İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.

اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا

inne l-ebrāra yeşrabūne min ke'sin kāne mizācuhā kāfūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الْاَبْرَارَl-ebrāraب ر رİyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmakiyiler
3يَشْرَبُونَyeşrabūneش ر بİçmek, yutmak, batmak, emmek. Shirbun - su porsiyonu, içme vakti. Shurbun - içme. Shaaribun - içen kişi. Sharaabun - içecek, meşrubat, porsiyon. Mashrabun - içme yeri. Ashraba (fiil 4) - içirmek, içmeye sebep olmak, işlemek. Ushribu fi-qalbihi - şu veya bu şeyin sevgisi kalbine işledi, kelime bu şekilde kullanılır çünkü sevgi, onu paylaşanı sarhoş eden alkol gibidir.içerler
4مِنْmin-ten
5كَأْسٍke'sinك ا سİçinde içecek bir şey olduğunda içme bardağı. Bazen içeceğin kendisini ifade edebilir, örneğin şarap. Bazen her türlü nahoş/nefret edilen/kötü şeyi ifade etmek için kullanılır.bir kadeh-
6كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolan
7مِزَاجُهَاmizācuhāم ز جKarıştırmak/kaynaştırmak/birleştirmek/harmanlamak, bir kişiyi kızdırmak/sinirlendirmek/öfkelendirmek, bir şey vermek, bir kişiyle tartışmak veya münazara etmek, mizaç veya huy bakımından değişken.karışımı
8كَافُورًاkāfūranك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkâfûr

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İtâat eden ve iyilikte bulunanlar, şüphe yok ki kâselerle şaraplar içerler ki kâfûr ırmağının suyu da karıştırılmıştır bu şaraba.

Abdulkadir Gölpınarlı

İtâat eden ve iyilikte bulunanlar, şüphe yok ki kâselerle şaraplar içerler ki kâfûr ırmağının suyu da karıştırılmıştır bu şaraba.

Adem Uğur

İyiler ise, kâfûr katılmış bir kadehten (cennet şarabı) içerler.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Ebrar (iyiler), mizacı (özelliği) kafur (kalbe kuvvet veren bir içecek) olan bir kaseden içerler.

Ahmet Tekin

İyiler, kâmil insanlar, müslümanlar kâfur katılmış dolu bir kadehten içerler.

Ahmet Varol

Şüphesiz iyiler karışımı kafur olan bir kadehten içerler.

Ali Bulaç

Şüphesiz ki iyiler (ebrar), karışımı kafur olan bir kadehten içerler.

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak ki iyi insanlar, (cennetde) katığı kâfûr olan (şarab) dolu bir kadehten içecekler.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, iyilik taşıyanlar, hoş kokulu çiçeklerle tatlandırılmış bir kadehten içeceklerdir.

Bayraktar Bayraklı

İyiler de, karışımı kafur/hoş koku olan bir kadehten içerler.

Bekir Sadak

suphesiz iyiler kafur katilmis bir tastan icerler.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki, iyi kişiler, karışımı kâfur olan bir bardaktan içerler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İyiler ise içindekine güzel koku katılmış bir kadehten içecekler;

Diyanet İşleri

İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.

Diyanet İşleri (eski)

Şüphesiz iyiler kafur katılmış bir tastan içerler.

Diyanet Vakfi

İyiler ise, kâfûr katılmış bir kadehten (cennet şarabı) içerler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kuşkusuz iyiler de karışımı kâfûr olan dolgun bir kadehten içerler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haberiniz olsun iyiler, kalkışı kafur öten dolu bir kadehten içeceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberiniz olsun ebrar (hayır sahibi iyi insanlar) öyle dolgun bir kadehten içeceklerdir ki mizacı olmuştur kafur

Erhan Aktaş

İyi olanlar ise içinde kafur bulunan bir kadehten içerler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İyi olanlar ise içinde kafur bulunan bir kadehten içerler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İyi olanlar ise içinde kafur bulunan bir kadehten içerler.

Fizilal-il Kuran

İyiler kâfur karışımlı bir içeceği tastan içerler.

Gültekin Onan

Şüphesiz ki iyiler (ebrar), karışımı kafur olan bir kadehten içerler.

Hamdi Döndüren

İyiler ise karışımı kâfûr olan bir kadehten içerler.

Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki iyiler kafuur katılmış dolu bir kadehden içerler.

Hasib Asutay

Şüphesiz iyiler de karışımı kâfur olan bir kadehten (4) içerler. (4. İçindeki cennet şarabından.)

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki ebrâr (samîmâne ibâdet eden içi dışı bir olan iyi kişiler), katkısı kâfûr olan (Cennet şarâbı dolu) bir kadehten içerler.

İbni Kesir

Şüphesiz iyiler, kafur katılmış dolu bir kaseden içerler.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki iyiler ise (cennette) kâfûr katılmış bir kadehten içeceklerdir.

Muhammed Esed

(halbuki) gerçek erdem sahipleri, hoş kokulu çiçekler ile tatlandırılmış bir fincandan içerler.

Mustafa İslamoğlu

Elbet iyiler de hoş kokulu çiçek özü katkılı tarifsiz bir kadehden içecekler:

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak ki, hâlisane ibadet sahipleri bir kaseden içerler ki, ona katılmış şey, kâfûr suyudur.

