Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden النخلة formunun kendisi aranıyor.
فَاَجَٓاءَهَا الْمَخَاضُ اِلٰى جِذْعِ النَّخْلَةِ قَالَتْ يَالَيْتَنِي مِتُّ قَبْلَ هٰذَا وَكُنْتُ نَسْيًا مَنْسِيًّا
fe ecā'ehā l-meḣāDu ilā ciƶ'ǐ n-naḣleti ḳālet yā leytenī mittu ḳable hāƶā ve kuntu nesyen mensiyyen
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.
وَهُزِّي اِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّا
ve huzzī ileyki bi ciƶ'ǐ n-naḣleti tusāḳiT ǎleyki ruTaben ceniyyen
"Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."