Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.

وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ فِيهِمْ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

ve mā kāne (a)llahu li yuǎƶƶibehum ve ente fīhim ve mā kāne (a)llahu muǎƶƶibehum ve hum yesteğfirūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māoysa
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvindeğildi
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4لِيُعَذِّبَهُمْli yuǎƶƶibehumع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12onlara azab edecek
5وَاَنْتَve enteve sen
6فِيهِمْfīhimonların içinde bulundukça
7وَمَاve māve
8كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvindeğildi
9اللّٰهُ(a)llahuAllah
10مُعَذِّبَهُمْmuǎƶƶibehumع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12onlara azab edecek
11وَهُمْve humve onlar
12يَسْتَغْفِرُونَyesteğfirūneغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekistiğfar ederlerken

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat sen, onların içinde oldukça onları azaplandırmaz ve gene yarlıganma dilerlerken Allah onlara azap vermez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Fakat sen, onların içinde oldukça onları azaplandırmaz ve gene yarlıganma dilerlerken Allah onlara azap vermez.

Adem Uğur

Halbuki sen onların içinde iken Allah, onlara azap edecek değildir. Ve onlar mağfiret dilerlerken de Allah onlara azap edici değildir.

Ahmed Hulusi

Halbuki sen onların içindeyken Allah onlara azap vermezdi (sen alemlere rahmet olarak irsal edilmiştin). . . Ayrıca, istiğfar edenler de varken, Allah onlara azap edici değildir.

Ahmet Tekin

Halbuki sen onların içindeyken, Allah onları (senin kavmini) cezalandıracak değildir. Onlar (Mekke’de Kâbe’yi tavaf sırasında) dua ederek bağışlanma dileğinde bulunurlarken de, Allah onları cezalandıracak değildir.

Ahmet Varol

Oysa sen onların içinde olduğun sürece Allah onlara azap edecek değildi. Onlar bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edici değildir.

Ali Bulaç

Oysa sen içlerinde bulunduğun sürece, Allah onları azablandıracak değildir. Ve onlar, bağışlanma dilemektelerken de, Allah onları azablandıracak değildir.

Ali Fikri Yavuz

Halbuki sen (Ey Rasûlüm), onların içindeyken Allah onlara azap verecek değildi. İstiğfar ettikleri halde de Allah onlara azap edecek değil...

Ali Rıza Safa

Oysa Allah, sen onların arasındayken, onları cezalandırmayacaktır. Allah, onlar bağışlanma dilerken de onları cezalandırmayacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Halbuki sen onların içinde iken Allah onlara azap verecek değildir ve aralarındaki müminler bağışlanma dilerken de şüphesiz Allah onlara azap etmez.

Bekir Sadak

Oysa, sen iclerinde iken Allah onlara azabetmez. Onlar bagislanma dilerlerken de elbette Allah azap edecek degildir.

Celal Yıldırım

Oysa sen onların arasında iken Allah onlara azâb edecek değildir ve onların (arasında kalan mü'minler) istiğfar ederken Allah yine kendilerine azâb edici değildir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sen içlerinde oldukça Allah onlara azap etmez, tövbe edip dururken de Allah onlara yine azap etmeyecektir.

Diyanet İşleri

Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.

Diyanet İşleri (eski)

Oysa, sen içlerinde iken Allah onlara azabetmez. Onlar bağışlanma dilerlerken de elbette Allah azab edecek değildir.

Diyanet Vakfi

Halbuki sen onların içinde iken Allah, onlara azap edecek değildir. Ve onlar mağfiret dilerlerken de Allah onlara azap edici değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Halbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azab edecek değildi. İstiğfar ettikleri sürece de Allah onlara azab edecek değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Halbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azap edecek değildi. İstiğfar ederlerken de Allah onlara azap edecek değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki sen içlerinde iken Allah onlara azab edecek değil idi, istiğfar ettikleri halde de Allah onlara azab edecek değil

Erhan Aktaş

Sen onların içindeyken, Allah, onlara azap etmez. Onlar, bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edecek değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sen onların içindeyken, Allah, onlara azap etmez. Onlar, bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edecek değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sen onların içindeyken, Allah, onlara azap etmez. Onlar, bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edecek değildir.

Fizilal-il Kuran

Oysa sen aralarında bulundukça, Allah onları azaba çarptırmaz. Ayrıca bağışlanma dilerlerken de Allah onları azaba çarptırmaz.

Gültekin Onan

Oysa sen içlerinde bulunduğun sürece, Tanrı onları azablandıracak değildir. Ve onlar, bağışlanma dilemektelerken de Tanrı onları azablandıracak değildir.

Hamdi Döndüren

Ancak Allah, sen içinde bulunduğun sürece, onlara azap edecek değildi. Yine Allah, bağışlanmayı istedikleri sürece de, onlara azap edecek değildir.

