards Truth. Then, is He Who gives guidance to truth more worthy to be followed, or he who does not find guidance (for himself) unless he is guided? What then is the matter with you? How do you judge?"

Taqi Usmani

Say, "Is there any one from your associate-gods who guides to the truth?" Say, “Allah guides to the truth. Is, then, He who guides to the truth more worthy of being obeyed, or he who has no guidance at all unless he is guided (by someone else)? So, what has happened to you? How do you judge things?

The Monotheist Group

Say: "Are there any of those whom you set up as partners who can guide to the truth?" Say: "God guides to the truth. Is He who guides to the truth more worthy of being followed, or he who does not guide except after he is guided? What is wrong with you, how do you judge?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺEst-ce quʹil y a parmi vos associés un qui guide vers la vérité?ʺ Dis: ʺCʹest Allah qui guide vers la vérité. Celui qui guide vers la vérité est-il plus digne dʹêtre suivi, ou bien celui qui ne se dirige quʹautant quʹil est lui-même dirigé? Quʹavez-vous donc? Comment jugez-vous ainsi?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Ma ji wan ên ku hûn ji bo Xwedê dikin hevpişk yek heye ku bi bal heqiyê ve rasterê bike? Bibêje: Xwedê, bi bal heqiyê rasterê dike. Vêca ma qey yê ku bi bal heqiyê ve rasterê bike layîq e ku mirov bide pey wî, yan ew ê ku heyanî ew neyê rasterêkirin ew nikare xwe rasterê bike layîq e?! Vêca we xêr e, çawa hûn bi vî awayî biryar didin?!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺIs er onder jullie (zogenaamd goddelijke) metgezellen iemand die tot de waarheid leidt?ʺ Zeg: ʺGod leidt tot de waarheid.ʺ Heeft dan iemand die tot de waarheid leidt er meer recht op gevolgd te worden of iemand die het goede pad niet volgt, maar zelf de goede richting gewezen moet worden? Wat is er dan met jullie? Hoe kunnen jullie oordelen?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Is er een van uwe gezellen die tot de waarheid leidt? Zeg: God geleidt tot de waarheid. Is dus niet hij meer waardig gevolgd te worden, die tot de waarheid geleidt, dan hij die niet geleidt, tenzij hij zelf geleid worde? Wat is dus de oorzaak dat gij zoo oordeelt?

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺZijn er onder jullie afgoden die naar de Waarheid leiden? Zeg: ʺAllah leidt naar de Waarheid.ʺ Heeft Hij die naar de Waarheid leidt er meer recht op om gevolgd te worden, of hij, die geen leiding geeft maar zelf geleid moct worden? Wat is er dan met jullie? Hoe oordelen jullie?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк) (этим многобожникам): «Есть ли среди ваших сотоварищей [тех, которым вы поклоняетесь, помимо Аллаха] тот, кто ведет к Истине?» Скажи (им): «Аллах ведет к Истине. Тот ли, кто ведет к Истине [Аллах], более заслуживает того, чтобы за Ним следовали, или тот, кто сам не идет (к Истине), если (только) его не будут вести [или ложные божества]? Что же с вами, как вы рассуждаете (приравнивая творения Аллаху)?»

Rusça — Osmanov

Спроси: ʺЕсть ли среди ваших идолов такой, который вел бы к истине?ʺ Скажи: ʺАллах ведет к истине. Тот ли достойнее, кто ведет к истине, чтобы [другие] следовали за ним, или же тот, кто сам не идет верным путем, если только его не поведут? Что это с вами? Как же вы рассуждаете?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺFinns det bland dessa väsen, som ni sätter vid Guds sida, någon som visar vägen till sanningen?ʺ Säg: ʺGud visar vägen till sanningen. Vem är det då riktigast att följa? Den som visar vägen eller den som inte finner vägen om han inte får vägledning? Hur är det fatt med ert omdöme?ʺ