(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ قَتَلَهُمْ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰى وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ بَلَاءً حَسَنًا اِنَّ اللّٰهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
fe lem teḳtulūhum ve lākinne (a)llahe ḳatelehum ve mā rameyte iƶ rameyte ve lākinne (a)llahe ramā ve li yubliye l-mu'minīne minhu belā'en Hasenen inne (a)llahe semīǔn ǎlīmun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü ve attığın zaman sen atmadın, fakat Allah attı ve böylece de kendi katından, inananlara güzel bir nîmet vermek, onları denemek istedi. Şüphe yok ki Allah her şeyi duyar, bilir.
Adem Uğur
(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü onları; attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı (onu). Ve bunu, müminleri güzel bir imtihanla denemek için (yaptı). Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.
Ahmed Hulusi
Siz öldürmediniz onları, öldüren Allah'tı! (Oku) attığında sen atmadın, atan Allah'tı! İman edenlere, kendinden (rahmetinden) güzel bir tecrübe yaşatmak için! Muhakkak ki Allah Semi'dir, Aliym'dir.
Ahmet Tekin
Savaşta onları siz öldürmediniz. Fakat Allah öldürdü onları. Elindekileri attığın, silah kullandığın zaman da, isabet ettiren sen değildin. Fakat Allah yardım etti sana. Allah mü’minlere, sıkıntının yanında zafer nasip edip büyük ganimetler elde ettirerek, güzellikleri, iyilikleri olan bir imtihandan geçirmek için böyle yaptı. Allah her şeyi işitir, ilmi her şeyi kucaklar.
Ahmet Varol
Onları siz öldürmediniz. Fakat Allah öldürdü. Attığın zaman sen atmadın. Fakat Allah attı. Böylece mü'minleri güzel bir şekilde imtihan etmek istedi. Allah duyandır, bilendir.
Ali Bulaç
Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı. Mü'minleri kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı.) Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
Ali Fikri Yavuz
Siz, Bedir’de o kâfirleri kendi kuvvetinizle öldürmediniz. Lâkin Allah size yardım etmekle onları öldürdü. Ey Rasûlüm, düşmanların gözlerine bir avuç toprak attığın zaman da sen atmadın, ancak Allah attı; ve bunu, güzel bir ganimet ve zafer tecrübesi vermek için (yaptı) Muhakkak ki Allah, (söylenenleri) işiten, (her şeyi) bilendir.
Ali Rıza Safa
Onları, siz öldürmediniz; Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın; Allah attı. Kendisinden güzel bir sınavla, inananları sınamak için. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Bilendir.
Bayraktar Bayraklı
Savaşta onları siz öldürmediniz, onları Allah öldürdü. Attığın zaman sen atmadın, fakat Allah attı. Bunu da müminleri güzel bir imtihanla sınamak için yaptı. Doğrusu Allah işitendir; bilendir.
Bekir Sadak
Onlari siz oldurmediniz fakat Allah oldurdu. Attigin zaman da sen atmamistin, fakat Allah atmisti. Allah bunu, inananlari guzel bir imtihana tabi tutmak icin yapmisti. Dogrusu O isitir ve bilir.
Celal Yıldırım
Onları (hakikatte) siz öldürmediniz, ama Allah onları öldürdü. Onlara attığın vakit sen atmadın, ama Allah attı. Bu da Allah'ın güzel bir denemeyle mü'minleri denemesi içindi. Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten ve bilendir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Savaşta onları siz öldürmediniz, onları Allah öldürdü; (oku) attığında da sen atmadın, Allah attı; bunu da müminlere kendinden güzel bir lütufta bulunmuş olmak için yaptı. Allah her şeyi işitmekte, her şeyi bilmektedir.
Diyanet İşleri
(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Diyanet İşleri (eski)
Onları siz öldürmediniz fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmamıştın, fakat Allah atmıştı. Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı. Doğrusu O işitir ve bilir.
Diyanet Vakfi
(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü onları; attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı (onu). Ve bunu, müminleri güzel bir imtihanla denemek için (yaptı). Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sonra onları siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, lâkin Allah attı. Bu da müminlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Allah işitendir, bilendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü; attığın zaman da sen atmadın, lakin Allah attı. Bu da mü'minlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Gerçekten Allah işitendir, bilendir!