Hasan Basri Çantay

Halbuki sen içlerinde iken (Habibim), Allah onları azablandırıcı değildi. Onlar istiğfar ederlerken de Allah yine onları azablandırıcı değildir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Hâlbuki sen onların içinde iken Allah, onlara azap edecek değildir. Ve onlar mağfiret dilerken de Allah onlara azap edici değildir.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki sen onların içinde iken Allah onlara azâb edecek değildi. Onlar istiğfâr ederken de Allah onlara azâb edici değildi.

İbni Kesir

Halbuki sen içlerinde iken; Allah onlara azab etmez. Onlar istiğfar ederken de Allah, yine onları azablandıracak değildir.

Mehmet Okuyan

Sen onların içindeyken Allah onlara azap edecek değildir. Onlar bağışlanma dileğinde bulunuyorken de Allah onlara azap edici değildir.

Muhammed Esed

Ne var ki, Allah, (ey Peygamber) sen henüz onların arasında bulunurken, onları bu şekilde cezalandırmak istemedi; ayrıca Allah onları, (hala) af dileyebilecekleri bir safhada cezalandıracak da değildi.

Mustafa İslamoğlu

Oysa ki Allah, sen onların arasındayken onları cezalandırmayı istemedi; üstelik Allah, af dileme sürecini yaşarken onları cezalandırmak ta istemezdi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve halbuki, sen onların aralarında bulundukça Allah Teâlâ onlara azap edecek değildir. Ve onlar istiğfarda bulundukları halde de Allah Teâlâ onları azaplandırıcı değildir.

Ömer Öngüt

Sen içlerinde iken Allah onlara azap etmez. Onlar mağfiret dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.

Suat Yıldırım

Halbuki sen onların aralarında bulunduğun müddetçe Allah onları azaba uğratmaz; eğer onlar istiğfar ederlerse Allah bu takdirde de onlara azab etmez.

Süleyman Ateş

Oysa sen onların içinde bulundukça Allah, onlara azab edecek değildi ve onlar istiğfar ederlerken (içlerinde istiğfar edenler var iken) de Allah, onlara azab edecek değildi.

Süleymaniye Vakfı

Halbuki sen aralarında iken Allah onlara azap edecek değildi. Onlar bağışlanma dilediklerinde de azap edecek değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen aralarında iken Allah onlara azap edecek değildir. Bağışlanma isterlerken de azap etmeyecektir.

Şaban Piriş

Sen onların arasındayken Allah onlara azap etmez. Aralarında bağışlanma dileyenler oldukça Allah onlara azap etmez.

Tefhim-ul Kuran

Oysa sen, içlerinde bulunduğun sürece, Allah onları azablandıracak değildir. Ve onlar, bağışlanma dilemektelerken de, Allah onları azablandıracak değildir.

Ümit Şimşek

Oysa sen aralarında olduğun müddetçe Allah onları cezalandıracak değildi. Onlar bağışlanma isterken de Allah onları cezalandıracak değildi.

Yaşar Nuri Öztürk

Oysaki, sen onların içinde iken Allah onlara azap etmeyecekti. Onlar, af dileyip dururken de Allah onlara azap etmezdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən onların arasında olduğun halda Allah onlara əzab verməyəcək. Bağışlanmalarını dilədikləri zaman da Allah onlara əzab verən deyildir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Halbuki sən onların arasında ola-ola Allah (sənə hörmət əlaməti olaraq) onlara əzab verən deyildir. (Tövbə edib) bağışlanmalarını diləyərkən də Allah onlara əzab verməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott würde sie aber niemals heimsuchen, solange du unter ihnen wirkst, und Er würde sie niemals heimsuchen, solange sie um Vergebung bitten.

Almanca — Der Edle Quran

Aber Allah würde sie nimmer strafen, solange du unter ihnen bist; und Allah würde sie nimmer strafen, solange sie um Vergebung bitten.

Almanca — M. A. Rassoul

Allah aber wollte sie nicht bestrafen, solange du unter ihnen weiltest, noch wollte Allah sie bestrafen, während sie um Vergebung baten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Doch ALLAH wird sie nicht strafen, solange du unter ihnen bist. Und ALLAH wird sie nicht strafen, solange sie Ihn um Vergebung bitten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But Allah was not going to rain on them large blows while you are in their midst, nor was He going to put them to the torment before giving them plenty of rope to allow them free scope so that they either commit themselves and deserve annihilation or be sober minded, stand repentant and invoke Allah's forgiveness.

Abdul Haleem

But God would not send them punishment while you [Prophet] are in their midst, nor would He punish them if they sought forgiveness,

Abdullah Yusuf Ali

But Allah was not going to send them a penalty whilst thou wast amongst them; nor was He going to send it whilst they could ask for pardon.

