Cin Suresi 16. Ayet — Elfaz
(16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."
1وَاَنْve enveBağlaç+Masdar Harfi
2لَوِlevişayetŞart Edatı
3اسْتَقَامُواsteḳāmūdoğru gitselerdiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İstif'âl Bâbıق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâh
4عَلَىǎlāHarf-i Cer
5الطَّرِيقَةِT-TarīḳatiyoldaMarife (Belirlilik Takısı)+İsimط ر قGeceleyin gelmek, bir şeyi vurmak, çarpmak, vurmak, Tarık - geceleyin gelen veya görünen, gecenin sonunda gelen sabah yıldızı, gece ziyaretçisi, yıldız, tarikan - yol/patika, davranış biçimi, tutum.
6لَاَسْقَيْنَاهُمْle esḳaynāhumonları sulardıkLam-ı Te'kid+Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıس ق يSu vermek, sulamak, içirmek, susuzluğu gidermek, sulama yapmak, suvarmak