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra onları siz öldürmediniz ve lakin onları Allah öldürdü, attığın vakıt da sen atmadın ve lakin Allah attı, hem de mü'minlere güzel bir imtihan geçirtmek için, hakikat Allah semi'dir, alimdir
Erhan Aktaş
Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Allah, bunu Mü'minleri iyi bir sınavla sınava tabi tutmak için yaptı. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Allah, bunu mü'minleri iyi bir sınavla sınava tabi tutmak için yaptı. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Allah, bunu mü'minleri iyi bir sınava tabi tutmak için yaptı. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Fizilal-il Kuran
Müşrikleri öldüren siz değildiniz, fakat Allah öldürdü onları. Onlara doğru toprak atarken, sen atmadın, fakat Allah attı. Allah kendi keremi ile mü'minleri güzel bir sınavdan geçirmek için bunu böyle yaptı. Hiç kuşkusuz Allah işitendir, bilendir.
Gültekin Onan
Onları siz öldürmediniz fakat Tanrı öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın fakat Tanrı attı. İnançlıları kendinden güzel bir sınavla sınamak için (yaptı). Kuşkusuz Tanrı işitendir, bilendir.
Hamdi Döndüren
Sonra, onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü. Attığında da sen atmadın, ama Allah attı. Allah bunu mü’minleri, katından güzel bir sınama ile denemek için yapmıştı. Kuşkusuz Allah, çok iyi işiten, çok iyi bilendir.
Hasan Basri Çantay
Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü onları. Atdığın zaman da (Habibim) sen atmadın, ancak Allah atdı. (Ve bunu) mü'minleri kendinden güzel bir (ni'met) imtihan (ı) ile denemek için (yapdı). Şübhesiz ki Allah hakkıyle işiden, kemaliyle bilendir.
Hasib Asutay
(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü, attığın zaman da sen atmadın, fakat (onu) Allah attı. (5) Ve müminleri kendinden güzel bir imtihanla sınamak için (yaptı). Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, bilendir. (5. Kureyş ordusu Bedir savaşında Müslümanlarla savaşmak için ilerleyince Peygamber (s.av.) Cibril'in tavsiyesi üzerine yerden bir avuç toprak alıp Kureyş ordusunun üzerine doğru fırlatmış ve savaş bilinen zaferle sonuçlanmıştır.)
Hayrat Neşriyat
İşte onları (Bedir’de aslında, siz) öldürmediniz, velâkin onları Allah öldürdü! Attığın zaman da (sen) atmadın, fakat Allah attı! Hem mü’minleri güzel bir imtihanla(ni'metle, zafer ve ganîmetle) imtihân etmek için (böyle yaptı). Şübhesiz ki Allah, Semî'(herşeyi işiten)dir, Alîm (herşeyi bilen)dir.
İbni Kesir
Siz öldürmediniz onları, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da; sen atmadın ancak Allah attı. Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı. Muhakkak ki Allah; Semi'dir, Alim'dir.
Mehmet Okuyan
(Savaşta) onları siz öldürmemiştiniz fakat onları Allah öldürmüştü; attığın zaman da sen atmamıştın fakat Allah atmıştı. Bunu, müminleri güzel bir imtihanla denemek için (yapmıştı). Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.
Muhammed Esed
Ve (şunu da bilin ki) (ey müminler,) düşmanı öldüren siz değildiniz, Allahtı onları öldüren, ve (korku) saldığın zaman sen değildin (ey Peygamber, onların içine korku) salan, fakat Allahtı (korku) salan: Ve (O bütün bunları) Kendi belirlediği güzel bir sınavla müminleri sınamak için yaptı. Muhakkak ki Allah her şeyi işiten, her şeyi hakkıyla bilendir!
Mustafa İslamoğlu
Hem onları siz öldürmediniz; amma velakin, onları asıl öldüren Allah'tı. Attığın zaman da atan sen değildin, ama asıl Allah attı. Zira O, inananları (sonucunu) inayetiyle takdir ettiği güzel bir sınava tabi tuttu: şüphesiz Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra onları siz öldürmediniz velâkin Allah Teâlâ öldürdü. Ve attığın vakit sen atmadın, fakat Allah Teâlâ attı. Hem de mü'minleri taraf-ı İlâhisinden güzel bir imtihan ile imtihan etmek için. Şüphe yok ki Allah Teâlâ, bihakkın işiticidir, kemaliyle bilicidir.
Ömer Öngüt
Onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü. Resulüm! Attığın zaman sen atmadın, Allah attı. Allah bunu, müminleri güzel bir imtihana tâbi tutmak için yapmıştı. Şüphesiz ki Allah işitendir, bilendir.
Suat Yıldırım
Siz savaşta onları kendi kuvvetinizle öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü.(Ey Resulüm) Attığın vakit sen atmadın, lâkin Allah attı. Ve bunu, Allah müminleri güzel bir imtihana tâbi tutmak için yaptı. Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitir ve bilir.
Süleyman Ateş
(O gün) Onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü; (ey Muhammed), attığın zaman sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri güzel bir imtihanla sınamak için (bunu yaptı). Doğrusu Allah işitendir, bilendir.
Süleymaniye Vakfı
Onları siz öldürmediniz; onları öldüren Allah'tır. Attığın zaman da sen atmadın, onu atan Allah'tır. Bu, inanıp güvenenleri güzel bir imtihandan geçirmek içindi. Daima dinleyen ve bilen Allah'tır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onları öldüren siz değildiniz, onları öldüren Allah'tı. Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı. Bu, inanıp güvenenleri güzel bir sınamadan geçirmek içindi. Allah dinler ve bilir.
Şaban Piriş
(İşte o gün) onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü. Attığında da sen atmadın fakat müminleri güzel bir imtihanla denemek için Allah attı. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.
Tefhim-ul Kuran
Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman da sen atmadın, ama Allah attı. Mü'minleri kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı) . Hiç şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
Ümit Şimşek
Onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı. Bütün bunlar, mü'minleri sınamak için Allah katından gelen güzel bir imtihan idi. Muhakkak ki Allah herşeyi işitir, herşeyi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
Siz öldürmediniz onları, Allah öldürdü onları. Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı. İnananları kendisinden güzel bir imtihanla denemek için yaptı bunu. Allah; işitendir, bilendir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onları siz öldürmədiniz, Allah onları öldürdü. (Düşmənlərin gözünə bir ovuc torpaq) atdığın zaman sən atmadın, Allah atdı ki, möminləri Öz tərəfindən yaxşı bir sınaqdan keçirtsin. Həqiqətən, Allah Eşidəndir, Biləndir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ey möʼminlər Bədrdə) onları (kafirləri) siz öldürmədiniz, Allah öldürdü. (Ya Peyğəmbərim! Düşmənlərin gözünə bir ovuc torpar) atdığın zaman sən atmadın, Allah atdı. Allah bununla möʼminləri (qənimət əldə etmək və zəfər çalmaq üçün) yaxşı bir imtahandan keçirtdi. Allah (hər şeyi) eşidəndir, biləndir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Ihr habt sie nicht getötet, sondern es ist Gott, Der sie tötete. Du hast (den Sand nicht) geworfen, sondern es ist Gott, Der geworfen hat. Er wollte den Gläubigen eine Gnade erweisen. Gott hört gewiß alles und weiß alles.
Almanca — Der Edle Quran
Nicht ihr habt sie getötet, sondern Allah hat sie getötet. Und nicht du hast geworfen, als du geworfen hast, sondern Allah hat geworfen, und damit Er die Gläubigen einer schönen Prüfung von Ihm unterziehe. Gewiß, Allah ist Allhörend und Allwissend.
Almanca — M. A. Rassoul
Nicht ihr habt sie erschlagen, sondern Allah erschlug sie. Und nicht du hast geschossen, sondern Allah gab den Schuß ab; und prüfen wollte Er die Gläubigen mit einer schönen Prüfung von Ihm. Wahrlich, Allah ist Allhörend, Allwissend.
Almanca — Muhammad Zaidan
Getötet habt nicht ihr sie, sondern ALLAH hat sie getötet. Und geworfen hast nicht du, als du geworfen hast, sondern ALLAH hat geworfen. Und damit ER die Mumin einer guten Prüfung unterzieht. Gewiß, ALLAH ist allhörend, allwissend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
You people must realize that it was not you who brought death upon the infidels but it was Allah Who destroyed them. It was not you O Muhammad who aimed when you spattered, but it was Allah Who directed the sand you hurled at your enemy. Nor was it you who deprived them of power when you threw the handful of sand at their faces, but it was Allah Who eclipsed their sight. Nonetheless, Allah has determined to test the quality of those who have conformed to Islam with gracious intentions; on the one hand with His prevenient grace producing the repentance and faith without which the grace of justification cannot be received and on the other hand with the efficacious grace really effecting the end for which it is given; Allah is indeed Sami'un (Omnipresent) with unlimited audition and 'Alimun (Omniscient).
