Müzzemmil Suresi 14. Ayet — Elfaz
Yerin ve dağların sarsılacağı ve dağların akıp giden kum yığını olacağı günü (kıyameti) hatırla.
2تَرْجُفُtercufusarsılırMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibeر ج فTitremek/sarsılmak, şiddetli hareket halinde olmak, şiddetle sallanmak, dolaşmak, savaşa hazırlanmak, huzursuz olmak, kıpırdamak, endişe verici/yanlış haberler yaymak, meşgul olmak, kargaşa çıkarmak, çalkantı, sarsıntı, kargaşa veya rahatsızlık durumunda olmak. Rajfatun - deprem, güçlü patlama. Murjifun - dedikoducular, kargaşa çıkaran kişi, yanlış endişe verici haberler/söylentiler veya kötü hikayeler yayan kişi.
3الْاَرْضُl-erDuyerMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
4وَالْجِبَالُve l-cibāluve dağlarBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimج ب لDağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmak
5وَكَانَتِve kānetive olurBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
6الْجِبَالُl-cibāludağlarMarife (Belirlilik Takısı)+İsimج ب لDağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmak