Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar. De ki: "Siz, Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.".

وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُفَعَاؤُنَا عِنْدَ اللّٰهِ قُلْ اَتُنَبِّؤُ۫نَ اللّٰهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

ve yeǎ'budūne min dūni (a)llahi mā lā yeDurruhum ve lā yenfeǔhum ve yeḳūlūne hā'ulā'i şufeǎā'unā ǐnde (a)llahi ḳul e tunebbiūne (a)llahe bimā lā yeǎ'lemu fī s-semāvāti ve lā fī l-erDi subHānehu ve teǎālā ǎmmā yuşrikūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَعْبُدُونَve yeǎ'budūneع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekve ibadet ediyorlar
2مِنْmin
3دُونِdūniد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındabırakıp
4اللّٰهِ(a)llahiAllah'ı
5مَاşeylere
6لَاhiç
7يَضُرُّهُمْyeDurruhumض ر رZarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmekbir zararı olmayan
8وَلَاve lāve
9يَنْفَعُهُمْyenfeǔhumن ف عFayda sağlamak, iyilik yapmak, faydalı olmak, yararlı olmak.yararı olmayan
10وَيَقُولُونَve yeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve diyorlar ki
11هٰٓؤُ۬لَٓاءِhā'ulā'ibunlar
12شُفَعَاؤُنَاşufeǎā'unāش ف عTek olanı çift yapmak, ikiye katlamak, eşleştirmek, bir şeyi çiftin biri yapmak, benzerine eklemek, yalnız olan bir şeye başka bir şey sağlamak, korumak, arabuluculuk yapmak, aracılık etmek, bir arabulucu olmak. shaf'un - çift, ikili. shafa'at - benzerlik/benzeşme, bir kişi için aracılık etmek veya dua etmek.bizim şefaatçilerimizdir
13عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katında
14اللّٰهِ(a)llahiAllah
15قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
16اَتُنَبِّؤُ۫نَe tunebbiūneن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberbildiriyor musunuz?
17اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
18بِمَاbimābir şeyi
19لَا
20يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmediği
21فِي
22السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerde
23وَلَاve lāve
24فِي
25الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyerde
26سُبْحَانَهُsubHānehuس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmekO münezzehtir
27وَتَعَالٰىve teǎālāع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmakve yücedir
28عَمَّاǎmmā
29يُشْرِكُونَyuşrikūneش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortak koştuklarından

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Allah'ı bırakırlar da kendilerine ne bir zarar edebilecek, ne bir fayda verebilecek şeylere taparlar ve bunlar derler, Allah katında şefâatçilerimiz bizim. De ki: Allah'a, göklerde ve yeryüzünde bilmediği birşeyi mi haber vermedesiniz? O, müşriklerin şirk koştukları şeylerden tamamıyla münezzehtir ve çok yücedir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve Allahʼı bırakırlar da kendilerine ne bir zarar edebilecek, ne bir fayda verebilecek şeylere taparlar ve bunlar derler, Allah katında şefâatçilerimiz bizim. De ki: Allahʼa, göklerde ve yeryüzünde bilmediği birşeyi mi haber vermedesiniz? O, müşriklerin şirk koştukları şeylerden tamamıyla münezzehtir ve çok yücedir.

Adem Uğur

Onlar Allah'ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve: Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır, diyorlar. De ki: "Siz Allah'a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Hâşâ! O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir."

Ahmed Hulusi

Allah dunundakilere tapınırlar; oysa onlar ne zararı ne de faydası olmayan şeylerdir! Üstelik: "İşte bunlar Allah indinde bizim şefaatçilerimiz" derler. . . De ki: "Siz, Allah'a, semalar ve arzda bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Subhan'dır O; onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir.

Ahmet Tekin

Onlar, Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden kendilerine zarar vermeyen ve fayda da sağlamayan şeylere tapıyorlar. 'Bunlar bizim Allah katındaki aracılarımız, şefaatçilerimiz' diyorlar. Sen de: 'Siz, Allah’a, göklerde ve yerde, O’nun bilemeyeceği şeyleri mi haber veriyorsunuz?' de. Allah ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında onların ortak koştukları varlıklardan münezzeh ve yücedir.

