Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.

اَلَّذِينَ عَاهَدْتَ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنْقُضُونَ عَهْدَهُمْ فِي كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ

(e)lleƶīne ǎāhedte minhum ṧumme yenḳuDūne ǎhdehum fī kulli merratin ve hum lā yetteḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
2عَاهَدْتَǎāhedteع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.sen andlaşma yaptığın
3مِنْهُمْminhumkendileriyle
4ثُمَّṧummesonra, ayrıca
5يَنْقُضُونَyenḳuDūneن ق ضYıkmak, bozmak, sözleşmeyi bozmak, bir şeyi iptal etmek, anlaşmayı ihlal etmek, çözmek/bükmekbozarlar
6عَهْدَهُمْǎhdehumع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.andlaşmalarını
7فِي
8كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
9مَرَّةٍmerratinم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.defasında
10وَهُمْve humve onlar
11لَاhiç
12يَتَّقُونَyetteḳūneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişiçekinmeden

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, kendileriyle ahitleştiğin kimselerdir, sonra her defasında da ahitlerini bozarlar ve onlar, hiç çekinmezler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, kendileriyle ahitleştiğin kimselerdir, sonra her defasında da ahitlerini bozarlar ve onlar, hiç çekinmezler.

Adem Uğur

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra her defasında hiç çekinmeden ahidlerini bozan kimselerdir.

Ahmed Hulusi

Onlar (Medine-i Münevvere civarındaki Yahudi kabileler), kendileri ile antlaşma yaptığın kimselerdir. . . Sonra da her defasında sözlerini bozarlar. . . Onlar korunmazlar (Allah'tan sakınmazlar).

Ahmet Tekin

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın halde, her defasında antlaşmalarını bozanlar ve buna itibar etmeyenlerdir.

Ahmet Varol

Bunlar kendileriyle antlaşma yaptığın (şu) kimselerdir ki her keresinde antlaşmalarını bozarlar, hiç sakınmazlar. [8]

Ali Bulaç

Bunlar, içlerinden antlaşma yaptığın kimselerdir ki, sonra her defasında ahidlerini bozarlar. Onlar sakınmazlar.

Ali Fikri Yavuz

Onlar kendileriyle muahede (andlaşma) yaptığın kimselerdir ki, sonra her defasında sözleşmelerini bozuyorlar. (Hazreti Peygamber aleyhisselâm aleyhine hareket etmemek üzere söz veren Beni Kurayza kabilesi, bu andlaşmayı bozup Bedir’de müşriklere yardım etmiş ve bundan sonra yapılan bir andlaşmayı da bozarak Hendek savaşında yine aleyhte bulunmuştu.)

Ali Rıza Safa

Kendileriyle antlaşma yaptıktan sonra, hepsinde antlaşmalarını bozarlar. Sorumluluk bilincine de erişmiş değillerdir.

Bayraktar Bayraklı

Sen kendileriyle anlaşma yaptığın halde onlar, hiç çekinmeden her defasında anlaşmalarını bozarlar.

Bekir Sadak

(56-57) Anlasma yaptigin kimseler, sonucundan sakinmayarak anlasmalarini her defasinda bozarlar. Savasta onlari yakalarsan, arkalarindakilere ibret olacak sekilde, darmadagin et.

Celal Yıldırım

Öyle ki, onlar kendileriyle yaptığın anlaşmayı her defasında hiç çekinmeden (ve sonucunu hesaba katmadan) bozarlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendileriyle antlaşma yapıldığı halde, her defasında Allah’tan korkmadan yaptıkları antlaşmayı bozanlardır.

Diyanet İşleri

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.

Diyanet İşleri (eski)

(56-57) Anlaşma yaptığın kimseler, sonucundan sakınmayarak anlaşmalarını her defasında bozarlar. Savaşta onları yakalarsan, arkalarındakilere ibret olacak şekilde, darmadağın et.

Diyanet Vakfi

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra her defasında hiç çekinmeden ahidlerini bozan kimselerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın halde her defasında antlaşmalarını bozarlar ve bundan hiç çekinmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, kendileriyle anlaşma yaptığın halde her defasında antlaşmalarını bozar ve hiç çekinmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki kendilerinden muahede almışındır da sonra her def'asında ahidlerini nakzederler ve hiç çekinmezler,

Erhan Aktaş

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın halde, her defasında hiç çekinmeden antlaşmalarını bozan kimselerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın halde, her defasında hiç çekinmeden antlaşmalarını bozan kimselerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın halde, her defasında hiç çekinmeden antlaşmalarını bozan kimselerdir.