Ömer Öngüt

Ebrar (iyiler), kâfur katılmış dolu bir kâseden içerler.

Suat Yıldırım

İyi insanlar ise, kâfur suyu ile hazırlanmış içecek kâselerini yudumlarlar.

Süleyman Ateş

İyiler de, karışımı kafur olan bir kadehten içerler.

Süleymaniye Vakfı

Erdemli kişiler de kafur katkılı bir kadehten içecekler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Ahirette) Kafur katkılı sular iyilere bir bardakla sunulur.

Şaban Piriş

İyiler ise, bileşimi kafur olan bir kadehten içerler.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz ki iyiler (ebrâr), karışımı kâfur olan bir kadehten içerler.

Ümit Şimşek

İyilik ehli olanlar ise kâfur katkılı kadehten içerler.

Yaşar Nuri Öztürk

İyilere gelince, onlar, karışımı kafur olan bir kadehten içerler.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Sözsüz ki, itaətkarlar kafur qatılmış şərabla dolu badələrdən nuş edəcəklər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Rechtschaffenen werden aus einem Becher Wein trinken, dem Kampferwasser beigemischt ist,

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, die Frommen trinken aus einem Becher, dessen Beimischung Kampfer ist,

Almanca — M. A. Rassoul

Die Rechtschaffenen aber trinken aus einem Becher, dem Kampfer beigemischt ist.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, die Gütigen trinken vom Wein, der mit Kampfer vermischt ist,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But the righteous shall enjoy a drink with the distinctive fragrance and the distinguished savour of "kafoor" which excites relish and affords delight

Abdul Haleem

the righteous will have a drink mixed with kafur,

Abdullah Yusuf Ali

As to the Righteous, they shall drink of a Cup (of Wine) mixed with Kafur,-

Abul A'la Maududi

The virtuous shall drink from a cup tempered with camphor water.

Aisha Bewley

The truly good will drink from a cup mixed with the coolness of camphor,

Al-Hilali & Khan

Verily,, the Abrâr (the pious believers of Islamic Monotheism), shall drink of a cup (of wine) mixed with (water from a spring in Paradise called) Kâfûr

Ali Quli Qarai

Indeed the pious will drink from a cup seasoned with Kāfūr,

Amatul Rahman Omar

The virtuous shall truly drink of a cup tempered with camphor (a symbol of purity and coolness).

Arthur John Arberry

Surely the pious shall drink of a cup whose mixture is camphor,

Bijan Moeinian

The grateful one, on the other hand, will fill their cup from a tasteful drink of a spring in Paradise known as Kafour.

E. Henry Palmer

Verily, the righteous shall drink of a cup tempered with Kafur,

Edip-Layth

As for the pious, they will drink from a cup which has the scent of musk.

George Sale

But the just shall drink of a cup of wine, mixed with the water of Cafur,

Hamid S. Aziz

Surely the righteous shall drink of a cup the admixture of which is camphor,

Mahmoud Ghali

Surely the benign will drink of a cup whose blend is camphor,

Marmaduke Pickthall

Lo! the righteous shall drink of a cup whereof the mixture is of Kafur,

Mohamed Ahmed - Samira

Surely the devotees will drink cups flavoured with palm blossoms

Muhammad Asad

[whereas, ] behold, the truly virtuous shall drink from a cup flavoured with the calyx of sweet-smelling flowers:

Mustafa Khattab

Indeed, the virtuous will have a drink ˹of pure wine˺—flavoured with camphor—

Progressive Muslims

As for the pious, they will drink from a cup which has the scent of musk.

Sahih International

Indeed, the righteous will drink from a cup [of wine] whose mixture is of Kafur,

Sam Gerrans

The virtuous will drink of a cup whereof the mixture is of camphor,

Shabbir Ahmed

Behold, the truly virtuous will drink from a cup sweetened with nectar of flowers. ('Kafur' = Camphor = Cool temperament = Nectar from the calyx of grape as it flowers = Sweet and fragrant drink of Divine Bliss).

Syed Vickar Ahamed

As to the righteous: They shall drink of a cup blended with Kafur—

Taqi Usmani

Indeed, the righteous will have a drink from a goblet, blended with (a drink from) Camphor

The Monotheist Group

As for the pious, they will drink from a cup with the scent of musk.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les vertueux boiront dʹune coupe dont le mélange sera de camphre,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bi rastî mirovê qenc, ên bawermend dê ji meykaseyeke ku kafûr tevlî wê bûye vexwin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar de vromen zullen drinken uit een beker die met kamfer is bijgemengd

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar de rechtvaardigen zullen uit een beker wijn drinken, gemengd met het water van Ca oer.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, de deugdzamen zullen drinken uit een beker waarvan de mengdrank van Kâfôer (kamfer) is.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, благочестивые [те, которые были покорны Аллаху] будут пить (в Раю) из кубка, в котором (вино) смешанное с камфарой [имеющим самый лучший аромат].

Rusça — Osmanov

Воистину, праведники пьют из чаши [напиток], настоянный на камфаре,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men de gudfruktiga skall tömma en bägare (vin) spetsat med kamfer