Sonra bu, bir "alaka" oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.

ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰى

ṧumme kāne ǎleḳaten fe ḣaleḳa fe sevvā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ثُمَّṧummesonra, ayrıca
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldu
3عَلَقَةًǎleḳatenع ل قBağlanmak, yapışmak, sevmek, sülük gibi yapışmak, bir bağı olmak, tutunmak, sıkıca tutmak, ait olmak, yakalamak, ilgilendirmek, sevgiyle bağlanmak, asmak, bir şeyi bağlamak, yarılmak, kan pıhtısı, üreme hücresi, döllenmiş dişi yumurta. Alqun/ilqun - değerli şey. Alaqatun - gerçek aşk, bağlılık. İlaqatun - sevgi, şefkat.alaka (embriyo)
4فَخَلَقَfe ḣaleḳaخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.ve yarattı
5فَسَوّٰىfe sevvāس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviyeve düzenledi

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra bir kan pıhtısı oldu da onu yarattı, âzasını düzüp koştu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra bir kan pıhtısı oldu da onu yarattı, âzasını düzüp koştu.

Adem Uğur

Sonra bu, alaka (aşılanmış yumurta) olmuş, derken Allah onu (insan biçiminde) yaratıp şekillendirmişti.

Ahmed Hulusi

Sonra katılaşmış kanda genetik yapı oldu da; yarattı, tesviye etti (amacına göre programladı).

Ahmet Tekin

Sonra ana rahmiyle bağ kurarak rahim duvarına yerleşen döllenmiş yumurta haline geldi. Allah onu insan biçiminde yarattı. Yaratılış amacına uygun olarak şekillendirdi.

Ahmet Varol

Sonra bir alaka (embriyo) oldu. Derken (Allah onu) yarattı ve düzgün bir şekle soktu.

Ali Bulaç

Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir 'düzen içinde biçim verdi.'

Ali Fikri Yavuz

Sonra meniden bir kan pıhtısı olmuş da, Allah onu yarattı, derken (insan) biçimine koydu.

Ali Rıza Safa

Sonra, asılarak tutunan oldu. Ardından, onu yaratıp biçimlendirdi.

Bayraktar Bayraklı

- O, akıtılan bir meni damlası değil miydi? Sonra döllenmiş hücre. Bu safhada Allah onu yaratıp ona şekil vermişti. Ondan iki cinsi, erkeği ve dişiyi var etmişti. Bunları yapan Allah'ın, ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

Bekir Sadak

Sonra kan pihtisi olmus, sonra Allah onu yaratip sekil vermisti.

Celal Yıldırım

Sonra kan pıhtısı oldu derken Allah, onu yaratıp biçimlendirerek düzene koydu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonra o, alaka (asılıp tutunan zigot) olmuş, derken Allah onu yaratıp şekillendirmiş;

Diyanet İşleri

Sonra bu, bir "alaka" oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.

Diyanet İşleri (eski)

Sonra kan pıhtısı olmuş, sonra Allah onu yaratıp şekil vermişti.

Diyanet Vakfi

Sonra bu, alaka (aşılanmış yumurta) olmuş, derken Allah onu (insan biçiminde) yaratıp şekillendirmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra bir aleka (embriyo) oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra bir pıhtı oldu, derken (Allah onu) biçime koydu, derken tesviye etti;

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra bir aleka, oldu derken biçimine koydu, derken tesviye etti de

Erhan Aktaş

Sonra bir "alaka1" oldu. Derken onu yarattı ve ona biçim verdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra bir "alaka" oldu. Derken onu yarattı ve ona biçim verdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra bir "alaka" oldu. Derken onu yarattı ve ona biçim verdi.

Fizilal-il Kuran

Sonra embriyoya dönüştü, sonra Allah onu yaratıp biçimlendirdi.

Gültekin Onan

Sonra bir alak oldu, derken (Tanrı, onu) yarattı ve bir 'düzen içinde biçim verdi'.

Hamdi Döndüren

Sonra, alaka (rahme asılan embriyo) oldu da Rabbi onu yarattı, düzenledi.

Hasan Basri Çantay

Sonra o (meni) bir kan pıhtısı olmuş, derken (Allah, onu) insan biçimine koyub yaratmış, (uzuvlarını) düzenlemişdir.

Hasib Asutay

Sonra alaka (8) oldu da (Allah) onu yaratıp biçimlendirmişti. (8. Alaka, döllenmiş yumurtanın rahim duvarına asılmış şekline denir.)

Hayrat Neşriyat

Sonra bir alaka oldu da, (Allah onu insan şeklinde) yarattı ve (a'zâlarını)düzenledi.

İbni Kesir

Sonra kan pıhtısı olmuş; sonra, onu insan biçimine koyup yaratmış ve düzeltmiştir.

Mehmet Okuyan

Sonra bu (zigot) ‘alakaya (embriyoya) dönüşmüş, (Allah) onu (insan biçiminde) yaratıp şekillendirmiştir.

Muhammed Esed

ve sonra döllenmiş hücre; bu safhada Allah (onu) yaratmış ve olması gerektiği gibi şekil vermişti,

Mustafa İslamoğlu

Sonra bir parçacık pıhtı olmuş; bu safhada (Allah) onu yarattığı (gibi) şekil de vermişti;

Ömer Nasuhi Bilmen

(37-38) O dökülen meniden bir damla su değil mi idi? Sonra bir kan pıhtısı oldu, artık (Allah onu) yarattı, sonra da (azasını) düzeltti.

