Sad Suresi 49-64. Ayet — Tefsir

Ayet sayfasına git →

هٰذَا ذِكْرٌ وَاِنَّ لِلْمُتَّقِينَ لَحُسْنَ مَاٰبٍ جَنَّاتِ عَدْنٍ مُفَتَّحَةً لَهُمُ الْاَبْوَابُ مُتَّكِـِٔينَ فِيهَا يَدْعُونَ فِيهَا بِفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ وَشَرَابٍ وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ اَتْرَابٌ هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ الْحِسَابِ اِنَّ هٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِنْ نَفَادٍ هٰذَا وَاِنَّ لِلطَّاغِينَ لَشَرَّ مَاٰبٍ جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ الْمِهَادُ هٰذَا فَلْيَذُوقُوهُ حَمِيمٌ وَغَسَّاقٌ وَاٰخَرُ مِنْ شَكْلِهِ اَزْوَاجٌ هٰذَا فَوْجٌ مُقْتَحِمٌ مَعَكُمْ لَا مَرْحَبًا بِهِمْ اِنَّهُمْ صَالُوا النَّارِ قَالُوا بَلْ اَنْتُمْ۠ لَا مَرْحَبًا بِكُمْ اَنْتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَا فَبِئْسَ الْقَرَارُ قَالُوا رَبَّنَا مَنْ قَدَّمَ لَنَا هٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِي النَّارِ وَقَالُوا مَا لَنَا لَا نَرٰى رِجَالًا كُنَّا نَعُدُّهُمْ مِنَ الْاَشْرَارِ اَتَّخَذْنَاهُمْ سِخْرِيًّا اَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ الْاَبْصَارُ اِنَّ ذٰلِكَ لَحَقٌّ تَخَاصُمُ اَهْلِ النَّارِ

56.

(49-50) Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.

Diyanet İşleri

51.

Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler.

52.

Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.

53.

İşte bunlar, hesap günü için size vaad edilenlerdir.

54.

İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.

55-56.

(55-56) İşte böyle! Şüphesiz azgınlar için elbette kötü bir dönüş yeri, cehennem vardır. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!

57.

İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin.

58.

O azaba benzer çeşit çeşit başka azaplar da vardır.

59.

(Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir."

60.

O grup da, "Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" der.

61.

Şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır."

62.

Yine şöyle derler: "Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?"

63.

"(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?"

64.

Şüphesiz bu, cehennemliklerin birbirleriyle çekişmesi kesin bir gerçektir.

Celal Yıldırım (İlmin Işığında Asrın Kur'an Tefsiri)

%100

MEÂLİ:

49- İşte bu (anılar) bir öğüt ve hatırlamadır. Şüphesiz ki (Allahʹtan) korkup (fenalıklardan) sakınanlar için dönülecek güzel bir yer ve yurt var­dır.

50- Kapıları onlara açık Adn Cennetleri vardır.

51- Orada (kanepelere) yaslanırlar da birçok meyveler ve içecekler isterler.

52- Yanlarında ise, gözlerini sadece eşlerine diken yaşıtlar vardır.

53- Bu, hesap günü için size vaʹdedilenlerdir!

54- Şüphesiz bu, bizim (hazırladığımız) rızıktır ki ona hiç de bitip tü­kenmek yok.

55- Bu (mutlu kişiler içindir). Azgın sapıklar için çok kötü bir dönüş yeri vardır.

56- Yaslanacakları Cehennem vardır; ne kötü yataktır o!

57- İşte kaynar su ve irin, tadsınlar onu..

58- Bunlara benzer çifte çifte (azâplar) var.

59- İşte (sapıklara uyan) bu topluluk sizinle beraber (ateşe) itilip so­kulanlardır! (Uyulanlar): «Onlara hiç rahat ve güven yüzü olmasın! » (der­ler). Çünkü onlar da ateşe girmişlerdir.

60- (Uyanlar ise onlara): Hayır, «size rahat ve huzur yüzü olmasın; bunu bize sunan sizsiniz. Ne kötü eyleşilecek yerdir! » (derler).

61- «Ey Rabbimiz! bizi buraya çekip düşüren kimseye, evet onlara ateşte azâbı kat kat artır. »

62- Ve derler ki: «(Dünyaʹda) kendilerini kötülerden saydığımız (o inanan) adamları neden göremiyoruz?

