De ki: "Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, mü'minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen alemi de bilen Allah'ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir."

وَقُلِ اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللّٰهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَ وَسَتُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

ve ḳuli ǎ'melū fe se yerā (a)llahu ǎmelekum ve rasūluhu ve l-mu'minūne ve se turaddūne ilā ǎālimi l-ğaybi ve ş-şehādeti fe yunebbiukum bimā kuntum teǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقُلِve ḳuliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve de ki
2اعْمَلُواǎ'melūع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapın (yapacağınızı)
3فَسَيَرَىfe se yerāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görecek
4اللّٰهُ(a)llahuAllah
5عَمَلَكُمْǎmelekumع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptığınız işleri
6وَرَسُولُهُve rasūluhuر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Elçisi de
7وَالْمُؤْمِنُونَve l-mu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanve mü'minler de
8وَسَتُرَدُّونَve se turaddūneر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.sonra döndürüleceksiniz
9اِلٰىilā
10عَالِمِǎālimiع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilene
11الْغَيْبِl-ğaybiغ ي بuzak/ulaşılamaz/gizli/saklı, algıların veya zihinsel algının kapsamı dışında veya ötesinde, görünmez, karalama, gizli gerçek, kayıp olan kişigörülmeyeni
12وَالشَّهَادَةِve ş-şehādetiش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.ve görüleni
13فَيُنَبِّئُكُمْfe yunebbiukumن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberO size haber verecek
14بِمَاbimāşeyleri
15كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğunuz
16تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapıyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve de ki: Yapın yapacağınızı, muhakkak yaptıklarınızı Allah da görür, Peygamberi de, inananlar da ve gizliyi de, açığı da bilenin tapısına gideceksiniz ve mutlaka yaptıklarınızı haber verecek size.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve de ki: Yapın yapacağınızı, muhakkak yaptıklarınızı Allah da görür, Peygamberi de, inananlar da ve gizliyi de, açığı da bilenin tapısına gideceksiniz ve mutlaka yaptıklarınızı haber verecek size.

Adem Uğur

De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Resûlü de müminler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.

Ahmed Hulusi

De ki: "Çalışın! Allah, Rasulü ve iman edenler sizin yaptıklarınızı görecek. . . Siz algılanmayan ve algılananın (gayb ve şehadetin) Aliym'ine döndürülmenin sonuçlarını yaşayacaksınız! (O) size yaptıklarınızın anlamını bildirecektir. "

Ahmet Tekin

'Hayırlı ameller işleyin, amellerinizde samimi olun. Allah, Rasulü ve mü’minler amellerinizi görecektir. Duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilenin huzuruna varacaksınız. İşlemekte olduğunuz amelleri birer birer ortaya koyarak sizi hesaba çekecektir' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Yapacağınızı yapın. Allah da, Peygamberi de, mü'minler de yaptıklarınızı görecek ve gizli olanı da açık olanı da bilene döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduklarınızı bildirecek.'

Ali Bulaç

De ki: "Yapıp edin. Allah sizin yapıp ettiklerinizi (amellerinizi) görecektir. O'nun elçisi ve mü'minler de. Yakında gaybı ve müşahede edilebileni Bilen'e döndürüleceksiniz ve O, size yaptıklarınızı haber verecektir."

Ali Fikri Yavuz

De ki: “- Ey tevbekârlar, çalışın (İstediğinizi yapın)! Çünkü yaptıklarınızı Allah da, Rasûlü de, müminler de görecektir. Hepiniz mutlaka gaybı ve hazırı bilenin (Allah’ın) huzuruna çevrileceksiniz ve o zaman, ne yapmış olduğunuzu, O, size haber verecektir.

Ali Rıza Safa

De ki: "Yapın öyleyse! Allah, O'nun elçisi ve inananlar, yaptıklarınızı görecektir. Zaten gizli gerçekleri ve görünenleri Bilene döndürüleceksiniz; yaptıklarınızı size bildirecektir!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Yapacağınızı yapınız! Amelinizi Allah da,Peygamberi de,müminler de görecektir. Sonra, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."

Bekir Sadak

De ki: «Istediginizi isleyen; Allah, peygamberi ve muminler islediklerinizi gorecektir. Hepiniz, gorulmeyeni ve goruleni bilen Allah'a donduruleceksiniz. O size, islediklerinizi bildirecektir.»

