Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِعْمَةً اَنْعَمَهَا عَلٰى قَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْ وَاَنَّ اللّٰهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

ƶālike bi enne (a)llahe lem yeku muğayyiran niǎ'meten en'ǎmehā ǎlā ḳavmin Hattā yuğayyirū mā bi enfusihim ve enne (a)llahe semīǔn ǎlīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ذٰلِكَƶālikebu böyledir
2بِاَنَّbi enneçünkü
3اللّٰهَ(a)llaheAllah
4لَمْlemasla
5يَكُyekuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
6مُغَيِّرًاmuğayyiranغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.değiştirmez
7نِعْمَةًniǎ'metenن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.nimeti
8اَنْعَمَهَاen'ǎmehāن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.onları nimetlendirdiği
9عَلٰىǎlā
10قَوْمٍḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir millet
11حَتّٰىHattāsürece
12يُغَيِّرُواyuğayyirūغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.değiştirmediği
13مَاbulunanı
14بِاَنْفُسِهِمْbi enfusihimن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendilerinde
15وَاَنَّve enneve şüphesiz
16اللّٰهَ(a)llaheAllah
17سَمِيعٌsemīǔnس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitendir
18عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu da, şundan ileri gelir: Şüphe yok ki Allah, bir topluluğa ihsân ettiği nîmeti, onlar kendi huylarını değiştirmedikçe değiştirmez ve şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu da, şundan ileri gelir: Şüphe yok ki Allah, bir topluluğa ihsân ettiği nîmeti, onlar kendi huylarını değiştirmedikçe değiştirmez ve şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, bilir.

Adem Uğur

Bu da, bir millet kendilerinde bulunanı (güzel ahlâk ve meziyetleri) değiştirinceye kadar Allah'ın onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden dolayıdır. Gerçekten Allah işitendir, bilendir.

Ahmed Hulusi

İşte bu böyledir. . . Bir topluluk nefslerindekini değiştirmedikçe, Allah onlara (hakikatlerinden) olan nimetini değiştirmez! Allah Semi'dir, Aliym'dir.

Ahmet Tekin

Bu ceza, Allah’ın bir millete ihsan ettiği nimetleri, refahı, sosyal, siyasî ve ekonomik dengeyi, onların, sahip oldukları ilahî-insanî değerleri, benliklerini, kendilerindeki yüksek hasletleri değiştirmedikçe değiştirmemesi, geri almaması kuralının işlemesi sebebiyledir. Allah her şeyi işitir, ilmi her şeyi kucaklar.

Ahmet Varol

Bu şundan dolayıdır ki, bir topluluk kendi (iyi) durumunu değiştirmedikçe Allah onlara verdiği nimetini değiştirmez ve Allah işitendir, bilendir.

Ali Bulaç

Nedeni şu: Bir kavim (toplum), kendinde olanı değiştirinceye kadar Allah, ona nimet olarak bağışladığını değiştirici değildir. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.

Ali Fikri Yavuz

Kâfirlere bu azabın yapılış sebebi şu: Bir kavim, kendilerinden olan iyi hali (kötülüğe) çevirmedikçe, Allah da onlara ihsan ettiği bir nimeti (azaba) çevirici değildir. Gerçekten Allah (her söyleneni) işitendir, (bütün yapılanları) kemâliyle bilendir.

Ali Rıza Safa

Bu böyledir. Çünkü Allah, bir topluma bağışladığı nimeti, onlar kendilerinde olanı değiştirmedikçe, değiştirmez. Çünkü kuşkusuz, Allah, Duyandır; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Bu böyledir.Bir toplum, kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe, Allah da onlara verdiği nimeti değiştirmez. Şüphesiz Allah işitendir; bilendir.

Bekir Sadak

Bu, bir topluluk iyi gidisini degistirmedikce Allah'in da verdigi nimeti degistirmeyeceginden ve Allah'in isiten, bilen olmasindandir.

Celal Yıldırım

Bu böyledir. Çünkü Allah bir millete verdiği nîmeti, onlar kendilerindeki (huy, yaşayış ve davranışları)nı değiştirmedikçe, değiştirici değildir ve şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bu böyle olmuştur; çünkü Allah, bir topluluğa lutfettiği nimetini, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmez ve Allah her şeyi işitip bilmektedir.