Fizilal-il Kuran

Onlar kendileri ile antlaşma yaptığın her defasında hiç çekinmeden antlaşmalarını bozan kimselerdir.

Gültekin Onan

Bunlar, içlerinden antlaşma yaptığın kimselerdir ki, sonra her defasında ahidlerini bozarlar. Onlar sakınmazlar.

Hamdi Döndüren

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın halde, hiç çekinmeden her defasında antlaşmalarını bozan kimselerdir.

Hasan Basri Çantay

Onlar, içlerinden kendileriyle muaahede etdiğin kimselerdir ki (muaahededen) sonra her defasında ahidlerini bozarlar. Onlar sakınmazlar da.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında anlaşmalarını bozan kimselerdir. Onlar (Allah'tan) korkmazlar.

Hayrat Neşriyat

Onlar, kendileriyle andlaşma yaptığın, sonra da her def'asında andlaşmalarını bozan ve (Allahdan) sakınmayan kimselerdir.

İbni Kesir

Onlar, kendileriyle anlaşma yaptığın kimselerdir. Sonra her defasında ahidlerini bozdular. Onlar sakınmazlar da.

Mehmet Okuyan

Kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra her defasında takvâlı (duyarlı) davranmayıp sözleşmelerini bozanlar(a gelince),

Muhammed Esed

Kendileriyle bir andlaşma yapmış olduğu halde, Allaha karşı sorumluluk bilinci taşımaksızın, fütursuzca her fırsatta sözlerinden dönen kimselere gelince,

Mustafa İslamoğlu

Kendileriyle anlaşma yaptıktan sonra, her seferinde, sorumsuzca anlaşmalarını bozanlara gelince:

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar ki, kendileriyle muâhede yapmış idin, sonra her defasında ahitlerini bozarlar ve onlar hiç çekinmezler.

Ömer Öngüt

Sen kendileriyle andlaşma yaptığın halde, onlar her defasında hiç çekinmeden andlaşmalarını bozarlar.

Suat Yıldırım

Onlar kendileriyle anlaşma yaptığında hiç çekinmeden her defasında anlaşmayı bozan kimselerdir.

Süleyman Ateş

Sen kendileriyle andlaşma yaptığın halde onlar, hiç çekinmeden, her defa andlaşmalarını bozarlar.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın ve antlaşmalarını her seferinde bozan kimselerdir. Onlar yanlış yapmaktan sakınmazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendileriyle yaptığın her antlaşmadan sonra antlaşmalarını bozarlar. Onlar Allah'tan çekinmezler.

Şaban Piriş

Antlaşma yaptığın kimseler, sonra her defasında hiç çekinmeden bunu bozarlar.

Tefhim-ul Kuran

Bunlar, içlerinden antlaşma yaptığın kimselerdir ki, sonra her defasında ahidlerini bozarlar. Onlar korkup sakınmazlar.

Ümit Şimşek

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, ancak her seferinde de pervasızca ahidlerini bozan kimselerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunlar, kendileriyle antlaşma yaptığın kişilerdir. Ama her defasında antlaşmalarını bozarlar. Hiç çekinmez ki bunlar...

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar əhd bağladığın kimsələrdir ki, sonra hər dəfə öz əhdlərini pozur və heç nədən çəkinmirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (sənə qarşı müharibə etməmək barədə) əhd bağladığın kimsələrdir ki, (onu bağladıqdan) sonra hər dəfə əhdlərini pozar və Allahdan da qorxmazlar.

Almanca (2)

Almanca — Al-Azhar

jene, mit denen du ein Bündnis geschlossen hast, das sie immer wieder brachen und sich vor Gott nicht fürchteten.

Almanca — Der Edle Quran

mit denen du eine Verpflichtung eingegangen bist, die aber dann ihre Verpflichtung jedesmal brechen und nicht gottesfürchtig sind.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Who concluded with you O Muhammad a truce and resolved to cause a discord to pass into a concord, yet they break every agreement contracted for amity and peace, and never do they entertain the profound reverence dutiful to Allah.

