De ki: "Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur'an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim."

قُلْ يَاأَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَكُمُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَدِي لِنَفْسِهِ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَمَا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِوَكِيلٍ

ḳul yā eyyuhā n-nāsu ḳad cā'ekumu l-Haḳḳu min rabbikum fe meni htedā fe innemā yehtedī li nefsihi ve men Delle fe innemā yeDillu ǎleyhā ve mā enā ǎleykum bi vekīlin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
3النَّاسُn-nāsuن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar
4قَدْḳadmuhakkak
5جَاءَكُمُcā'ekumuج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almaksize gelmiştir
6الْحَقُّl-Haḳḳuح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhak
7مِنْmin-den
8رَبِّكُمْrabbikumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbiniz-
9فَمَنِfe menikim
10اهْتَدٰىhtedāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.hidayet bulursa
11فَاِنَّمَاfe innemāşüphesiz
12يَهْتَدِيyehtedīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.hidayet bulmuştur
13لِنَفْسِهِli nefsihiن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendi yararına
14وَمَنْve menve kim de
15ضَلَّDelleض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapıtırsa
16فَاِنَّمَاfe innemāşüphesiz
17يَضِلُّyeDilluض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapıtmıştır
18عَلَيْهَاǎleyhākendi aleyhine
19وَمَاve mādeğilim
20اَنَا۬enāben
21عَلَيْكُمْǎleykumsizin üzerinize
22بِوَكِيلٍbi vekīlinو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.bir vekil

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Ey insanlar, gerçekten de Rabbinizden hak ve hakikat gelmiştir size. Artık kim doğru yola giderse faydası kendisinedir ve kim saparsa zararı kendine ve ben, sizi koruyucu değilim.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Ey insanlar, gerçekten de Rabbinizden hak ve hakikat gelmiştir size. Artık kim doğru yola giderse faydası kendisinedir ve kim saparsa zararı kendine ve ben, sizi koruyucu değilim.

Adem Uğur

De ki: Ey insanlar! Size Rabbinizden Hak (Kur'an) gelmiştir. Artık kim doğru yola gelirse, ancak kendisi için gelecektir. Kim de saparsa, o da ancak kendi aleyhine sapacaktır. Ben sizin üzerinize vekil değilim. (Sadece tebliğ etmekle memurum).

Ahmed Hulusi

De ki: "Ey insanlar. . . Gerçek ki size Rabbinizden hakikat bilgisi gelmiştir! Artık kim hakikate yönelirse yalnızca kendi nefsi için yönelmiş olur; kim de saparsa sadece kendi nefsi aleyhine sapmış olur! Ben sizin Vekiyliniz (hakikatinizin şuurunuzdaki yönlendiricisi) değilim. "

Ahmet Tekin

'Ey insanlar! Toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmeniz için Hak kitap Kur’ân Rabbinizden size geldi. Kim hidayet rehberi Kur’ân’ı, hak yolu, İslâm’ı tercih ederek kabullenir, hak yolda sebat ederse, ancak kendi iyiliği, kurtuluşu için hak yola girmiş, İslâmî hayatı yaşamış olur. Kim başına buyruk davranarak hak yoldan uzaklaşır, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederse, yalnızca kendi felâketini hazırlamış, kendisi zarara ziyana uğramış olur. Ben sizin adınıza Allah’a karşı savunma yapamam. Allah adına da sizin üzerinizde zor kullanamam' diye ilan et.

Ahmet Varol

De ki: 'Ey insanlar! Size Rabbinizden hak gelmiştir. Kim hidayeti kabul ederse kendi yararına kabul etmiş olur; kim de sapıtırsa kendi aleyhine sapıtmış olur. Ben sizin üzerinize bir vekil değilim.'

Ali Bulaç

De ki: "Ey insanlar, şüphesiz size Rabbinizden hak gelmiştir. Kim hidayet bulursa, o ancak kendi nefsi için hidayet bulmuştur. Kim saparsa, o da, kendi aleyhine sapmıştır. Ben sizin üzerinizde bir vekil değilim."

