O, gayb hakkında cimri değildir.

وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَنِينٍ

ve mā huve ǎlā l-ğaybi bi Danīnin

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Arkadaşınız, gizli şeyler hakkında da nekes değildir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Arkadaşınız, gizli şeyler hakkında da nekes değildir.

Adem Uğur

O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.

Ahmed Hulusi

O, gayb hakkında cimri değildir!

Ahmet Tekin

Peygamber, fizik ve bilgi alanı ötesiyle, gayb âlemi ile ilgili bilgilerde cimri de kıskanç da değildir, zan ve töhmet altında da bırakılamaz.

Ahmet Varol

O gayb haberlerinden kıskançlık edip bir şeyi saklamaz. [5]

Ali Bulaç

O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)

Ali Fikri Yavuz

Peygamber, vahy üzerine itham edilir de değil...

Ali Rıza Safa

Gizli gerçeklerin bilgisinden dolayı kıskanan birisi değildir.

Bayraktar Bayraklı

- Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.

Bekir Sadak

Peygamber, gorulmeyenler hakkinda soylediklerinden oturu tohmet altinda tutulamaz.

Celal Yıldırım

O (Muhammed) gaybe karşı suç zanlısı veya cimri de değildir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O, gayba ait bilgileri sizden esirgemez.

Diyanet İşleri

O, gayb hakkında cimri değildir.

Diyanet İşleri (eski)

Peygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz.

Diyanet Vakfi

O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O, gayb hakkında cimri de değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, gayb hakkında kıskanılır da değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o ğayb üzerine kıskanılır değil

Erhan Aktaş

O vahyi gizlemez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O vahyi gizlemez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O vahyi gizlemez.

Fizilal-il Kuran

O, gayb hakkında töhmet altında tutulamaz.

Gültekin Onan

O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)

Hamdi Döndüren

O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.

Hasan Basri Çantay

O gaybden dolayı asla suçlu da değildir.

Hasib Asutay

O gayb hakkında cimri değildir. (7) (7. Yani Hz. Peygamber vahiy yoluyla aldığı bilgileri olduğu gibi tebliğ etmektedir.)

Hayrat Neşriyat

Ve o, gayb hakkında cimri değildir (aldığı vahyi aynen teblîğ eder)!

İbni Kesir

Gaybdan ötürü o, asla suçlu da değildir.

Mehmet Okuyan

O, gayb (bilinemeyenler) hakkında asla cimri değildir.

Muhammed Esed

o, (başka birine vahyedilmiş olan) insan kavrayışının ötesindeki şeylerin bilgisinden dolayı onları kıskanan biri değildir.

Mustafa İslamoğlu

kaldı ki o, görünmeyenin bilgisi üzerinde tekel kurup (onu saklayan) biri de değildir;

Ömer Nasuhi Bilmen

(23-25) Andolsun ki, onu apaçık ufukta gördü. Ve o, (peygamber) gaybe ait hususta behil değildir. Ve o, tardedilen bir şeytanın sözü değildir.

Ömer Öngüt

O (Peygamber), gayb haberlerini vermede aslâ cimri değildir.

Suat Yıldırım

O, vahiy hususunda cimri davranan, vahyi sizden esirgeyen bir zat değildir. Vahiy hakkında her türlü töhmetten de uzaktır.

Süleyman Ateş

O, gayb hakkında (verdiği haberlerden dolayı) suçlanamaz.

Süleymaniye Vakfı

O, (kendisine bildirilen) gaybı /Kur'an'daki bilgileri kimseden saklayacak değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendindeki gayb bilgisini kimseden saklamaz.

Şaban Piriş

O, gayb hakkında suçlanacak değildir.

Tefhim-ul Kuran

O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz).

Ümit Şimşek

O, vahyedileni açıklamakta cimrilik etmez.

Yaşar Nuri Öztürk

O, gayb konusunda cimri değildir.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

O, qeybdən də xəsislik edən deyildir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er (Muhammad) ist nicht nachlässig bei der Verkündigung der Offenbarung (des Verborgenen).

Almanca — Der Edle Quran

und er hält nicht aus Geiz das Verborgene zurück.

Almanca — M. A. Rassoul

Und er ist weder geizig hinsichtlich des Verborgenen

Almanca — Muhammad Zaidan

Und er ist mit dem Verborgenen (Wahy) nicht enthaltsam.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nor should he be accused of withholding any heavenly or divine knowledge of the unseen,

Abdul Haleem

He does not withhold what is revealed to him from beyond.

Abdullah Yusuf Ali

Neither doth he withhold grudgingly a knowledge of the Unseen.

Abul A'la Maududi

nor does he grudge (conveying this knowledge about) the Unseen;

Aisha Bewley

Nor is he miserly with the Unseen.

Al-Hilali & Khan

And he (Muhammad صلى الله عليه وسلم) withholds not a knowledge of the Unseen.

Ali Quli Qarai

and he is not miserly concerning the Unseen.

Amatul Rahman Omar

And he is not at all niggardly, nor a forgerer in disclosing the hidden realties.

Arthur John Arberry

he is not niggardly of the Unseen.

Bijan Moeinian

And that he is not hiding any knowledge of him of unseen.

E. Henry Palmer

nor does he grudge to communicate the unseen.

Edip-Layth

He has no knowledge of the future.

George Sale

And he suspected not the secrets revealed unto him.

Hamid S. Aziz

Nor is he a tenacious concealer of the unseen.

Mahmoud Ghali

And in no way is he reluctant with the Unseen (i. e., the Prophet saw Jibrîl).

Marmaduke Pickthall

And he is not avid of the Unseen.

Mohamed Ahmed - Samira

He is not chary of making public what is unknown.

Muhammad Asad

and he is not one to begrudge others the knowledge [of whatever has been revealed to him] out of that which is beyond the reach of human Perception.

Mustafa Khattab

and he does not withhold ˹what is revealed to him of˺ the unseen.

Progressive Muslims

And he has no knowledge of the future.

Sahih International

And Muúammad is not a withholder of [knowledge of] the unseen.

Sam Gerrans

And he is not niggardly of the Unseen.

Shabbir Ahmed

And he withholds not in secret the least bit of the Revelation.

Syed Vickar Ahamed

And he does not withhold purposely any knowledge of the unseen.

Taqi Usmani

And he (the Prophet) is not stingy about (the news of) the unseen.

The Monotheist Group

And he has no knowledge of the future.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et il ne garde pas avarement pour lui-même ce qui lui a été révélé.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew der barê wehyê de ne bexîl e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij is niet gierig met (mededelingen over) het verborgene

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hij verdenkt de geheimen niet, die hem werden geopenbaard.

Hollandaca — Siregar

En hij is niet achterhoudend (met berichten) over het onwaarneembare.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и он [Пророк] не скупится передавать сокровенное [откровения, которые он получает от Аллаха],

Rusça — Osmanov

и он (т. е. Мухаммад) не скупится сообщить другим [поведанное ему] сокровенное откровение.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och han undanhåller ingenting av (vad han fått veta av) det som är dolt för människor.