Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden فاعبدون formunun kendisi aranıyor.
وَمَا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا نُوحِي اِلَيْهِ اَنَّهُ لَا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدُونِ
ve mā erselnā min ḳablike min rasūlin illā nūHī ileyhi ennehu lā ilāhe illā enā fe ǎ'budūni
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, "Şüphesiz, benden başka hiçbir ilah yoktur. Öyleyse bana ibadet edin" diye vahyetmişizdir.
اِنَّ هٰذِهِٓ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَاَنَا۬ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُونِ
inne hāƶihi ummetukum ummeten vāHideten ve enā rabbukum fe ǎ'budūni
Şüphesiz bu (İslam), tek ümmet (din) olarak sizin ümmetiniz (dininiz)dir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.
يَاعِبَادِيَ الَّذِينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ اَرْضِي وَاسِعَةٌ فَاِيَّايَ فَاعْبُدُونِ
yā ǐbādiye (e)lleƶīne āmenū inne erDī vāsiǎtun fe iyyāye fe ǎ'budūni
Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana kulluk edin.