63- Onları alay ve eğlence edinirdik; yoksa gözler onlardan (başka tarafa) kaydı da (onun için mi göremiyoruz)? »

64- Bu elbette gerçektir: Cehennem ehli birbirleriyle tartışıp dura­cak.

BEŞ YÜCE NİMET VE BEŞ AYRI AZAP

Gelip geçen peygamberlerin sabır, hayır, iyilik, hizmet ve fazîlet dolu hayatlarından kısaca bir iki misâl verildikten ve böylece nefis bir hatırlat­mada bulunulduktan sonra, hayatını İlâhî buyruklara göre düzenleyip pey­gamberleri rehber edinen takvâ sâhiplerine hazırlanan sonsuz nîmetlere; inkâr temeli üzerinde azıp sapıtanlara ise, amellerine uygun hazırlanan son­suz azaba dikkatler çekilmekte ve böylece Cennetʹin gönül alıcı, umut ve­rici beş önemli kısmı özetlenmekte ve Cehennemʹdeki azap çeşitlerinin beş kadar korkutucu, düşündürücü ve yönlendirici safhası sıralanmaktadır.

Cennetʹteki beş önemli nîmet:

1- Kapıları her an mü’minlere açık tutulan Adn Cennetleri,

2- Hep dinlendirici olup sıkmayan, huzur verip bıkkınlık uyandırma­yan kanepeler,

3- Gönüllerin arzu ettiği her çeşit bol ve tükenmez meyvalar,

4- Çok lezîz, aynı zamanda keyif verip sarhoş etmiyen içecekler,

5- Gözlerini yalnız eşlerine diken yaşıt dilberler..

Bilindiği gibi, insanoğlu hem aceleci, hem de dünya nîmetlerine karşı hırslı ve iştiyaklı duygularla yaratılmıştır.. Bunun birçok sebep ve hikmet­leri söz konusudur ki biz onları üç madde halinde özetliyoruz:

a) Hayata hareket canlılık kazandırmak, rekabet duygusunu devamlı sahnede tutmak,

b) Birçok nîmetlere külfetsiz erişilemiyeceği gerçeğini öğretmek,

c) Arzu edilen nîmetlerin tamamına, İştiha duyulan nesnelerin göz ve gönül dolduran güzelliklerine bütünüyle erişmeden şu dünyadan ayrılmak zorunda bulunduğunu göstermek.

O bakımdan hemen herkes arzuladıklarının tamamına kavuşmadan, peşine takılıp elde etmek istediklerinin çoğuna veya bir kısmına erişme­den; nefsinin İştiha duyduğu güzellikleri buyruğu altına almadan şu dün­yadan ayrılmak zorundadır. Bunun için dünyada arzu, istek ve amelini meş­ru sınırlar içine alan bahtiyarlardan yana Âhiret Yurdu’nda tatmin edici nî­metler, kalıcı hayırlar hazırlanmıştır. Bunun aksine bir hayat tarzı yaşa­yanlar için mutluluk yurdunun kapıları kapalı tutulmuştur.

Cehennem’deki beş korkunç azap:

1- Ebediyen üzücü, bunaltıcı ve kahredici bir hayat,

2- İrin misali tiksindirici kaynar su,

3- Çifte, çifte ceza ve işkence,

4- Uyanların uyutanlara aralıksız bedduâsı,

5- Uyutanların uyanlara karşılık vermesi..

Şüphesiz ki Cennet denilen ebedî saadet yurdu, ilâhî rahmet ve inâye­tin çok tatlı tezahürleridir. Cehennem denilen ebedî azap yurdu ise, İlâhî adâletin gereğidir.

Ayetler arasında bağlantı

Yukarıdaki âyetlerle, dünya hayatında arzu ve isteklerini imân doğrul­tusunda meşru sınırlar içine alan mü’minlere Âhiret Yurdu’nda hazırlanan beş nîmete değinildi ve bunun aksine bir yol izleyenler için hazırlanan Ce­hennem azabının bir kısım safhalarından haber verildi.

Aşağıdaki âyetlerle, Hz. Peygamberʹin (A. S. ) açık bir uyarıcı olduğu haber veriliyor ve Allah’tan başka ilâh olmadığı konu edilerek Cenâb-ı Hakk’ın «vâhid» ve «Kahhar» sıfatları anılıyor. Arkasından Kurʹân’ın büyük bir haber olduğuna dikkat çekilerek insan hayatının değişmeyen tek reh­beri kılındığına işâretle akıl sahiplerine sesleniliyor.