Ahmet Varol

Allah'ı bırakıp kendilerine bir zararı veya yararı olmayan şeylere ibadet ediyor ve: 'Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir' diyorlar. De ki: 'Siz Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi bildiriyorsunuz?' Allah onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir.

Ali Bulaç

Allah'ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek ve yararları dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: "Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir" derler. De ki: "Siz, Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve yücedir."

Ali Fikri Yavuz

Allah’ı bırakıp kendilerine ne bir zarar, ne de bir menfaat vermeyecek şeylere (putlara) tapıyorlar ve bir de: “-Bu putlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır.” diyorlar. De ki: “-Siz, Allah’a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber vereceksiniz?” Haşa, Allah, onların ortak koştukları her şeyden çok uzakatır, çok yücedir.

Ali Rıza Safa

Allah'tan başka bir de ayrıca, kendilerine bile, ne bir yitim ne de bir yarar veremeyecek olanlara hizmet ediyorlar. Üstelik şöyle diyorlar: "Bunlar, Allah'ın katındaki ara bulucularımızdır!" De ki: "Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" O, onların ortaklar koştuklarından ayrıktır ve Yüceler Yücesidir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir" diyorlar. De ki: "Siz Allah'a göklerde ve yerde bilmeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Haşa! O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir."

Bekir Sadak

Onlar, Allah'i birakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen putlara taparlar: «Bunlar, Allah katinda bizim sefaatcilarimizdir» derler. De ki: «Goklerde ve yerde, Allah'in bilmedigi bir seyi mi O'na haber veriyorsunuz?» Allah, onlarin ortak kosmalarÙndan munezzeh ve yucedir.

Celal Yıldırım

Onlar (inkarcı putperestler), Allah'ı bırakıp kendilerine zarar ve yarar veremiyen cisimlere tapıyorlar ve «Bunlar Allah yanında şefaatçilerimizdir» diyorlar. De ki: Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz ?! O, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve çok yücedir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ı bırakıp kendilerine fayda da zarar da veremeyen şeylere tapıyorlar ve “Bunlar Allah katında bizim aracılarımız” diyorlar. Onlara şöyle de: “Göklerde ve yerde Allah’ın bilmediği bir şeyi O’na bildirmeye mi kalkışıyorsunuz? Onların yakıştırdıkları ortaklardan O’nun yüce ve münezzeh olduğunda şüphem yoktur.”

Diyanet İşleri

Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar. De ki: "Siz, Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.".

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, Allah'ı bırakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen putlara taparlar: 'Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır' derler. De ki: 'Göklerde ve yerde, Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz?' Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir.

Diyanet Vakfi

Onlar Allah’ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve: Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır, diyorlar. De ki: «Siz Allah’a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Hâşâ! O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve «Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir.» diyorlar. De ki, «Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?» Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ı bırakıyorlar da kendilerine ne zarar, ne de fayda vermeyecek şeylere tapıyorlar ve: "Ha, onlar bizim Allah yanında şefaatçılarımız!" diyorlar. De ki: "Siz Allah'a göklerde ve yerde bilmediği birşey mi haber vereceksiniz?" Haşa! O, onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzeh, yüksek çok yüksektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahı bırakıyorlar da kendilerine ne zarar, ne menfaat veremiyecek şeylere tapıyorlar, ve "ha, onlar bizim Allah yanında şefaatçilerimizdir" diyorlar, de ki: siz Allaha Göklerde ve Yerde bilmediği bir şey mi haber vereceksiniz? Haşa o onların isnad ettikleri ortaklıklardan münezzeh sübhan, yüksek çok yüksektir

