Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

وَلَسَوْفَ يُعْطِيكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰى

ve le sevfe yuǎ'Tīke rabbuke fe terDā

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve elbette yakında Rabbin, öyle şeyler verecek ki sana, sonuçta râzı olacaksın.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve elbette yakında Rabbin, öyle şeyler verecek ki sana, sonuçta râzı olacaksın.

Adem Uğur

Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.

Ahmed Hulusi

Elbette Rabbin sana verecek de razı olacaksın!

Ahmet Tekin

Rabbin sana nimetlerini ihsan etmeye devam edecek, sen de hoşnut olacaksın.

Ahmet Varol

Elbette Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.

Ali Bulaç

Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.

Ali Fikri Yavuz

İleride (kıyamet günü), Rabbin sana (şefaat makamını) verecek de hoşnud olacaksın.

Ali Rıza Safa

Çünkü Efendin, yakında kesinlikle sana verecektir. Sonunda, hoşnut olacaksın.

Bayraktar Bayraklı

Gelecekte Rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.

Bekir Sadak

Rabbin suphesiz sana verecek ve sen de hosnut olacaksin.

Celal Yıldırım

Elbette Rabbin sana öylesine verecek ki, (O'ndan da, verdiğinden de) razı olacaksın, (hoşnud olmaya devam edeceksin).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Rabbin sana mutlaka lutuflarda bulunacak, sen de memnun olacaksın.

Diyanet İşleri

Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

Diyanet İşleri (eski)

Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

Diyanet Vakfi

Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Rabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ileride Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın!

Elmalılı Hamdi Yazır

ve ileride rabbın sana ata edecek öyle ata edecek ki rızaya ereceksin

Erhan Aktaş

Yakında Rabb'in sana verecek, sen de hoşnut olacaksın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yakında Rabb'in sana verecek, sen de hoşnut olacaksın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yakında Rabb'in sana verecek, sen de hoşnut olacaksın.

Fizilal-il Kuran

Rabbin sana verecek ve sen razı olacaksın.

Gültekin Onan

Elbette rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.

Hamdi Döndüren

Rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.

Hasan Basri Çantay

Muhakkak Rabbin sana verecek de hoşnuud olacaksın.

Hasib Asutay

Elbette Rabbin sana verecek ve hoşnut olacaksın.

Hayrat Neşriyat

Ve Rabbin, elbette ileride (âhiret gününde) sana (ümmetinden dilediğine şefâat etme hakkı) verecek (sen) de hoşnûd olacaksın!

İbni Kesir

Şüphesiz Rabbın, sana verecek ve sen, hoşnud olacaksın.

Mehmet Okuyan

Rabbin, yakında sana (nimetler) verecek ve sen memnun olacaksın.

Muhammed Esed

Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana (kalbinden geçeni) bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak.

Mustafa İslamoğlu

ve zamanı gelince Rabbin sana bahşedecek, sen de (bundan) hoşnut ve memnun olacaksın.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve muhakkak ki, sana Rabbin ihsan buyuracak, sen de hoşnut olacaksın.

Ömer Öngüt

Sana Rabbin, sen râzı oluncaya kadar verecek.

Suat Yıldırım

Elbette Rabbin sana ileride öyle ihsan edecek, ta ki sen de O’ndan ve verdiğinden razı olacaksın.

Süleyman Ateş

Rabbin, sana verecek ve sen razı olacaksın.

Süleymaniye Vakfı

Rabbin elbette sana (nimetler) verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbin ilerisinde sana verecek ve memnun kalacaksın.

Şaban Piriş

Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

Tefhim-ul Kuran

Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.

Ümit Şimşek

Rabbin sana öylesine verecek ki, sen hoşnut olacaksın.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbin sana verecek de sen hoşnut olacaksın!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Şübhəsiz ki, Rəbbin sənə nemət bəxş edəcək, sən də razı qalacaqsan.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, Rəbbin sənə (qiyamət günü ən uca şəfaət məqamı, Cənnətdə tükənməz neʼmətlər) bəxş edəcək və sən (Ondan) razı qalacaqsan!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dein Herr wird dir hier und dort so viele Gaben gewähren, bis du zufrieden bist.

Almanca — Der Edle Quran

Und dein Herr wird dir wahrlich geben, und dann wirst du zufrieden sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wahrlich, dein Herr wird dir geben und du wirst wohlzufrieden sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, dir wird dein HERR (so viel) geben, so daß du zufrieden bist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And Allah, your Creator, shall bestow on you gratuitously what will meet with your expectation of blessing and benefaction.

Abdul Haleem

your Lord is sure to give you so much that you will be well satisfied.

Abdullah Yusuf Ali

And soon will thy Guardian-Lord give thee (that wherewith) thou shalt be well-pleased.

Abul A'la Maududi

Verily your Lord will soon give you so amply that you will be well-pleased.

Aisha Bewley

Your Lord will soon give to you and you will be satisfied.

Al-Hilali & Khan

And verily, your Lord will give you (all good) so that you shall be well-pleased.

Ali Quli Qarai

Soon your Lord will give you [that with which] you will be pleased.

Amatul Rahman Omar

Your Lord will soon give you (what you desire), and you will be well pleased (with Him).

Arthur John Arberry

Thy Lord shall give thee, and thou shalt be satisfied.

Bijan Moeinian

Pretty soon your Lord will take you to your "real" home where you will be enchanted with it.

E. Henry Palmer

and in the end thy Lord will give thee, and thou shalt be well pleased!

Edip-Layth

Your Lord will give you and you will be pleased.

George Sale

And thy Lord shall give thee a reward wherewith thou shalt be well pleased.

Hamid S. Aziz

And in the end your Lord will give you, and you shall be well pleased!

Mahmoud Ghali

And indeed your Lord will eventually give you so that you will be satisfied.

Marmaduke Pickthall

And verily thy Lord will give unto thee so that thou wilt be content.

Mohamed Ahmed - Samira

For your Lord will certainly give you, and you will be content.

Muhammad Asad

And, indeed, in time will thy Sustainer grant thee [what thy heart desires], and thou shalt be well-pleased.

Mustafa Khattab

And ˹surely˺ your Lord will give so much to you that you will be pleased.

Progressive Muslims

And your Lord will give you and you will be pleased.

Sahih International

And your Lord is going to give you, and you will be satisfied.

Sam Gerrans

And thy Lord will give to thee, and thou wilt be satisfied.

Shabbir Ahmed

And verily, soon will your Lord give unto you so that you will be well-pleased.

Syed Vickar Ahamed

And soon your Guardian-Lord will give you that with which you shall be well pleased.

Taqi Usmani

And of course, your Lord will give you so much that you will be pleased.

The Monotheist Group

And your Lord will give you and you will be pleased.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ton Seigneur tʹaccordera certes (Ses faveurs), et alors tu seras satisfait.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedayê te dê bide te û tu dê razî bibî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jouw Heer zal jou zeker geven en dan ben jij voldaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Uw Heer zal u eene belooning geven, waarover gij wel voldaan zult zijn.

Hollandaca — Siregar

En jouw Heer zal jou zeker gunsten schenken, zodat jij tevreden zult zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И, однозначно, вскоре даст тебе (о, Пророк) Господь твой (великие блага) [в этом мире победу, а в Вечной жизни награду, водоем и право заступничества за свою общину перед Аллахом], и ты будешь доволен.

Rusça — Osmanov

Ведь вскоре твой Господь одарит тебя, и ты будешь доволен.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och din Herre skall skänka dig (Sitt goda i överflöd) och du skall bli helt nöjd.