Ömer Öngüt

Sonra kan pıhtısı olmuş, sonra Allah onu insan biçimine koyup şekil vermiştir.

Suat Yıldırım

Sonra (rahim cidarına) yapışan bir hücre oldu da, Rabbi onu yaratıp düzenledi.

Süleyman Ateş

Sonra alaka (rahme asılan embriyo) oldu da (Rabbi onu) yarattı, düzenledi.

Süleymaniye Vakfı

Arkasından rahim duvarına asılı embriyo haline geldi, sonra (Allah) yapısını belirledi ve son şeklini verdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra rahme asılı hale geldi, arkasından Allah ona şekil verip organlarını tamamladı.

Şaban Piriş

Sonra "alaka" olmuş, Allah, onu yaratmış ve düzenlemişti.

Tefhim-ul Kuran

Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir 'düzen içinde biçim verdi.'

Ümit Şimşek

Sonra aleka oldu; derken Allah ona güzel ve düzgün bir biçim verdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra o, bir çiğnem et oldu da Allah onu yarattı, ardından düzgün bir şekle ulaştırdı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra laxtalanmış qan oldu. Allah onu yaradıb kamil bir görkəmə saldı.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra laxtalanmış qan oldu və (Allah) onu yaradıb surət verdi (insan şəklinə saldı).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dann wurde er zu einem Embryo, den Gott formte und vervollkommnete.

Almanca — Der Edle Quran

hierauf ein Anhängsel gewesen? Da hat Er erschaffen und zurechtgeformt

Almanca — M. A. Rassoul

Dann wurde er ein Blutklumpen; dann bildete und vervollkommnete Er (ihn)

Almanca — Muhammad Zaidan

dann war er eine ʹAlaqa , dann gab ER (ihm) die Schöpfung, dann machte ER (ihn) gut,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Then by union with its counterpart it became Notfa Amshag* "zygote" which developed into a clinging organism. Then Allah has given it form and shape, proportions and a constitution ensuring that the individual is not alone human, but unique - from the pattern of the finger prints to the number, colour, shape and length of the eyelashes, - ref. Human Embryology M.j.T.Fitz Gerald M.D., London, 1978

Abdul Haleem

which became a clinging form, which God shaped in due proportion,

Abdullah Yusuf Ali

Then did he become a leech-like clot; then did (Allah) make and fashion (him) in due proportion.

Abul A'la Maududi

then he became a clot, and then Allah made it into a living body and proportioned its parts,

Aisha Bewley

then a blood-clot which He created and shaped,

Al-Hilali & Khan

Then he became an ‘Alaqah (a clot); then (Allâh) shaped and fashioned (him) in due proportion.[1]

Ali Quli Qarai

Then he became a clinging mass; then He created [him] and proportioned [him],

Amatul Rahman Omar

(Which drop) then became a clot of blood, then He fashioned (him through various stages) and perfected (him in his make).

Arthur John Arberry

Then he was a blood-clot, and He created and formed,

Bijan Moeinian

Then his Creator made him a leech like clot.

E. Henry Palmer

Then he was congealed blood, and (God) created him, and fashioned him,

Edip-Layth

Then he was an embryo, so he was created and developed.

George Sale

Afterwards he became a little coagulated blood; and God formed him, and fashioned him with just proportion:

Hamid S. Aziz

Then he was a clot of blood, so He created (him) then made (him) perfect.

Mahmoud Ghali

Thereafter he was a clot (i. e., a leach-like clot). So He created, then He molded,

Marmaduke Pickthall

Then he became a clot; then (Allah) shaped and fashioned

Mohamed Ahmed - Samira

Then formed into an embryo? Then He fashioned, shaped and proportioned

Muhammad Asad

and thereafter became a germ-cell - whereupon He created and formed [it] in accordance with what [it] was meant to be,

Mustafa Khattab

Then they became a clinging clot,[1] then He developed and perfected their form,

Progressive Muslims

Then he was a clot, so he was created and developed.

Sahih International

Then he was a clinging clot, and [ Allah ] created [his form] and proportioned [him]

Sam Gerrans

Then he was a clinging thing — and He created, and fashioned,

Shabbir Ahmed

Then he became a zygote. And He shaped and fashioned him in due proportion.

Syed Vickar Ahamed

Then did he become a leech-like clot; Then (Allah) made and gave (him) the right size and shape.

Taqi Usmani

Then he became a clot of blood, then He created (him) and made (him) perfect,

The Monotheist Group

Then he was an embryo, so he was created and developed.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ensuite une adhérence Puis (Allah) lʹa créée et formée harmonieusement;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Paşê ew bûye parçeyek xwîna stûr, vêca Xwedê ew çêkir, durist kir û şekil û dirûv dayê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Daarna was hij een bloedklonter. Toen schiep Hij, vormde

Hollandaca — Salomo Keyzer

Later was hij een weinig gestold bloed; en God vormde hem in eene juiste evenredigheid.

Hollandaca — Siregar

En vervolgens een bloedklonter waarna Hij (hem) schiep en nauwkeurig vormde?

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Потом он превратился в сгусток крови, а Он создал его и придал ему совершенный облик.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och blev därefter en grodd som satte sig fast - och som Han sedan skapade och formade (till människa i enlighet med den uppgift som skulle bli hennes)