(1-2) Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,
اِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
iƶā s-semāu nşeḳḳat / ve eƶinet li rabbihā ve Huḳḳat
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Rabbini dinleyip itâat ederek sözünü haklayınca.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve Rabbini dinleyip itâat ederek sözünü haklayınca.
Adem Uğur
Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,
Ahmed Hulusi
Rabbini dinleyip boyun eğdiğinde -ki Hak budur!
Ahmet Tekin
Rabbine kulak verir duruma geldiği, gerekçeli olarak haddi bildirildiği zaman, insan yaptıklarıyla karşı karşıya gelir.
Ahmet Varol
Rabbine boyun eğip de (kendine layık olan) gerçekleştirildiği zaman,
Ali Bulaç
Ve 'kendi yaratılışına uygun' Rabbine boyun eğdiği zaman;
Ali Fikri Yavuz
Ve Rabbinin emrine boyun eğib de (O’na itaat) gerçekleştirildiği zaman,
Ali Rıza Safa
Ve yaratılışı gereği, Efendisine boyun eğdiğinde.
Bayraktar Bayraklı
- Gökyüzü parçalara ayrıldığında, tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,
Bekir Sadak
(1-2) Gok yarilip Rabbine boyun egdigi zaman, ki gok boyun egecektir.
Celal Yıldırım
(1-2) Gök yarıldığı, Rabbinin buyruğuna kulak verip boyun eğdiği zaman —ki gök bunun haklılık ölçüsündedir—.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(1-2) Gök yarıldığında ve rabbine boyun eğip gerekeni yaptığında;
Diyanet İşleri
(1-2) Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,
Diyanet İşleri (eski)
(1-2) Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.
Diyanet Vakfi
(1-2) Gök yarıldığı, Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ve Rabbini dinleyip haklandığında,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt
Erhan Aktaş
Rabb'inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Rabb'inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Rabb'inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,
Fizilal-il Kuran
Rabbini dinleyip O'na yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman!
Gültekin Onan
Ve 'kendi yaratılışına uygun' rabbine boyun eğdiği zaman;
Hamdi Döndüren
Kendine yaraşır biçimde, Rabbine boyun eğdiği zaman,
Hasan Basri Çantay
(1-2) Gök yarıldığı, (yarılmakda da) Rabbini dinleyib boyun eğdiği zaman, ki gök zaten buna layık olarak yaratılmışdır.
Hasib Asutay
Rabbini dinleyip, kendine yaraşır biçimde boyun eğdiğinde,
Hayrat Neşriyat
(1-2) Gök inşikak ettiği (yarıldığı) ve Rabbi(nin emri)ne kulak verip de, (bu itâate)lâyık kılındığı zaman!
İbni Kesir
Ve Rabbına boyun eğdiğinde. Ki o, zaten boyun eğecektir.
Mehmet Okuyan
Rabbin(in emrin)e kulak verip (hüküm) gerçekleştirildiği(nde),
Muhammed Esed
tabiatı gereği Rabbine boyun eğdiğinde;
Mustafa İslamoğlu
yani Rabbine kulak verdiğinde ve sonuç alındığında,
Ömer Nasuhi Bilmen
(2-3) Ve Rabbini dinlediği ve layık kılındığı zaman. Ve yer uzatılıp dümdüz olduğu zaman.
Ömer Öngüt
Rabbini dinleyip O'na yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman.
Suat Yıldırım
Ve hep yapageldiği gibi, Rabbinin buyruğunu dinlediği zaman...
Süleyman Ateş
Kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!
Süleymaniye Vakfı
Rabbini dinlediği ve görevini yaptığı onaylanmış olur.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Rabbini dinlediği ve görevini yaptığı onaylandığı sırada.
Şaban Piriş
Rabbine boyun eğdiği zaman.. Ki ona yaraşan da budur.
Tefhim-ul Kuran
Ve 'kendi yaratılış gereğine uygun' olarak Rabbine boyun eğdiği zaman;
Ümit Şimşek
Ve Rabbinin emrini dinlediğinde-zaten ona bu yaraşır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
və Rəbbini dinləyib boyun əyməyə hazır olacağı zaman;
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Və Rəbbinin buyuruğunu haqq olaraq eşidib (Ona) itaət edəcəyi zaman;
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und seinem Herrn gehorcht (und sich Ihm ergibt), wie es sich ziemt,
Almanca — Der Edle Quran
und auf seinen Herrn hört - und es ist ja rechtens für ihn -,
Almanca — M. A. Rassoul
und seinem Herrn gehorcht und sich Ihm gefügig zeigt
Almanca — Muhammad Zaidan
und seinem HERRN ganz Ohr wird, und ihm obliegt es,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
In obedience to the command of its Creator and in payment of its duty to Him
Abdul Haleem
obeying its Lord as it rightly must,
Abdullah Yusuf Ali
And hearkens to (the Command of) its Lord, and it must needs (do so);-
Abul A'la Maududi
and hearkens to the command of its Lord, doing what it should;
Aisha Bewley
hearkening to its Lord as it is bound to do!
Al-Hilali & Khan
And listens to and obeys its Lord - and it must do so.
Ali Quli Qarai
and gives ear to its Lord as it should.
Amatul Rahman Omar
And gives ear to (the command of) its Lord to obey, and it is fitly disposed (to do so),
Arthur John Arberry
and gives ear to its Lord, and is fitly disposed;
Bijan Moeinian
… when the sky will submit to the will of its Creator and cracks down into pieces.
E. Henry Palmer
and gives ear unto its Lord, and is dutiful!
Edip-Layth
Attends to its Lord, and is ready.
George Sale
and shall obey its Lord, and shall be capable thereof;
Hamid S. Aziz
And gives ear unto its Lord, and is dutiful!
Mahmoud Ghali
And will listen (submissively) to its Lord- and it will be truly bound to (do so)-
Marmaduke Pickthall
And attentive to her Lord in fear,
Mohamed Ahmed - Samira
And hearkens to its Lord and is dutiful,
Muhammad Asad
obeying its Sustainer, as in truth it must;
Mustafa Khattab
obeying its Lord as it must,
Progressive Muslims
And it allowed its Lord, and was ready.
Sahih International
And has responded to its Lord and was obligated [to do so]
Sam Gerrans
And hearkens to its Lord, as it must,
Shabbir Ahmed
It will listen to its Lord for that is what it has been decreed to do.
Syed Vickar Ahamed
And obeys the command of its Lord, and it must do so;
Taqi Usmani
and will listen to (the command of) its Lord,- and it ought to,-
The Monotheist Group
And it admits its Lord, and is ready.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et obéira à son Seigneur - et fera ce quʹil doit faire -
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Asîman) guhdariya fermana Xwedayê xwe kir û heq bû ku ew guhdarîya wî bike.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en naar zijn Heer luistert en zijn plicht nakomt.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als hij zijn Heer gehoorzamen, en diens bevelen uitvoeren zal:
Hollandaca — Siregar
En hij (de hemel) naar zijn Heer luistert en zijn plicht vervult.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и повинуется [подчинится] своему Господу (когда Он повелит ему расколоться), и исполнит свою обязанность,
Rusça — Osmanov
покорится Господу своему, как ему надлежит,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
därför att den hör sin Herres befallning, som den måste lyda,