Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz, Allah katında büyük bir mükafat vardır.
خَالِدِينَ فِيهَا اَبَدًا اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ اَجْرٌ عَظِيمٌ
ḣālidīne fīhā ebeden inne (a)llahe ǐndehu ecrun ǎZīmun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Orada ebedî kalırlar. Şüphe yok ki pek büyük mükâfât, Allah katındadır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Orada ebedî kalırlar. Şüphe yok ki pek büyük mükâfât, Allah katındadır.
Adem Uğur
Onlar orada ebedî kalacaklardır. Şüphesiz ki Allah katında büyük mükâfat vardır.
Ahmed Hulusi
Onlar orada sonsuza dek kalırlar. . . Allah ki, çok büyük mükafat O'nun indindedir!
Ahmet Tekin
Onlar orada ebedî yaşarlar. Kesinlikle büyük mükâfatlar Allah katındadır.
Ahmet Varol
Orada sonsuza kadar kalıcıdırlar. Muhakkak ki büyük ecir Allah katındadır.
Ali Bulaç
Onda ebedi kalıcıdırlar. Şüphesiz Allah, büyük mükafaat katında olandır.
Ali Fikri Yavuz
Onlar, cennetlerde ebedî olarak kalıcıdırlar. Muhakkak ki, en büyük mükâfat Allah katındadır.
Ali Rıza Safa
Sürekli orada kalacaklardır. Kuşkusuz, büyük ödül, Allah'ın katındadır.
Bayraktar Bayraklı
Onlar orada süreli kalacaklardır. Şüphesiz en büyük ödül, Allah katında olandır.
Bekir Sadak
(21-22) Rableri onlara katindan bir rahmet, hosnutluk ve icinde tukenmez nimetler bulunan cennetleri mujdeler. Dogrusu buyuk ecir Allah katindadir.
Celal Yıldırım
Onlar orada devamlı kalıcılardır. Şüphesiz ki en büyük mükâfat Allah katındadır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Kuşkusuz en büyük ödül Allah katında olandır.
Diyanet İşleri
Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz, Allah katında büyük bir mükafat vardır.
Diyanet İşleri (eski)
(21-22) Rableri onlara katından bir rahmet, hoşnutluk ve içinde tükenmez nimetler bulunan cennetleri müjdeler. Doğrusu büyük ecir Allah katındadır.
Diyanet Vakfi
Onlar orada ebedî kalacaklardır. Şüphesiz ki Allah katında büyük mükâfat vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar orada ebedi kalırlar. Çünkü en büyük mükâfat Allah katındadır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonsuza dek sürekli kalacaklar onlar orada; çünkü en büyük mükafat ancak Allah katındadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ebedi kalmak üzere orada onlar, çünkü Allah, onun yanındadır ancak azim bir ecir
Erhan Aktaş
Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Kuşkusuz büyük ödül Allah'ın katındadır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Kuşkusuz büyük ödül Allah katındadır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Kuşkusuz büyük ödül Allah katındadır.
Fizilal-il Kuran
Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır. Hiç şüphesiz büyük ödül Allah katındadır.
Gültekin Onan
Onda ebedi kalıcıdırlar. Şüphesiz Tanrı, büyük mükafaat katında olandır.
Hamdi Döndüren
Onlar, orada sonsuza kadar kalırlar. Çünkü Allah katında büyük bir mükâfat vardır!
Hasan Basri Çantay
Onlar orada ebedi ve sermedi kalıcıdırlar. Çünkü Allah katında büyük ecir (ve mükafatlar) vardır muhakkak.
Hasib Asutay
Onlar orada ebediyen kalacaklardır. Şüphesiz mükâfatın büyüğü Allah katındadır.
Hayrat Neşriyat
(Onlar) orada ebedî olarak devamlı kalıcıdırlar. Şübhesiz ki (en) büyük mükâfât Allah katındadır.
İbni Kesir
Orada temelli kalıcıdırlar. Muhakkak ki Allah katında büyük mükafat vardır.
Mehmet Okuyan
Onlar orada ebedî kalacaklardır. Şüphesiz ki büyük ödül yalnızca Allah’ın katındadır.
Muhammed Esed
İçlerinde ebediyyen yerleşip kalacakları (bahçelerle). Demek ki, katında en büyük ödülü koyan Allahtır!
Mustafa İslamoğlu
Onlar orada ebedi kalacaklar; çünkü, katında yüce ödül(ler) bulunan yalnızca Allah'tır.
Ömer Nasuhi Bilmen
(Onlar) Orada ebedîyyen bâki kalacaklardır. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ'nın indinde pek büyük bir mükâfaat vardır.
Ömer Öngüt
Onlar orada ebedî kalacaklardır. Hiç şüphesiz ki Allah katında büyük bir mükâfat vardır.
Suat Yıldırım
Onlar o cennetlerde ebediyyen kalacaklardır. Muhakkak ki en büyük mükâfat Allah’ın yanındadır.
Süleyman Ateş
Orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz büyük mükafat Allah katındandır!
