(1-2) Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,

اِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

iƶā s-semāu nşeḳḳat / ve eƶinet li rabbihā ve Huḳḳat

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذَاiƶāzaman
2السَّمَاءُs-semāuس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök
3انْشَقَّتْnşeḳḳatش ق قgeçmek, yol açmak, geçit açmak, bölmek, yarmak, kesmek, ayırmak, parçalamakyarıldığı
1وَاَذِنَتْve eƶinetا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretve dinlediği (zaman)
2لِرَبِّهَاli rabbihāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbini
3وَحُقَّتْve Huḳḳatح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekkendisine yaraştığı üzere

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Rabbini dinleyip itâat ederek sözünü haklayınca.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve Rabbini dinleyip itâat ederek sözünü haklayınca.

Adem Uğur

Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,

Ahmed Hulusi

Rabbini dinleyip boyun eğdiğinde -ki Hak budur!

Ahmet Tekin

Rabbine kulak verir duruma geldiği, gerekçeli olarak haddi bildirildiği zaman, insan yaptıklarıyla karşı karşıya gelir.

Ahmet Varol

Rabbine boyun eğip de (kendine layık olan) gerçekleştirildiği zaman,

Ali Bulaç

Ve 'kendi yaratılışına uygun' Rabbine boyun eğdiği zaman;

Ali Fikri Yavuz

Ve Rabbinin emrine boyun eğib de (O’na itaat) gerçekleştirildiği zaman,

Ali Rıza Safa

Ve yaratılışı gereği, Efendisine boyun eğdiğinde.

Bayraktar Bayraklı

- Gökyüzü parçalara ayrıldığında, tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,

Bekir Sadak

(1-2) Gok yarilip Rabbine boyun egdigi zaman, ki gok boyun egecektir.

Celal Yıldırım

(1-2) Gök yarıldığı, Rabbinin buyruğuna kulak verip boyun eğdiği zaman —ki gök bunun haklılık ölçüsündedir—.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(1-2) Gök yarıldığında ve rabbine boyun eğip gerekeni yaptığında;

Diyanet İşleri

(1-2) Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,

Diyanet İşleri (eski)

(1-2) Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.

Diyanet Vakfi

(1-2) Gök yarıldığı, Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ve Rabbini dinleyip haklandığında,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt

Erhan Aktaş

Rabb'inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,

Fizilal-il Kuran

Rabbini dinleyip O'na yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman!

Gültekin Onan

Ve 'kendi yaratılışına uygun' rabbine boyun eğdiği zaman;

Hamdi Döndüren

Kendine yaraşır biçimde, Rabbine boyun eğdiği zaman,

Hasan Basri Çantay

(1-2) Gök yarıldığı, (yarılmakda da) Rabbini dinleyib boyun eğdiği zaman, ki gök zaten buna layık olarak yaratılmışdır.

Hasib Asutay

Rabbini dinleyip, kendine yaraşır biçimde boyun eğdiğinde,

Hayrat Neşriyat

(1-2) Gök inşikak ettiği (yarıldığı) ve Rabbi(nin emri)ne kulak verip de, (bu itâate)lâyık kılındığı zaman!

İbni Kesir

Ve Rabbına boyun eğdiğinde. Ki o, zaten boyun eğecektir.

Mehmet Okuyan

Rabbin(in emrin)e kulak verip (hüküm) gerçekleştirildiği(nde),

Muhammed Esed

tabiatı gereği Rabbine boyun eğdiğinde;

Mustafa İslamoğlu

yani Rabbine kulak verdiğinde ve sonuç alındığında,

Ömer Nasuhi Bilmen

(2-3) Ve Rabbini dinlediği ve layık kılındığı zaman. Ve yer uzatılıp dümdüz olduğu zaman.

Ömer Öngüt

Rabbini dinleyip O'na yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman.

Suat Yıldırım

Ve hep yapageldiği gibi, Rabbinin buyruğunu dinlediği zaman...

