Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden مهطعين formunun kendisi aranıyor.
مُهْطِعِينَ مُقْنِعِي رُؤُ۫سِهِمْ لَا يَرْتَدُّ اِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْ وَاَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَاءٌ
muhTiǐyne muḳniǐy ru'ūsihim lā yerteddu ileyhim Tarfuhum ve ef'idetuhum hevā'un
O gün başlarını dikerek (çağırıldıkları yere doğru) koşarlar. Gözleri kendilerine bile dönmez, kalpleri de bomboştur.
مُهْطِعِينَ اِلَى الدَّاعِ يَقُولُ الْكَافِرُونَ هٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ
muhTiǐyne ilā d-dāǐ yeḳūlu l-kāfirūne hāƶā yevmun ǎsirun
Davetçiye doğru koşarlarken kafirler, "Bu zor bir gün" derler.
فَمَالِ الَّذِينَ كَفَرُوا قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ
fe māli (e)lleƶīne keferū ḳibeleke muhTiǐyne
(36-37) Şimdi, inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar halinde sana doğru koşuyorlar?