O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.
وَالَّذِي قَدَّرَ فَهَدٰىۖ
ve elleƶī ḳaddera fe hedā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir Rab ki ölçüp biçti, derken doğru yolu buldurdu.
Abdulkadir Gölpınarlı
Bir Rab ki ölçüp biçti, derken doğru yolu buldurdu.
Adem Uğur
Takdir edip yol gösteren,
Ahmed Hulusi
O ki, takdir etti de hidayet etti (kemalatını izhar için kılavuzladı).
Ahmet Tekin
Her şeyi planlayıp, programlayıp doğru yolu gösterenin, amaca ulaştıranın adını tesbihe devam et.
Ahmet Varol
Takdir etti ve ona göre yol gösterdi.
Ali Bulaç
Takdir etti, böylece yol gösterdi,
Ali Fikri Yavuz
O Rabbin ki, (eşyanın cins ve nevilerini) takdir etti de doğru yolu gösterdi.
Ali Rıza Safa
Ve O, ölçtü; sonra yol gösterdi.
Bayraktar Bayraklı
- Yaratıp düzene koyanın, her şeyi ölçüyle yapıp doğasına göre görevini belirleyenin, yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çevirenin ismini tesbih et.
Bekir Sadak
O, her seyi olcuyle yapip dogru yolu gostermistir.
Celal Yıldırım
O ki (yarattığını) belli ölçüye göre ortaya çıkardı ve (ona göre de) yolunu gösterdi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ölçülü ve amaçlı yapan, yol gösteren;
Diyanet İşleri
O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.
Diyanet İşleri (eski)
O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir.
Diyanet Vakfi
(1-5) Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Takdir edip hidayeti gösteren O'dur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Takdir edip doğru yolu gösteren Rabbinin.
Elmalılı Hamdi Yazır
O rabbın ki takdir etti de hidayet buyurdu
Erhan Aktaş
O ki takdir etti ve yol gösterdi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
O ki takdir etti ve yol gösterdi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
O ki takdir etti ve yol gösterdi.
Fizilal-il Kuran
Ölçüleri belirleyip yolunu gösterendir.
Gültekin Onan
Takdir etti, böylece yol gösterdi,
Hamdi Döndüren
Her şeyin miktarını, biçimini belirledi ve doğru yolu gösterdi.
Hasan Basri Çantay
Takdir eden, (ona göre de) yol gösterendir.
Hasib Asutay
Ve O ki, takdir edip yol gösterdi. (1) (1. Her şey, kendisi için belirlenen hedefe doğru koşmaktadır. Hiçbir şey yaratılış hedefinin dışına çıkamaz. Mesela spermin hedefi insan, çekirdeğin hedefi dallı budaklı ağaç olmaktır. Bu biçim ve hedef her varlık için takdir edilmiştir.)
Hayrat Neşriyat
Hem O ki, (herşeyin maslahatına uygun olanı) takdîr etti de (ona, o takdîr ettiği şeye giden bir) yol gösterdi.
İbni Kesir
Ki O, takdir edip doğru yolu göstermiştir.
Mehmet Okuyan
Ölçü koyandır ve yol gösterendir.
Muhammed Esed
O ki, (bütün mevcudatın) tabiatını belirlemekte ve onu (hedefine doğru) yöneltmektedir;
Mustafa İslamoğlu
O ki, her şeye yaratılıştan bir ölçü ve amaç takdir etti, sonra (o ölçüye uyarak amacına ulaşacak) istikamete yöneltti.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o ki takdir etti de doğru yolu gösterdi.
Ömer Öngüt
Her şeyi takdir edip (plânlayıp) doğru yolu göstermiştir.
Suat Yıldırım
(2-3) O seni yaratıp, mükemmel yaratılış vereni! O her canlıyı bir ölçüye göre yapıp hayatının devamını, sağlayacak yolları göstereni!
Süleyman Ateş
Ve O ki herşeyin miktarını, biçimini belirleyip hedefini gösterdi.
Süleymaniye Vakfı
ölçü koyan ve yol gösteren,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Güç veren ve yol gösteren,
Şaban Piriş
Takdir eden ve yol gösteren.
Tefhim-ul Kuran
Takdir etti, böylece yol gösterdi,
Ümit Şimşek
O Rabbin ki kaderini çizdi, yol gösterdi.
Yaşar Nuri Öztürk
O ki miktarını, şeklini belirledi, yolunu çizip aydınlattı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O Rəbbin ki, hər şeyin müqəddəratını əzəldən müəyyən edərək yol göstərdi;
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O Rəbbin ki, (hər şeyin keyfiyyətini, xüsusiyyətini, davam müddətini) əzəldən müəyyən etdi və (hamıya) yol göstərdi.
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
und Der das Maß festsetzt und dann rechtleitet
Almanca — M. A. Rassoul
Der bestimmt und leitet
Almanca — Muhammad Zaidan
und Desjenigen, Der bestimmte, dann rechtleitete,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Who guided every being to its befitting course and endowed all beings with the impulses determining their direction to a definite end, and He has indicated to man the path of misery and that of happiness and left him to choose his way,
Abdul Haleem
who determined their destinies and guided them;
Abdullah Yusuf Ali
Who hath ordained laws. And granted guidance;
Abul A'la Maududi
Who determined and guided them,
Aisha Bewley
He who determined and guided;
Al-Hilali & Khan
And Who has measured (preordainments for everything even to be blessed or wretched); and then guided (i.e. showed mankind the right as well as the wrong paths, and guided the animals to pasture).
Ali Quli Qarai
who determined and guided,
Amatul Rahman Omar
Who determines (the capacities and faculties) and furnishes them with (appropriate) guidance to achieve the final goal.
Arthur John Arberry
who determined and guided,
Bijan Moeinian
Your Lord is the One Who guides his creatures to their final destiny.
E. Henry Palmer
and who decreed and guided,
Edip-Layth
The One who measured and then guided.
George Sale
And Who determineth them to various ends, and directeth them to attain the same;
Hamid S. Aziz
Who ordains Laws and Guides,
Mahmoud Ghali
And Who determined; so He guided;
Marmaduke Pickthall
Who measureth, then guideth;
Mohamed Ahmed - Samira
Who determines and directs,
Muhammad Asad
and who determines the nature [of all that exists], and thereupon guides it [towards its fulfilment],
Mustafa Khattab
and Who ordained precisely and inspired accordingly,
Progressive Muslims
And the One who measured and then guided.
Sahih International
And who destined and [then] guided
Sam Gerrans
And who determined and guided,
Shabbir Ahmed
And Who appoints due measure and then shows the way (to all things as to their functions).
Syed Vickar Ahamed
Who has prescribed laws (to live by) and given you guidance (in His Books);
Taqi Usmani
and who determined a measure (for everything), then guided (it),
The Monotheist Group
And the One who measured and then guided.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
qui a décrété et guidé,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew Xwedayê ku her tişt bi pîvan çêkiriye, vêca rê nîşan dayê.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en die geordend heeft en de goede richting gewezen
Hollandaca — Salomo Keyzer
Die hen tot verschillende doeleinden heeft bestemd en hen richt om die te bereiken;
Hollandaca — Siregar
En Degene Die de maat bepaald heeft en Die geleid heeft.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Который определил (то, что пожелал для того, кому пожелал) и затем направил (его к тому, что Он определил для него)
Rusça — Osmanov
который предопределил им [судьбу] и направил [к ней],
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och som ger (människan) hennes rätta mått och därefter leder henne på rätt väg,