İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma.
وَلَا تَمْنُنْ تَسْتَكْثِرُ
ve lā temnun testekṧiru
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve birşeyi, daha fazlasını elde etmek için ve başa kakarak verme.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve birşeyi, daha fazlasını elde etmek için ve başa kakarak verme.
Adem Uğur
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.
Ahmed Hulusi
Çoğu isteyerek (hırsının getirisi olarak) iyilik - ihsan yapma!
Ahmet Tekin
Verdiğinden daha fazlasını almak için kimseyi minnet altında bırakma. Yaptığın iyiliği çok sunarak, başa kakma, karşılık bekleme, nazlanma.
Ahmet Varol
Yaptığın iyiliği daha çoğunu istemek için yapma.
Ali Bulaç
Daha çok istekte bulunmak için iyilik yapma.
Ali Fikri Yavuz
Az bir şey verib karşılığında çok şey isteme.
Ali Rıza Safa
Daha çoğunu istemek amacıyla iyilik yapma!
Bayraktar Bayraklı
Yaptığını çok göstererek başa kakma!
Bekir Sadak
Yaptigin iyiligi cok gorerek basa kakma.
Celal Yıldırım
Malını, daha fazlası verilsin diye verme!
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.
Diyanet İşleri
İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma.
Diyanet İşleri (eski)
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.
Diyanet Vakfi
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yaptığını çok görerek başa kakma.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
çoksunarak (yaptığını çok görerek) başa kakma
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem çoksunarak menn etme
Erhan Aktaş
Karşılık bekleyerek iyilik yapma.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Karşılık bekleyerek iyilik yapma.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Karşılık bekleyerek iyilik yapma.
Fizilal-il Kuran
Yaptığın iyiliği çok görüp başa kakma.
Gültekin Onan
Daha çok istekte bulunmak için iyilik yapma.
Hamdi Döndüren
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.
Hasan Basri Çantay
İyiliği — çoğu isteyerek — yapma.
Hasib Asutay
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.
Hayrat Neşriyat
Hem (yaptığın ve yapacağın iyilikleri) çok görerek başa kakma!
İbni Kesir
Çok görerek başa kakma.
Mehmet Okuyan
(Yaptığını) çok görerek başa kakma!
Muhammed Esed
İyilik yapmayı kendine kazanç aracı kılma,
Mustafa İslamoğlu
İyilik yapmayı kazanç kapısı haline getirme! ((Allah için) yaptığın iyiliği çok görme!)
Ömer Nasuhi Bilmen
(5-6) Azaba sebep olacak günahtan artık uzak ol! Çok görerek minnette bulunma.
Ömer Öngüt
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.
Suat Yıldırım
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddî manevî kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sûr’a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kâfirlere hiç kolay olmayan bir gün!
Süleyman Ateş
Verdiğini çok bularak başa kakma.
Süleymaniye Vakfı
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yaptığını çok görerek başa kakma!
Şaban Piriş
Yaptığın iyiliği çok görme.
Tefhim-ul Kuran
Daha çok istekte bulunmak için iyilik yapma.
Ümit Şimşek
Yaptığını çok görüp de başa kakma.
Yaşar Nuri Öztürk
Çok bularak başa kakma yaptığın iyiliği!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Yaxşılığı təmənna məqsədilə etmə!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Etdiyin yaxşılığı) çox bilib başa qalxma! (Heç kəsə minnət qoyma!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Schenke keine Gaben des Gewinns wegen!
Almanca — Der Edle Quran
und halte nicht (deinen Verdienst) vor, und halte ihn nicht für zu groß,
Almanca — M. A. Rassoul
und sei nicht wohltätig in Erwartung von persönlichen Vorteilen
Almanca — Muhammad Zaidan
Und mache keine Vorhaltung, umMehrung zu erhalten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Do not give, expecting to take more than what you have given,
Abdul Haleem
do not be overwhelmed and weaken;
Abdullah Yusuf Ali
Nor expect, in giving, any increase (for thyself)!
Abul A'la Maududi
and bestow not favour in order to seek from others a greater return,
Aisha Bewley
Do not give out of a desire for gain.
Al-Hilali & Khan
And give not a thing in order to have more (or consider not your deeds of obedience to Allâh as a favour to Him).
Ali Quli Qarai
Do not grant a favour seeking a greater gain,
Amatul Rahman Omar
And bestow no favour seeking to get more (in return).
Arthur John Arberry
Give not, thinking to gain greater
Bijan Moeinian
Worship your Lord for the sake of glorifying Him; and out of love and not just in account of expecting things in return. Your worshipping is not a favor that you do for God.
E. Henry Palmer
And grant not favours to gain increase!
Edip-Layth
Do not be greedy.
George Sale
And be not liberal, in hopes to receive more in return:
Hamid S. Aziz
And bestow not favours that you may receive again with increase,
Mahmoud Ghali
And be not bountiful, (hoping) to gain more,
Marmaduke Pickthall
And show not favour, seeking wordly gain!
Mohamed Ahmed - Samira
Do not bestow favours in expectation of return,
Muhammad Asad
And do not through giving seek thyself to gain,
Mustafa Khattab
Do not do a favour expecting more ˹in return˺.[1]
Progressive Muslims
And do not give expecting something in return.
Sahih International
And do not confer favor to acquire more
Sam Gerrans
And show thou not favour seeking gain,
Shabbir Ahmed
And give your wealth and person selflessly (30:39), (76:9).
Syed Vickar Ahamed
And do not expect, in giving (the warning), any gain (for yourself)!
Taqi Usmani
and do not do a favour (to anyone merely) to seek more (in return).
The Monotheist Group
And do not give for a return.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et ne donne pas dans le but de recevoir davantage.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bi niyeta ku zêdetir bê şûnê, minnetê neke.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Geef niet in de hoop, daarvoor meer terug te ontvangen.
Hollandaca — Siregar
En geef niet om meer te ontvangen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И не оказывай милость (кому-либо), стремясь [надеясь] (получить от него) большее!
Rusça — Osmanov
не оказывай милости в надежде получить большее
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(När du ger) ge inte för att få något tillbaka!