Tevbe Suresi 27. Ayet — Elfaz
Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
1ثُمَّṧummesonra, ayrıcaBağlaç
2يَتُوبُyetūbutevbesini kabul ederMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.
3اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
4مِنْminHarf-i Cer
6ذٰلِكَƶālikebununİşaret Zamiri
7عَلٰىǎlāHarf-i Cer
8مَنْmenkimseninİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
9يَشَاءُyeşā'udilediğiMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafiş
10وَاللّٰهُve(a)llahuve AllahBağlaç+Lafza-i Celal
11غَفُورٌğafūrunüstünü örtendirSıfatغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek