Cin Suresi 13. Ayet — Elfaz
"Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur'an'ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar."
1وَاَنَّاve ennābizBağlaç+Harf-i Nasb+Zamir
2لَمَّاlemmāne zaman kiZaman Zarfı
3سَمِعْنَاsemiǎ'nāişitinceMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak
4الْهُدٰٓىl-hudāyol gösteren (Kur'an)ıMarife (Belirlilik Takısı)+İsimه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.
5اٰمَنَّاāmennāinandıkMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
6بِهِbihionaHarf-i Cer+Zamir
7فَمَنْfe menartık kimİsti'nafiye Edatı+Şart Edatı
8يُؤْمِنْyu'mininanırsaMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
9بِرَبِّهِbi rabbihiRabbineHarf-i Cer+İsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
10فَلَاfe lāSonuç Edatı+Harf-i Nefi
11يَخَافُyeḣāfukorkmazMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmak
12بَخْسًاbeḣseneksik verilmesindenİsimب خ سAzaltmak/hafifletmek, kusurlu/hatalı/arızalı yapmak, mahrum etmek/dolandırmak, haksız/adaletsiz davranmak.
13وَلَاve lāve ne deBağlaç+Harf-i Nefi
14رَهَقًاraheḳankötülük edilmesindenİsimر ه قYakından takip etmek, kaplamak, aptal olmak, yalan söylemek, yaramaz olmak, dinsiz olmak, acele etmek, yakalamak, ulaşmak, yaklaşmak, yayılmak. Rahaqa - ezmek, acı çektirmek, kötü uygulamalara yönelmek. Rahqun - aptallık, baskı, kötü eğilim. Arhaqa - zor bir görev yüklemek, sıkıntılarla ve zorluklarla üzmek.