Erhan Aktaş

Onlar, Allah'ın yanı sıra bir de kendilerine ne bir zarar ne bir yarar sağlamayan şeylere kulluk ediyorlar ve "Bunlar, Allah'ın katında bizim şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki: "Allah'a, göklerde ve yerde kendisinin bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah, onların ortak koştuklarından Münezzeh'tir ve Çok Yüce'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, Allah'ın yanı sıra bir de kendilerine, ne bir zarar, ne bir yarar sağlamayan şeylere kulluk ediyorlar ve "Bunlar, Allah'ın katında bizim şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki: "Allah'a, göklerde ve yerde kendisinin bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah, onların ortak koştuklarından Münezzeh'tir ve Çok Yüce'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, Allah'ın yanı sıra bir de kendilerine, ne bir zarar ne bir yarar sağlamayan şeylere kulluk ediyorlar ve "Bunlar, Allah'ın katında bizim şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki: "Allah'a, göklerde ve yerde kendisinin bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah, onların ortak koştuklarından Münezzehtir ve Çok Yücedir.

Fizilal-il Kuran

Onlar Allah'ı bırakarak kendilerine ne zarar ve ne de yarar dokunduramayan putlara tapıyorlar ve «Bunlar Allah katında bizim aracılarımızdır» diyorlar. Onlara de ki; «Göklerde ve yerde Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz? Allah onların koştukları ortaklardan uzak ve yücedir.

Gültekin Onan

Tanrı'yı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek, yararları da dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: "Bunlar Tanrı katında bizim şefaatçilerimizdir" derler. De ki: "Siz, Tanrı'ya, göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk koştuklarınızdan uzak ve yücedir."

Hamdi Döndüren

Onlar, Allah’ı bırakıp, kendilerine ne yarar ne de zarar veremeyen şeylere taparlar, bir de “Bunlar, bizim Allah katındaki şefâatçılamızdır.” derler. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde, bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

Hasan Basri Çantay

Onlar Allahı bırakıb, kendilerine ne bir zarar, kendilerine ne bir faide veremeyecek olan şeylere taparlar. Bir de: "bunlar (bu putlar) Allah yanında bizim şefaatcılarımızdır" derler. De ki: "Siz, Allaha göklerde ve yerde bilmeyeceği bir şey mi haber veriyorsunuz"? Haaşa, O, eş tutmakda oldukları her şeyden çok uzakdır, çok yücedir.

Hasib Asutay

Allah'ı bırakıp kendilerine ne yarar ne de zarar vermeyen şeylere tapıyorlar ve 'Bunlar Allah katından bizim şefaatçilerimizdir' diyorlar. (Resulüm!) De ki: Siz Allah'a göklerde ve yerde, O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.

Hayrat Neşriyat

Allah’ı bırakıp da kendilerine ne zararı dokunacak, ne de fayda verecek şeylere(putlara) tapıyorlar ve: 'Bunlar, Allah katında bizim şefâatçilerimizdir' diyorlar. De ki: 'Allah’a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?' O, onların ortak koşmakta oldukları şeylerden pek münezzeh ve pek yücedir.

İbni Kesir

Onlar Allah'ı bırakarak; kendilerine fayda da, zarar da vermeyen şeylere taparlar. Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır, derler. De ki: Siz, Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi bildiriyorsunuz? Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir.

Mehmet Okuyan

Onlar Allah’ın peşi sıra kendilerine zarar da yarar da sağlamayacak şeylere tapıyorlar ve “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir.” diyorlar. De ki: “Siz Allah’a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi bildiriyorsunuz! O, onların ortak koştuklarından yücedir ve uzaktır.”

Muhammed Esed

ve (ne de) Allah'la beraber, kendilerine ne bir yarar ne de zarar verebilecek durumda olmayan şeylere veya varlıklara kulluk edip (kendi kendilerine), "Bunlar bizim Allah katındaki kayırıcılarımızdır" diyen (kimse)ler!.. De ki: "Göklerde ve yerde Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber verebileceğinizi sanıyorsunuz? (Yoo,) kudret ve egemenliğinde sınırsız olan O'dur, ve insanların O'na, ilahlığında ortak yakıştırdıkları her şeyden sonsuzcasına yücedir.