Süleyman Ateş

Kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!

Süleymaniye Vakfı

Rabbini dinlediği ve görevini yaptığı onaylanmış olur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbini dinlediği ve görevini yaptığı onaylandığı sırada.

Şaban Piriş

Rabbine boyun eğdiği zaman.. Ki ona yaraşan da budur.

Tefhim-ul Kuran

Ve 'kendi yaratılış gereğine uygun' olarak Rabbine boyun eğdiği zaman;

Ümit Şimşek

Ve Rabbinin emrini dinlediğinde-zaten ona bu yaraşır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və Rəbbini dinləyib boyun əyməyə hazır olacağı zaman;

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və Rəbbinin buyuruğunu haqq olaraq eşidib (Ona) itaət edəcəyi zaman;

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und seinem Herrn gehorcht (und sich Ihm ergibt), wie es sich ziemt,

Almanca — Der Edle Quran

und auf seinen Herrn hört - und es ist ja rechtens für ihn -,

Almanca — M. A. Rassoul

und seinem Herrn gehorcht und sich Ihm gefügig zeigt

Almanca — Muhammad Zaidan

und seinem HERRN ganz Ohr wird, und ihm obliegt es,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

In obedience to the command of its Creator and in payment of its duty to Him

Abdul Haleem

obeying its Lord as it rightly must,

Abdullah Yusuf Ali

And hearkens to (the Command of) its Lord, and it must needs (do so);-

Abul A'la Maududi

and hearkens to the command of its Lord, doing what it should;

Aisha Bewley

hearkening to its Lord as it is bound to do!

Al-Hilali & Khan

And listens to and obeys its Lord - and it must do so.

Ali Quli Qarai

and gives ear to its Lord as it should.

Amatul Rahman Omar

And gives ear to (the command of) its Lord to obey, and it is fitly disposed (to do so),

Arthur John Arberry

and gives ear to its Lord, and is fitly disposed;

Bijan Moeinian

… when the sky will submit to the will of its Creator and cracks down into pieces.

E. Henry Palmer

and gives ear unto its Lord, and is dutiful!

Edip-Layth

Attends to its Lord, and is ready.

George Sale

and shall obey its Lord, and shall be capable thereof;

Hamid S. Aziz

And gives ear unto its Lord, and is dutiful!

Mahmoud Ghali

And will listen (submissively) to its Lord- and it will be truly bound to (do so)-

Marmaduke Pickthall

And attentive to her Lord in fear,

Mohamed Ahmed - Samira

And hearkens to its Lord and is dutiful,

Muhammad Asad

obeying its Sustainer, as in truth it must;

Mustafa Khattab

obeying its Lord as it must,

Progressive Muslims

And it allowed its Lord, and was ready.

Sahih International

And has responded to its Lord and was obligated [to do so]

Sam Gerrans

And hearkens to its Lord, as it must,

Shabbir Ahmed

It will listen to its Lord for that is what it has been decreed to do.

Syed Vickar Ahamed

And obeys the command of its Lord, and it must do so;

Taqi Usmani

and will listen to (the command of) its Lord,- and it ought to,-

The Monotheist Group

And it admits its Lord, and is ready.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et obéira à son Seigneur - et fera ce quʹil doit faire -

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Asîman) guhdariya fermana Xwedayê xwe kir û heq bû ku ew guhdarîya wî bike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en naar zijn Heer luistert en zijn plicht nakomt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als hij zijn Heer gehoorzamen, en diens bevelen uitvoeren zal:

Hollandaca — Siregar

En hij (de hemel) naar zijn Heer luistert en zijn plicht vervult.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и повинуется [подчинится] своему Господу (когда Он повелит ему расколоться), и исполнит свою обязанность,

Rusça — Osmanov

покорится Господу своему, как ему надлежит,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

därför att den hör sin Herres befallning, som den måste lyda,