Abdul Haleem
It was not you who killed them but God, and when you [Prophet] threw [sand at them] it was not your throw [that defeated them] but God’s, to do the believers a favour: God is all seeing and all knowing-
Abdullah Yusuf Ali
It is not ye who slew them; it was Allah: when thou threwest (a handful of dust), it was not thy act, but Allah's: in order that He might test the Believers by a gracious trial from Himself: for Allah is He Who heareth and knoweth (all things).
Abul A'la Maududi
So the fact is that it was not you, but it was Allah Who killed them; and it was not you when you threw [sand at them], but it was Allah Who threw it, (and the believers were employed for the task) that He might cause the believers to successfully pass through this test. Allah is All-Hearing, All-Knowing.
Aisha Bewley
You did not kill them; it was Allah who killed them; and you did not throw, when you threw; it was Allah who threw: so He might test the muminun with this excellent trial from Him. Allah is All-Hearing, All-Knowing.
Al-Hilali & Khan
You killed them not, but Allâh killed them. And you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) threw not when you did throw, but Allâh threw, that He might test the believers by a fair trial from Him. Verily, Allâh is All-Hearer, All-Knower.
Ali Quli Qarai
You did not kill them; rather it was Allah who killed them; and you did not throw when you threw, rather it was Allah who threw, that He might test the faithful with a good test from Himself. Indeed Allah is all-hearing, all-knowing.
Amatul Rahman Omar
Therefore (in this war O Muslims!) you killed them not. (As a matter of fact) it was Allâh Who killed them. And (O Prophet!) it was not you who threw (a handful of small stones) when you did (apparently) throw them (towards the enemy) but it was Allâh Who threw (that He might vanquish your enemies) and that He might confer on the believers from Himself a bounteous favour. Verily, Allâh is All-Hearing, All-Knowing.
Arthur John Arberry
You did not slay them, but God slew them; and when thou threwest, it was not thyself that threw, but God threw, and that He might confer on the believers a fair benefit; surely God is All-hearing, All-knowing.
Bijan Moeinian
Know that it was not you who killed them! It was the Lord Who killed them. It was not you who threw (the sand) against them! It was the Lord Who did it. God did it in order to make it easier for the believer to pass this excellent test of theirs; God hears everything and Knows everything.
E. Henry Palmer
Ye did not slay them, but it was God who slew them; nor didst thou shoot when thou didst shoot, but God did shoot, to try the believers from Himself with a goodly trial; verily, God both hears and knows.
Edip-Layth
It was not you who killed them, but it was God who killed them. It was not you who launched when you did, but it was God who launched. So that those who acknowledge would be tested well by Him. God is Hearer, Knowledgeable.
George Sale
So you slew them not; but it was Allah Who slew them. And thou threwest not when thou didst throw, but it was Allah Who threw, that He might overthrow the disbelievers and that He might confer on the believers a great favour from Himself. Surely, Allah is All-Hearing, All-Knowing.
Hamid S. Aziz
It is not you who slew them, but it was Allah who slew them; nor was it you who threw (the dust to blind the enemy), but Allah who threw it to test the believers by goodly test from Himself; verily, Allah is Hearer, Knower.
Mahmoud Ghali
So, you did not kill them, but Allah killed them; and in no way did you (i. e., the prophet) throw when you threw, but Allah threw, and that He might try the believers by a fair trial from Himself. Surely Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.
Marmaduke Pickthall
Ye (Muslims) slew them not, but Allah slew them. And thou (Muhammad) threwest not when thou didst throw, but Allah threw, that He might test the believers by a fair test from Him. Lo! Allah is Hearer, Knower.
Mohamed Ahmed - Samira
It was not you who killed them, but God did so. You did not throw what you threw, (sand into the eyes of the enemy at Badr), but God, to bring out the best in the faithful by doing them a favour of His own. God is all-hearing and all-knowing.
Muhammad Asad
And yet, [O believers,] it was not you who slew the enemy, but it was God who slew them; and it was not thou who cast [terror into them, O Prophet], when thou didst cast it, but it was God who cast it: and [He did all this] in order that He might test the believers by a goodly test of His Own or daining. Verily, God is all-hearing, all-knowing!
Mustafa Khattab
It was not you ˹believers˺ who killed them, but it was Allah Who did so. Nor was it you ˹O Prophet˺ who threw ˹a handful of sand at the disbelievers˺,[1] but it was Allah Who did so, rendering the believers a great favour. Surely Allah is All-Hearing, All-Knowing.