Diyanet İşleri

Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

Bu, bir topluluk iyi gidişini değiştirmedikçe Allah'ın da verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden ve Allah'ın işiten, bilen olmasındandır.

Diyanet Vakfi

Bu da, bir millet kendilerinde bulunanı (güzel ahlâk ve meziyetleri) değiştirinceye kadar Allah'ın onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden dolayıdır. Gerçekten Allah işitendir, bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bu, Allah'ın bir kavme verdiği nimeti, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmemesinden dolayıdır. Gerçekten de Allah hakkiyle işiten, herşeyi bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun nedeni şudur: Allah, bir kez bir kavme verdiği bir nimeti, onlar kendilerindeki bu nimete erme sebebini değiştirmedikçe değiştirecek değildir ve Allah, işiten ve bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu, şundan: bir kerre Allah bir kavme in'am ettiği bir ni'meti onlar nefislerindeki sebebi değiştirinciye kadar değiştirmiş değildir, bir de Allah işitir, bilir

Erhan Aktaş

Çünkü bir halk kendisini değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti değiştirecek değildir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çünkü bir halk kendisini değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti değiştirecek değildir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çünkü bir topluluk kendisini değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti değiştirecek değildir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Fizilal-il Kuran

Bu böyledir. Çünkü bir toplum, sahip olduğu iyi bir niteliği değiştirmedikçe, Allah da o topluma vermiş olduğu nimeti değiştirmez. Hiç şüphesiz Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.

Gültekin Onan

Nedeni şu: Bir kavim, kendinde olanı değiştirinceye kadar Tanrı ona nimet olarak bağışladığını değiştirici değildir. Kuşkusuz Tanrı işitendir, bilendir.

Hamdi Döndüren

Gerçek şu ki bir toplum, kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe, Allah da o topluma verdiği iyiliği asla değiştirmez. Kuşkusuz Allah, çok iyi işiten, çok iyi bilendir.

Hasan Basri Çantay

Bunun hikmeti şudur: Bir kavm nefislerinde olan (iyi haali) değiştirinceye kadar Allah onlara ihsan ettiği ni'meti değişdirici değildir ve şübhesiz ki O, (her şey'i) hakkıyle işidicidir, kemaliyle bilicidir.

Hasib Asutay

Bu, bir millet kendinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe Allah da onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceği sebebiyledir. Allah her şeyi hakkıyla işitendir, bilendir.

Hayrat Neşriyat

Bu (azâb) şundandır: Kendilerinde bulunanı (iyi hâllerini) değiştirmedikçe, muhakkak ki Allah, bir kavme ni'met olarak ihsân buyurduğunu değiştirici olmaz ve şübhesiz Allah, Semî' (herşeyi işiten)dir, Alîm (hâllerini hakkıyla bilen)dir.

İbni Kesir

Bunun sebebi; bir topluluk kendi nefislerindekini değiştirmedikçe, Allah' ın onlara verdiği nimetini değiştirmeyeceğidir. Ve muhakkak ki Allah; Semi'dir, Alim'dir.

Mehmet Okuyan

Bunun sebebi, bir toplum kendilerinde bulunanı değiştirinceye kadar Allah’ın onlara verdiği nimeti değiştirmemesi ve şüphesiz ki Allah’ın duyan ve bilen olmasıdır.

Muhammed Esed

Bu böyledir, çünkü Allah, bir topluma bahşettiği nimeti ve esenliği, o toplum kendi gidişini değiştirmedikçe asla değiştirmez; ve (bilin ki) Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Bu, şu (yasa) gereğidir: Allah, bir topluma bahşettiği nimeti o toplum özbenliğine yabancılaşmadıkça asla değiştirmez: zira Allah her şeyi işitendir, tarifsiz bir ilimle bilendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bu da, şüphe yok ki Allah Teâlâ bir kavme ihsan etmiş olduğu bir nîmeti değiştirici değildir, onlar kendi nefislerinde olanı değiştirinceye değin. Ve şüphe yok ki Allah Teâlâ bihakkın işiticidir, tamamıyla bilicidir.

Ömer Öngüt

Bunun sebebi, bir kavim kendilerini değiştirmedikçe, Allah'ın onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden dolayıdır. Gerçekten de Allah işitendir, bilendir.

Suat Yıldırım

Bu cezanın sebebi şudur: Bir millet kendilerinde bulunan güzel ahlâk ve meziyetleri değiştirmedikçe Allah da onlara verdiği nimeti, güzel durumu değiştirmez. Bir de şundan ki: Allah her şeyi hakkıyla işitir ve bilir (dolayısıyla herkese lâyık olduğunu verir).