Mustafa İslamoğlu

Bir de Allah'ın peşi sıra kendilerine yararı da zararı da dokunmayan varlıklara kulluk edip de, üstelik "İşte şunlar Allah katında bizim kayırıcılarımızdır" diyenler (iflah olmaz). De ki: "Yoksa siz Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şey var da,, onu mu haber veriyorsunuz?" O, sınırsız yüceliği ve aşkın varlığıyla, onların putlaştırdığı her şeyden beridir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar, Allah Teâlâ'nın gayrı, kendilerine ne mazarrat ve ne de menfaat veremiyecek olanlara ibadet ederler ve derler ki: «Bunlar Allah Teâlâ'nın yanında bizim şefaatçilerimizdir.» De ki: «Allah Teâlâ'ya ne göklerde ve ne de yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? O (Hâlik-ı Azîm) onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir, müteâlidir.»

Ömer Öngüt

Onlar Allah'ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda vermeyen şeylere taparlar ve: “Bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır. ” derler. De ki: “Siz Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” Allah onların koştukları ortaklardan yüce ve münezzehtir.

Suat Yıldırım

Onlar, Allah’tan başka kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyen birtakım nesnelere ibadet ediyor ve "Onlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki: Böyle bir şey olacak da Allah bilmeyecek ha!Ne o, yoksa siz Allah’a göklerde ve yerde olup da bilmediği şeylerin varlığını mı haber vereceğinizi iddia ediyorsunuz?Hâşâ! O, onların iddia ettikleri her türlü ortaktan münezzehtir, yücedir.

Süleyman Ateş

Allah'ı bırakıp kendilerine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere tapıyorlar ve: "Bunlar Allah katında bizim şefa'atçilerimizdir!" diyorlar. De ki: "Allah'ın, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi Allah'a haber veriyorsunuz?" O, onların koştukları ortaklardan uzak ve yücedir.

Süleymaniye Vakfı

Kendilerine zararı olmayacak ve bir fayda da sağlamayacak olan varlıkları Allah ile aralarına koyarak onlara kulluk eder ve şöyle derler: "Onlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir." De ki: "Göklerde ve yerde bilmediği bir şey var da Allah'a onu mu haber veriyorsunuz!" Allah, onların ortak saydıklarından uzak ve yücedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerine zarar vermeyecek, fayda da sağlamayacak olan şeyi Allah ile aralarına koyup kul olurlar. Bir de derler ki "Bunlar Allah'ın yanında bizi yanına alacak (şefaat edecek) olanlardır." De ki "Siz Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" O, onların ortak saydıklarından uzak ve yücedir."

Şaban Piriş

Kendilerine fayda da zarar da veremeyen şeylere: -Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir, diyerek Allah'tan başkalarına kulluk ederler. De ki: -Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Allah, koştukları şirklerden münezzeh ve yücedir.

Tefhim-ul Kuran

Allah'ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek, yararları da dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: «Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir» derler. De ki: «Siz, Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk katmakta olduklarınızdan uzak ve yücedir.»

Ümit Şimşek

Onlar, Allah'ın yanı sıra, kendilerine yararı veya zararı dokunmayan şeylere kulluk ediyor ve 'Bunlar bizim Allah katındaki şefaatçilerimiz' diyorlar. De ki: Göklerde veya yerde bilmediği birşeyi mi Allah'a haber veriyorsunuz? Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzeh ve yücedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın yanında bir de kendilerine zarar veremeyen, yarar sağlayamayan şeylere kulluk ediyorlar ve şöyle diyorlar: "Bunlar bizim Allah katındaki şefaatçılarımızdır." De onlara: "Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi haber veriyorsunuz?" Şanı yücedir O'nun, ortak koştuklarından arınmıştır O.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar Allahı qoyub özlərinə nə bir zərər, nə də bir fayda verə bilməyənlərə ibadət edir və: “Onlar Allah yanında bizim şəfaətçilərimizdir!”– deyirlər. De: “Yoxsa Allaha göylərdə və yerdə bilmədiyi bir şeyimi xəbər verirsiniz?” Allah onların qoşduqları şəriklərdən uzaqdır və ucadır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar Allahı qoyub özlərinə nə bir xeyir, nə də bir zərər verə bilən bütlərə ibadət edir və: ″Bunlar Allah yanında bizdən ötrü şəfaət edənlərdir!″ – deyirlər. De: ″Allaha göylərdə və yerdə (Özünə şərik) bilmədiyi bir şeyimi xəbər verirsiniz? Allah Özünə şərik qoşulan bütlərdən uzaqdır və ucadır!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie dienen anstelle Gottes Götzen, die ihnen weder schaden noch nützen können und behaupten: ʺDas sind unsere Fürsprecher bei Gott.ʺ Sage: ʺLaßt ihr etwa Gott etwas wissen, was sich Seiner Kenntnis in den Himmeln und auf Erden entzieht?ʺ Gepriesen sei Er und erhaben über alles, was sie Ihm an Gottheiten beigesellen!

