الْوَهَّابُ kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden الوهاب formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (3)

Al-i İmran 3:8الْوَهَّابُl-vehhābuçok bağış yapansın

رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ

rabbenā lā tuziğ ḳulūbenā beǎ'de iƶ hedeytenā ve heb lenā min ledunke raHmeten inneke ente l-vehhābu

(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin."

Sad 38:9الْوَهَّابِl-vehhābiçok lutufta bulunan

اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَائِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ الْعَزِيزِ الْوَهَّابِ

em ǐndehum ḣazāinu raHmeti rabbike l-ǎzīzi l-vehhābi

Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?

Sad 38:35الْوَهَّابُl-vehhābuçok lutfeden

قَالَ رَبِّ اغْفِرْ لِي وَهَبْ لِي مُلْكًا لَا يَنْبَغِي لِاَحَدٍ مِنْ بَعْدِي اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ

ḳāle rabbi ğfir lī ve heb lī mulken lā yenbeğī li eHadin min beǎ'dī inneke ente l-vehhābu

Süleyman, "Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!" dedi.