Ali Fikri Yavuz

Rasûlüm, şöyle de: “- Ey insanlar! Size Rabbinizden hak (Kur’an ve Peygamber) geldi. Artık hidayeti kabul eden, kendi nefsi için kabul etmiş olur; ve sapıklığa düşen ve kendi aleyhine (zararına) sapmış olur. Ben de sizin üzerinize vekil değilim.”

Ali Rıza Safa

De ki: "Ey insanlar! Kuşkusuz, Efendinizden, size gerçek gelmiştir. Artık, kim doğru yolu bulursa, yalnızca kendisi için doğru yolu bulmuş olur. Kim de saparsa, yalnızca kendi yitimine yönelik sapmış olur. Ben, sizin üzerinize denetmen değilim!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ey İnsanlar! Size Rabbinizden hak olan Kur'an gelmiştir. Artık kim doğru yola gelirse, ancak kendisi için gelecektir. Kim de saparsa, o da ancak kendi aleyhine sapacaktır. Ben sizin üzerinize vekil değilim."

Bekir Sadak

De ki: «Ey insanlar! Rabbinizden size gercek gelmistir. Dogru yola giren ancak kendisi icin girmis ve sapitan da kendi zararina olarak sapitmistir. Ben sizin bekciniz degilim.»

Celal Yıldırım

De ki: Ey insanlar! Gerçekten Rabbinizden size Hak (olan kitab ve hak olan peygamber) geldi. Artık bu durumda kim doğru yolu seçerse, ancak kendi lehine seçmiştir. Kim de sapıtırsa, kendi aleyhine sapıtmıştır. Ben sizin üzerinizde bir vekîl (bekçi, koruyucu ve işleri yüklenen, sizi dilediğim gibi savunan) değilim.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Ey insanlar! İşte size rabbinizden gerçek gelmiştir. Artık kim doğru yolu tutarsa kendi lehine bu yolu seçmiş, kim de saparsa kendi aleyhine sapmış olur. Ben sizin adınıza hareket edecek değilim.”

Diyanet İşleri

De ki: "Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur'an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Ey insanlar! Rabbinizden size gerçek gelmiştir. Doğru yola giren ancak kendisi için girmiş ve sapıtan da kendi zararına olarak sapıtmıştır. Ben sizin üzerinize vekil değilim.'

Diyanet Vakfi

De ki: Ey insanlar! Size Rabbinizden Hak (Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola gelirse, ancak kendisi için gelecektir. Kim de saparsa, o da ancak kendi aleyhine sapacaktır. Ben sizin üzerinize vekil değilim. (Sadece tebliğ etmekle memurum).

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Ey insanlar! İşte size Rabbinizden hak geldi. Artık kim hidayeti kabul ederse kendi canı için kabul etmiş olur. Kim sapıklık ederse kendi zararına sapıklık etmiş olur. Ve ben sizin üzerinize vekil değilim.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ey insanlar, işte size Rabbinizden hak geldi. Artık hidayeti kabul eden kendi nefsi için kabul etmiş olur; sapkınlık eden de kendi aleyhine sapmış olur. Ve ben sizin üzerinize vekil değilim."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey insanlar! işte rabbınızdan size hak geldi, artık hidayeti kabul eden kendi nefsi için kabul etmiş olur, sapkınlık eden de kendi aleyhine sapmış olur: ve ben sizin üzerinize vekil değilim, de

Erhan Aktaş

De ki: "Ey insanlar, işte Rabb'inizden size Hakk geldi. Doğru yolu kabul eden, kendisi için kabul etmiş olur. Sapkınlık eden de kendi aleyhine sapmış olur. Ve ben sizin vekiliniz değilim."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ey insanlar, işte Rabb'inizden size Hakk geldi. Doğru yolu kabul eden, kendisi için kabul etmiş olur. Sapkınlık eden de kendi aleyhine sapmış olur. Ve ben sizin vekiliniz değilim.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ey insanlar, işte Rabb'inizden size Hakk geldi. Hidayeti kabul eden, kendisi için kabul etmiş olur. Sapkınlık eden de, kendi aleyhine sapmış olur. Ve ben sizin vekiliniz değilim.

