Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden ائنا formunun kendisi aranıyor.
وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا ءَاِذَا كُنَّا تُرَابًا وَاٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَئِنَّا لَمُخْرَجُونَ
ve ḳāle (e)lleƶīne keferū e iƶā kunnā turāben ve ābā'unā e innā le muḣracūne
İnkar edenler dediler ki: "Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?"
وَيَقُولُونَ اَئِنَّا لَتَارِكُٓوا اٰلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَجْنُونٍ
ve yeḳūlūne e innā le tārikū ālihetinā li şāǐrin mecnūnin
"Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?" diyorlardı.