Celal Yıldırım

De ki: İstediğiniz şekilde amel edin. Allah işlediğinizi görüp (değerlendirecektir). Peygamberi de, mü'minler de sizin yaptıklarınızı görüp (gerekeni yapacaklardır). Sonra da gizli açık her şeyi bilen (Yüce Kudret'e) döndürüleceksiniz; O da amel edegeldiğiniz şeyleri bir bir size haber verecektir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Durmadan bir şeyler yapın; yaptıklarınızı Allah da, peygamberi de müminler de görecektir. Sonunda, gizliyi de açığı da bilenin huzuruna çıkarılacaksınız ve O size yapmış olduklarınızı haber verecektir.”

Diyanet İşleri

De ki: "Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, mü'minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen alemi de bilen Allah'ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'İstediğinizi işleyin; Allah, Peygamberi ve müminler işlediklerinizi görecektir. Hepiniz, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O size, işlediklerinizi bildirecektir.'

Diyanet Vakfi

De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Resûlü de müminler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve de ki; «Çalışın! Yaptıklarınızı hem Allah görecek, hem Resulü, hem de müminler görecektir. Sonra da gizliyi ve açığı bilen Allah'ın huzuruna iletileceksiniz. İşte o zaman, neler yaptığınızı size O bildirecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve de ki: "Çalışın! Çünkü yaptıklarınızı hem Allah görecek, hem Resulü, hem de mü'minler; ve hepiniz mutlaka o gizli ve açığı bilen Allah'ın huzuruna götürüleceksiniz; o zaman O, size neler yaptığınızı haber verecek."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve de ki: çalışın çünkü amelinizi hem Allah görecek hem Resulü hem mü'minler ve hepiniz mutlaka o, gayb-ü şehadeti bilen hakkın huzuruna götürülüceksiniz o vakit o size haber verecek: Neler yapıyordunuz

Erhan Aktaş

De ki: "Ne yaparsanız yapın. Yaptıklarınızı Allah, O'nun Resul'ü ve Mü'minler görecekler. Sonra, görüneni de görünmeyeni de Bilen'e döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ne yaparsanız yapın. Yaptıklarınızı Allah, O'nun Resulü ve Mü'minler görecekler. Sonra, görüneni de görünmeyeni de Bilen'e döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ne yaparsanız yapın. Yaptıklarınızı Allah, O'nun rasul'ü ve mü'minler görecekler. Sonra, görüneni de görünmeyeni de Bilen'e döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı bir bir haber verecektir.

Fizilal-il Kuran

Onlara de ki: «İstediğiniz gibi davranınız, yaptığınız işleri hem Allah, hem Peygamber, hem de mü'minler göreceklerdir. Sonra görünür, görünmez her şeyi bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız da, O size neler yaptığınızı haber verecektir.

Gültekin Onan

De ki: "Yapıp edin. Tanrı sizin yapıp ettiklerinizi (amellerinizi) görecektir. O'nun elçisi ve inançlılar da. Yakında gaybı ve müşahede edilebileni bilene döndürüleceksiniz ve O size yaptıklarınızı haber verecektir."

Hamdi Döndüren

De ki: “(Dilediğinizi) yapın! Yaptığınız işleri Allah, elçisi ve mü’minler görecektir. Sonra da, gizli ve açık her şeyi bilen Allah’a döneceksiniz. O, size yapmış olduklarınızı haber verecektir.”

Hasan Basri Çantay

De ki: "(Dilediğinizi) yapın. Çünkü hareketinizi Allah da, Resulü de, mü'minler de görecekdir. (Bir gün de olub) gizli ve aşikarı bilene döndürüleceksiniz de. O, size ne yapar idiğinizi haber verecekdir".

Hasib Asutay

De ki, '(Yapacağınızı) yapın!' Amelinizi Allah da Resulü de müminler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilene döndürüleceksiniz de O size yaptıklarınızı bildirecektir.

Hayrat Neşriyat

Ve de ki: '(Dilediğinizi) yapın! Artık yaptığınızı Allah görecek, Resûlü ve mü’minler de! Sonra yakında, gizli olanı ve görüneni hakkıyla bilen (Allah’)a döndürüleceksiniz; artık (O da) size, yapmakta olduklarınızı haber verecektir.'

İbni Kesir

De ki: İşleyiniz, Allah Rasulü ve mü'minler işlediklerinizi görecektir. Ve görüleni de, görülmeyeni de bilene döndürüleceksiniz. O, size neyi işlediğinizi bildirecektir.

