(6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ وَهُمْ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ
iƶ hum ǎleyhā ḳuǔdun / ve hum ǎlā mā yef'ǎlūne bi l-mu'minīne şuhūdun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İnananlara yaptıklarını seyrediyor onlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
İnananlara yaptıklarını seyrediyor onlar.
Adem Uğur
Müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Ahmed Hulusi
Onlar, iman edenlere yaptıkları şeylere şahittiler!
Ahmet Tekin
Dinlerinden döndürmek için acımasızca şuurlu ve kâmil mü’minlere yaptıkları işkence ve zulmü de seyrediyorlardı, yaptıkları işkence ve zulüm sebebiyle kendi aleyhlerine şâhitlik de edecekler.
Ahmet Varol
Ve mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Ali Bulaç
Ve mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
Ve müminlere yaptıklarına, (onları yakmalarına) şahid bulunuyorlardı.
Ali Rıza Safa
Ve inananlara yaptıklarını seyrediyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
-Onlar da o ateş çukurunun etrafında oturmuş, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Bekir Sadak
(4-7) Hazirladiklari hendekleri, tutusturulmus atesle doldurarak onun cevresinde oturup, inanmis kimselere dinlerinden donmeleri icin yaptiklari iskenceleri seyredenlerin cani ciksin!
Celal Yıldırım
Onlar, mü'minlere yaptıklarına şâhid oluyorlardı.
Diyanet İşleri
(6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Diyanet İşleri (eski)
(4-7) Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
Diyanet Vakfi
(1-7) Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Müminlere yaptıklarını bizzat seyrediyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Mü'minlere yaptıklarına karşı şahid de oluyorlardı
Erhan Aktaş
Mü'minlere yaptıklarını izliyorlardı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Mü'minlere yaptıklarını izliyorlardı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İnananlara yaptıkları işkenceyi izliyorlardı.
Fizilal-il Kuran
Müminlere yaptıkları işkenceleri seyrediyorlardı.
Gültekin Onan
Ve inançlılara yaptıklarını seyrediyorlardı.
Hamdi Döndüren
Yakanlar da başlarına oturmuşlar, mü’minlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Hasan Basri Çantay
Onlar (Allaha) iman edenlere yapacakları (işkenceler) hususunda (hükümdarları nezdinde) şahidlik edeceklerdi.
Hasib Asutay
Ve onlar müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı. (3) (3. Yemen'de Yahudi Zü nuvas ve adamları, Yahudi dinine dönmeyen necran Hristiyanlarını ateş dolu hendeklere atıp yakmış ve onların cayır cayır yanmalarını seyretmişlerdir.)
Hayrat Neşriyat
(6-7) O vakit onlar, onun üzerine (ateşin etrâfında) oturmuş kimseler idiler. Ve onlar, mü’minlere yapmakta olduklarını seyredicilerdi!
İbni Kesir
Mü'minlere yaptıklarını seyretmekteydiler.
Mehmet Okuyan
Hani onlar o (ateşli çukur)un başında oturmuş, müminlere yaptıkları (işkenceyi) seyrediyorlardı.
Muhammed Esed
müminlere ne yaptıklarının bilincinde olarak;
Mustafa İslamoğlu
zira mü'minlere yaptıkları kendi başlarına gelmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
(7-8) Ve onlar, mü'minlere yapar olduklarını seyrediciler idi. Ve bunlardan intikam almaları da, bunların azîz, hamîd olan Allah'a imân etmiş olmalarından başka bir şey için değildi.
Ömer Öngüt
Müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Suat Yıldırım
(6-7) Hani onlar ateşin başında oturur, müminlere yaptıklarını acımasızca seyrederlerdi.
Süleyman Ateş
Ve onlar, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Müminlere yaptıklarını seyrederlerdi.
Şaban Piriş
Müminlere yaptıklarını seyretmekteler.
Tefhim-ul Kuran
Ve mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Ümit Şimşek
Ve mü'minlere yaptıkları işkenceyi seyrederlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve hepsi, müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
möminlərə öz verdikləri işgəncələrə şahidlik edirdilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Öz əsgərlərinin) möʼminlərin başlarına gətirdiklərinə (müsibətlərə) tamaşa edirdilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und Zeugnis über das ablegten, was sie den Gläubigen antaten.
Almanca — Der Edle Quran
und Zeugen dessen waren, was sie den Gläubigen antaten.
Almanca — M. A. Rassoul
Und sie werden das bezeugen, was sie den Gläubigen angetan haben.
Almanca — Muhammad Zaidan
und sie sind über das, was sie mit den Mumin machen, Zeugen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They witnessed and enjoyed what they were doing to those who recognized Allah with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues.
Abdul Haleem
to watch what they were doing to the believers.
Abdullah Yusuf Ali
And they witnessed (all) that they were doing against the Believers.
Abul A'la Maududi
and were witnessing what they did to the believers.
Aisha Bewley
witnessing what they did to the muminun.
Al-Hilali & Khan
And they witnessed what they were doing against the believers (i.e. burning them).
Ali Quli Qarai
as they were themselves witnesses to what they did to the faithful.
Amatul Rahman Omar
And they were the witnesses of those (wrongs) they were doing to the believers.
Arthur John Arberry
and were themselves witnesses of what they did with the believers.
Bijan Moeinian
… threw the believers in the fire and were watching them to be burnt.
E. Henry Palmer
And witnessed the while what they were doing with those who believed.
Edip-Layth
They were witness to what they did to those who acknowledge.
George Sale
and were witnesses of what they did against the true believers:
Hamid S. Aziz
And they witnessed all they were doing against the believers.
Mahmoud Ghali
And were (themselves) witnesses of what they performed against the believers.
Marmaduke Pickthall
And were themselves the witnesses of what they did to the believers.
Mohamed Ahmed - Samira
Witnessing what they had done to the believers!
Muhammad Asad
fully conscious of what they are doing to the believers,
Mustafa Khattab
watching what they had ˹ordered to be˺ done to the believers,
Progressive Muslims
And they were witness to what they did to the believers.
Sahih International
And they, to what they were doing against the believers, were witnesses.
Sam Gerrans
And are, of what they do with the believers, witnesses.
Shabbir Ahmed
And they are well aware of what they are doing to the believers.
Syed Vickar Ahamed
And they saw (all) that they were doing against the believers.
Taqi Usmani
and were watching what they were doing with the believers.
The Monotheist Group
And they were witness to what they did to the believers.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
ils étaient ainsi témoins de ce quʹils faisaient des croyants,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Wan li işkenceya ku bi bawermendan dikirin temaşe dikirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en getuige waren van wat zij de gelovigen aandeden!
Hollandaca — Salomo Keyzer
En getuigen waren van hetgeen zij tegen de ware geloovigen deden.
Hollandaca — Siregar
En zij getuige waren van wat zij de gelovigen aandeden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и они [правитель и его сторонники] тому (наказанию), что делают с верующими являются свидетелями.
Rusça — Osmanov
радуясь тому, что они творят с верующими.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
för att själva bevittna den (illgärning) som de här begick mot de troende!