مُقْتَصِدٌ kelimesinin geçtiği ayetler
Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden مقتصد formunun kendisi aranıyor.
İlgili Ayetler (2)
Lokman 31:32مُقْتَصِدٌmuḳteSidunorta yolu tutar
وَاِذَا غَشِيَهُمْ مَوْجٌ كَالظُّلَلِ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ فَلَمَّا نَجّٰيهُمْ اِلَى الْبَرِّ فَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ
ve iƶā ğaşiyehum mevcun ke Z-Zuleli deǎvu (a)llahe muḣliSīne lehu d-dīne fe lemmā neccāhum ilā l-berri fe minhum muḳteSidun ve mā yecHadu bi āyātinā illā kullu ḣattārin kefūrin
Onları, (denizde) bir dalga gölgelikler gibi kapladığında, dini Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar. Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca, onlardan bir kısmı orta yolu tutar. Bizim ayetlerimizi ise ancak son derece kaypak, son derece nankör olanlar inkar eder.
Fatır 35:32مُقْتَصِدٌmuḳteSidunorta gidendir
ثُمَّ اَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذِينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَا فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِنَفْسِهِ وَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِاِذْنِ اللّٰهِ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَبِيرُ
ṧumme evraṧnā l-kitābe (e)lleƶīne STafeynā min ǐbādinā fe minhum Zālimun li nefsihi ve minhum muḳteSidun ve minhum sābiḳun bi l-ḣayrāti bi iƶni (a)llahi ƶālike huve l-feDlu l-kebīru
Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed'in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah'ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.