Almanca — Der Edle Quran

Sie dienen anstatt Allahs, was ihnen weder schadet noch nützt, und sagen: ʺDas sind unsere Fürsprecher bei Allah.ʺ Sag: Wollt ihr denn Allah kundtun, was Er nicht kennt, weder in den Himmeln noch auf der Erde? Preis sei Ihm! Erhaben ist Er über das, was sie (ihm) beigesellen.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie verehren statt Allah das, was ihnen weder schaden noch nützen kann; und sie sagen: ʺDas sind unsere Fürsprecher bei Allah.ʺ Sprich: ʺWollt ihr Allah von etwas Nachricht geben, was Ihm in den Himmeln oder auf der Erde unbekannt ist?ʺ Gepriesen sei Er, und hoch Erhaben ist Er über das, was sie (Ihm) zur Seite stellen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie dienen anstelle von ALLAH dem, was ihnen weder Schaden noch Nutzen bringen kann, und sagten: ʺDiese sind unsere Fürbittenden bei ALLAH.ʺ Sag: ʺSetzt ihr ALLAH etwa (damit) in Kenntnis über etwas, was ER weder in den Himmeln noch auf der Erde kennt?!ʺ Gepriesen-erhaben sei ER über das, was sie an Schirk betreiben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They worship besides Allah what shall never hurt them nor profit them, and they claim that such objects of worship shall serve as their intercessors pleading on their behalf with Allah! Say to them O Muhammad: Do you inform Allah of what He does not know in the heavens and the earth!" Glory be to Him- and extolled are His glorious attributes; He is infinitely far beyond those whom or which they incorporate with Him.

Abdul Haleem

They worship alongside God things that can neither harm nor benefit them, and say, ‘These are our intercessors with God.’ Say, ‘Do you think you can tell God about something He knows not to exist in the heavens or earth? Glory be to Him! He is far above the partner-gods they associate with Him!

Abdullah Yusuf Ali

They serve, besides Allah, things that hurt them not nor profit them, and they say: "These are our intercessors with Allah." Say: "Do ye indeed inform Allah of something He knows not, in the heavens or on earth?- Glory to Him! and far is He above the partners they ascribe (to Him)!"

Abul A'la Maududi

They worship, beside Allah, those who can neither harm nor profit them, saying; 'These are our intercessors with Allah.' Tell them (O Muhammad): 'Do you inform Allah of something regarding whose existence in the heavens or on the earth He has no knowledge? Holy is He and He is exalted far above what they associate with Him in His divinity'.

Aisha Bewley

They worship, instead of Allah, what can neither harm them nor help them, saying, ‘These are our intercessors with Allah. ’ Say: ‘Would you inform Allah of something about which He does not know either in the heavens or on the earth?’ May He be glorified and exalted above what they associate with Him!

Al-Hilali & Khan

And they worship besides Allâh things that harm them not, nor profit them, and they say: "These are our intercessors with Allâh." Say: "Do you inform Allâh of that which He knows not in the heavens and on the earth?" Glorified and Exalted is He above all that which they associate as partners (with Him)!

Ali Quli Qarai

They worship besides Allah that which neither causes them any harm, nor brings them any benefit, and they say, ‘These are our intercessors with Allah. ’ Say, ‘Will you inform Allah about something He does not know in the heavens or on the earth?’ Immaculate is He and exalted above [having] any partners that they ascribe [to Him]!