Süleymaniye Vakfı
Onlar orada ölümsüz olarak sonsuza dek kalacaklardır. Şüphesiz büyük ödül Allah katındadır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bunlar ölümsüz olarak hep orada kalacaklardır. Çünkü Allah katındaki ödül büyüktür.
Şaban Piriş
(21-22) Rab'leri onlara katından bir rahmet, hoşnutluk ve içinde tükenmez nimetler bulunan, içlerinde ebedi ve sürekli kalacakları cennetleri müjdeler! Doğrusu büyük mükafat Allah katındadır.
Tefhim-ul Kuran
Onda ebedi kalıcıdırlar. Hiç şüphesiz Allah, büyük mükâfat katında olandır.
Ümit Şimşek
Onlar orada ebediyen kalacaklardır. Gerçekten de Allah katında pek büyük bir ödül vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara orada sonsuza dek kalacaklardır. Hiç kuşkusuz, Allah'ın katında büyük bir ödül daha vardır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar orada əbədi qalacaqlar. Şübhəsiz ki, ən böyük mükafat Allah yanındadır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar orada əbədi qalacaqlar. Böyük mükafat, həqiqətən, Allah yanındadır!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Darin werden sie ewig bleiben. Bei Gott ist überaus großer Lohn.
Almanca — Der Edle Quran
ewig und auf immer darin zu bleiben. Gewiß, bei Allah gibt es großartigen Lohn.
Almanca — M. A. Rassoul
Dort werden sie auf ewig und immerdar verweilen. Wahrlich, bei Allah ist ein riesiger Lohn.
Almanca — Muhammad Zaidan
Ewig verbleiben sie in ihnen - für immer. Gewiß, ALLAH hat bei sich unermeßliche Belohnung.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Their stay, in terms of state, is that of bliss, and in terms of time, is that vast; forever, and in heaven's realm does Allah have excellent rewards.
Abdul Haleem
and where they will remain for ever: truly, there is a tremendous reward with God.
Abdullah Yusuf Ali
They will dwell therein for ever. Verily in Allah's presence is a reward, the greatest (of all).
Abul A'la Maududi
[9:22] Therein they shall abide forever. Surely with Allah a mighty reward awaits them.
Aisha Bewley
remaining in them timelessly, for ever and ever. Truly there is an immense reward with Allah.
Al-Hilali & Khan
They will dwell therein forever. Verily, with Allâh is a great reward.
Ali Quli Qarai
to remain in them forever. With Allah indeed is a great reward.
Amatul Rahman Omar
They shall abide therein for ever and ever. Indeed Allâh is He with Whom there awaits a great reward (for them).
Arthur John Arberry
therein to dwell forever and ever; surely with God is a mighty wage.
Bijan Moeinian
They will stay in the Paradise for ever. Yes; with God there is a great reward.
E. Henry Palmer
to dwell therein for aye! Verily, God, with Him is mighty here.
Edip-Layth
They will abide in it eternally. God has a great reward.
George Sale
they shall continue therein for ever: For with God is a great reward.
Hamid S. Aziz
There they shall abide forever. Verily, Allah, with Him is mighty reward.
Mahmoud Ghali
Eternally therein (abiding) forever; surely in the Providence of Allah is a magnificent reward. .
Marmaduke Pickthall
There they will abide for ever. Lo! with Allah there is immense reward.
Mohamed Ahmed - Samira
Which they will enjoy for ever. Indeed God has greater rewards with Him.
Muhammad Asad
therein to abide beyond the count of time. Verily, with God is a mighty reward!
Mustafa Khattab
to stay there for ever and ever. Surely with Allah is a great reward.
Progressive Muslims
They will abide in it eternally. God has a great reward.
Sahih International
[They will be] abiding therein forever. Indeed, Allah has with Him a great reward.
Sam Gerrans
They abiding eternally therein forever; with God is a great reward.
Shabbir Ahmed
They will live there forever. Verily, with Allah is immense Reward.
Syed Vickar Ahamed
They will live in there forever. Surely, in Allah’s Presence is reward, the greatest (reward of all).
Taqi Usmani
where they shall dwell forever. Surely, it is Allah with whom lies a great reward.
The Monotheist Group
Abiding therein eternally. With God there is a great reward.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
où ils demeureront éternellement. Certes il y a auprès dʹAllah une énorme récompense.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew ê her û her di wan (bihiştan) de bimînin. Bêguman li cem Xwedê (ji bo wan) xelateke mezin heye.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij zullen daarin eeuwig verblijven; want de belooning van God is groot.
Hollandaca — Siregar
Zij zijn daarin eeuwig levenden, voor altijd. Voorwaar, bij Allah bevindt zich een geweldige beloning.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(и они) вечно будут в них [в райских садах] пребывать. Поистине Аллах (таков, что) у Него (уготовлена) награда великая (тем, которые уверуют и будут исполнять Его повеления и оставлять то, что Он запретил)!
Rusça — Osmanov
в которых они пребудут вечно. Ведь Аллах вознаграждает великой наградой.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och där de skall förbli till evig tid; ja, en rik belöning (väntar) dem hos Gud!