Mehmet Okuyan

De ki: “(Yapacağınızı) yapın! İş(ler)inizi Allah da görecektir, Elçisi de müminler de. (Sonra) görünmeyeni de görüneni de bilen (Allah)’a döndürüleceksiniz de O size yapmış olduklarınızı bildirecektir.”

Muhammed Esed

Ve (ey Peygamber, onlara) de ki: "Yapın (yapmak istediğinizi)! Allah yapıp ettiklerinizi görüyor; O'nun Elçisi de (görüyor), inananlar da: (nasıl olsa) sonunda, insanın hem görüş ve kavrayış alanı dışında kalan alemi, hem de duyuları ve tasavvurlarıyla tanıklık edebileceği alemi bütün gerçeğiyle bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız. Ve o zaman O, sizin yapageldiğiniz şeyleri (bütün gerçeğiyle) görüp anlamanızı sağlayacak".

Mustafa İslamoğlu

Tekrar de ki: "(Durmayın), değer üretin! Nasıl olsa ürettiğiniz değeri Allah görüyor, O'nun Elçisi de, mü'minler de... En sonunda görülemeyeni ve görüneni ayrıntılarıyla Bilen'in huzuruna çıkartılacaksınız: nihayet O size yapıp ettiklerini bir bir haber verecektir."

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve de ki: «(Dilediğinizi) Yapınız. Elbette ki, Allah Teâlâ ve O'nun Peygamberi ve mü'minler sizin yaptıklarınızı göreceklerdir. Ve siz gaybı da, meşhut olanı da bilen zâta elbette döndürüleceksinizdir. Artık o da neler yapar olduğunuzu size haber verecektir.»

Ömer Öngüt

De ki: “İstediğinizi yapın! Allah da, Resul'ü de, müminler de işlediğinizi görecektir. Daha sonra gizli ve açık olanı bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O size yapmış olduklarınızı haber verecektir. ”

Suat Yıldırım

Ve de ki: "Çalışın: Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, müminler de görecekler. Sonra gizli ve açık her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız. O da yaptığınız her şeyi bir bir sizin önünüze çıkaracak, karşılığını verecektir.

Süleyman Ateş

De ki: "Yapın (yapacağınızı); yaptığınız işleri Allah da görecek Elçisi de, mü'minler de. Sonra görülmeyeni ve görüleni bilen(Allah)a döndürüleceksiniz. O size yaptıklarınızı bir bir haber verecek.

Süleymaniye Vakfı

(Tebük Savaşına katılmayanlara) De ki: "Yapın yapacağınızı! Yaptıklarınızı Allah, elçisi ve müminler görecektir. ًGaybı /algılanamayanı ve şehadeti /algılanabileni bilenin huzuruna çıkarılacaksınız. O, size neler yaptığınızı bildirecektir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Çalışın; çalışmanızı hem Allah, hem Elçisi hem de inanıp güvenenler görecektir. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilenin huzuruna çıkarılacaksınız. O zaman size bütün çalışmanızı bildirecektir."

Şaban Piriş

De ki: -İstediğinizi yapın, Allah yaptıklarınızı görecektir. Resulü ve müminler de yaptığınızı görecektir. Görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Yapıp edin. Allah sizin yapıp ettiklerinizi (amellerinizi) görecektir, O'nun Resulü ve mü'minler de. Yakında gaybı da, müşahede edilebileni de Bilen'e döndürüleceksiniz ve O, size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.»

Ümit Şimşek

De ki: Çalışın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü ile mü'minler de görecekler. Sonra da görünen ve görünmeyen herşeyi bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız; yapmakta olduklarınızı O size haber verecek.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "İş yapıp değer üretin; yapıp ürettiğinizi Allah da resulü de müminler de görecektir. Ve siz, görülmeyen alemi de görülen alemi de bilenin huzuruna döndürüleceksiniz, O size, yapıp ettiklerinizi bir bir haber verecektir."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “İşinizdə olun! Allah, Onun Elçisi və möminlər əməllərinizi görəcəklər. Sonra qeybi və aşkarı Bilənin yanına qaytarılacaqsınız, O da sizə nə etdiklərinizi xəbər verəcəkdir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″(Ey insanlar, ey tövbəkarlar! İstədiyinizi) edin. Allah, Onun Peyğəmbəri və möʼminlər əməllərinizi görəcəklər. Siz qeybi və aşkarı bilən Allahın hüzuruna qaytarılacaqsınız, O da sizə nə etdiklərinizi xəbər verəcəkdir!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺArbeitet (und tut Gutes)! Gott wird eure Arbeit sehen, auch der Gesandte und die Gläubigen. Ihr werdet dereinst zum Kenner des Unsichtbaren und des Sichtbaren zurückgebracht. Er wird euch über eure Taten berichten und deren Vergeltung verkünden.