Amatul Rahman Omar

And (some) people worship, apart from Allâh, things that can neither harm them (of their own accord) nor can help them. They say, `These are our intercessors with Allâh.' Say, `Do you (presume to) inform Allâh of the things of whose existence in the heavens or in the earth He does not know?' Glory be to Him! High be He, exalted above (all the things) they associate (with Him).

Arthur John Arberry

They serve, apart from God, what hurts them not neither profits them, and they say, 'These are our intercessors with God. ' Say: 'Will you tell God what He knows not either in the heavens or in the earth?' Glory be to Him! High be He exalted above that they associate!

Bijan Moeinian

Those people, instead of worshipping God alone, worship the idols who can neither harm nor benefit them. They say: "These are intermediary between the Lord and us and will ask God to forgive us." Reply: “Do you want to say that you are aware of the creatures that God Himself is not aware of neither in the heavens nor on earth?” Glory to the Lord; He is far above needing partners.

E. Henry Palmer

They worship beside God what can neither harm them nor profit them, and they say, 'These are our intercessors with God!' Say, 'Will ye inform God of aught in the heavens or the earth, that He knows not of?' Celebrated be His praise! and exalted be He, above what they associate with Him!

Edip-Layth

They serve besides God what does not harm them or benefit them, and they say, "These are our intercessors with God." Say, "Are you informing God of what He does not know in the heavens or in the earth?" Be He glorified and high from what they set up.

George Sale

They worship besides God, that which can neither hurt them nor profit them, and they say, these are our intercessors with God. Answer, will ye tell God that which He knoweth not, neither in heaven nor in earth? Praise be unto Him! And far be that from Him, which they associate with Him!

Hamid S. Aziz

Who does greater wrong than he who forges a lie concerning Allah, or denies His revelations? Verily, the guilty are never successful.

Mahmoud Ghali

And they worship, apart from Allah, what neither harms them nor profits them; and they say, "These are our intercessors in the Providence of Allah. " Say, "Do you really inform Allah of what He does not know (either) in the heavens or in the earth?" All Extolment be to Him! And Supremely Exalted be He above whatever they associate!.

Marmaduke Pickthall

They worship beside Allah that which neither hurteth them nor profiteth them, and they say: These are our intercessors with Allah. Say: Would ye inform Allah of (something) that He knoweth not in the heavens or in the earth? Praised be He and High Exalted above all that ye associate (with Him)!

Mohamed Ahmed - Samira

They worship those besides God who cannot do them harm or bring them gain, and say: "These are our intercessors with God. " Say: "Do you want to inform God of things in the heavens and the earth He does not know?" Glorious is He, and too exalted for what they associate with Him!

Muhammad Asad

and [neither will] they [who] worship, side by side with God, things or beings that can neither harm nor benefit them, saying [to themselves], "These are our intercessors with God!" Say: "Do you [think that you could] inform God of anything in the heavens or on earth that He does not know? Limitless is He in His glory, and sublimely exalted above anything to which men may ascribe a share in His divinity!"

Mustafa Khattab

They worship besides Allah others who can neither harm nor benefit them, and say, "These are our intercessors with Allah." Ask ˹them, O  Prophet˺, “Are you informing Allah of something He does not know in the heavens or the earth? Glorified and Exalted is He above what they associate ˹with Him˺!”

Progressive Muslims

And they serve besides God what does not harm them or benefit them, and they Say: "These are our intercessors with God. " Say: "Are you informing God of what He does not know in the heavens or in the Earth" Be He glorified and high from what they set up.

Sahih International

And they worship other than Allah that which neither harms them nor benefits them, and they say, "These are our intercessors with Allah " Say, "Do you inform Allah of something He does not know in the heavens or on the earth?" Exalted is He and high above what they associate with Him

Sam Gerrans

And they serve, besides God, what neither harms them nor benefits them; and they say: “These are our intercessors with God.” Say thou: “Would you inform God of what He knows not in the heavens or in the earth?” Glory be to Him! And exalted is He above that to which they ascribe a partnership!