Süleyman Ateş

Bu böyledir, çünkü bir millet kendilerinde bulunan(güzel meziyet)i değiştirmedikçe Allah onlara verdiği ni'meti değiştirmez. Allah işitendir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı

Bu şundan dolayıdır: Bir topluluk içlerinde olanı değiştirmedikçe Allah onlara verdiği nimeti değiştirmez. Çünkü daima dinleyen ve bilen Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu bir kuraldır: Bir topluluk kendi özünü değiştirmezse Allah ona verdiği nimeti değiştirmez; Allah, dinler ve bilir.

Şaban Piriş

Bu, bir toplum kendi nefsinde olanı değiştirmedikçe, Allah'ın o topluma bahşettiği nimeti değiştirici olmadığı içindir. Allah, işitendir, bilendir..

Tefhim-ul Kuran

Nedeni şu: Bir kavim (toplum), kendinde olanı değiştirinceye kadar Allah, ona nimet olarak bağışladığını değiştirici değildir. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.

Ümit Şimşek

Bu onların kendi ettiklerinin cezasıdır; çünkü bir toplum kendisinde olanı değiştirmedikçe, Allah da o topluma verdiği nimeti değiştirmez; aynı zamanda Allah herşeyi işitir, herşeyi bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu böyledir. Çünkü Allah bir topluma lütfettiği nimeti, o toplum birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmemiştir. Ve Allah, iyice işiten, gereğince bilendir.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Bu, ona görədir ki, bir camaat nəfslərində olanı dəyişməyincə, Allah da onlara verdiyi neməti dəyişən deyildir. Şübhəsiz ki, Allah Eşidəndir, Biləndir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott würde die Huld, die Er einem Volk gewährt hat, nicht ändern, bis sie sich selbst gewandelt haben. Gott hört alles und weiß alles.

Almanca — Der Edle Quran

Dies, weil Allah nimmer eine Gunst, die Er einem Volk erwiesen hat, ändert, bis sie das ändern, was in ihnen selbst ist, und weil Allah Allhörend und Allwissend ist.

Almanca — M. A. Rassoul

Dies (ist so), weil Allah niemals eine Gnade ändern würde, die Er einem Volk gewährt hat, es sei denn, daß es seine eigene Einstellung änderte, und weil Allah Allhörend, Allwissend ist.

Almanca — Muhammad Zaidan

Es ist so! Denn ALLAH wandelt keine Gabe (in Bestrafung) um, die ER Leuten beschert hat, bis sie sich selbst (zum Schlechten) verändern. Und ALLAH ist gewiß allhörend, allwissend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

This reasoning is based on Allah's justified course of action adopted as an expedient. He never withdraws nor changes His merited or unmerited favour He graced a given nation with until they change their own minds' attitude and the disposition of their innermost being, Allah is indeed Sami'un (with unlimited audition), and 'Alimun.

Abdul Haleem

[He did] this because God would never change a favour He had conferred on a people unless they changed what was within themselves. God is all hearing, all knowing.

Abdullah Yusuf Ali

"Because Allah will never change the grace which He hath bestowed on a people until they change what is in their (own) souls: and verily Allah is He Who heareth and knoweth (all things)."

Abul A'la Maududi

This happened because Allah is not one to change the favour which He has bestowed upon a people until they have changed their attitude., Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Aisha Bewley

That is because Allah would never change a blessing He has conferred on a people until they had changed what was in themselves. Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Al-Hilali & Khan

That is so because Allâh will never change a grace which He has bestowed on a people until they change what is in their ownselves. And verily, Allâh is All-Hearer, All-Knower.

Ali Quli Qarai

That is because Allah never changes a blessing that He has bestowed on a people unless they change what is in their own souls, and Allah is all-hearing, all-knowing:

Amatul Rahman Omar

It happened thus because Allâh is One Who would never withdraw a favour which He has conferred on a people until they themselves change their own state of mind, and that is because Allâh is (all the same) All-Hearing, All-Knowing.

Arthur John Arberry

That is because God would never change His favour that He conferred on a people until they changed what was within themselves; and that God is All-hearing, All-knowing.

Bijan Moeinian

This took place in accordance the Lord’s tradition: God does not take His favors back from people, unless they [change their way of life and] prove that they do not deserve such favors. God sees everything and knows everything.