Almanca — Der Edle Quran

Und sag: Wirkt! Allah wird euer Tun sehen, und (auch) Sein Gesandter und die Gläubigen. Und ihr werdet zum Kenner des Verborgenen und des Offenbaren zurückgebracht werden, und dann wird Er euch kundtun, was ihr zu tun pflegtet.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sprich: ʺWirkt! Allah wird euer Wirken sehen, und so (auch) Sein Gesandter und die Gläubigen. Und ihr sollt zu dem Kenner des Verborgenen und des Offenbaren zurückgebracht werden; dann wird Er euch verkünden, was ihr zu tun pflegtet.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sag: ʺHandelt, denn ALLAH wird euer Handeln sehen sowie Sein Gesandter und die Mumin. Und ihr werdet zum Allwissenden über das Verborgene und das Sichtbare zurückgebracht, dann wird ER euch das kundtun, was ihr zu tun pflegtet.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to the people O Muhammad: "Work", that is to say:

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘Take action! God will see your actions- as will His Messenger and the believers- and then you will be returned to Him who knows what is seen and unseen, and He will tell you what you have been doing.

Abdullah Yusuf Ali

And say: "Work (righteousness): Soon will Allah observe your work, and His Messenger, and the Believers: Soon will ye be brought back to the knower of what is hidden and what is open: then will He show you the truth of all that ye did."

Abul A'la Maududi

[9:105] And tell them, (O Prophet): "Keep working: Allah will behold your works and so will His Messenger and the believers; and you shall be brought back to Him Who knows that which is beyond the reach of perception and that which is within the reach of perception. He will then declare to you all that you have been doing."

Aisha Bewley

Say: ‘Act, for Allah will see your actions, and so will His Messenger and the muminun. You will be returned to the Knower of the Unseen and the Visible and He will inform you regarding what you did.’

Al-Hilali & Khan

And say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) "Do deeds! Allâh will see your deeds, and (so will) His Messenger and the believers. And you will be brought back to the All-Knower of the unseen and the seen. Then He will inform you of what you used to do."

Ali Quli Qarai

And say, ‘Go on working: Allah will see your conduct, and His Apostle and the faithful [as well], and you will be returned to the Knower of the sensible and the Unseen, and He will inform you concerning what you used to do.

Amatul Rahman Omar

And say, `Go on doing (as you like), Allâh will surely keep an eye on your deeds and (so will) His Messenger and the believers, and you will surely be brought back to Him Who knows the hidden and the manifest realities, then He will tell you all that you have been doing.

Arthur John Arberry

Say: 'Work; and God will surely see your work, and His Messenger, and the believers, and you will be returned to Him who knows the unseen and the visible, and He will tell you what you were doing. '

Bijan Moeinian

Say to them: "Feel free to do whatever you want. God witnesses your behavior, and so do His Messenger and the believers. Pretty soon you will return to the One Who knows everything in the realm of perception and beyond. Then He will re-run your life for you.

E. Henry Palmer

And say, ' Act ye;' and God and His Apostle and the believers shall see your acts, and ye shall be brought back to Him who knows the seen and the unseen, and He shall inform you of that which ye have done.

Edip-Layth

Say, "Work, and God will see your work and so His messenger and those who acknowledge. You will be sent back to the knower of the unseen and the seen, and He will inform you of what you did."

George Sale

Say unto them, work as ye will; but God will behold your work, and his apostle also, and the true believers: And ye shall be brought before Him who knoweth that which is kept secret, and that which is made public; and He will declare unto you whatever ye have done.

Hamid S. Aziz

And say, "Act! Allah will see your action, and so will His Messenger and the believers, and you will be brought back to Him who knows the seen and the unseen (or the visible and invisible), and He shall inform you of that which you used to do.

Mahmoud Ghali

And say, "Do (right deeds); so Allah will soon see your doing, and His Messenger and the believers (will see). And you will soon be turned back to the Knower of the Unseen and the Witnessed; then He will fully inform you of whatever you were doing."