Shabbir Ahmed

They worship and obey besides Allah, deities that can neither harm nor benefit them. They say, "These are our intercessors with Allah." Say, "Are you informing Allah of what He knows not in the heavens and the earth? Glory to Him! (39:3). He is High, Exalted above all that they associate with Him."

Syed Vickar Ahamed

Besides Allah, they worship things that do not hurt them, nor help them, and they say: "These are our intercessors (helpers) with Allah. " Say: "Do you really tell Allah something that He does not know, in the heavens or on earth? Glory to Him! And High is He above the partners they ascribe (to Him)!"

Taqi Usmani

Beside Allah, they worship those who can neither harm nor benefit them, and they say, "These are our intercessors with Allah." Say, “Are you informing Allah of what He does not know as existing in the heavens or on the earth?” Pure is He, and far higher than what they associate with Him.

The Monotheist Group

And they serve besides God what does not harm them or benefit them, and they say: "These are our intercessors with God." Say: "Are you informing God of what He does not know in the heavens or the earth?" Be He glorified and exalted above what they set up.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils adorent au lieu dʹAllah ce qui ne peut ni leur nuire ni leur profiter et disent: ʺCeux-ci sont nos intercesseurs auprès dʹAllahʺ. Dis: ʺInformerez-vous Allah de ce quʹIl ne connaît pas dans les cieux et sur la terre?ʺ Pureté à Lui, Il est Très élevé au-dessus de ce quʹIls Lui associent!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew, di şûna Xwedê de yên ku ne dikarin xerabiyê bidin wan û ne jî dikarin feydê bidin wan dihebînin û dibêjin: Ev, li cem Xwedê mehdervanên me ne. (Ji wan muşrikan re) Bibêje: Erê ma hûn a ku li erd û asîmanan Xwedê pê nizane, vêca hûn wî pê agahdar dikin?! Xwedê, ji wê şirka ku ew dikin pak û bilind e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij dienen in plaats van God wat hen niet schaadt en niet nut en zij zeggen: ʺDezen zijn onze bemiddelaars bij God.ʺ Zeg: ʺWillen jullie dan aan God iets meedelen wat Hij in de hemelen en op de aarde niet kent?ʺ Hij zij geprezen, verheven als Hij is boven wat zij aan Hem als metgezellen toevoegen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij aanbidden naast God datgene, wat hun schaden noch bevoordeelen kan, en zij zeggen: Dit zijn onze tusschenpersonen bij God. Antwoord: Zoudt gij God iets in den hemel of op de aarde kunnen doen kennen wat hij niet kent?. Geloofd zij hij! en het zij verre van hem, wat gij met hem vereenigt!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И поклоняются они [эти многобожники] помимо Аллаха тому [ложным божествам], что не навредит им (если они не будут поклоняться им) и не принесет (им) пользу (ни в этом мире, ни в Вечной жизни), и говорят: «Эти [ложные божества] – наши заступники пред Аллахом (и поэтому мы поклоняемся им)». Скажи (им, о Пророк): «Неужели вы (хотите) сообщить Аллаху о таком, о чем Он не знает в небесах и на земле? [Если бы на небесах и на земле были те, кто заступился бы за вас перед Ним, то Он лучше вас знал бы об этом.] Преславен Он, и превыше того, что они [многобожники] придают (Ему) в соучастники (поклоняясь им)!»

Rusça — Osmanov

Вместо Аллаха они поклоняются тем, кто не приносит им ни вреда, ни пользы, и при этом утверждают: ʺОни - наши заступники пред Аллахомʺ. Скажи [, Мухаммад]: ʺРазве вы откроете Аллаху такое в небесах и на земле, чего бы Он не знал?ʺ Пречист Он и превыше тех, кому вы поклоняетесь вместо Него.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vid sidan av Gud dyrkar de vad som varken kan skada eller gagna dem och säger: ʺDe är våra talesmän inför Gud.ʺ Säg: ʺVill ni underrätta Gud om något i himlarna eller på jorden som Han inte känner till? Stor är Han i Sin härlighet, höjd över allt vad (människor) vill sätta vid Hans sida!ʺ