E. Henry Palmer

That is because God is not one to change a favour He has favoured a people with, until they change what they have in themselves, and for that God both hears and knows.

Edip-Layth

That is because God was not to change anything He bestowed to a people, unless they change what is in themselves. God is Hearer, Knowledgeable.

George Sale

This hath come to pass because God changeth not his grace, wherewith He hath favoured any people, until they change that which is in their souls; and for that God both heareth and seeth.

Hamid S. Aziz

That is because Allah is not one to change the favour He has bestowed on a people, until they first change what they have in themselves (in their own souls), and because Allah is Hearer and Knower.

Mahmoud Ghali

That is for that Allah is not changing (His) favor that He conferred (Literally: favored) on a people until they have changed what is within themselves; and that Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

That is because Allah never changeth the grace He hath bestowed on any people until they first change that which is in their hearts, and (that is) because Allah is Hearer, Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

God does not withdraw a favour bestowed upon a people unless they change themselves, for God hears all and knows everything.

Muhammad Asad

This, because God would never change the blessings with which He has graced a people unless they change their inner selves: and [know] that God is all-hearing, all-seeing.

Mustafa Khattab

This is because Allah would never discontinue His favour to a people until they discontinue their faith. Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.

Progressive Muslims

That is because God was not to change anything He bestowed to a people, unless they change what is in themselves. God is Hearer, Knowledgeable.

Sahih International

That is because Allah would not change a favor which He had bestowed upon a people until they change what is within themselves. And indeed, Allah is Hearing and Knowing.

Sam Gerrans

Is it not that God changes not the favour He bestows upon a people until they change what is in their souls and that God is hearing and knowing!

Shabbir Ahmed

Allah never changes a Blessing He has bestowed upon a nation until they first change themselves (13:11). The Hearer, the Knower, announces this Law to you.

Syed Vickar Ahamed

"Because Allah will never change the grace which He has given to a people until they change what is in their (own) souls: And surely Allah is All Hearing (Sami’), All Knowing (Aleem)

Taqi Usmani

All this is because Allah is not the one who may change a favour He has conferred on a people unless they change their own condition, and that Allah is All-Hearing, All-Knowing.

The Monotheist Group

That is because God was not to change any blessing He bestowed upon a people, unless they change what is in themselves. God is Hearer, Knowledgeable.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cʹest quʹen effet Allah ne modifie pas un bienfait dont Il a gratifié un peuple avant que celui-ci change ce qui est en lui-même. Et Allah est, Audient et Omniscient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev ceza ji ber vê ye, lewra; heta qewmek qencî û kerema ku Xwedê bi wan re kirî ew bi xwe neguherînin Xwedê jî qenciya li ser wan naguherîne. Bêguman Xwedê bihîzer e, zana ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dat komt omdat God niet zo is dat Hij genade die Hij aan mensen geschonken heeft verandert zolang zij niet veranderen wat in henzelf is en omdat God wetend en wijs is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dit is geschied, omdat God de weldaden niet verandert, waarmede hij de menschen overlaadt, zoolang zij niet veranderen wat in hunne zielen is, en hetwelk God alles hoort en ziet.

Hollandaca — Siregar

Dat is omdat Allah nimmer een genieting die Hij aan een volk heeft geschonken verandert (in een bestraffing), tenzij zij veranderen wat zich bij hen bevindt: en voorwaar, Allah is Alhorend, Alwetend.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Это [то, что Аллах наказал упорствующих неверующих, которые жили раньше] – потому, что Аллах не (таков, что) станет менять [лишать] благодать [спокойствие, благополучие], которой Он одарил (каких-либо) людей, пока они (сами) не изменят того, что с ними [пока они не станут проявлять неверие, злочинствовать и совершать грехи], (и в таком случае Аллах Всевышний заменит безопасность на страх, благополучие на тяготы) и (это еще и) потому, что Аллах – слышащий (речи Своих творений), (и) знающий (их положения).

Rusça — Osmanov

Это [случилось] потому, что Аллах не отменяет Своих благодеяний, оказанных людям, если сами они не изменили своих душевных побуждений, а также потому, что Аллах все слышит и видит.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Gud gör nämligen ingen ändring i de välgärningar som Han har visat ett folk, så länge de inte (själva) ändrar sitt sinnelag. Gud hör allt, vet allt.