Fizilal-il Kuran

De ki: «Ey insanlar, size Rabbinizden hak gelmiştir. Artık kim hidayeti kabul ederse o, ancak kendi faydası için hidayete ermiş, kim de saparsa, kendi zararına sapmış olur. Ben sizin başınızda bir bekçi de değilim.»

Gültekin Onan

De ki: "Ey insanlar, şüphesiz size rabbinizden hak gelmiştir. Kim hidayet bulursa, o ancak kendi nefsi için hidayet bulmuştur. Kim saparsa, o da, kendi aleyhine sapmıştır. Ben sizin üzerinizde bir vekil değilim."

Hamdi Döndüren

De ki: “Ey insanlar! İşte size Rabbinizden gerçek geldi. Artık, doğru yola giren, kendisi için girmiş olur. Doğru yoldan sapan da, kendi zararına sapmış olur. Ben sizin üzerinize vekil değilim!”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ey insanlar, size Rabbinizden hak gelmişdir. Artık kim hidayeti kabul ederse o, ancak kendi faidesi için hidayete ermiş, kim de saparsa o da yalınız kendi zararına sapmış olur. Ben sizin başınızda bir bekçi de değilim a"!

Hasib Asutay

De ki: Ey insanlar! Size Rabbinizden hak (36) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse ancak kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa o da ancak kendi aleyhine sapmış olur. Ben sizin üzerinize vekil değilim. (36. Allah'ın elçisi veya Kur'an.)

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Ey insanlar! Gerçekten size Rabbi niz den hak gelmiştir. Artık kim hidâyete ererse, o takdirde ancak kendisi için hidâyete ermiş olur.Kim de dalâlete düşerse, artık ancak kendi aleyhine dalâlete düşmüş olur. Ben sizin üzerinize (ille de îmân etmeniz için) vekil değilim!'

İbni Kesir

De ki: Ey insanlar; size Rabbınızdan hak gelmiştir. Artık kim hidayeti kabul ederse; o, ancak kendi faydası için hidayete ermiş, kim de saparsa; kendi zararına sapmış olur. Ben, sizin başınıza bir bekçi değilim.

Mehmet Okuyan

De ki: “Ey insanlar! Rabbinizden size elbette gerçek gelmiştir. Kim doğru yola gelirse yalnızca kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa sadece kendi aleyhine sapmış olur. Ben sizin üzerinize asla vekil (güven kaynağı) değilim.”

Muhammed Esed

(Ey Peygamber,) de ki: "Ey insanlar, şimdi size Rabbinizden hakikat (bilgisi) gelmiş bulunuyor artık. Bundan böyle her kim ki doğru yolu izlemeyi seçerse, bunu kendi lehine seçmiş olacaktır; ve her kim ki sapıklığı seçerse, yine bunu kendi aleyhine seçmiş olacaktır. Sizin davranışınızdan sorumlu değilim ben".

Mustafa İslamoğlu

(Ey peygamber)! De ki: "Ey insanlık ailesi! İşte size Rabbinizden hakikatin ta kendisi gelmiştir! Artık kim doğru yolu tercih ederse, hiç şüphesiz o bu tercihi kendisi için yapmış olacaktır; kim de (yoldan) saparsa, hiç şüphesiz onun sapma tercihi kendi aleyhine olacaktır: ama sizin tercihinizden dolayı sorumlu tutulan asla ben olmayacağım!"

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Ey insanlar! Muhakkak ki, Rabbiniz tarafından size hak gelmiştir. Artık her kim hidâyeti kabul ederse kendi nefsi için hidâyete ermiş olur. Ve her kim dalâlete düşerse şüphe yok ki, kendi nefsi aleyhine dalâlete düşmüş olur. Ve ben sizin üzerinize bir vekil değilim.»