Marmaduke Pickthall

And say (unto them): Act! Allah will behold your actions, and (so will) His messenger and the believers, and ye will be brought back to the Knower of the Invisible and the Visible, and He will tell you what ye used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

Say to them: "Act. God will see your conduct, and so will His Apostle and the faithful; for you will in the end go back to Him, who knows the unknown and the known, who will tell you of what you were doing."

Muhammad Asad

And say [unto them, O Prophet]: "Act! And God will behold your deeds, and [so will] His Apostle, and the believers: and [in the end] you will be brought before Him who knows all that is beyond the reach of a created being's perception as well as all that can be witnessed by a creature's senses or mind -and then He will make you understand what you have been doing. "

Mustafa Khattab

Tell ˹them, O  Prophet˺, "Do as you will. Your deeds will be observed by Allah, His Messenger, and the believers. And you will be returned to the Knower of the seen and unseen, then He will inform you of what you used to do."

Progressive Muslims

And Say: "Work, and God will see your work and His messenger and the believers. And you will be sent back to the knower of the unseen and the seen, and He will inform you of what you did."

Sahih International

And say, "Do [as you will], for Allah will see your deeds, and [so, will] His Messenger and the believers. And you will be returned to the Knower of the unseen and the witnessed, and He will inform you of what you used to do."

Sam Gerrans

And say thou: “Act!” Then will God see your actions, as will His messenger, and the believers; and you will be sent back to the Knower of the Unseen and the Seen, and He will tell you what you did.

Shabbir Ahmed

Say, "Act! (Prove your word with action). Allah will behold your actions, and so will His Messenger, and the believers. Ultimately you will be returned to the Knower of the Invisible and the Visible. He will show you a replay of all you used to do."

Syed Vickar Ahamed

And say: "Work (righteousness): Soon will Allah look at your work, and His Prophet (Muhammad), and the believers: Soon you will be brought back to the All Knower of what is hidden and what is open: Then He will show you the truth of all that you did. "

Taqi Usmani

Say, "Do (what you do); Allah will see your deed, as will the Messenger and the believers. And you shall be returned to the Knower of the Seen and the Unseen, then He will tell you what you have been doing."

The Monotheist Group

And say: "Work, and God will see your work and His messenger and the believers. And you will be sent back to Knower of the unseen and the seen, and He will inform you of what you did."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et dis: ʺOeuvrez, car Allah va voir votre œuvre, de même que Son messager et les croyants, et vous serez ramenés vers Celui qui connaît bien lʹinvisible et le visible. Alors Il vous informera de ce que vous faisiezʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ji wan ên ku tobe kirin re) Bibêje: Hûn bixebitin, vêca Xwedê, Pêxemberê Wî û bawermend dê xebata we bibînin. Piştre hûn ê li alimê bi ya li ber çav û nependî bên vegerandin. Vêca Ew bi kar û kiryarên ku we kirine dê we agahdar bike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zeg: ʺDoet maar, God zal wel zien wat jullie doen en Zijn gezant en de gelovigen ook.ʺ En jullie zullen tot de kenner van het verborgene en het waarneembare worden teruggebracht. Hij zal jullie dan meedelen wat jullie aan het doen waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg tot hen: Handelt zooals gij wilt, maar God ziet uw werk, evenals zijn gezant en de ware geloovigen, en gij zult gebracht worden voor hem, die alles kent wat geheim gehouden en wat openbaar gedaan wordt, en hij zal u verklaren wat gij hebt bedreven.

Hollandaca — Siregar

En zeg (O Moehammad): ʺAllah zal jullie werken zien en ook Zijn Boodschapper en de gelovigen. En jullie zullen worden teruggevoerd tot de Kenner van het onwaarneembare en het waarneembare, dan zal hij jullie inlichten omtrent hetgeen jullie plachten te doen.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

И скажи (о, Пророк) (этим отсиживающимся от похода): «Совершайте (деяния) (которые ведут к довольству Аллаха), и увидит ваше дело Аллах и посланник Его и верующие! (И) вскоре (в День Суда) вы будете возвращены к Знающему сокровенное и явное [к Аллаху], и Он сообщит вам то, что вы делали (и вы получите воздаяние за все ваши деяния)».

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺHandla! Gud kommer att iaktta era handlingar och Hans Sändebud och de troende likaså. Och ni kommer att föras tillbaka till Honom som känner allt det som är dolt för människor och det som de kan bevittna, och då skall Han låta er veta vad era handlingar (var värda).ʺ