Abul A'la Maududi

But Allah was not to chastise them while you are in their midst; nor was Allah going to chastise them while they sought His forgiveness.

Aisha Bewley

Allah would not punish them while you were among them. Allah would not punish them as long as they sought forgiveness.

Al-Hilali & Khan

And Allâh would not punish them while you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) are amongst them, nor will He punish them while they seek (Allâh’s) Forgiveness.

Ali Quli Qarai

But Allah will not punish them while you are in their midst, nor will Allah punish them while they plead for forgiveness.

Amatul Rahman Omar

Allâh was not going to punish them so long as you (O Prophet!) were among them, nor would He punish them while they were seeking His protection.

Arthur John Arberry

But God would never chastise them, with thee among them; God would never chastise them as they begged forgiveness.

Bijan Moeinian

At that time, God did not send them such a punishment as you were among them. Besides, God will not destroy a whole community as long as [there are people in it for whom there is a possibility that may come to their senses and] they may ask for forgiveness.

E. Henry Palmer

But God would not torment them while thou art amongst them; nor was God going to torment them while they asked Him to forgive.

Edip-Layth

But God was not to punish them while you are with them, nor will God punish them while they continue to seek forgiveness.

George Sale

But Allah would not punish them while thou wast among them, and Allah would not punish them while they sought forgiveness.

Hamid S. Aziz

But Allah would not torment them while you were amongst them; nor will He punish them while they seek forgiveness.

Mahmoud Ghali

And in no way indeed would Allah torment them, (while) you are among them; and in no way would Allah be tormenting them (while) they ask forgiveness.

Marmaduke Pickthall

But Allah would not punish them while thou wast with them, nor will He punish them while they seek forgiveness.

Mohamed Ahmed - Samira

But God would not choose to punish them while you are in their midst, nor afflict them when they are seeking forgiveness.

Muhammad Asad

But God did not choose thus to chastise them whip thou [O Prophet] wert still among them, nor would God chastise them when they [might yet] ask for forgiveness.

Mustafa Khattab

But Allah would never punish them while you ˹O Prophet˺ were in their midst. Nor would He ever punish them if they prayed for forgiveness.

Progressive Muslims

But God was not to punish them while you are with them, nor will God punish them while they continue to seek forgiveness.

Sahih International

But Allah would not punish them while you, [O Muúammad], are among them, and Allah would not punish them while they seek forgiveness.

Sam Gerrans

But God would not punish them when thou art among them; and God would not punish them as they sought forgiveness.

Shabbir Ahmed

But, Allah did not intend to punish them when you (O Messenger), were among their midst (in Makkah, still preaching). And He would not punish them while they might seek forgiveness.

Syed Vickar Ahamed

And Allah was not going to send them a penalty while you (O Muhammad) were with them; And He was not going to punish them when they could ask for pardon.

Taqi Usmani

And Allah was not to send scourge upon them while you (O Prophet), were in their midst, nor would Allah send scourge upon them while they are seeking forgiveness.

The Monotheist Group

And God will not punish them while you are with them, nor will God punish them while they continue to seek forgiveness.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah nʹest point tel quʹIl les châtie, alors que tu es au milieu dʹeux. Et Allah nʹest point tel quʹil les châtie alors quʹIls demandent pardon.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Heta tu li nav wan bî, Xwedê dê ezab nede wan. Her wiha heta ku ew lêborîna gunehên xwe bixwazin, Xwedê ezab nade wan.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar God was niet geneigd hen te straffen, zoolang gij u onder hen bevondt, noch was God geneigd hen te straffen, toen zij vergiffenis vroegen.

Hollandaca — Siregar

Maar Allah zal hen nooit bestraffen terwijl jij (Moehammad) je onder hen bevindt, en Allah zal hen nooit bestraffen terwijl zij om vergeving vragen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не таков Аллах, чтобы наказывать их [этих многобожников], когда ты (о, Пророк) (находишься) среди них; и не таков Аллах, (чтобы) наказывать их, когда они просят (у Аллаха) прощения (своим грехам). {Когда Посланник Аллаха покинул Мекку и переселился в Медину, то в Мекке остались некоторые верующие. И также сами многобожники тоже просили прощения у Аллаха и восхваляли Его, во время совершения ритуального обхода вокруг Каабы.}

Rusça — Osmanov

Но Аллах не станет наказывать их, когда ты находишься с ними. Аллах не станет наказывать их в то время, когда они молят о прощении.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men Gud ville inte straffa dem när du ännu var mitt ibland dem; inte heller ville Gud straffa dem eftersom det fanns några (bland dem) som bad (Gud) om förlåtelse.