Ömer Öngüt

De ki: “Ey insanlar! Size Rabbinizden hak gelmiştir. Artık kim hidayeti kabul ederse, o ancak kendi iyiliği için hidayete ermiş olur. Kim de saparsa, o da ancak kendi zararına sapmış olur. Ben sizin üzerinize vekil değilim. ”

Suat Yıldırım

De ki: "Ey insanlar! İşte Rabbiniz tarafından, hakikat size gelmiş bulunuyor. Artık kim bu gerçeği kabul eder de doğru yolu tutarsa, bunun faydası sadece kendisinedir. Her kim de bu yoldan saparsa, o da kendi aleyhine olarak sapar. Bilin ki, ben işlerinizi yönetmeyi üstüne almış biri değilim."

Süleyman Ateş

De ki: "Ey insanlar, işte size Rabbinizden gerçek geldi. Artık yola gelen, kendisi için gelir; sapan da kendi zararına sapar. Ben sizin üzerinize vekil değilim!"

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Ey insanlar! Size Rabbinizden bu gerçek (Kur'an) geldi. Artık kim doğru yola girerse sadece kendisi için girer, kim de yoldan saparsa sapması sadece kendi aleyhine olur. Ben sizin vekiliniz /savunucunuz değilim."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Ey insanlar! Bu gerçek size Rabbinizden gelmiştir. Artık kim yola gelirse kendi için gelir. Kim de yoldan çıkarsa kendi aleyhine çıkar. Ben sizin üzerinizde bir vekil değilim."

Şaban Piriş

De ki: -Ey İnsanlar! Rabbinizden size hak gelmiştir. Doğru yola giren sadece kendisi için girmiş ve sapıtan da kendi zararına sapıtmıştır. Ben, sizin bekçiniz değilim.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Ey insanlar, şüphesiz size Rabbinizden hak gelmiştir. Kim hidayete ulaşırsa, o, ancak kendi nefsi için hidayete ulaşmıştır. Kim de saparsa, o da, kendi aleyhine sapmıştır. Ben sizin üzerinizde bir vekil değilim.»

Ümit Şimşek

De ki: Ey insanlar! İşte size Rabbinizden hak gelmiştir. Doğru yolu tutan kendisi için tutar; sapan da kendi aleyhine sapar. Ben ise sizden sorumlu bir vekil değilim.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ey insanlar! Şu bir gerçek ki hak size Rabbinizden gelmiştir. Artık doğruya yönelen kendi benliği için yönelir; sapan da kendi benliği aleyhine sapar. Ben sizin üzerinize vekil değilim."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Ey insanlar! Rəbbinizdən sizə haqq gəlmişdir. Kim doğru yolla getsə, xeyri onun özünə dəyər, kim azğınlığa düşsə, ziyanı da onun öz əleyhinə olar. Mən sizi qoruyan deyiləm”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) De: ″Ey insanlar! Artıq Rəbbinizdən sizə haqq (Qurʼan və Peyğəmbər) gəlmişdir. Doğru yolu tutan özünə savab, doğru yoldan azan isə özünə günah qazanar. Mən sizə zamin deyiləm!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺO ihr Menschen! Von eurem Herrn ist die Wahrheit zu euch gekommen. Wer rechtgeleitet ist, ist zu seinem Vorteil rechtgeleitet, und wer irregeht, geht zu seinem Nachteil irre. Ich bin keineswegs beauftragt, eure Entscheidung zu bestimmen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: O ihr Menschen! Zu euch ist nunmehr die Wahrheit von eurem Herrn gekommen. Wer sich rechtleiten läßt, der ist nur zu seinem eigenen Vorteil rechtgeleitet. Und wer irregeht, der geht nur zu seinem Nachteil irre. Und ich bin nicht euer Sachwalter.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺ0 ihr Menschen, nun ist die Wahrheit von eurem Herrn zu euch gekommen. Wer nun dem rechten Weg folgt, der folge ihm allein zum Heil seiner eigenen Seele; und wer in die Irre geht, der geht nur zu seinem eigenen Schaden irre. Und ich bin nicht euer Hüter.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺIhr Menschen! Bereits kam die Wahrheit zu euch von eurem HERRN. Wer also der Rechtleitung folgt, der folgt der Rechtleitung nur für seinen eigenen Nutzen. Wer jedoch irregeht, der geht nur irre zu seinem eigenen Schaden. Und ich bin kein Wakil über euch.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them Muhammad: "O you people, now has the truth come to you from Allah, your Creator, and he who chooses to follow the path of righteousness shall only profit his own soul, and he who chooses to stray and loses himself in the maze of error shall only harm his own soul, and I am not here to watch over your innocence and folly. "

