Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَيْنَاكُمْ مَاءً فُرَاتًا

ve ceǎlnā fīhā ravāsiye şāmiḣātin ve esḳaynākum māen furāten

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve orada, sâbit ve metin dağlar yarattık ve sizi, tatlı suyla suvardık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve orada, sâbit ve metin dağlar yarattık ve sizi, tatlı suyla suvardık.

Adem Uğur

Yeryüzünde haşmetli dağlar yarattık, sizlere tatlı sular içirdik..

Ahmed Hulusi

Orada yüksek (haşmetli, azametli) sabit dağlar oluşturduk ve size tatlı bir su içirdik.

Ahmet Tekin

Orada, yüksek, ağır baskılı oturaklı, derin temellere dayalı dağlar yerleştirmedik mi? Size tatlı sular içirmedik mi?

Ahmet Varol

Orada yüksek sabit dağlar var etmedik mi ve size tatlı bir su içirmedik mi?

Ali Bulaç

Ve onda sabit yüksek dağlar var etmedik mi? Size tatlı bir su içirmedik mi?

Ali Fikri Yavuz

Orada yerli yerinde sabit yüce dağlar yerleştirip de size tatlı bir su içirmedik mi?

Ali Rıza Safa

Orada sarsılmaz yüksek dağlar yaptık ve size tatlı bir su içirdik.

Bayraktar Bayraklı

Oraya sabit ve yüksek dağlar yerleştirmedik mi? Size tatlı sular içirmedik mi?

Bekir Sadak

Orada yuksek yuksek sabit daglar var edip size tatli sular icirmedik mi?

Celal Yıldırım

Orada sabit yüce dağlar meydana getirdik ve size tatlı içimi kolay bir su içirmedik mi ?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ayrıca yeryüzünde sabit yüce dağlar yarattık. Sizlere tatlı sular içirdik.

Diyanet İşleri

Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

Diyanet İşleri (eski)

Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?

Diyanet Vakfi

Yeryüzünde haşmetli dağlar yarattık, sizlere tatlı sular içirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Orada yüksek yüksek dağlar oturtup da size bir tatlı su sunmadık mı?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve orada, oturaklı yumru yumru dağlar oturtup size tatlı su sunmadık mı?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve oturdup da onda yumru yumru oturaklı dağlar, sunmadık mı size bir su (tatlı) bir furat

Erhan Aktaş

Orada oturaklı ağır baskılar yaptık. Size tatlı su içirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada oturaklı ağır baskılar yaptık. Size tatlı su içirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada yüksek sabit dağlar yaptık. Size tatlı su içirdik.

Fizilal-il Kuran

Orada yüksek dağlar yaratmadık ve size tatlı sular içirmedik mi?

Gültekin Onan

Ve onda sabit yüksek dağlar var etmedik mi? Size tatlı bir su içirmedik mi?

Hamdi Döndüren

Orada yüksek dağlar yaratmadık mı? Ve Size tatlı su içirmedik mi?

Hasan Basri Çantay

Orada sabit sabit, yüce yüce (dağlar) vücude getirmedik mi? Size tatlı bir su da içirmedik mi?

Hasib Asutay

Orada sabit yüce dağlar yarattık, sizlere tatlı sular içirdik.

Hayrat Neşriyat

Orada yüksek, sâbit dağlar meydana getirmedik mi? Hem size tatlı bir su içirmedik mi?

İbni Kesir

Orada yüksek ve sabit dağlar var edip tatlı sular içirmedik mi size?

Mehmet Okuyan

Oraya sabit ağırlıklar koyduk ve size tatlı sular içirdik.

Muhammed Esed

Onun üzerinde haşmetli, sarsılmaz dağlar meydana getirmedik mi ve size içmeniz için tatlı sular vermedik mi?

Mustafa İslamoğlu

Ve başı yüce heybetli dağlar var ettik; ve size billur gibi suları sebil ettik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve orada yüksek, sabit dağlar kıldık ve size bir tatlı su içirdik.

Ömer Öngüt

Yeryüzünde haşmetli dağlar meydana getirdik. Size tatlı sular içirdik.

Suat Yıldırım

Orada, sağlam yüksek dağlar yarattık ve size tatlı bir su ihsan ettik.

Süleyman Ateş

Orada yüksek yüksek dağlar meydana getirmedik mi? Ve size tatlı su(lar) içirmedik mi?

Süleymaniye Vakfı

Orada sabit ve yüce dağlar oluşturduk. Size tatlı bir su verdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada yüksek dağlar oluşturduk. Size tatlı sular içirdik, değil mi?

