Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.

وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَائِبِينَ

ve mā hum ǎnhā bi ğāibīne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve oradan hiç ayrılmazlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve oradan hiç ayrılmazlar.

Adem Uğur

Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.

Ahmed Hulusi

Onlar her an cehennemi müşahede eder haldedirler!

Ahmet Tekin

Onlar Cehennem’den ayrılıp uzaklaşamazlar, kurtulamazlar.

Ahmet Varol

Onlar oradan (bir yere) kaybolacak değildirler.

Ali Bulaç

Ve ondan ayrılıp kaybolacak değildirler.

Ali Fikri Yavuz

Oradan asla çıkacak değillerdir.

Ali Rıza Safa

Zaten ondan kurtulamazlar.

Bayraktar Bayraklı

- Yargı günü oraya girecekler ve süreli orada kalacaklardır.

Bekir Sadak

Oradan bir daha ayrilamazlar.

Celal Yıldırım

Oradan artık ayrılıp uzaklaşamıyacaklar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ve oradan bir daha da ayrılamazlar.

Diyanet İşleri

Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.

Diyanet İşleri (eski)

Oradan bir daha ayrılamazlar.

Diyanet Vakfi

(13-16) İyiler muhakkak cennette, kötüler de cehennemdedirler. Ceza gününde oraya girerler. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar o cehennemin gözünden kaçamazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ondan çıkacak da değillerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ondan gaib olmıyacaklardır

Erhan Aktaş

Onlar, onda yanıp bitecek değillerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, onda yanıp bitecek değillerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, onda yanıp bitecek değillerdir.

Fizilal-il Kuran

Oradan bir daha çıkamazlar.

Gültekin Onan

Ve ondan ayrılıp kaybolacak değildirler.

Hamdi Döndüren

Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.

Hasan Basri Çantay

Ve onlar bundan ayrılanlar da değildir.

Hasib Asutay

Onlar oradan ayrılıp kaybolacak değillerdir.

Hayrat Neşriyat

Onlar oradan (çıkıp) kaybolacak kimseler de değildir!

İbni Kesir

Ve orada kaybolacak değildirler.

Mehmet Okuyan

Oradan hiçbir şekilde kurtulamayacaklardır.

Muhammed Esed

ve ondan kurtulmaları mümkün olmaz.

Mustafa İslamoğlu

ondan kurtulmaları asla mümkün olmayacak.

Ömer Nasuhi Bilmen

(14-16) Ve muhakkak ki, facirler de yakıcı ateş içindedirler. Ceza günü oraya yaslanacaklardır. Ve onlar, ondan gaip olanlar değildirler.

Ömer Öngüt

Onlar oradan bir daha da ayrılamazlar.

Suat Yıldırım

Hem oradan hiç ayrılmazlar.

Süleyman Ateş

Onlar ondan (hiçbir yere kaçıp) kaybolacak değillerdir.

Süleymaniye Vakfı

ve oradan kaçıp kaybolamayacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Oraya yabancı olmayacaklardır.

Şaban Piriş

Onlar, oradan kaybolacak değillerdir.

Tefhim-ul Kuran

Ve kendileri ondan ayrılıp kaybolacak değildirler.

Ümit Şimşek

Bir daha da oradan çıkamazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar ondan, görülmeyecek şekilde uzaklaşmış değillerdir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar əsla ondan yayına bilməyəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar əsla oradan çıxan deyillər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Aus ihr kommen sie nie heraus.

Almanca — Der Edle Quran

und dem sie nicht abwesend sein werden.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie werden nicht imstande sein, daraus zu entrinnen.

Almanca — Muhammad Zaidan

und sie werden von ihr nie abwesend sein.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They shall not be delivered therefrom nor are they given relief.

Abdul Haleem

and they will find no escape.

Abdullah Yusuf Ali

And they will not be able to keep away therefrom.

Abul A'la Maududi

and then shall never come out of it.

Aisha Bewley

and will never get away from it.

Al-Hilali & Khan

And they (Al-Fujjâr) will not be absent therefrom.

Ali Quli Qarai

and they shall not be absent from it.

Amatul Rahman Omar

And they shall not at all (be able to) keep themselves away (by escaping) from it.

Arthur John Arberry

nor shall they ever be absent from it.

Bijan Moeinian

And they can not escape from it.

E. Henry Palmer

nor shall they be absent therefrom!

Edip-Layth

They will not be absent from it.

George Sale

and they shall not be absent therefrom for ever.

Hamid S. Aziz

And they shall by no means be absent from it.

Mahmoud Ghali

And in no way will they be absent from it.

Marmaduke Pickthall

And will not be absent thence.

Mohamed Ahmed - Samira

And will not be removed from it.

Muhammad Asad

and which they shall not [be able to] evade.

Mustafa Khattab

and they will have no escape from it.

Progressive Muslims

And they will not be absent from it.

Sahih International

And never therefrom will they be absent.

Sam Gerrans

And they will not therefrom be absent.

Shabbir Ahmed

And will not be able to abscond from it (79:36).

Syed Vickar Ahamed

And they will not be able to keep away from there,

Taqi Usmani

and they will not (be able to) keep away from it.

The Monotheist Group

Andthey will not be absent from it.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

incapables de sʹen échapper.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bi tu riyekê jê rizgar nabin û nikarin jê birevin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij kunnen het niet ontgaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen zich daaraan nimmer kunnen onttrekken.

Hollandaca — Siregar

En zij zullen er nooit afwezig zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не скроются [не спасутся] они [неверующие] от него [от вечного адского наказания].

Rusça — Osmanov

И они не смогут избежать его.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och de skall inte komma undan (straffet).