Abdul Haleem

who, whenever you [Prophet] make a treaty with them, break it, for they have no fear of God.

Abdullah Yusuf Ali

They are those with whom thou didst make a covenant, but they break their covenant every time, and they have not the fear (of Allah).

Abul A'la Maududi

(especially) those with whom you entered into a covenant and then they broke their covenant time after time, and who do not fear Allah.

Aisha Bewley

those with whom you make a treaty and who then break it every time. They have no taqwa.

Al-Hilali & Khan

They are those with whom you made a covenant, but they break their covenant every time and they do not fear Allâh.

Ali Quli Qarai

—Those with whom you made a treaty, and who violated their treaty every time, and who are not Godwary.

Amatul Rahman Omar

(Particularly) those with whom you entered into a pact, but every time they break their pact and they do not guard (against breach of trusts).

Arthur John Arberry

those of them with whom thou hast made compact then they break their compact every time, not being godfearing.

Bijan Moeinian

You have signed agreement with such disbelievers and they have violated the agreements time after time; this is because they do not fear the Lord.

E. Henry Palmer

with whom if thou dost make a league, they break their league each time, for they fear not God;

Edip-Layth

The ones whom you made a pledge with them, then they break their pledge every time, and they do not care.

George Sale

As to those who enter into a league with thee, and afterwards violate their league at every convenient opportunity, and fear not God;

Hamid S. Aziz

Those with whom if you make a treaty, they break their treaty at each opportunity, for they fear not (or keep not their duty to) Allah;

Mahmoud Ghali

The ones of them with whom you have covenanted, thereafter they break their covenant every time, and they are not pious.

Marmaduke Pickthall

Those of them with whom thou madest a treaty, and then at every opportunity they break their treaty, and they keep not duty (to Allah).

Mohamed Ahmed - Samira

As for those with whom you have made a treaty and who abrogate it every time, and do not fear God,

Muhammad Asad

AS FOR THOSE with whom thou hast made a covenant, and who thereupon break their covenant on every occasion, not being conscious of God-

Mustafa Khattab

˹namely˺ those with whom you ˹O Prophet˺ have entered into treaties, but they violate them every time, not fearing the consequences.

Progressive Muslims

The ones whom you made a pledge with them, then they break their pledge every time, and they do not care.

Sahih International

The ones with whom you made a treaty but then they break their pledge every time, and they do not fear Allah.

Sam Gerrans

Those from whom thou takest a covenant, then they break their covenant every time; and they are not in prudent fear.

Shabbir Ahmed

Those with whom you have made a peace treaty, and then at every opportunity they break their treaty, certainly violate the Divine Laws.

Syed Vickar Ahamed

They (the disbelievers) are those with whom you made a promise, but they break their promise every time, and they do not have the fear (of Allah).

Taqi Usmani

-those with whom you have entered into a treaty, then they break their treaty each time, and they do not fear Allah.

The Monotheist Group

Those of them with whom you made a pledge, then they break their pledge every time, and they do take heed.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min) Ew ên ku te soz û peyman ji wan standiye, paşê di her carê de soza xwe dişkînin û ew ji encama vê sozşikandinê natirsin...

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

met wie jij een verbintenis bent aangegaan en die dan elke keer hun verbintenis verbreken en die niet godvrezend zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Evenals zij, die een verbond met u aangaan en later hun verbond bij iedere geschikte gelegenheid schenden en God niet vreezen.

Hollandaca — Siregar

(Zij zijn) degenen met wie jij (O Moehammad) een verbond bent aangegaan, (en die) vervolgens hun verbond iedere keer schenden: en zij vrezen (Allah) niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

те [[В этих аятах подразумевается иудейское племя бану Курайза.]], с которыми ты (о, Посланник) заключил договор (о том, что они не будут воевать против тебя и не будут оказывать помощь другим, которые воюют с тобой), и (которые) затем нарушают свой договор каждый раз, и они – не остерегаются (наказания) Аллаха [не боятся Его].

Rusça — Osmanov

те, с которыми ты заключил договор, но которые каждый раз этот договор нарушают и не выказывают благочестия.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

DE SOM du har slutit fördrag med och som, gång på gång, när de får tillfälle, bryter fördraget och som inte fruktar Gud -