Şaban Piriş

Orada yüksek dağlar yaratıp, size tatlı su içirmedik mi?

Tefhim-ul Kuran

Ve onda sabit yüksek dağlar var etmedik mi? Size tatlı bir su da içirmedik mi?

Ümit Şimşek

Üstüne de sapasağlam, yüce dağlar diktik; size tatlı bir su içirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Orada oturaklı, başını yücelere kaldırmış dağlar oluşturduk. Ve size tatlı bir su içirdik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Orada möhkəm dayanan uca dağlar yaratmadıqmı və sizə şirin sulardan içirtmədikmi?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz orada möhkəm durmuş uca dağlar yaratdıq və sizə şirin su içirtdik.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Haben Wir nicht darauf feste, hochragende Berge gesetzt und euch wohlschmeckendes Süßwasser zu trinken gegeben?

Almanca — Der Edle Quran

und auf ihr festgegründete, hoch aufragende Berge gemacht und euch frisches Wasser zu trinken gegeben?

Almanca — M. A. Rassoul

und auf sie hohe Berge gesetzt und euch wohlschmeckendes Wasser zu trinken gegeben?

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Did We not establish therein firm mountains* to afford stabilization, and furnish you with a supply of fresh water from springs, rain fall and other sources, each, in a blessed stead.

Abdul Haleem

Did We not place firm, lofty mountains on it and provide you with sweet water?

Abdullah Yusuf Ali

And made therein mountains standing firm, lofty (in stature); and provided for you water sweet (and wholesome)?

Abul A'la Maududi

and did We not firmly fix towering mountains on it and give you sweet water to drink?

Aisha Bewley

Did We not place firmly embedded mountains in it, soaring high into the air, and give you sweet fresh water to drink?

Al-Hilali & Khan

And have placed therein firm, and tall mountains, and have given you to drink sweet water?

Ali Quli Qarai

and set in it lofty [and] firm mountains, and given you agreeable water to drink?

Amatul Rahman Omar

And (have We not) made therein lofty mountains and (by means of them) We provide you sweet and wholesome water to drink?

Arthur John Arberry

Set We not therein soaring mountains? Sated you with sweetest water?

Bijan Moeinian

And raised on the earth high mountains and provided you with sweet water which is essential for you to life?

E. Henry Palmer

and set thereon firm mountains reared aloft? and given you to drink water in streams?

Edip-Layth

We made massive stabilizers in it, and We gave you to drink fresh water?

George Sale

and placed therein stable and lofty mountains, and given you fresh water to drink?

Hamid S. Aziz

And placed therein lofty mountains, and given you to drink sweet water from them?

Mahmoud Ghali

And We made therein lofty anchorages, (i. e., mountains) and We made you to drink water grateful (to taste).

Marmaduke Pickthall

And placed therein high mountains and given you to drink sweet water therein?

Mohamed Ahmed - Samira

And placed in it lofty and broad stablisers, and gave you sweet water to drink?

Muhammad Asad

and have We not set on it proud, firm mountains, and given you sweet water to drink?

Mustafa Khattab

and placed upon it towering, firm mountains, and given you fresh water to drink?

Progressive Muslims

And We made massive stabilizers in it, and We gave you to drink fresh water

Sahih International

And We placed therein lofty, firmly set mountains and have given you to drink sweet water.

Sam Gerrans

And We made therein high, firm mountains, and gave you to drink sweet water.

Shabbir Ahmed

And placed therein firm lofty mountains (serving as water reservoirs), and given you fresh water to drink.

Syed Vickar Ahamed

And made mountains in there standing firm, high (in stature) and provided for you water that is sweet (to drink)?

Taqi Usmani

And We placed towering mountains therein, and provided you with sweet water to drink.

The Monotheist Group

And We made massive stabilizers in it, and We gave you to drink fresh water?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et nʹy avons-Nous pas placé fermement de hautes montagnes? Et ne vous avons-Nous pas abreuvés dʹeau douce?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me li erdê çiyayên cihgirtî û bilind afirandin û me aveke şîrîn û xweş daye we.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben stevige hoog uitstekende bergen op haar gemaakt en jullie fris water te drinken gegeven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hebben wij daarop geene vaste, verhevene bergen geplaatst en u zuiver water te drinken gegeven?

Hollandaca — Siregar

En Wij plaatsten daarop stevige bergen en Wij schonken jullie helder water.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и устроили на ней [на Земле] устойчивые и высокие [горы], и напоили вас водой пресной?

Rusça — Osmanov

[Разве Мы не] воздвигли на ней высокие горы и не напоили вас пресной водой?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och sänkt ned i den höga, fast förankrade berg och gett er sött vatten att dricka?