Abdul Haleem

Say, ‘People, the Truth has come to you from your Lord. Whoever follows the right path follows it for his own good, and whoever strays does so to his own loss: I am not your guardian.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "O ye men! Now Truth hath reached you from your Lord! those who receive guidance, do so for the good of their own souls; those who stray, do so to their own loss: and I am not (set) over you to arrange your affairs."

Abul A'la Maududi

Tell them (O Muhammad): 'Men! Truth has come to you from your Lord. Whosoever, then, follows the true guidance does so for his own good; and whosoever strays, his straying will be to his own hurt. I am no custodian over you.

Aisha Bewley

Say: ‘Mankind! the truth has come to you from your Lord. Whoever is guided is only guided for his own good. Whoever is misguided is only misguided to his detriment. I have not been set over you as a guardian.’

Al-Hilali & Khan

Say: "O you mankind! Now truth (i.e. the Qur’ân and Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) has come to you from your Lord. So whosoever receives guidance, he does so for the good of his own self; and whosoever goes astray, he does so to his own loss; and I am not (set) over you as a Wakîl (disposer of affairs to oblige you for guidance)."

Ali Quli Qarai

Say, ‘O mankind! The truth has already come to you from your Lord. Whoever is guided, is guided only for [the good of] his own soul, and whoever goes astray, goes astray only to its detriment, and it is not my business to watch over you.’

Amatul Rahman Omar

Say, `O you people! there has come to you the truth from your Lord, so whosoever follows guidance follows it only for (the good of) his own soul, and he who goes astray, only goes astray against it. And I am not responsible for you.

Arthur John Arberry

Say: 'O men, the truth has come to you from your Lord. Whosoever is guided is guided only to his own gain, and whosoever goes astray, it is only to his own loss. I am not a guardian over you.

Bijan Moeinian

Say: "O mankind, the truth has been revealed to you by your Lord. Whoever takes advantage of this guidance, has been good to himself. Whoever chooses the disbelief, has simply been unjust to his own soul. I (Mohammad) am not appointed as a guardian over you."

E. Henry Palmer

Say, 'O ye people! there has come to you the truth from your Lord, and he who is guided, his guidance is only for his soul; and he who errs, errs only against it; and I am not a guardian over you. '

Edip-Layth

Say, "O people, the truth has come to you from your Lord, so whosoever is guided is guided for himself, and whosoever is misguided is misguided against himself. I am not a caretaker over you."

George Sale

Say, O men, now hath the truth come unto you from your Lord. He therefore who shall be directed, will be directed to the advantage of his own soul: But he who shall err, will err only against the same. I am no guardian over you.

Hamid S. Aziz

And should Allah touch you with harm, there is none to remove it save He; and if He wish you well, there is none to repel His grace; He makes it fall on whom He will of His servants; for He is Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

Say, O you mankind! The Truth has already come to you from your Lord. So whoever is guided, then surely he is guided only for his (own) self, and whoever errs, then surely he errs only against it; and in no way am I a constant trustee over you."

Marmaduke Pickthall

Say: O mankind! Now hath the Truth from your Lord come unto you. So whosoever is guided, is guided only for (the good of) his soul, and whosoever erreth erreth only against it. And I am not a warder over you.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "O men, the truth has come to you from your Lord, so he who follows the right path does so for himself, and he who goes astray errs against himself, and I am not a guardian over you.

Muhammad Asad

SAY [O Prophet]: "O mankind! The truth from your Sustainer has now come unto you. Whoever, therefore, chooses to follow the right path, follows it but for his own good; and whoever chooses to go astray, goes but astray to his own hurt. And I am not responsible for your conduct."