Progressive Muslims
It was not you who killed them, but it was God who killed them. And it was not you who launched when you did, but it was God who launched. And so that the believers would be tested well by God. God is Hearer, Knowledgeable.
Sahih International
And you did not kill them, but it was Allah who killed them. And you threw not, [O Muúammad], when you threw, but it was Allah who threw that He might test the believers with a good test. Indeed, Allah is Hearing and Knowing.
Sam Gerrans
And you killed them not, but God killed them; and thou threwest not when thou didst throw, but God threw; and that He might test the believers by a fair trial from Him[...]; God is hearing and knowing:
Shabbir Ahmed
You subdued them not, Allah did. You threw not the arrows, Allah did. For, Allah had permitted you to repel the aggression. He gives the believers a chance to earn credit from Him. Allah is Hearer, Knower.
Syed Vickar Ahamed
It is not you who killed them: It was Allah Who killed them; And when you threw (a handful of dust), it was not your act, but Allah's (act): So that He might test the believers by a kind trail from Himself: Surely, Allah is All Hearing (Sami’), All Knowing (Aleem).
Taqi Usmani
So, it is not you who killed them, but in fact Allah killed them. And you did not throw when you threw but Allah did throw, so that He might bless the believers with a good favour. Surely, Allah is All-Hearing, All-Knowing.
The Monotheist Group
It was not you who killed them, but it was God who killed them. And it was not you who launched when you did, but it was God who launched. And so that the believers would be tested well by Him. God is Hearer, Knowledgeable.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ce nʹest pas vous qui les avez tués: mais cʹest Allah qui les a tués. Et lorsque tu lançais (une poignée de terre), ce nʹest pas toi qui lançais: mais cʹest Allah qui lançait, et ce pour éprouver les croyants dʹune belle épreuve de Sa part! Allah est Audient et Omniscient.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca (di cenga Bedrê de) ne we ew dikuştin, lê belê Xwedê (bi arîkariya xwe) ew dikuştin û dema ku te xîz avêt ser çavên wan, ne ku te ew êxiste çav û firnikê wan; belê Xwedê ew gihande ser û çavên wan, da ku Xwedê bi vê (arîkirin û biserxistinê) qencî û dayîneke baş bi bawermendan bike. Bêguman Xwedê bihîzer e, zana ye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Niet jullie hebben hen gedood, maar God heeft hen gedood en niet jij hebt geworpen toen jij wierp, maar God heeft geworpen en wel om de gelovigen daardoor met een goede beproeving op de proef te stellen. God is horend en wetend.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En gij dooddet hen niet, welke te Bedr werden verslagen; maar God doodde hen. Gij slingerdet niets, o Mahomet! ofschoon gij scheent het te slingeren, maar God doet het om de geloovigen door eene schoone proef te beproeven; want God begrijpt en weet alles.
Hollandaca — Siregar
Het waren niet jullie die hen doodden, maar het was Allah die hen doodde, en het was niet jij (O Moehammad) die wierp toen jij wierp, maar het was Allah die wierp. En om de gelovigen er mee te beproeven, als een goede beproeving. Voorwaar, Allah is Alhorend, Alwetend.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Не вы (о, верующие) убили их [многобожников] (при Бадре) [не своими силами], но Аллах (Сам) убил их (тем, что Он помог вам победить их), и не ты (о, Пророк) бросил (горсть песка в сторону многобожников), когда бросал, но Аллах (Сам) бросил (сделав так, что песок попал в глаза, ноздри и горло каждого (!) многобожника), чтобы испытать верующих (дающимся) от Него [от Аллаха] хорошим испытанием [чтобы усердием на Его пути привести верующих к высоким степеням награды, и чтобы они узнали о Его благодеяниях, данных им, чтобы затем возблагодарить Его за них]. Поистине, Аллах – слышащий (ваши мольбы и речи, как явные, так и скрытые), сведущий [знающий] (в чем благо для Его рабов)!
Rusça — Osmanov
Не вы [, о верующие], убили неверных, а Аллах сразил их. Не ты [, о Мухаммад!] бросил [горсть песку], когда бросал, это Аллах бросил, дабы подвергнуть верующих доброму испытанию от Себя. Воистину, Аллах - слышащий, знающий.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men det var inte ni som dödade (era fiender); nej, det var Gud som tillintetgjorde dem. Och då du (Muhammad) kastade (ditt spjut), var det inte du som kastade; nej, det var Gud som kastade det. (Allt detta skedde) därför att Han ville sätta de troende på prov - ett gott (och hälsosamt) prov. Gud hör allt, vet allt.