İşte onlar, kafirlerdir, günaha dalanlardır.
اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ
ulāike humu l-keferatu l-feceratu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İşte onlardır kâfirler, suçlular.
Abdulkadir Gölpınarlı
İşte onlardır kâfirler, suçlular.
Adem Uğur
İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.
Ahmed Hulusi
İşte bunlar facir (batıla meyleden) hakikat bilgisini inkar edenlerin ta kendileridirler!
Ahmet Tekin
Onlar, işte onlar kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler ve büyük günahlar işleyenlerdir.
Ahmet Varol
İşte onlar inkarcılar, facirlerdir.
Ali Bulaç
İşte onlar da, kafir, facir olanlardır.
Ali Fikri Yavuz
İşte bunlar, kâfirler, facirlerdir...
Ali Rıza Safa
İşte onlar, nankörlük edenlerdir; sapkınlardır.
Bayraktar Bayraklı
- Yine o gün,birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kafirlerdir, haktan sapanlardır.
Bekir Sadak
Iste bunlar inkarci olanlar, Allah'in buyrugundan cikanlardir.*
Celal Yıldırım
İşte bunlar kâfirler ve tacirler (Allah'ı inkâr edenler, günah işleyip haklara tecâvüz edenler)dir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İşte bunlar inkârcılardır, günahkârlardır.
Diyanet İşleri
İşte onlar, kafirlerdir, günaha dalanlardır.
Diyanet İşleri (eski)
İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.
Diyanet Vakfi
(40-42) Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İşte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte onlardır, o kafirler, facirler (yoldan sapmış günahkarlar).
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte onlar o kefere-i fecere
Erhan Aktaş
İşte bunlar Kafirlerdir, facirlerdir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İşte bunlar Kafirlerdir, facirlerdir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İşte bunlar gerçeği yalanlayan nankörlerdir, facirlerdir.
Fizilal-il Kuran
İşte onlar hayasız pis kafirlerdir.
Gültekin Onan
İşte onlar da, kafir ve facir (keferetülfecereh) olanlardır.
Hamdi Döndüren
İşte onlar, inkâr edenler ve günaha batmış olanlardır.
Hasan Basri Çantay
İşte bunlar kafirler, facirlerdir.
Hasib Asutay
İşte onlar kâfirlerdir, haktan sapanlardır.
Hayrat Neşriyat
İşte onlar, kâfirlerin, fâcirlerin (hakka isyân edenlerin) ta kendileridir.
İbni Kesir
İşte bunlar; kafirler ve facirlerdir.
Mehmet Okuyan
İşte onlar -evet onlar- kâfirlerdir, (doğru yoldan) sapanlardır.
Muhammed Esed
işte bunlar, hakikati inkar eden ve yoldan sapan kimselerdir.
Mustafa İslamoğlu
İşte bunlar, inkarın dibini boylayan ve yoldan sapan sorumsuz kimseler olacak.
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte kâfirler, facirler olan, onlardır.
Ömer Öngüt
İşte kâfirler, fâcirler bunlardır.
Suat Yıldırım
İşte bunlar kâfir, günaha dadanan, haktan sapan kimselerdir.
Süleyman Ateş
İşte onlar kafirler, Hak'tan sapanlardır.
Süleymaniye Vakfı
İşte onlar, kafirlik etmiş ve günaha batmış olanlardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İşte onlar kafir ve günaha batmış kimselerdir.
Şaban Piriş
İşte onlar, kafirler ve facirler, onlardır.
Tefhim-ul Kuran
İşte onlar da, kâfir, facir olanlardır.
Ümit Şimşek
Onlar inkârcı günahkârlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunlardır küfre sapanlar, kötülüğe batanlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Məhz onlar kafirlər, günahkarlardır!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar (pis əməllərə uyan) kafirlər, pozğunlardır!
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Das sind die Ungläubigen und Sittenlosen.
Almanca — M. A. Rassoul
Das sind die Ungläubigen, die Unverschämten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Diese sind die öffentlich die Verfehlung begehenden Kufr- Betreibenden.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
These are the wicked infidels who impudently defied admonition.
Abdul Haleem
those are the disbelievers, the licentious.
Abdullah Yusuf Ali
Such will be the Rejecters of Allah, the doers of iniquity.
Abul A'la Maududi
These will be the unbelievers, the wicked.
Aisha Bewley
Those are the dissolute kafirun.
Al-Hilali & Khan
Such will be the Kafarah (disbelievers in Allâh, in His Oneness, and in His Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم, etc.), the Fajarah (wicked evil doers).
Ali Quli Qarai
It is they who are the faithless, the vicious.
Amatul Rahman Omar
Those will be (the faces of) the disbelievers and (of) the doers of evil.
Arthur John Arberry
those -- they are the unbelievers, the libertines.
Bijan Moeinian
Such will be the end of wicked disbelievers.
E. Henry Palmer
those are the wicked misbelievers!
Edip-Layth
Those are the ingrates, the wicked.
George Sale
These are the unbelievers, the wicked.
Hamid S. Aziz
These are the disbelievers, the wicked.
Mahmoud Ghali
Those are they (who) are the persistent, impious disbelievers.
Marmaduke Pickthall
Those are the disbelievers, the wicked.
Mohamed Ahmed - Samira
They will be the unbelievers, transgressors.
Muhammad Asad
these, these will be the ones who denied the truth and were immersed in iniquity!
Mustafa Khattab
those are the disbelievers, the ˹wicked˺ sinners.
Progressive Muslims
Those are the rejecters, the wicked.
Sahih International
Those are the disbelievers, the wicked ones.
Sam Gerrans
It is they who are the deniers, the immoral.
Shabbir Ahmed
These, these will be the ones who denied the Truth and divided humanity.
Syed Vickar Ahamed
Such will be the rejecters of Allah, the unrighteous.
Taqi Usmani
Those are the disbelievers, the nefarious.
The Monotheist Group
Those are the rejecters, the wicked.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Voilà les infidèles, les libertins.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ha ew in kafirên gunehkar.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Dat zijn zij, de ongelovigen, de overtreders.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Dit zijn de ongeloovigen, de zondaars.
Hollandaca — Siregar
Zij zijn degenen die de zondige ongelovigen zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Такие [у которых на лицах пыль и мрак] – они неверные и грехолюбы.
Rusça — Osmanov
Они-то и есть нечестивые неверные.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
de är de som förnekade sanningen och sjönk djupt i synd.