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "O humanity! The truth has surely come to you from your Lord. So whoever chooses to be guided, it is only for their own good. And whoever chooses to stray, it is only to their own loss. And I am not a keeper over you."

Progressive Muslims

Say: "O people, the truth has come to you from your Lord, so whosoever is guided is being guided for himself, and whosoever is misguided will remain so, and I am not a caretaker over you. "

Sahih International

Say, "O mankind, the truth has come to you from your Lord, so whoever is guided is only guided for [the benefit of] his soul, and whoever goes astray only goes astray [in violation] against it. And I am not over you a manager."

Sam Gerrans

Say thou: “O mankind: the truth has come to you from your Lord; and whoso is guided, he is but guided for his soul; and whoso strays, he but strays against it; and I am not a guardian over you.”

Shabbir Ahmed

Say, "O Mankind! Now has come to you the Truth from your Lord. So whoever chooses to follow the right path, follows it for his own "Self". And whoever chooses to go astray, goes astray to his own hurt. And I am not a guardian over you."

Syed Vickar Ahamed

Say: "O you men! Now the Truth has reached you from your Lord! Those who receive guidance, will do so for the good of their own souls; Those who wander, do so to their own loss: And I am not (sent) over you to fix your affairs (for you). "

Taqi Usmani

Say, "O people, the truth has come to you from your Lord. So, whoever accepts guidance accepts it to his own benefit, and whoever goes astray does so to his own detriment. And I am not responsible for you."

The Monotheist Group

Say: "O people, the truth has come to you from your Lord, so whoever is guided is being guided for himself, and whoever is misguided will remain so, and I am not a caretaker over you."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺO gens! Certes la vérité vous est venue de votre Seigneur. Donc, quiconque est dans le bon chemin ne lʹest que pour lui-même; et quiconque sʹégare, ne sʹégare quʹà son propre détriment. Je ne suis nullement un protecteur pour vous.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Gelî mirovan! Ji bo we ji cem Xwedayê we rastî (Quran) hat. Êdî kî bê ser riya rast, bes ew ji bo xwe tê. Kî ji rê bikeve, ew jî li dijî xwe ji rê dikeve û ez li ser we ne berpirs im.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺO mensen, tot jullie is de waarheid van jullie Heer gekomen. Wie zich de goede richting laat wijzen, die volgt het goede pad slechts tot zijn eigen voordeel en wie dwaalt, dwaalt slechts tot zijn eigen nadeel. En ik ben geen voogd over jullie

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: O menschen! thans is de waarheid van uwen Heer tot u gekomen. Hij dus, die geleid zal worden, zal ten voordeele zijner eigene ziel worden geleid: maar hij die dwaalt zal slechts ten nadeele zijner ziel dwalen. Ik ben uw bewaker niet.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺO mensen, waarlijk, de Waarheid van jullie Heer is tot jullie gekomen. Wie dan de Leiding volgt: voorwaar, hij volgt die slechts in zijn eigen voordeel. En wie dwaalt: voorwaar, die dwaalt slechts ten nadele van zichzelf En ik ben geen voogd over jullie.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Посланник): «О, люди! Уже пришла к вам истина [Коран] от вашего Господа. И кто пойдет верным путем [путем Аллаха], то тот будет идти верно для самого себя [во благо себе], а кто заблудится, то тот заблудится против самого себя [во вред себе]; и я не поручитель за вас [мне не поручено сделать вас верующими] (я лишь посланник от Аллаха, и довожу до вас то, что Он повелел мне)».

Rusça — Osmanov

Скажи [, Мухаммад]: ʺО люди! К вам явилась истина от вашего Господа. Кто идет прямым путем - идет на пользу себе, а тот, кто сошел [с этого пути], сошел во вред себе, и я - не защитник вашʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

SÄG (Muhammad): ʺMänniskor! Ni har nu nåtts av sanningen från er Herre. Den som låter sig ledas på rätt väg har själv (all) nytta av detta; och den som går vilse skadar därmed bara sig själv. Jag har inte blivit satt att vaka över er.ʺ